Dolar 32,2020
Euro 35,0069
Altın 2.504,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 30°C
Az Bulutlu
Kilis
30°C
Az Bulutlu
Paz 30°C
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 30°C

Rutin İşler

Rutin İşler
A+
A-
24.03.2024
32
ABONE OL

Tülay SARICABAĞLI ŞİMŞEK

Bugün hafta sonu tatili!

Okulumuz yok!

Ama biliyoruz ki yüzlerce kovan arı bizi bekliyor.

Dün Dinar’ a gök gürültüsü ile birlikte durup durup kar yağdı.

Şaşılacak bir durum değil aslında.

Alıştım Dinar’ın soğuklarına.

Ben alıştım alışmasına da ya o minicik arılar ne yaptı acaba?

Sahurdan sonra eşimle karar verdik. “Öğleye doğru gidelim kontrol edelim. Kovan temizliklerini yapalım” dedik.

Sabah saat 10. 00 gibi Dikici köyü yakınlarındaki arıları koyduğumuz bahçemize gittik.

Ben her zaman yaptığım gibi sandalyemi ve kitabımı da yanımda götürdüm.

“Hani işlerden vakit kalırsa bir kaç sayfa kitap okurum” diyordum.

Ancak ne arar?

Biz onlara kış bakımı yaparken, kovanlarının içine kış yiyeceği olarak bal ve polen depolanmış petekler bırakmıştık.

Arı kovanlarını açtıkça, üç beş çıtalı arıların bazılarının petekler üzerine kümelenip donarak ölmüş olduklarını gördük.

Bir gece içinde soğuk onların kolonilerinin bazılarını dondurup öldürmüştü maalesef!

Aslında beklediğimiz bir şeydi. Neyse ki üç beş kovan kaybımız vardı.

Yine de “içimiz yanmadı!” der’sem yalan olur.

Akşam beşe kadar tek tek hepsini elden geçirdik.

Yarın da gideceğiz kovanlarının temizliği, besinleri ile ilgilenmeye devam edeceğiz.

Güneşi gördükleri anda mutlu bir şekilde, uçarak sütleğen çiçeklerine ve badem ağaçlarının çiçeklerine konarak besinlerini alıyorlar.

Doğa uyanmış artık!

Onlar çiçeklere konadursun, ben boş kaldıkça etrafta bulunan sütlü kenger dediğimiz şevketi bostanlardan, toklubaşı otundan, gelinciklerden, güneyik ve damar otundan biraz topladım.

Annem rahmetli “yavrım senede bir kere olsun ilkbahar gelinçi bu otlardan pişirip yiying! Şifa olur” derdi.

Arılar yerdeki karahindiba çiçeklerinin üzerine konarken çalıların altında “tirşik otu” dediğimiz gavur pancarlarını gördüm.

Ne zamandır bu otlardan yememiştim.

Arılar sanki bana rehberlik ediyorlardı. Birlikte hayallere dalarak arılar ile günü geçirdim.

Söylemesi ayıp, biraz lahana ve asma yaprağı sarmam, biraz da köfte olmasına rağmen onlara rağbet etmedim.

Toplamış olduğum yenebilen otları ayıkladım, birkaç su yıkadım onları.

Minik minik doğrayıp, zeytinyağında kuru soğan ile birlikte soteledim.

İftarda bundan güzel yemek mi olur?

“Anacığım senin ve bu dünyadan göçen tüm iyi insanların ruhuna varsın! ” diye dua ederek yemeğimi yedim.

İnşallah bu şifalı otları bulup ta yiyebilen herkese şifa olsun.

Bundan sonraki günlerde hedefim kömeç (ebegümeci) bulursam toplamak olacak.

Tabi ki arılardan fırsat olursa!

Günü değerlendirmek lazım diye düşünenlerdenim.

Gerek okuyarak, gerek çalışarak, gerek’se hayallere dalıp yazarak!

Ben kendimi böyle mutlu hissediyorum.

Peki ya siz?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.