Dolar 13,3183
Euro 15,0914
Altın 763,88
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 15°C
Sağanak Yağışlı
Kilis
15°C
Sağanak Yağışlı
Per 14°C
Cum 14°C
Cts 14°C
Paz 14°C

Resim Çizen Filozof: Necip Fazıl Kısakürek

Resim Çizen Filozof: Necip Fazıl Kısakürek
A+
A-
21.10.2014
78
ABONE OL

“ALDIĞIMIZ NEFESİ BİLE GERİ VEREBİLİYORSAK, HİÇBİR ŞEY BİZİM DEĞİL.” (Necip Fazıl KISAKÜREK)

Bugün sizlere kelimeleriyle resim çizen filozof Necip Fazıl KISAKÜREK’ten söz edeceğim.

Bilindiği üzere, Üstad Necip Fazıl KISAKÜREK’in edebiyatımızdaki önemi yalnızca şiirleri ve oyunlarıyla sınırlı değildir. Onun çıkardığı dergiler ve yayın hayatındaki mücadelesiyle fikir hayatına da zenginlik getirmiş ve 1936 yılında zar zor 17 sayı çıkarabildiği AĞAÇ DERGİSİ, dönemin ünlü edebiyatçılarının toplandığı bir okul niteliği kazanmıştı. Ancak o zamanın hükümetine şiddetli bir muhalefet sürdüren ve bu nedenle de dergisi sürekli kapatılan şair hakkında yüzlerce dava açıldı. Ayrıca yıllarca da hapis cezası ile yargılandı. Birkaç yıl hapis yatmasına rağmen, fikir mücadelesinden asla vazgeçmedi. Hatta Son Posta, Milli Gazete, Tercüman, Büyük Doğu ve Yeni İstanbul gibi gazetelerde farklı isimlerle yazı ve şiirlerini yayımlatmaya devam etti.

Hayatı tüm bu ruhi çalkantılar ve buhranlar içinde geçen Üstad, bir gayeye hizmet adına “SOYUNUP DÖKÜNME” cesareti göstererek kendini Tasavvufun içinde buldu. Önce insan sevgisinden hareket ederek insanın erişilmez güzelliğini dile getirdi. Daha sonra bu güzelliği bir bütün olarak ele aldı. Böylece anne, baba ve çocuklarla birlikte aile güzellini ortaya koydu. İşte onun bu güzellikleri tarif eden eşsiz şiirini hep birlikte görelim:

EN GÜZELİ, EN GÜZELİ, GÜZELİN
HABERCİSİ, HABERCİSİ, EZELİN;
TELLERİNDE ŞAFAK SÖKEN BİR GELİN;
ANNELER, BABALAR, ÇOCUKLAR, GELİN.

Edebiyat dünyasında hayranlık uyandıran Necip Fazıl, 1934 yılında şöhretin zirvesine ulaştı. Bu tarih onun için bir dönüm noktası niteliğinde olmasına rağmen, felsefi arayışlarından hiç bir zaman vazgeçmedi. O zamanlar İstanbul Beyoğlu Ağa Camiinde vaaz vermekte olan tasavvufçu Abdulhakim Arvasi ile tanıştı. Onun görüş ve düşüncelerinden bir türlü kopamadı. Aradan tam 6 yıl geçmesine rağmen, Abdulhakim Arvasi’nin ortaya attığı fikirler için bakınız neler söylemiş:

“ALLAH DOSTUNU GÖRDÜM, BUNDAN ALTI YIL EVVEL,
BİR AKŞAMDI Kİ, ZAMAN DONACAK KADAR GÜZEL.”

Üstadın hayatında yeni bir devrin başlamasına neden olan bu tanışma ile birlikte tasavvuf, onun yaşamının bir parçası haline gelir. Artık Necip Fazıl tasavvuf yolunda ilerlemelerini sürdürürken, hayatında meydana gelen bu değişiklik de şu mısraları ortaya koyar ve kelimeleriyle insanların ruhunda tam bir resim çizer.

Şimdi onun bu resmi çizerken, hem tasavvuf yönünü, hem de bir filozof edasını ortaya koyduğunu görmekteyiz.

“TAM OTUZ YIL SAATİM İŞLEMİŞ BEN DURMUŞUM;
GÖKYÜZÜNDEN HABERSİZ, UÇURTMA UÇURMUŞUM…”

Üstadımızı rahmetle anıyor ve hoşça kalın diyorum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.