Onarım

23 Şub 2021 Sal 11:16
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Hayattan Kesitler-XVII

 

Onarım

 

Memik KÖMEKÇİ

 

1989 yılıydı. Ben Hınıs Cumhuriyet İlkokulu’nda müdürdüm. Cumhuriyet İlkokulu Hınıs’ın en eski ve en büyük okuluydu. Sıvaları ve boyaları dökülmüş, pencere pervazları çürümüş, elektrik tesisatı dökülmeye başlamış, çoğu sınıfın yazı tahtası duvardaki beton boyanarak giderilmeye çalışılmış, acil bakım ve onarım gerektiren bir hal almıştı. Bu durumu birkaç defa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yazdıysam da olumlu bir sonuç alamamıştım.

Daha sonraki günlerden bir gün Milli Eğitim Müdürü biz okul müdürlerini çağırarak, okulların onarım sırasına alındığını söyledi. Birinci sıraya Atatürk İlkokulu alınmış, benim okul üçüncü sıraya alınmıştı. Hâlbuki en eski ve en dökülen okul benimkiydi. Ben bu karara itiraz ederek tepki gösterdim. Müdürümüz ise bu kararın ilden geldiğini ve bir şey yapılamayacağını söyledi. Duruma kızarak müsaade isteyip kalktım ve okuluma döndüm.

İkinci gün saat dokuz gibi, Milli Eğitim Müdürü Kutbettin Bey beni arayarak daireye gelmemi söyledi. Kalkıp gittim.

- Buyurun Müdür Bey, hayır mı?

- Hele otur şöyle bir. Oğlum beni neden anlamıyorsun? Her şey benim yetkimde mi sanıyorsun. Beni halime bırakıyorlar mı? Keşke mümkün olsa da müdürlük yetkisini bir günlüğüne sana verebilsem. Hele bakayım sen ne yapacaksın?

- Ben yetkiyi alırsam, neye mal olursa olsun, doğru bildiğimi yaparım. Hiç yetkiye gerek yok! Bana iki gün Erzurum’a yolluklu gidiş-dönüş izini görev yazısı alın, nasıl yapacağımı görün.

-Bak Memik Bey, ben sana Kaymakamlıktan öyle bir yazı çıkartır, onay alırım ancak, her şey bildiğin gibi değil. Sen hiç bir şey yapamaz, boşuna yorulursun.

- Olsun, bir deneyin. Yalnız ben Erzurum’un içini iyi bilmiyorum. Yanımda götürmek istediğim hizmetlim Yusuf Canbek’e de görev verilmesini istiyorum.

- Beni kızdırdın Memik Bey. Hizmetline ve sana görev yazısını çıkartıyorum. Öğleden sonra saat 15.00 gibi hizmetlini gönder yazıyı alsın, yarın da yola çıkarsınız. Sen Erzurum’a gidip gelmeden akıllanmayacaksın.

- Teşekkür ediyorum Müdür Bey, iltifat ediyorsunuz. Dönüşte görüşürüz efendim.

- Haydi, bakalım, yolun açık olsun. Dönüşünü merakla bekliyorum.

Hinis

Milli Eğitimden ayrılıp okuluma geldim. Hizmetliyi çağırıp, yarın Erzurum’a gideceğimizi söyledim. Öğleden sonra da yazıyı alması için Milli Eğitime uğramasını tembih ettim. Doğrusu bu işin sonucunu ben de merak diyordum!

İkinci gün görev yazımızı alarak, otobüse bindik, ver elini Erzurum!

Arabadan iner inmez önce İl Milli Eğitim Müdürlüğüne gittik ama Müdür makamında yoktu. Orada bulunan görevlilere sorduğumuzda, bu gün eski belediye binasında İl Encümen toplantısı var, oraya gitti. Ne zaman döneceğini de bilmiyoruz dediler.

Hemen zaman kaybetmeden hizmetlim Yusuf Canbek’in de yardımıyla eski belediye binasını bulduk. Üst kata çıkarak toplantı salonuna baktık ama henüz kimse gelmemişti. Yanındaki koridorda sırayla bütün partilerin encümen odaları sıralanıyor, üzerinde de hangi partiye ait oldukları yazıyordu. Hizmetliye sen şu koridordaki bankta otur, ben şunlarla bir konuşayım dedim.

İlk kapıyı çalarak girdim ama oda boştu. Sırayla birkaç odanın kapısını çaldım. Sonunda bir odada toplanıp çay içen encümenleri buldum.

-Buyurun beyefendi, kimi sormuştunuz?

- Ben Hınıs Cumhuriyet İlkokulu Müdürüyüm. Siz encümenlerle bir hususta görüşmek istiyorum.

- Buyurun dinliyoruz.

