Dolar 8,1546
Euro 9,8169
Altın 466,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
28°C
Parçalı Bulutlu
Per 28°C
Cum 30°C
Cts 33°C
Paz 33°C

Sadaka Kültüründen Gelenlerden Misiniz?

Sadaka Kültüründen Gelenlerden Misiniz?
REKLAM ALANI
A+
A-
11.03.2021
12
ABONE OL

Sabahattin YARAR

 

Ülkenin ekonomik gündemi güncelliğini korurken, virüs belasının da üstüne gelmesi, yanlış uygulamaların tuzu biberi oldu. Ekonomik yönden bir çıkmazın içinde bocalayan ülkemiz, zaten geçim sıkıntısı içindeki emekli ve esnaflarımızı, yoksul halkımızı koruma ve kollama görevini gereği gibi yapamamak durumunda kaldı.

İktidarın uzun yıllardır uyguladığı başarısız ekonomik politikalar, başta Merkez Bankası kaynaklarını, döviz rezervlerimizi eksi pozisyonlara kadar düşürmüş, dolar ve diğer yabancı paralar karşısında TL büyük kayıplar yaşamıştır. Yoksulluk ve açlık sınırları artık kabul edilemeyecek rakamlara erişmiş bulunuyor.

Bugün ekonomimizden değil, bu koşulların neden olduğu sıkıntılardan, sadaka kültüründen yetiştiği belli birinden söz edeceğim. Bu nedenle de çok irdelenmesi gereken ekonomik verileri kısaca açıklamak gereği duydum.

Sosyal medyada, yapılan bir söyleşide, geçinemediğinden yakınan bir emekçinin, evine iki yıldır et alamadığını söylemesi, Yeni Şafak yazarı Hasan Öztürk’ün tepkisini çekmiş, kızmış ve yakınan kişiyi yalancılıkla suçlamış. Parasızlığı, yoksulluğu, geçim koşullarını bir tarafa iterek insanımızı Kurban Bayramı eti ile tanımlamıştır.  “İki yılda iki Kurban Bayramı var. Mutlaka birileri et getirmiştir. Yemişsinizdir, neden yalan söylüyorsun” gibisinden bir davranış göstermiştir.

Daha önce bir zat-ı şahanenin “kuru ekmek buluyorsan, zaten doyuyorsun” demesi gibi bu Hasan ağa ada Kurban eti ile kafayı bulmaktadır. Kurban Bayramlarında her kesimin evine et girdiği gibi bir söylemde bulunmak küçüklüğünü göstermiştir. Şimdi karnı tok, birkaç yerden sebeplenen birisi olabilir ama bu düşüncenin sahibi mutlaka sadaka kültüründen gelmiş, sonradan görmenin birisidir.

Bir gazeteci olarak, satın alamamakla, sadaka olarak almak arasındaki farkı göremiyorsa, belli bir amaca hizmet için yalakalık yapıyor demektir. Dört beş yerden maaş alanlarla, yalaka basın mensuplarının edinimleri, et alamayan insanların gözyaşlarıdır.

Kazancı ile satın almanın, helal lokma yemenin anlamı ile sadaka ile beslenmenin anlamını çözümleyemeyen bu zat, iki bayramdan söz ederek, nasıl olsa yiyorsunuz demeye getiriyor lafını. Böylece¸ bayramdan bayrama yeseniz de olur düşüncesini açıklamaktan çekinmiyor.

Devekuşu gibi, kafasını kuma gömenler, görmemezlikten gelenler, üstüne bir de insanları yalancılıkla suçlayanlar için; “Allah sizleri de böyle durumlara muhtaç etsin. Gerçeği inkârın ne demek olduğunu göstersin sizlere…” demekten kendini alamıyor vicdanı olan. Kurban etine muhtaç olup, (getiren veren olursa) çoluğuna çocuğuna yılda sadece iki kez et yedirmenin güzelliği sizlere de nasip olur inşallah diyelim.

Dilimize, kalemimizin ucuna gelenleri yazsak, başımız beladan kurtulmaz inanın ki. Sizler de içinizden neler düşünürsünüz bilmem. İnsanlarımız, yurdumuz için iyi dileklerde bulunmaktan başka bir şey gelmiyor elimizden… Müslüman bir ülkenin, Müslüman fertleri dinin gereklerini hakkıyla yerine getirse, bütün bunları konuşmamıza, yazmamıza gereksinme kalmaz zaten. O da yok ki!?…

Yeniden buluşalım…

 

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.