Ölümsüz Ses “Münir Nurettin Selçuk”

13 Tem 2018 Cum 22:13
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Metin MERCİMEK

“DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDAYIZ, VAKİT ÇOK GEÇ
BU SON FASILDIR EY ÖMRÜM, NASIL GEÇERSEN GEÇ!”
(Söz: Yahya Kemal BEYATLI
Beste: Münir Nurettin SELÇUK)

 

Münir Nurettin Selçuk, 1899 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Küçük Münir Nurettin’in müziğe yakınlığının amatör bir müzisyen olan babasının dikkatini çekmişti. Daha okula başlamadan babasından müzik dersleri almaya başlamıştı. Bu yetenekli çocuk, ilköğretimine Beyazıt İlkmektebi’nde başladı. Daha sonraları babasının evinde düzenlediği ve dönemin önde gelen müzik üstatlarının katıldığı toplantılarda edindiği bilgi ve görgüye dayanan müzik çalışmalarına devam etti. 1915 yılında, dönemin en güçlü müzik eğitim ve icra kurumları arasında yer alan Darülfeyz-i Musiki Cemiyeti’ne girmesiyle daha sistematik bir hal aldı.
1923 yılında mülazım (teğmen) rütbesiyle, padişaha bağlı bir müzik kurumu olan Muzıka-i Hümayun’un Türk Musikisi kısmına hanende (ses sanatçısı) olarak girdi. Kurum, aynı yıl ilan edilen Cumhuriyet ile birlikte Atatürk’ün himayesi ve direktifi ile ismi Riyaset-i Cumhur İnce Saz Heyeti olarak değiştirilip özü birebir korunarak başkente nakledilince, Münir Nurettin Selçuk, yine teğmen rütbesiyle Ankara’ya gitti. Görevine bir müddet devam ettikten sonra “sivil hanende” sıfatıyla katıldı ve 1926 yılında istifa ederek yakın arkadaşı Refik Fersan’la beraber İstanbul’a döndü be müzik hayatını burada sürdürdü.
Türk musikisi tarihinde bir ses sanatçısının tek başına, frak giymiş olarak, ayakta ve konser disiplini içerisinde şarkı söylemesi Münir Nurettin Selçuk’la başlamıştır. 1930 yılında Fransız (Ses) Tiyatrosu’nda verdiği ve yine Türk Musikisi tarihinde bir ilk olan solo konseri büyük yankılar uyandırdı.
Diğer taraftan Türk Musikisi’nin en belirgin ayırıcı vasıflarından biri, “doğaçlama” icra şekli olan gazel formuna yaklaşımı da alışılmışın dışındaydı. Ömrü buyunca sesinin güzelliğini ve gücünü korumayı bilmesi de sanatçı kimliğinin müstesna unsurlarındandır. Başrol oynadığı bir kaç filmle sinemada varlığını hissettiren üstat, besteci kimliğini bu alana da yansıtarak filim müziklerine de imza attı.
Münir Nurettin Selçuk, bestekârlık hayatına 1920 yılında başladı. Ertesi yıl bir şarkı daha besteledikten sonra 20 yıl süresince bestekârlıkla hiç uğraşmadı. Bu alandaki çabalarının asıl ürünlerini 1940′lardan sonra vermeye başladı. Kar, karçe, ağırsemai, yürüksemai, şarkı, ninni, fantezi ve marş gibi beste şekillerinden tevşih ve İlahi gibi dini formlara kadar 150′den fazla esere imza atmıştır. Eserleri, o günden bu günlere, icracıları ve dinleyiciler tarafından en çok rağbet gören parçalar arasında yer aldı.
Tambur ve piyano sazlarını da çalan Selçuk, Irak, Mısır, Fransa, Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde konserler verdi. Müzik hayatının son görevi, 1976′da kurulmuş olan Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’ndarepertuar öğretmenliği yaptı. Yaşlılığa bağlı bir beyin rahatsızlığı geçirdikten bir yıl sonra, 27 Nisan 1981 tarihinde İstanbul’da vefat etti.
Gerek sesinin, gerekse bestelerinin güzelliğine doyum olmayan Üstat Münir Nurettin Selçuk’u rahmetle anıyor ve İz Bırakan Türk Musikisi Bestekârları’nın bir başka güzelliğinde yeniden buluşalım diyorum.
Hoşça kalın.

Benzer Haberler

PAT Türk kadınının ölçüsü aranıyormuş. Bulamazlar… Ölçü kaçtı!… *** DENGE...

Yorum 
0

Mehmet Şenay TAŞKENT   Gerek ulusal ve gerekse yerel basında her zaman dile getirdiğim ve önemsediğim...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “ACELECİNİN HARMANINDA EN ÇOK BULUNAN ŞEY, HATADIR.” Hemen hemen hepimizde...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

PAT Türk kadınının ölçüsü aranıyormuş. Bulamazlar… Ölçü kaçtı!…...

KENT’te Yazarlar Dayanışması

Mehmet Şenay TAŞKENT   Gerek ulusal ve gerekse yerel basında her zaman dile...

Her Şeyde Neden Acele Ediyoruz? “Ac...

Metin MERCİMEK “ACELECİNİN HARMANINDA EN ÇOK BULUNAN ŞEY, HATADIR.”...

TOPAL KÖPEK OYUNU

60-70 Yıl Öncesi Çocukların Okulda ve Sokakta Oynadıkları Oyunlar   TOPAL...

Kavgayı Bırakalım, Paylaşmayı Bilel...

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, hepimiz bu ülkede yaşıyoruz. Ekmeğini...

Kilis Kültür ve Turizm Müdürlüğüne ...

Hasan BİTKEN   Kilis Kültür ve Turizm Müdürlüğü, iki seneye yakın...

Kadirli Savrun

Mahmut İ. KANMAZ   Su, bir şehrin, bir kentin yaşam pınarıdır, kültür...

DÖN GEL

Yâr sana yazayım arzuhâlimi Aklımı başımdan almadan dön gel Hayatın çilesi...

SEVİNÇ DOĞAR (Şarkı)

Pencereme güneş doğmuş, Uyandım mahmur gözlerle Dost bilene, kapım açık,...

“Kilis’in sorunlarını biliyoruz”...

Vali Soytürk, gazetemize konuştu:   “Kilis’in sorunlarını biliyoruz”...

Kilis’te ilk defa çörek otu üretild...

Kilis’te Tıbbi Aromatik Bitki yetiştiriciliğini arttırma çalışmaları...

“Çocuk ve Eğitim: Atölye Çalışmalar...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde “Çocuk ve Eğitim: Atölye Çalışmaları”...

Öğrencilerden hayat kurtaran yenili...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Elektrik-Elektronik...

Üniversitede sosyal duyarlılık proj...

Kilis 7 Aralık Üniversitesinde sosyal duyarlılık projeleri gerçekleştirildi....

Cumhuriyet Başsavcılığından eğitime destek

Cumhuriyet Başsavcılığından eğitime...

Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından “Hükümlülerin...

Başkan Yardımcısı Tohumcu’dan...

Kilis Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Tohumcu, belediye birimlerinde gece...

“Minik Yüreklerden, Büyük Hünerler”...

“Minik Yüreklerden, Büyük Hünerler” İlkadım Çocuk Gelişim Akademisi...

Kilis’te yaz Kur’an kur...

Kilis’te, Müftülük tarafından açılan yaz Kur’an kurslarına yoğun...