Dolar 13,3459
Euro 15,1946
Altın 764,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 15°C
Sağanak Yağışlı
Kilis
15°C
Sağanak Yağışlı
Per 13°C
Cum 14°C
Cts 14°C
Paz 14°C

“Öyküleriyle Kilis Türküleri” Kitabı Üzerine

“Öyküleriyle Kilis Türküleri” Kitabı Üzerine
A+
A-
02.12.2014
131
ABONE OL

Mehmet YALVAÇ

TRT Türk Halk Müziği ses sanatçısı hemşerimiz Reşit Muhtar’ın yeni yayınlanan ‘Kilis Türküleri’ kitabı hakkında bir anma yazısı olarak, kısa değiniler yapıp, kendisini de bu çalışmasından ötürü kutlamak istedim.

Yazımın başlığındaki adıyla yayınlanan kitap 151 sayfadır. Kitabın bazı sayfalarına konulan Türk motifleri ile sayfa numaralarının gösterildiği alt kısımların motifleri kitaba ayrı bir görünüm kazandırmıştır.

Önsözde, Valimiz Sayın Süleyman Tapsız, Türk Kültürü’nün önemli değerlerinden olan türkülerden söz etmiş ve Orta Asya’dan günümüze kadar geçen süre içinde çeşitli örneklerle türkülerin önemini değinmiş.
Kitap üç ana bölümden oluşmaktadır. Üçüncü bölümün son kısmına Kaynakça eklenmiştir.

Takdim kısmında, Kilis’in ilk yıllarından başlayarak hangi dönemlerde hangi kavimlere bağlı olduğu kronolojik bir şekilde açıklanmıştır. Yazarın, konserlerinde, radyo ve TV programlarında özellikle Kilis türkülerini okuyarak, özelliklerini dile getirmesi ayrıca takdir ve ilgiyle izlenir bir sanatçı olmuştur.

Giriş kısmında kültür ve sanatla ilgili görüşlerini dile getirmiştir. Kilis müziği ve halk oyunları konusunda, Reşit Muhtar’ın da belirttiği gibi araştırma yok denecek kadar azdır. Bu arada kişisel bir önerimi de dile getirerek, İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerine sosyolog/araştırmacı uzman kadroları ihdas edilerek her ilin tüm kültür değerlerinin araştırılması gerektiğini de belirtmek isterim.

Sayın Muhtar’ın bu çalışmasının iki yönü vardır:

Birincisi, konu ile ilgili kaynak kitap taraması ve arşiv taramasıdır. Arşivlerin o tozlu rafları içindeki mevcut dosyaları tarayarak konu ile ilgili bilgileri elde etmek kolay bir iş değildir. Bunun zorluğunu ancak araştırma yapanlar bilirler. İkincisi ise, alan araştırmasıdır. Alan araştırmasında, öncelikle konunuzla ilgili kaynak kişileri belirlersiniz. Daha sonra bu kişilerle uygun zamanlarda görüşerek istediğiniz bilgileri alırsınız. Yazarımız, bu zorlukların hiçbirini yazmamıştır. Bu çalışmayı ne kadar sürede hazırladığından bahsetmemiştir. Araştırmalarla ilgisi olmayanlar bu zorlukları bilemezler.

Kitapta ilgili görüşlerini sunan Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca, TRT İzmir Radyosu THM ses sanatçısı Doç. Dr. Mehmet Yıltırak, E.Ü.D.T.M.K. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Reyhan Altınay ve Kilis Kültür ve Turizm İl Müdürü Abdullah Aldemir, değerlendirme yazılarıyla katkı sağlamışlardır. Ayrıca, kitapta, Kilis’te kullanılan çalgı çeşitleri, uzun ve kırık havalardan örneklerle, Kilis ağzının türkülere etkileri ve Kilis türkülerinde işlenen temalara yer verilmiştir.

Sayın Muhtar, bu çalışmasında Kilis ve yöresinden 74 türkü derlemiştir. Bu türkülerin hikâyelerini ve notalarını da kitabına eklemiştir. Kilis tarihi hakkındaki bilgiler de kısa ve öz olarak verilmiştir. Kilis’te Türkmen Kültürü, Kilis ve Çevresindeki Kültürel Yapı, Kilis Yöresinde Türk Boyları ve Oymakları özet olarak anlatılmıştır.

İkincisi; Kilis türkülerinin yapısı açıklandıktan sonra, uzun havalar ve kırık havalarla ilgili bilgilerin, Kilis ağzı ve türkülere etkisi; Kilis türkülerinin formu ve Kilis türkülerinde işlenen temalar örnekleri ile birlikte verilmiştir.

Kilis’te Halk Müziği ve Halk Oyunları: Çaldıkları müzik aletleri, oynayanların giydikleri kıyafetler en ince ayrıntılarına kadar belirtilmiştir. Daha sonra Kilis ve yörelerinde oynanan halk oyunları ve halayların adları eklenmiş, sanatçının özveriyle yaptığı çalışmalar sonucu saptadığı 74 Kilis türküsünün adlarını liste halinde kaydetmiştir.

Kilis türkülerinin öyküleri tek tek açıklanmıştır. Bir sosyolog olarak düşüncemi açıklamak istiyorum. Bu öyküleri saptamak görüldüğü gibi kolay bir iş değildir. Gerçekten Kilis ve Kilislilere büyük bir hizmettir. Biz de bu öyküleri ilk defa bu kitapta okuduk.

