Dolar 32,9231
Euro 35,3487
Altın 2.467,78
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 37°C
Hafif Yağmurlu
Kilis
37°C
Hafif Yağmurlu
Pts 38°C
Sal 38°C
Çar 37°C
Per 36°C

Öğretmene; Bire Üç Yetmez… Tecavüzler Bitmez!…

Öğretmene; Bire Üç Yetmez… Tecavüzler Bitmez!…
A+
A-
13.11.2019
390
ABONE OL

Sabahattin YARAR

 

Yine bir 24 Kasım yaklaşıyor. Cicili, cafcaflı söylemlerin hazırlığı, göstermelik el öpme yarışlarının provaları yapılmaya başlanmıştır. Bu gün bir anımsatma ve kutlama günü olarak tanımlanmakla beraber, bazı riyakârlıkların, samimiyetsizliklerin de gösteri günü bence.

Yıllardan beri, zaman zaman bu sayfalarda Öğretmenliğin kutsallığı ve önemi konusunda yazılar yazmışımdır. Her günümüzün “Öğretmenler Günü” olduğunu vurgulamışımdır. Bugün yazabiliyor ve okuyabiliyorsam, bu yeteneği bana kazandıranlara minnet, şükran ve saygı duymanın mutluluğunu yaşıyorum her zaman.

Bulunulan mevki ve makamların ilk basamaklarının mimarlarının öğretmenler olduğunu, özveri ve sabır anıtı olan bu insanların ayrıcalıklı yerlerin başköşesini almaları gerektiğini her zaman vurgulamış ve savunmuşumdur.  Öğrenme ve yeteneklerin geliştirilmesi aşamasından başlayıp, öğrenim yaşantısı sona erene dek geçen zamanın yılmayan, yorulmayan savaşçılarıdır onlar. Elma ağaçlarının meyvelerinin tümü sağlam ve tüketilir değil, belki çürükleri de vardır ama ne de olsa öğretmendir…

Ünlü yazarlarımızdan Fakir Baykurt’un öğretmen tanımı şöyle: “Öğretmen boyun eğmez, yalvarmaz, el açmaz ama ders verir…” Bu üstünlükleri sahiplenmiş tüm öğretmenlerimizi kalbimizin en içten yerlerine yerleştirmek varken, dövüp, hakaret edip, taciz etmek de neyin nesi oluyor? Hata ve yanlışları hoyratça kişilerin düzeltmeye kalkması veya uygulaması ne denli yakışık alan bir davranıştır? Öğrencinin yalan yanlış söylemleri ile davranış bozukluğu gösterenlerin haklılıkları söz konusu olamaz tabi…

Bir veli ve iki oğlunun okul bahçesinde bir öğretmeni dövmeleri konuyu gündeme getirmeme neden oldu. Yasa ve kuralların varlığını göz ardı edip, adaleti kendi kafasına göre yerine getirdiğini sanan ahmaklar, yukardan beri anlattığım değerleri anlamamış, tembel ve bilinçsiz kişilerdir.  Belki sonradan anlamışlardır; öğretmenlere bire üç bile yetmez. Hiç bitmediler, bitmezler, bitirilemezler.

İşin acı olan yönü, kurs ve yatılı okullarda din kavramı altında, küçük çocuklara yapılan cinsel tecavüzlerin, bu sözde veli ve yandaşlarınca, hiç tepki görmemesi. Çocuklarına tecavüz edilenlerin, öğretmene gösterilen tepkilerden bir tekini bile dile getirmemeleri hayret edilecek kadar önemlidir.

Aynı tepki ve hareketlerin yapılmasını onaylamak veya istemek gibi bir düşüncede değilim. Ama iki olayın çok daha ağır olanına gösterilen ilgisizliği dile getirmek amacım. Bu olayların, insanlık dışı tecavüzlerin aynı tepkiyi görmemesi merak konusu benim için!… Aksi halde bu tecavüzler bitmez…

Geliniz, bizlere bir harf bile öğretene 40 yıl kölelik yapmasak bile, saygı, sevgi ve minnet duygularımızı gösterelim. Yanlışları düzeltmenin yolu kaba kuvvetten geçmez.

Yeniden buluşalım…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.