Sabah…

21 Kas 2018 Çar 9:27
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mahmut KANMAZ

 

“Allah’ın seni hediyelere boğmadığını düşünme. Zira o sana her sabah, yeni bir gün hediye ediyor. En güzel hediye ve en büyük lütuf da, bu değil midir?”
Selam, sevgi ve saygılarımı sunarak, sözlerimize anlamlı bir mesajla başlamış olduk, sevgili arkadaşlarım.
Yeni bir günün başlangıcı, yepyeni umutların müjdecisi olan sabahlar, bugünkü yazımızın öznesi olacak.
“Her sabah aynaya gülümseyin. Ama bunu, lütfen her gün yapın ki, o vakit, yaşamınızda büyük bir değişim olduğunu göreceksiniz” demiş bir kardeşimiz.
“Çok istediğiniz bir hedef belirleyin. Öyle ki, sabahları yataktan fırlayarak kalkmanızı sağlayacak kadar, çok istediğiniz…” İnsanın böyle hedeflerinin olması ne kadar hoş bir durum değil mi?
“Her sabah yeniden diriliriz, en önemli şey, gün içinde ne yaptığımızdır” diyen bir bilge kişi, bence çok doğru bir yoldadır.

Marcus Aurelius da, “Sabah uyandığınızda yaşamanın, nefes almanın, düşünmenin, keyif almanın ve sevmenin ne kadar kıymetli bir ayrıcalık olduğunu düşünün” diyerek, bütün söylediklerimize, bir değer ve anlam kazandırmıştır.
“Sadece sabahın erken saatlerinde; görünmeyen görünür. Sadece sabahın erken saatlerinde, uzaklardaki güzellik ve ihtişam, tüm belirsizlikleri ortadan kaldırarak, ruhumuzun karşısında, bir kristal berraklığıyla belirir ve üzerimize iner” buyurmuştur, Sarah Smiley…
Mehmet Erenler’den alınan bir Tokat türküsü de, sabahın hayrına ve seherin insanın içine işleyen yönüne, dikkat çekiyor gibidir.

“Sabahın seherinde ötüyor kuşlar
Balınan yoğrulmuş o sırma saçlar
Kudretten çekilmiş karadır kaşlar
İşte bu gönlümün cananı geldi.
Seher vakti keklik çıkar kabana
Sallandıkça püskül değer tabana
Korkarım sevdiğim vara yabana
İşte bu gönlümün cananı geldi.
Yârim yine şekerlendin ballandın
Alınan yeşili geydin sallandın
Kırılsın kolların ne tez çullandın
Aç gözlerin aç, cananın geldi.”

 

Yöre Sivas İmranlı, kaynak kişi Mehmet Ali Torun… Bu türkümüz de, sevda, çeşme başı buluşmaları ve insanımızın yürek yangınları ekseninde dile gelmiş gibidir, değerli arkadaşlarım.

“Sabahtan erkenden gelmiş çeşmeye
İsterim testiden bir su içmeye
Ahdetmişim Güllü’m senle kaçmaya
Neden beni böyle derde düşürdün
Pınarın başında elimi yudum
Elinde bakracı geliyor Dudu’m
Ölüp te ağlattın yar benim bahtım
Neden muradımı gözümde koydun
Sabahtan erkenden kalk ta bize gel
Gerdana gülleri tak ta bize gel
Bugün bayram günü komşu kınanmaz
Eline kınalar yak ta bize gel…”

 

“Munzur Dağlarında kardeşini toprağa veren bir kız kardeşimizin feryadı ve yaktığı türkü var sırada. Kaynak kişi Mustafa Kul ve türkümüze mekân olan topraklar ise, Erzincan. Yine sabahın ve seherin yürek sızlatan acısı, anlatılmış bu ağıtta:

“Sabahtan estire bir kanlı sazak
Felek bize kurmuş kötü bir tuzak
Bilmem derdimizi kimlere yazak
Dağlar bana geri verin gardaşı
Munzur Dağı senin karın erimez
Erise de akarsuyun yerimez
Bizde derler, babasızlar büyümez
Dağlar bana geri verin gardaşı
Yandım gardaş yandım ben yana yana
Derdine düştüm de oldum divane
Zalım felek nasıl kıydın o cana
Dağlar bana geri verin gardaşı
Öle gardaş öle, gardaş bacısı
Yüreğe işlemiş çıkmaz acısı…
Allah’tan rahmet diliyoruz bütün yitip gidenlere. Şimdi de Bahri Altaş’tan alınan bir Kırşehir türküsünün, anlam zenginliğine bakalım dilerseniz:

 

“Sabahınan doğar seher yıldızı
Ne kostak geliyon gavurun kızı
Yanağı bal olmuş, dudak kırmızı
Her yanı da mahmur olmuş sevdiğim
Atımı bağladım ben bir yoncaya
Selam söylen gülü goncaya
Ben de meraklıydım beli inceye
Saramadım da, saran kollar kırılsın.”
“Her gece, güneşin doğuşuna ve her sorun, umuda yenilmeye mahkûmdur” demiştir, Bernard Williams.
“Sabahları attığım kahkahaları gerçek sananlar, akşam olsun da bir uğrasınlar yanıma” diyen bir kardeşimiz, ironiyle dolu duygularına açıklık kazandırırken, bir başkası da “Bu sabah, iki yeni hediye açtım. O iki hediye, gözlerimdi” şeklinde, ironi zenginliğine devam etmiştir.
“Gözlerini aç ki güneş doğabilsin. Zira çiçekler açabilmek için, senin güzel gülüşünü bekliyorlar” diyen bir yürek, ne denli övgüye layıktır takdirlerinize bırakıyorum.
Benzer manada, özlü ve bir o kadar da mesaj yüklü, bir aforizma var şimdi sırada: “Her sabaha, şükreden bir kalp ile uyanırsanız, içinizde yanan bir ışığın, önünüzü aydınlattığını göreceksiniz.”
Ne kadar güzel ve ne kadar derin anlamlar içeren, bir ifade değil mi?
“Sabah uyandığımda kendime, hayatta olmamın bir mucize olduğunu söylerim ve mücadeleme devam ederim” demek, yaşama pozitif enerji yüklemekle, eşdeğerdir bana göre, değerli dostlarım.

İnsanlar, bazen akşamın kasavetli saatlerinde, duygu yoğunluğunun da etkisiyle olsa gerek, sorunlarına çoğu zaman çözüm bulamaz kendince. Oysa sabahların ve yeni doğan güneşin, umut dolu bir yanı vardır her daim. Hani, denir ya hep, “Akşamın hayrından, sabahın şerri daha iyidir” diye. Yani umuda ve geleceğe, seherde “özlem” yüklemekten söz ediyorum. Onun içindir ki, şu ifadeyi kullanmak istiyorum, böylesi ikilemde olanlara; “Neyin ters gidebileceğini bırakın da, neyin iyi gidebileceğini düşünün…”
Sabahların umut ve hayır dolu bu yönünü, dile getirdikten sonra, bir bilge kişinin duygularına yer verelim dilerseniz.
“Uyku ölümün küçük kardeşidir. Uyanmak da, öldükten sonra dirilmek gibidir.” Çok doğru ve kesin bir anlam zenginliği.
Büyük halk ozanı Pir Sultan Abdal da, konuya bigane kalmamıştır. Demiştir ki:

 

“Sabahtan uğradım ben bir sunaya
Dedim Sunam gafletlerden uyana
Eğildim lebine bir buse kıldım
Dedim uyan, dedi var git o yana
İnci sedef mercan döken kâmildir
Kamillere hizmet eden kâmildir
Kamil otur, kâmil söyle, kamil dur
Kamil demem, cahil sözüne uyana
Bak şu kamet, şu gerdan, ne şuhane
Arz edeyim şu sultana şu han’a
Bizi bu aşkın od’una yakana
Umarım ki bizden beter o yana
Pir Sultan Abdal’ım, gönlüm harabat
Aşık isen bir gül için harebat
Menzil almaz bu meydanda harap at
Çevir başın dizginini, o yana.”

 

Bir Yozgat türküsünün anlam içeriği de, iki seven yüreğin birlikteliklerine aittir:
“Sabahınan esen seher yelimi
Benim gönlüm divane mi deli mi?
Durup durup yar göğsünü geçirir
Yoksa bugün ayrılığın günümü?
Gel seninle biz bir kavledelim
Kavilden karardan dönmemesine
İkimiz bir dala yuva yapalım
Başka daldan dala konmamasına.”