Kitapta isimleri belirtilen 74 türkünün bir kısmını, çocukluk ve gençlik yıllarımızda, nişan, oturtma, kına gecesi, düğün ve camiden eve damat getirme gibi eğlencelerde izlemiştik. Bir kısmının isimlerini ise ilk defa bu kitaptan öğrenmekteyiz. Sayın Muhtar’ın belirttiği gibi birçok yeni türküler de ortaya çıkabilir. Her toplum kendi kültürüne sahip çıkarsa o değerler yaşar. Gelecek yeni kuşaklarda yaşatmaya devam ederler. Burada Kilis ile ilgili kitap yazanların hepsine teşekkür etmeyi bir görev saymaktayım.

Türküleri araştırmak kadar öykülerini de araştırmak kolay değildir. Bilecik Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görev yaptığım yıllarda Bilecik türküleri ile ilgili bir araştırma yapmıştım. Kilis’te olduğu gibi orada da oyunlar türkülerle birlikte oynanır. Kilis’te de yukarıda adlarını saydığımız eğlencelerde darbuka veya müzik aletleri çalar türküler söylenir. Oyun oynayan gençler de o havaya göre oynarlar. Özellikle, Sayın Muhtar’ın da belirttiği gibi eskiden kına geceleri ve düğünlerde her genç kız ve gelinin söyleyip oynadığı türküler vardı. Oturtma, damat tıraşı, camiden damat getirme eğlenceleri, çeyiz getirme vb. gibi eğlencelerde de bazı gençlerin değişik türkülerle çok güzel oyun oynadıkları bilinir. O genç oynarken hemen o türkü söylenirdi. “Ha Leyla Ha da Mecnun” gibi benzer törenleri çok izlemiştik.

“Ne İnişin Enindeyim, Ne Yokuşun Başındayım” türküsünün öyküsünde adı geçen Mistik Emmi ve Şeko Teyze, mahallede komşumuz ve hanımın dedesi ile ninesidir.

“Ah Su Yolu” öyküsünde Çapar Abdo (Abdulkadir Yener aynı zamanda Kuvayi Milliyecidir) dedemdir. Gerçekten öykülerin hepsi birbirinden güzeldir. Eline sağlık Sayın Reşit Muhtar.

“Türkülerin İnsan Sağlığına Faydaları” kısmında tarihi gelişim süreci içinde konu ile ilgili açıklamalar yapıldıktan sonra, “Türk Müziği Makamlarımızın Sağlığımıza Etkileri” başlığı altında, 14 makamın insan sağlığı üzerindeki etkileri açıklanmıştır. Selçuklular ve Osmanlı dönemlerinde müzikle tedavinin yapıldığı açıklanmıştır. Antik Yunan’ın ve Amerikan yerlilerinin sıklıkla kullandığı bir yöntemi olan müziğin, insan sağlığına faydasını uzmanların açıkladığını belirtilmiştir. Bu konuda dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan çalışmalardan örnekler verilmiştir. İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü’nde kızım ihtisas yaparken, zaman zaman yatan hastalara mini konserler verildiğini, bunların hastaların sağlığına olumlu etkilerin in olduğunu anlatırdı. Biz de “Müzik Ruhun Gıdasıdır” sözüne içtenlikle katılmaktayız.

Kitapta ayrıca, Kilis’te yaşayan Karacaoğlan’ın yaşamı ile ilgili bilgiler verilmiştir. Kilis’ten yetişen sanatçılardan, Nejat Uygur, Aynur Gürkan, Prof Dr. Alâeddin Yavaşca, Mazlum Nusret Kılıçkıran ve Akif Saydam gibi kişilerin özgeçmişlerini ve sanat yönlerini de yazmış olması, Sayın Muhtar’ın, meslektaş ve hemşerilerine duyduğu saygının bir ifadesidir.

Kilis Türküleri ve Notaları Kısmında; belirtilen türkünün yöresi, kimden alındığı, derleme tarihi ve notaya alanlar belirtilmiştir. Görüldüğü gibi bir kısmını kendisi notalamıştır. Temin edemediklerini boş bırakmıştır.

Bahçede Mişmiş, Dama Kurdum Çatmayı, Damdan Dama Hopladım, Evlerinin Önü İğde Değil mi?, Fattuma, Git Kaleden Kar Getir, Ha Leyla Ha da Mecnun, Hüsne Gelin, iplik Verdim Cülheye, Karataş’ın Tepesi, Karşıdadır Evleri, Leblebi Koydum Tasa, Ocak Başı Mermeri, Seko Seko Gel Yanıma, Siniye Koydum Erik, Şişmanım, Yester Ölmüş türkülerini ve annesinden aldığı “Ne İnişin Enindeyim” türküsünü de derleyip notaya almıştır. Diğer türküler için ise, araştırmaları sonucu elde eniği bilgileri aktarmıştır.

Kitabın arka kapağındaki özgeçmişini okuduğumuzda, sanatçımızın bu konudaki uzmanlığını ve iyi bir araştırma yapmış olduğunu da memnuniyetle anlamış oluyoruz.

Sayın Reşit Muhtar’ın bu özgün çalışmasını takdir ediyor, öyküleriyle birlikte içerik olarak da bir ilki gerçekleştirmesi açısından, kendisini kutluyor, başarılarının bu tür yararlı çalışmalarının sürmesini diliyoruz.

(ZeytinDalı Dergisi, Sayı; 74)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.