Osmanlı Tarihinde “Karantina”

30 Mar 2020 Pts 22:24
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Ecz. İbrahim BEŞE

 

“Karantina” kelimesinin kökeni İtalyancadan gelmektedir. Venedik Cumhuriyetinde, başkent Venedik’e salgın hastalık bulaşmasın diye, kentte gelen gemilerin kırk gün şehir açıklarında denizde bekletilmesi uygulamasına verilen isimdir. Osmanlı Devleti’nde karantina usulü uygulamaya başladığında karantina kelimesi yerine daha çok “usûl-i tehaffuz”, karantina alanı için “tehaffuzhâne” tabiri kullanılmıştır1.

Dünya tarihinde en çok insan kaybına neden olan salgın hastalıklar; veba (571-750), kara veba ya da kara ölüm (1347-1350), kolera (1835-1839) ve İspanyol nezlesi (1918-1919) olarak tarihlendirilmiştir.

Cevdet Paşa’nın eserinden öğrendiğimize göre; zamanın aydınlarından Ahmed Resmi Efendi, Avrupa seyahatinden dönüşünde, Avrupa’daki karantina usulünün faydalarından söz etmektedir. Hatta Ahmed Resmi Efendi bu görüşleri sebebiyle bir kısım ulema tarafından akılsızlıkla suçlanmıştır2.

Yine Mehmet Ali Paşa’nın Fransa’ya yolladığı Rifâ’aTahtâvî, “Risalesi”nde belirttiğine göre; Tunus’ta ki Hanefi Müftüsü Şeyh Muhammmed Bayram; “karantinanın şeriat açısından yalnız caiz değil, vacip olduğuna” hükmetmiş. Maliki Mezhebinden Zeytuna Müderrisi Şeyh Muhammed Menai ise; “karantina, Tanrı’nın kaza ve kaderinden kaçmaya kalkışmak” olduğundan dine aykırı olduğu görüşünü ileri sürmüştür3. Bu konuda, Hz. Peygamber; “bir yerde veba çıktığını duyanların oraya girmemelerini, bu hastalığın bulundukları yerde zuhur etmesi halinde ise oradan çıkmamalarını emretmiştir4.” Yine, Halifeliği döneminde Suriye’ye gitmek üzere yola çıkan Hz. Ömer’e, bölgede veba salgını olduğu haber verilince geri dönmüş, kendisine; “Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun?” diyenlere, “Allah’ın kaderinden yine O’nun kaderine sığındığını” söylemiştir5. Bu ve benzeri hadisler halkı karantina konusunda olumlu yönde ikna edici etkenler olmuştur.

Osmanlı’da karantina usulü II. Mahmud döneminde başlamıştır. 1831-1833 yıllarında Osmanlı ülkesinde karantina uygulamasını gerektiren neden, Hindistan’dan gelerek Yakın Doğu yoluyla Avrupa’ya yayılan kolera salgınıdır. 1831 tarihinde İstanbul’a gelen Amerikalı Dr. James EllswortDeKay anılarında; “Avrupa’da koleraya yakalananları, bazen bulundukları evin kapı ve penceresine duvar örerek ölmeye bıraktıkları halde, Türkiye’de böyle yapılmadığını, sirke vesair maddelerle onları tedavi etmeye çalışarak daha insanca bir çaba gösterdiklerini” yazar6. Dr. James EllswortDeKay, “kolera hastalığının hangi yollarla yayıldığı” konusunda ilk defa Kanada’nın Quebec şehrinde toplanan uluslararası hekimler kongresinde, koleraya yakalananların nasıl kurtulacağını, İstanbul’daki görüşlerine dayanarak ileri sürmüş olduğu fikirler, kolera hastalığı konusunda tıp alanında yeni görüşlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır7.

Sözünü ettiğimiz dönemde Osmanlı ülkesindeki kolera salgınında karantina uygulamasına karşı ulema ve halk arasında beslenen olumsuz fikirleri ortadan kaldırmak amacıyla Şeyhülislâm MekkîzâdeÂsım Efendi tarafından; “karantinanın caiz olduğuna dair” fetva çıkarılmıştır. Cezayirli Hamdan Efendi karantinanın haram olmadığına dair “İthâfü’l-üdebâ” adlı bir risâle yazmıştır. Ayrıca 1836’da Takvim-i VakayiGazatesi’nde “karantinanın faydaları” hakkında yazılar çıkmıştır8.

