Dolar 8,0580
Euro 9,6752
Altın 460,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 31°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
31°C
Parçalı Bulutlu
Pts 32°C
Sal 32°C
Çar 32°C
Per 27°C

Paylaşmayı Bilelim

Paylaşmayı Bilelim
REKLAM ALANI
A+
A-
29.03.2021
12
ABONE OL

M. Yahya EFE

 

Sevgili okurlarım, her hareketin, her davranışın bir kültürel temeli anlamı ve hedefi vardır. Dünya tarihinde birçok medeniyet gelmiş ve geçmiş hepsinin kendine özgü değer yargıları olmuş, anlamlı ve toplum tarafından benimsenenleri kalıcı olmuştur.

İnsanın varoluş gerçeği ve dünyaya geliş gayesi sorgulandığında, kendi yapısı içerisinde kendisi ile imtihan edildiğini görürüz.

İnsanlar her olayı kendi bilgisi ve kapasitesi ölçüsünde algılar ve ilgi isterler. Her insan ilgiye layıktır fakat sevgi özeldir. İnsanı strese sokan ona karşı ilgisiz kalmaktır.

İnsanlara karşı gösterilen maddi ve manevi ilgi onu yaşama bağlayan en önemli unsurdur.

Çağdaş toplumların sıkıntısı bireyselleşme ve paylaşma kültüründen giderek uzaklaşmalarıdır.

Günümüzde modern toplum birçok sorunu çözerken insanın manevi dünyasını, ruhsal yapısını hesaba katmamış, her şeyi yaşam kalitesini yükseltmekle çözeceğini sanmışsa da insanlar istediği mutluluğu elde edememişlerdir.

Ne alabilirim değil ne verebilirim, nasıl yardımcı olabilirim anlayışı ile hayta bakan insanlar hem mutlu oluyorlar, hem de mutlu ediyorlar.

Hayatta vermek, sevmek, paylaşmak bir anlayış bilgi birikimi ve bir inancın hayata yansımasıdır. Paylaşmak bir ahlaktır, bir kültürdür.

Bunun çağdaşlıkla ya da geri kalmış bir toplum olmakla ilgisi yoktur.

Bu bir anlayıştır, idraktir. Mutluluk, güzellik de paylaşmayı bilmektedir.

Hiç demez miyiz, “Paylaşılınca mutluluklar artar, sıkıntılar azalır.”

Semavi dinlerin öğretisinde de aynı anlayış vardır.

Semavi dinler insanoğluna zengin olmayı, çok kazanmayı öğütlemez. Bilakis dünya hayatının hep geçici olduğunu vurgulayarak gerçek saadetin paylaşmaktan geçtiğini,  bir erdemlilik olarak varlığı da yokluğu da paylaşmayı öğütler.

Bunu toplumlar için sistemleştirir. Bizim dinimizdeki zek?t ve fitre emri paylaşmanın gereği değil midir?

Günümüzde insanlar dünya pastasından daha fazla pay alabilmek için neler yapıyorlar? Savaşların temelinde de paylaşmayı bilmemek ya da bunu kabullenememek yok mudur?

İnanıyorum ki paylaşma kültürüne sahip olursak birey olarak daha mutlu, toplum olarak daha da dirlik içinde oluruz.

Paylaşma kültürüne sahip olursak; İnsanlık belki “savaş” sözcüğünü bir daha telaffuz etme gereğini duymaz. Arzu edilen düzen kendiliğinden gerçekleşir. Bunu da eğitim yoluyla yapmak en güzelidir.

Paylaşmakla ilgili şu atasözlerini hepimiz biliriz:

“Az veren candan çok veren maldan”

“Veren eli herkes öper”

“Komşu komşunun külüne muhtaçtır.”

Toplum olarak, başta siyasiler olmak üzere birbirimizi suçlamaktan vazgeçelim, güzellikleri çoğaltalım, ülke sorunlarının çözümü için çare üretelim.

Yeter ki biz Türk insanı olarak çalışmayı, üretmeyi ve paylaşmayı bilelim. Değer katarak çalışalım, paylaşarak yaşayalım dilek ve temennisi ile paylaşmayı bilelim, bilmiyorsak da öğrenelim…

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.