 

Sabahlar üzerine, onun getirdiği güzellikler ve bizlere sunduğu değerler üzerine söyleyebileceklerimiz, aşağı yukarı bu kadar değerli arkadaşlarım.
Sözlerimizi, yine anlam ve gizem dolu bir bilgi zenginliğiyle noktalayalım istiyorum.
“İyilik yap ve unut. Bir gün, bir sabah, mutlaka yeşerecektir onlar… Dünyada, sincapların kazara yetiştirdiği milyonlarca ağaç vardır… Zira, daha sonra yemek için, toprak altına gömdükleri tohumların bir kısmını asla geri bulamazlarmış bu sevimli hayvancıklar…”

Doğal seleksiyon ve doğal dengenin, daha net bir açıklaması olamaz diye düşünüyor, bir başka konuda, yeniden buluşmak düşüncesiyle, hepinize sağlık ve mutlulukla birlikte, hayırlı, kazançlı ve bereketli sabahlar, temenni ediyorum.
Hoşça kalın sevgili arkadaşlarım…

 

Benzer Haberler

KANA-KANA Kahkaha ile gülmek 13 hastalığa iyi geliyormuş. Keşke güldürseler de gülsek!…...

Yorum 
0

Yrd. Doç. Dr. Mehmet YALVAÇ 30 Nisan 2019 tarihli Kent Gazetesi baş sayfada “Atatürk Heykeline...

Yorum 
0

Ramazan Düşünceleri: “İlahi Plan” Metin MERCİMEK “ALLAH, BU EVRENDE OLAN HER...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KANA-KANA Kahkaha ile gülmek 13 hastalığa iyi geliyormuş. Keşke güldürseler...

Atatürk Heykeline Çirkin Saldırıyı ...

Yrd. Doç. Dr. Mehmet YALVAÇ 30 Nisan 2019 tarihli Kent Gazetesi baş sayfada...

“İlahi Plan”

Ramazan Düşünceleri: “İlahi Plan” Metin MERCİMEK “ALLAH,...

FOX Televizyon Spikeri Fatih Portak...

Nejat TAŞKIN   Hafta içinde televizyonu açtığımda ve saat 19.00 haberlerine...

MEMLEKET SEKME (SEK SEK)

60-70 Yıl Öncesi Çocukların Okulda ve Sokakta Oynadıkları Oyunlar   MEMLEKET...

Beklenti

Mahmut İhsan KANMAZ “Yaşamın altın formülünü veriyorum!… İnsan,...

SANEM

Sevdanın yükünü aldım eynime Divane aşığım gezerim Sanem Hasret ateşini...

NEYLEYİM

Neyleyim dünya malını, Bana nimetin yeter, Neyleyim parayı pulu, Bana sevgin...

Kilis Müzesi taşınıyor

Kilis Müzesinin tarihi Sabunhane binasına taşınarak, eserlerin artık burada...

Polisten sokakta dolandırıcılık uya...

Kilis İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü...

Biçerdöverle ürün hasadı kontrol ed...

Kilis İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, hububat alanlarında...

Tamir olan oyuncaklar yola çıkmaya ...

Kilis Barosu ile Kilis Offroad Kulübünün katkılarıyla düzenlenen “Atma...

Öğrenciler hayalet fener tasarladı...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Elektrik-Elektronik...

Dünya Hipertansiyon Günü etkinliği...

Kilis’te, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından iftardan sonra Dünya hipertansiyon...

Başarılı öğretmenler ödüllendirildi...

Kilis’in Musabeyli Kaymakamı Ertuğrul Avcı, başarılı öğretmenleri ödüllendirdi....

Engelli bakım merkezinde kalan çocu...

Kilis’te Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde, Engelsiz...

İşyerinde uyuşturucu ele geçirildi ...

Kilis’te bir işyerinde yapılan aramada, uyuşturucu metamfetamin maddesi ele...

Oylum’da Ramazan Şenliği

Kilis Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Merkezi Birimince “Ramazan...