Karantina ile ilgili alınan kararların uygulanmasının şer‘î yönü ile Esad Efendi, tıbbî yönü ile Abdülhak Molla ve askerî yönü ile de mansûre feriklerinden Selim Paşa görevlendirilmişti. Yine yurt dışından getirilen uzmanların katkılarıyla 1838’de Meclis-i Umur-ı Sıhhıyye (Sağlık İşleri Meclisi) adı ile bir idare kurulmuştur. Türkçe ve Fransızca “Sağlık İşleri Nizamnamesi” hazırlanmıştır. 1866’da İstanbul’da “Uluslararası Sağlık İşleri Kongresi” toplanmıştır9.

03 Mayıs 1895’te başlayan kolera salgını sebebiyle bir sağlık ekibi ile Dr. Şerafettin Mağmumi Kilis’e gelmiştir. O günleri Dr. Şerafettin Mağmumi şu sözlerle anlatır;

“Kilis’te kolera hüküm-fermâ (hüküm sürdüğü) olduğu cihetle bir müddet kalmak ve Adana tarafındaki etibbâyı (doktorları) buraya celp (getirtmek) etmek icâp etti. Hastalığın bidâyet-i zuhûrundan (ilk baş gösterdiğinden) beri hangi hanede musâbzuhûr ettiyse (hasta bulunuyorsa) kâffeseni (hepsini) sıra ile tadhîr (temizlik) ve tebhîre (dezenfekte) başlattım. Beş altı gün zarfında âdeta yemek yemeğe vakit bulamıyorduk. Bir hastaya çağırırlar avdet ederken (giderken) yolda birkaç kişi karşımıza çıkıp hanesinde hastası bulunduğunu haber verir. Onları da bitirip misafiri bulunduğum belediye reisinin hanesine dönünce çoluk çocuk kadın erkek beş on kişi kendisini muayene ettirmek üzere gelmiş bekliyorlar. Hemen cümlesi de müzmin hastalıklar. Kimi üç senedir alil olmuş. Kiminin beş yıldır kulağına, dizine nüzûl (felç) isabet etmiş. Sabahleyin uyanırım, kahve ile beraber içeri hastalar girer, gece yatarken de hastegân ile “geceniz hayr olsun” yaparız10.”

Günümüzde ilk olarak Çin’in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde 12 Aralık 2019’da tespit edilen Covid-19 olarak adlandırılan Coranavirüs hastalığı kısa sürede diğer şehir ve ülkelere yayılması üzerine, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) “acil durum” ilan etmiştir. Bütün dünya elan “Corona-19 Virüs”ü ile mücadele etmektedir.

İnsanlık adına tüyler ürperten coronavirüs ile ilgili haber, Avrupa Birliği üyesi olup, AB’den beklediği yardımı göremeyince, üyesi olduğu uluslararası güvenlik kuruluşu olan NATO’dan yardım talebinde bulunan İspanya’dan gelmiştir; İspanya Savunma Bakanı MargaritaRobles; bazı huzurevlerinde, bakım görevlilerinin terk etmesi sonucu birçok yaşlının hayatını kaybettiğini açıklamıştır.

Coronavirüse karşı ülkemizde birçok önlemler alınmaktadır. Uzmanların tavsiyelerine göre; eller su ve sabunla en az 20 saniye yıkanması veya el dezenfektanı kullanılması, yüze, ağıza, buruna yıkanmamış ellerle dokunulmaması, hasta insanlarla yakın temasta bulunulmaması, Kapı kolu, telefon, klavye gibi ortak kullanılan ve sıkça dokunulan nesneleri sıkça temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi, öksürük ve hapşırık sırasında ağız mendil ile kapatılması ve mümkün olduğunca evden çıkılmaması, kişilerle yakın temastan kaçınılması çok önemli önlemler olarak

açıklanmaktadır. Daha fazla risk altında olan 65 yaş üzeri ve kronik hastalıkları olanlara sokağa çıkma yasağı getirilmiştir.

Coronavirüs ile özverili mücadele eden sağlık çalışanlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.

Halkımızın yöneticilerimizden beklentileri ise şunlardır; coronavirüsün seyri hakkında açık ve doğru bilgilendirilmek, siyasal endişelerden arınmış, bilime dayalı her türlü tedbirin alınması ve insanlarımızın temel ihtiyaçlarının karşılanmasında ülke kaynaklarının adil paylaşımı ile gereksiz, keyfi, siyasi yatırım ve harcamaların durdurulmasıdır.

Evet! Tedbir bizden takdir Allah’tandır.

