Dolar 32,7682
Euro 35,0901
Altın 2.459,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 38°C
Açık
Kilis
38°C
Açık
Cts 36°C
Paz 35°C
Pts 37°C
Sal 38°C

Sağırname ve Sağır Kâtip Divanı “Hasan Şahmaranoğlu”

Sağırname ve Sağır Kâtip Divanı “Hasan Şahmaranoğlu”
A+
A-
15.05.2023
254
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“KİLİS KÜLTÜRÜ BİR HAZİNEDİR. KİLİS MANTIK ŞEHRİDİR, ŞU KADAR MEDRESESİ VAR, ŞU KADAR CAMİSİ VAR, ŞAİRLERİ, YAZARLARI VAR. BU SÖYLENENLER HEP HAVADA KALMIŞ, AĞIZDAN AĞIZA, BABADAN OĞULA ANLATILMIŞ, AMA YAZILI BİR ŞEY ORTAYA ÇIKARMAMIŞLAR.”

Hasan ŞAHMARANOĞLU
Şair, Yazar ve Araştırmacı

Kilis kültürünü ön plana çıkarmak isteyen Yazar ve Araştırmacı Hasan Şahmaranoğlu, “Sağır-Nâme ve Sağır Kâtip Divanı”nın içeriğini kısaca şu şekilde açıklamıştır. Sağır Kâtip’in torunu Abdurrahman Deli Vaiz, Kilisli Muallim Rıfat Bilge’den dedesini kaleme almasını talep eder. Rıfat Bilge de “Dedeniz Sağır Kâtip’i kaleme almam hususundaki teklifiniz bir iltifat ve teveccüh eseri olmaktan başka bir şey değildir. Faydalı olursam ne mutlu?” diye cevap verir ve aşağıda gösterilen önemli görüşünü 07.07.1932 yılında dile getirir. Şimdi Rıfat Bilge’nin Sağır Kâtip hakkındaki yazısını kısa olarak birlikte görelim:
“Sağır Kâtip, Selçuklu hanedanlarından Sultan Sancar Hafidi Abdurrahman oğlu Ahmet Bey’in oğludur. Babası o zaman Kilis’e göçmüştür.
Sağır Kâtip, 1200 (1784) tarihinde Kilis’in Bölük Mahallesi’nde dünyaya gelmiş, daha küçük yaştayken babasını kaybederek yetim kalmıştır. Bu yavrucağın okumaya olan hevesi, zekâ ve kabiliyetinin fevkaladeliğini görenler, ondan hayranlıkla bahsetmekten kendilerini alamadılar. Sağır Kâtip, az zamanda müftü kâtipliğine irtika etmişti. Derin bilgisinin uyandırdığı, şehrin ve bütün civarın müşküllerinin çözülme merkezi olmuştu.


Bir gün bir ihtiyar kadıncağız, müşkülünün halli için fetfâhâneye uğrar. Otururken gayriihtiyarî çıkardığı bir kaza yüzünden çok mahcup olur. Bu hali sezen müftü kâtibi, kadına ne istediğini sorar. Bu suale verilen cevabı duymazlıktan gelerek, bağırmasını, fazla bağırmasını, kulaklarının son zamanlarda çok ağırlaştığını, Sağır olduğunu bildirir. Bu uydurma sağırlık, kadını çok memnun eder. Kadın müşkülünü halledip giderken: Allah’ıma çok şükür, bu zat sağır olmasaydı benim halim nice olurdu? Demekten kendini alamaz.
İşte o günden itibaren Sağır Kâtip 20 sene müddetle ve kadın ölünceye kadar sağır kaldı. Kadını defnedip dönerken kendisine bağırarak söz söyleyenlere: “Artık bağırma zahmetini bırakın. Ben sağırlığı toprağa gömdüm” dedi. Bu olay memleketinde hala dilerin destanıdır. Bu hadiseyi büyük üstâd Sağır-nâme’sinde şöyle anlatır:

SAĞIR-NÂME

SÖZ GÖRENLER KALMADI, AMA FELEK
BEN SAĞIR, KÖR KÂİNAT, YOK BUNDA ŞEKK.

HER GIYÂBI GÂİB ETTİM NÂGİHAN
SAĞIR OLDUM DA ALEYH OLDU AYÂN.

Bu kadar ferâgâtkâr olan Sağır Kâtip, bir et ve kemikten ziyade bir ruhtu. İncitmekten büyük bir incinmek duyardı.”
07. 07. 1932
Kilisli Muallim Rıfat

Kilis’in kültürel değerlerine her zaman sahip çıkarak bizlere “Sağırname ve Sağır Kâtip Divanı”nı tanıtan ve aydınlatan Şair, Yazar ve Araştırmacı Hasan Şahmaranoğlu’nu candan kutluyor ve bu konuda araştırmalarının devamını diliyorum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.