- Ben Gaziantepliyim, sizler Erzurumlusunuz! Benim müdürü bulunduğum okul dökülüyor. Onarım gerekiyor. Vali Bey’le ve Milli Eğitim Müdürüyle bu konuyu görüşmek istiyorum ama önce sizlerin de desteğini almak istiyorum. Sonuçta sizin memleketinize hizmet etmek için buradayım. Bana yardımcı olacağınızı umuyorum.

- Hele şöyle otur bir, hocama bir çay verin. Hocam kahvaltı yaptın mı?

- Teşekkür ederim kahvaltı yaptım ama bir çayınızı alayım.

- Hocam tam yerine geldiniz. Şimdi toplantı başlarken bize haber verirler. Biz içeride toplantıdan önce Vali Bey’le ve Müdür Bey’le konuşur, sizinle görüşmelerini sağlarız. Siz de neden geldiğinizi ve ne yapmak istediğinizi onlara anlatırsınız. İnanın sizin anlatımınız hoşlarına gidecektir!

- Teşekkür ederim arkadaşlar. Sizlerden haber bekliyorum.

Bir süre bu odada bekledikten sonra, beklenen haber gelmiş, Vali Bey beni salona çağırmıştı. Kalkıp gittim. Kapıyı çalarak içeriye girdim. Yüksekçe bir platformun üzerindeki masada vali, tam karşısında yarım daire dizilmiş sandalyelerde oturan encümenler ve ayrı bir masada da Milli Eğitim Müdürü Fevzi Budak oturuyordu.

- İyi günler Sayın Valim. Ben Hınıs Cumhuriyet İlkokulu Müdürü Memik Kömekçi.

- Peki, ne için buradasın?

- Benim okulum Hınıs’ın en eski okulu ve artık dökülüyor efendim. Onarım sırası ise üç yıl sonraya alınmış. Okulumun birçok malzemeye ihtiyacı var.

- Bunlar için mi geldin? Neden resmi yazı yazmadın da kendin geldin?

- Ben birçok yazı yazdım efendim ama bir türlü onarıma alınmadı.

- Tamam anlaşıldı. Fevzi Bey. (Fevzi Budak, onbir kez görevden alınıp, mahkeme kararıyla tekrar göreve atanan Erzurum Milli Eğitiminin efsane müdürüydü.) Bu müdürün her sorununu dinleyin ve ne istiyorsa her şeyi verin, onarım da dâhil.

- Emredersiniz Sayın Valim.

Milli Eğitim Müdürü Fevzi Budak, kendisi bir sandalye çekerek, hemen yanına oturmamı ve çıkışta benimle görüşerek bütün sorunlarımı çözeceğini söyledi. Ben bir süre oturduktan sonra müsaade isteyip dışarıda bekledim.

Encümen toplantısı bitmiş, komisyon üyeleri dağılmıştı. Milli Eğitim Müdürüyle bir encümen odasına girerek orada görüşmüştük. Uzun uzadıya bana zaman ayırıp dinledikten sonra,

- Seni tebrik ediyorum. Her istediğini fazlasıyla yapacağız. Okulunu hemen onarıma alıyoruz. Tüm donanımını da yeniliyoruz. Gözümüzden kaçan her hangi bir eksiklik görürsen, Milli Eğitim Müdürlüğünden bana telefon edersin.

- Teşekkür ederim Müdür Bey. Sayenizde okulum cennet gibi olacak!

- Ha bir de bu gün Hınıs’a dönemezsiniz! Akşama kalacak yeriniz var mı?

- Yer kolay efendim. Öğretmenevine uğrar iki kişilik yer ayırtırız.

- Hayır, öğretmen evi onarımda… Orada kalamazsınız. Ancak otele gitmeniz gerekir. Yalnız orada bir misafir odası olmalıydı. Ben bir arayayım, olmazsa çaresine bakarız.

Müdür, öğretmen evini arayarak bir misafir odasının olduğunu, oraya bir yatak daha attırarak bizim o gece kalmamızı sağladı.

Sabah kalkarak hizmetlimle birlikte Erzurum’u gezdik. Ufak tefek alış-veriş yaptıktan sonra otobüse binip Erzurum’dan ayrıldık.

Verilen görevi başarıyla yapmanın gurur ve mutluluğunu yaşıyordum. Bu duygularla yolculuğumuzu bitirip Hınıs’a gelmiştik. Akşamüzeri olduğu için evlerimize gittik. Müjdeli haberi Milli Eğitim Müdürü Kutbettin Bey’e vermek için sabırsızlanıyordum.

Sabah doğru Milli Eğitim Müdürlüğüne giderek kapıyı çaldım.

- Oo hoş geldin benim başımın sevgili belası. Ben demedim mi sana elin boş gelirsin diye! Otur da anlat bakalım neler yaptın?