Bu zor dönemleri geçmişte olduğu gibi halkımızın “bilime olan güveni” ve “devletimize olan saygısı” ile aşacağımıza inancım tamdır.

Evde Kal Türkiye!

————————————————————

1) https://islamansiklopedisi.org.tr/hifzisihha.

2) Cevdet Paşa, “Tarih 12 Cilt”, 2. Baskı Dündar Günday, İstanbul 1994.

3) Rifâ’aTahtâvîi, “Rifâ’a Bey Risalesi” Bulak Yayınları, 1839. – Cemil Çiftçi, Rifâ’aRâfi’ Tahtâvî, “Paris Gözlemleri”.

4) İslam Ansiklopedisi; Buhârî, “Tıb”, 30; Müslim, “Selâm”, 92-100.

5) İslam Ansiklopedisi; Buhârî, “Tıb”, 30; Müslim, “Selâm”, 98-100; Taberî, IV, 57-58.

6) James EllswortDeKay, “Anılar” 153-154.

7) Niyazi Berkes, “Türkiye’de Çağdaşlaşma”, Yapı Kredi Yayınları 2002, s. 188.

8) Niyazi Berkes, “Türkiye’de Çağdaşlaşma”, Yapı Kredi Yayınları 2002, s. 189.

9) A. Süheyl Ünver, “Osmanlı Tababeti ve Tanzimat Hakkında Yeni Notlar”, İstanbul 1940, s. 933-966.

10) Şerafettin Mağmumi, “Bir Osmanlı Doktorun Anıları, – Ecz. İbrahim Beşe, “Bir Zamanlar Kilis” Kilis Kültür Derneği yayınları 24, s. 147.

Benzer Haberler

Sabahattin YARAR   Türkiye olarak, çok uzun yıllardan beri, dünyanın neresinde olursa olsun...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “PUL KOLEKSİYONU YAPANLARIN DÜNYAYA DAHA FARKLI GÖZLE BAKMASINI SAĞLAR....

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Yardım Edelim de, Kardeş Olmayalım…...

Sabahattin YARAR   Türkiye olarak, çok uzun yıllardan beri, dünyanın...

Pul Koleksiyonunuz Var mı?

Metin MERCİMEK “PUL KOLEKSİYONU YAPANLARIN DÜNYAYA DAHA FARKLI GÖZLE...

Kadının Yalnızlığı

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, hayatta yalnızlık çok zordur. Yalnızlığın...

Aziz Muhammed Hüküm Bey’in; Arkadaş...

Hasan ŞAHMARANOĞLU   İnsanların tanışması birtakım vesilelere bağlıdır....

Selamlaşmak…

Mahmut SELÇUK   Günlük hayatımızda sabah kalkıyoruz ve güne başladığımız...

NAZARLIK TAKIN

Hoyratça yaşanan uzay çağında Haddini bilmeze çatasım gelir Goncalar açsa...

ÖZLEDİM TABİ

Bilmem nasıl geldi geçti onca yıl Neden yoruyorsun özledim tabi Gözümden...

KAPUSUZ KALASIN!

Vefa nedir bilmezsin astın duvara Harcadım gençliği günler zıvana, Bundan...

Kayıtsız çalışan esnaf kayıt altına...

Kilis’te haksız rekabet ile mücadele kapsamında kayıtsız çalışan esnaf...

3. Organize Sanayi Bölgesinin proje...

AK Parti Kilis İl Başkanı Av. Murat Karataş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa...

“Üzüm üreticisi endişeli”

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Kilis İl Temsilcisi Ziraat Mühendisi Güven...

Usulsüz besicilere sıkı denetim

Kilis Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, İl’in muhtelif yerlerinde...

Kız alıp verme kavgasında 8 yaralı ...

Kilis’te kız alıp verme yüzünden çıkan kavgada 8 kişi yaralandı. Fatih...

Karataş Sosyal Tesisi yapımı sona y...

Kilis Belediyesi tarafından Karataş bölgesinde yapımına başlanan çok amaçlı...

Üniversitede TÜBİTAK desteği ile gü...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Sağlık Hizmetleri MYO Öğretim Üyesi Mesut Yalçın’ın...

Rektör Karacoşkun Milat Gazetesi bö...

Milat Gazetesi Gaziantep bölge temsilcisi Mehmet Güngördü, Kilis 7 Aralık...

Sokak kedilerini her gün tavukla be...

Kilis’te bir kadın her gün kedileri kendi elleriyle tavuk ve ciğerle besliyor....