Özveri-Fedakârlık ve Karadeniz

10 Ağu 2020 Pts 9:57
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mahmut İhsan KANMAZ

 

“Yükünü kaldıramayacağın hiçbir kalbe ve elini tutamayacağın hiçbir insana, asla talip olmayacaksın…” (Özlü sözler)

Selam ve sevgiler değerli dostlarım.
Bugün çok önemli bir konuya yer vermek istiyorum. “Özveri ve fedakârlık…”

Ne demektir özveri veya fedakarlık? Ne işe yarar? Hiç düşündük mü dersiniz? Kimler daha çok özverilidir, ya da değildir. Dilerseniz bunların yanıtlarını arayalım hep birlikte. Buyurun…

Özveri, bilinen diğer adıyla fedakârlık, bir amaç uğruna, ya da gerçekleştirilmesi istenen bir şeyin olması adına, birilerinin kendi kişisel çıkar, ya da beklentilerinden vazgeçmesi halidir öz olarak…

Zordur aslında özverili olabilmek…
Çünkü bir tercih söz konusudur burada…
Bir tarafta kendi amaç ve isteklerin varken, diğer tarafta da daha farklı bir şey için, bunların ötelenmesi ve sonlanması gerekli olabilmektedir bazı hallerde.

Özverinin, yaşamın her aşamasında karşımıza çıkması çok muhtemeldir.
Sözgelimi, diyelim sen para biriktirip, sahip olmayı istediğin bir eşya veya araç alacaksındır. Ama bu arada kardeşinin de daha hayati bir konuda paraya ihtiyacı oldu diyelim. İşte kendin için düşündüğün o parayı, tereddütsüz bir şekilde kardeşine verebilmenin adıdır, özveri veya fedakârlık… Ya da bir arkadaşına, dostuna…

Peki, her insanda var mıdır bu gibi nitelikler? El cevap… Tabi ki hayır…
Zira özverinin panzehiri bencillik veya egoizmdir. Ona sebep ego hırsı, özverinin freni gibi bir görev yapar bünyede. Yani egonun olduğu yerde, özveri ve fedakârlık kendine yer bulamaz kolay kolay. Bu değişmez bir mantıktır.

Fedakârlık bazen öylesine büyür ki, kendi yaşamın bile ikinci planda kalabilir.
Örnek mi? Çocuğunun veya eşinin bir böbreğe ihtiyacı olsun farz edelim.
Hangi insan bu durumda kendisinde mevcut iki böbreğinden birini vermekte tereddüt eder ki. İşte fedakârlığın en yalın ve karşılıksız hali… Ultra fedakârlık.

Sevdiği ve değer verdiği birinin yaşamı için, kendi yaşamını riske atabilmekten söz etmekteyim. Büyük bir özveridir bu… Aynı zamanda hem ulvi ve hem de insani bir değer zenginliği…

Aynı şekilde milli duyguların şahlanıp, vatanı uğruna şehadet şerbetini içebilmeyi göze almakta, fedakârlığın belki de en yüce noktasıdır değerli dostlarım.
Ruhları şad olsun bütün aziz şehitlerimizin. Nur içinde uyusunlar.

Bazen duyarız, tehlike anında önce yavrusunu kurtarabilme gayreti içinde olan anneleri veya babaları. Artık bu gibi haller fedakârlık ötesi bir şeydir. İçten gelen annelik refleksidir aslında. Sonradan öğrenilen bir davranış değildir kesinlikle…
Hatta afedersiniz hayvanlarda bile var olan bir içgüdüsel özelliktir.
Anne kedinin yavrusunu koruma adına, kendinden çok çok büyük ve güçlü olan bir köpeğe bile nasıl da kafa tuttuğu, hatta saldırıya geçtiği iyi bilinir.

Özveri ve fedakârlık duygusunu yüreğinde barındırmayan bir kişide, bana göre güven, vefa ve yardımlaşma hisleri de tam olarak var olmayacaktır.
Böyleleri, kişisel çıkarlarının ve kendi öz benliğinin beyhude kuşatması altında, yaşamlarını idame ettirirler. Hani denir ya, “Yaralı parmağa şey yapmaz” diye…

Ya da, “Ondan bir cacık olmaz, hiç kimseye de en ufak bir faydası ve hayrı dokunmaz” denilen kişiler vardır toplumda… İllaki karşılaşmışsınızdır bu gibilerle. İşte bağışlayın, ot gibi yaşayan ve hiç kimseye yardımı olmayan,  elini uzatmaktan imtina eden insanlardır onlar.

Allah ıslah etsin böylelerini diyelim ve sözlerimizi de bitirelim izninizle.

Evet, çok önemli bir kişisel özellik olan, fedakârlık ve özveri hakkında benim kısaca söyleyebileceklerim ve kendi bilgi dağarcığımdan sizlere aktarabileceklerim bu kadar sevgili arkadaşlarım…

Dilerim ve umarım ki, hep fedakâr, sevecen ve naif insanlarla kesişir herkesin yolu. Bencil duygular içinde yaşayan, haset ve hep kendini önemseyen, üstüne vazife olmadan, her şeye burnunu sokan gereksiz insanlardan ve dahi kimseyi beğenmeyen, kibirli ve burnu Kaf dağında olan insanlardan da mümkün mertebe uzak olunur.

Onun için de sizlere, ruhunuzu açacak, güzellikleri çağrıştıracak, gönülleri şenlendirecek ve sizleri alıp, ta uzaklara, kuzeylere götürecek birkaç güzel doğa fotoğrafı arz etmek istiyorum.

Bir bakıma görsel bir şölene davet ediyorum hepinizi… Seyre hazır mısınız?