- Önce elim boş gelmedim. Onarım sırasını aldım, okulumun bütün donanımlarını yeniledim. Eski sıra, soba ve benzeri malzemeleri köy okullarına dağıtabilirsiniz. Bu hafta içinde yeni sıra ve masaları gönderiyorlar. Onları koyabileceğimiz bir yer lazım. Olmazsa ben banka müdürüyle görüşür, bankanın boş lojmanları var idareten oraya koyabiliriz.

- Vay be, istersen koltuğu da vereyim sana da bütün kararları da sen ver! Aferin sana güzel bir iş başardın ama yetkin bitti. Bundan sonra benden habersiz hiç bir şey yapmıyorsun. O gelecek yeni sıraların da kırk tanesini demirbaşa kayıt etmeden imam hatip okuluna vereceksin, tamam mı?

- Hele bir gelsin de bakarız müdürüm. Size karşı bir saygısızlık ettiysem özür dilerim.

- Hayır Memik. Zaman zaman beni üzdüğün oluyor ama dikkat ediyorum hep okulla ilgili. Senin okulun hakkını başkalarına verdiğimi düşünüyorsun. Hâlbuki ben seni gözüm kadar seviyorum.

- Teşekkür ediyorum müdürüm her zaman emrinizdeyim.

Kısa sürede okulumuz onarıma alınmış, ek derslikler yapılmış, tüm donanımları baştan aşağı yenilenmişti.

Okulumuz yeniden kaldığı yerden eğitim-öğretime başlamış, ben de verilen tüm donanımları o kırk takım sıra da dâhil demirbaşa eksiksiz kayıt ederek, eski malzemeleri de köy okullarından gelen öğretmenlere birer tutanakla teslim edip dağıtmıştım. İmam Hatip Müdürü sıralar eski diye almaktan vazgeçmiş, ben de Milli Eğitim Müdürü’nden fırça yemiştim. Sonunda beni çağırarak gönlümü almış, beni belediyenin yanındaki lokantaya öğlen yemeğine götürmüştü.

 

Benzer Haberler

FIRSAT VERELİM Gün gelecek Avrupa bize yalvaracakmış. Bizim yalvarmamızdan adamlara sıra gelmiyor...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “BİZİ İLGİLENDİREN KONU YALNIZ BARIŞI KURMANIN VE KORUMANIN TEKNİK ESERLERİ...

Yorum 
0

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, yaşı kadar sorunu olan ülkemizde, ağzı olan konuşuyor. Laf...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

FIRSAT VERELİM Gün gelecek Avrupa bize yalvaracakmış. Bizim yalvarmamızdan...

Eğitim Nedir?

Metin MERCİMEK “BİZİ İLGİLENDİREN KONU YALNIZ BARIŞI KURMANIN VE KORUMANIN...

Neden Susuyoruz?

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, yaşı kadar sorunu olan ülkemizde, ağzı olan...

Hz. Fâtımâ Resulûllah’ın Bir Parças...

Uğur KEPEKÇİ   Hz. Fâtımâ (aleyhisselam) gerek bu dünyada himmetinden,...

Polateli-Şahinbey OSB’ye yatırım da...

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Ortadoğu,...

Çiftçilere toprak analizi uyarısı...

Kilis Ziraat Odası Başkanı Abdullah Çelik, çiftçilerin, tarlalarından iyi...

Horozkarası üzümün faydaları saymak...

“Kilis Karası” veya halk arasında “Horoz Karası” olarak bilinen üzümün...

Kilis’te korona virüs denetimi

Kilis’te korona virüs tedbirleri denetlendi. Denetimlere Vali Yardımcıları...

Yaşlı adam evde ölü bulundu [ASAYİŞ...

Kilis’te evde ölü bulunan yaşlı adamın ölümü şüpheli bulundu. Namık...

Sınır kapısında sigara ele geçirild...

Kilis’in Çobanbey Gümrük Kapısında bir araçta yapılan aramalarda kaçak...

Son cemre toprağa düştü

Baharın müjdecisi olarak bilinen ve “kor halindeki ateş” anlamına...

Kilis’te köy içi yollar düzeltilece...

Kilis İl Genel Meclisi Başkanı Şıhmehmet Yalçın, köylerdeki su, kanalizasyon...

Sağlık Bakanlığı uzman tabip, tabip...

Sağlık Bakanlığı uzman tabip, tabip, uzman diş tabibi, diş tabibi ve eczacı...

Gaziantep’in Kurtuluşunun 100. Yılı...

Gaziantep’in Kurtuluşunun 100. Yılında, Kahramanlarımızın Anılması İçin...

Cng freze tezgahı operatörü mesleği...

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı, Burdur İŞKUR İl Müdürlüğü ve Mehmet Akif...

Çırak Eğitimi Emin Ellerde

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, İnsanlar hayatta yaptıklarıyla ve yapamadıklarıyla...

Delikanlı Bir ‘Doğan’ Göçmüş!...

Uğur KEPEKÇİ   Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada Doğan Köroğlu...