Nereden mi bahsediyorum?… Yeşille mavinin miks olduğu, gökle yerin birleştiği bir cennet köşemizden ve ressamın paletindeki bir renk cümbüşünden, yani Karadeniz’den haliyle…

Yörenin sevilen sanatçısı, sevgili Volkan Konak’ın bir şarkısındaki gibi yani…

karadeniz

HEY GİDİ KARADENİZ KARADENİZ
SULARI NE KARADUR KARADENİZ…

Oraların yaylalarından, doyumsuz manzaralarından, sularından, ağaçlarından çiçeklerinden, böceklerinden, kırlarından ve de hırçın denizinden…

17 yıl boyunca ekmeğini yiyip, suyunu içtiğim yeşil Karadeniz’den, belki Rize’den, belki de Trabzon’dan bu dediklerim.

Fotoğrafların sahibi de TRT Trabzon Bölge Müdürlüğü Teknik biriminde Makine mühendisi olarak görev yapan, eski mesai arkadaşım, gezginci, fotoğraf sanatçısı ve doğa aşığı, sevgili Fatma Yıldırım…
Hepsi de ona ait fotoğrafların…

Bu nefis görselleri yazımda kullanmama izin verdiği ve o güzel yöreyi sizlere tanıtmama vesile olduğu içinde, kendisine en kalbi duygularımla teşekkür eder, ellerine ve emeklerine sağlık olsun demek isterim.

Sağol, varol sevgili Fatma Yıldırım… Her şey gönlünce olsun. Tüm selam, sevgi ve beğeniler sana gitsin.

Eklemek isterim ki, belki bu güzel kareleri gördükten sonra, özveri, fedakârlık, güzel ve estetik duygular, daha bir yer eder yüreklerimizde. Belli mi olur.

Bilinmekte ki, memleketimizin her bir yeri adeta cennetten bir köşe gibidir. Belki biz sadece Doğu Karadeniz’in eşsiz güzelliklerini gösterebildik sizlere. O da sevgili Fatma Yıldırım’ın emekleriyle…
Ama kim bilir daha ne güzellikler vardır başka yerlerde… Bilemediğimiz, farkında bile olamadığımız…

Ne demiş birileri, “Gezmesek de görmesek de o köy bizim köyümüzdür, o yer bizim yurdumuzdur.” Nokta…

Sağlıkla, huzurla, mutlulukla, güzel duygularla ve hepsinden de önemlisi, sevgiyle kalın değerli dostlarım ve kıymetli arkadaşlarım…
Allah’a emanet olun…

Benzer Haberler

Metin MERCİMEK “COVİD-19′A KARŞI MÜCADELEDE ÜÇ ÖNEMLİ FAKTÖR TEMİZLİK, MASKE...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Atatürk; tarihin şahit olduğu en büyük komutan ve devlet...

Yorum 
0

Kilis Tarihi Akcurun Çarşısından Sayfalar   Ahmet Rami Atan (Müştak-i Hürriyet)  ...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Covid-19 Virüsüne Karşı Ruhumuzu Gü...

Metin MERCİMEK “COVİD-19′A KARŞI MÜCADELEDE ÜÇ ÖNEMLİ FAKTÖR...

Atatürk’ün Balıkesir Hutbesi

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Atatürk; tarihin şahit olduğu en büyük...

Ahmet Rami Atan (Müştak-i Hürriyet)...

Kilis Tarihi Akcurun Çarşısından Sayfalar   Ahmet Rami Atan (Müştak-i...

Bumerang Serisi-14

Vicdan & Merhamet ve Acımasızlık   Mahmut İhsan KANMAZ   “Bütün...

Ehl-i Beyt’in Tevbe Anlayışı

Uğur KEPEKÇİ   Kişinin işlediği hatalara günah, hatalardan dönüp...

İSTEM

Neden gönlün ahûzar? Efil efil esmekte bu sabah rüzgâr. Halden anlayanın...

AŞK OLSUN

Günler gelip geçiyor tükenip giden ömür Bu gönül sana hasret gel de adın...

BEN BİR “İĞDE”

…ve böyle geçiyor bütün günlerim, Dalımda, yeşilden eser kalmadı....

Piyasadaki durgunluk esnafa 2001 kr...

Kilis’te yaz mevsimi başından bu yana yaşanan alış-veriş durgunluğu giderek...

Kilis’te koronavirüsten ölenlerin s...

Kilis’te bugün itibariyle koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden kişi...

Silahla intihar eden şahıs hayatını...

Kilis’te silahla ağır yaralanan şahıs kaldırıldığı hastanede hayatını...

Üzüm pekmezi 15 TL’ye

Kilisli vatandaşların soğuk kış aylarında özellikle tahin ile birlikte...

7500 ton patlıcan üretimi yapıldı...

Kilis genelinde yaklaşık 1500 dekar alanda 7500 ton civarında patlıcan üretimi...

Suriyeliler birbirlerine girdi [ASA...

Kilis’te Suriye uyruklu iki grup arasında çıkan kavgada 6 kişi yaralandı....

Kaymakam, köy okullarını denetledi...

Kilis’in Musabeyli İlçe Kaymakamı Sertaç Kırçuval, eğitim-öğretime...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

İŞE BAK Türkiye’de bir kişi, 3 kişiye bakıyormuş. Devlet ise bir...

Yeteneklerimizi Değerlendirelim

Metin MERCİMEK “HER ALIŞKANLIK ELİMİZİ DAHA BECERİKLİ, AKLIMIZI İSE...

Türk Musikisine Sahip Çıkalım

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, milli kültürün taşınmasında, en önemli...