Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Göğüs Cerrahi Polikliniği Hakkında

14 Şub 2018 Çar 22:31
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mehmet NACAR

 

Son yıllarda hastanelerimizde bir takım nahoş olaylar yaşanmakta. Bazı hastanelerde doktorların dövüldüğü, bıçaklandığı hatta öldürüldüğü haberleri basında haber konusu olmakta… Bu olayların nedenleri ve çözüm yolları araştırıldı mı, çözüm için gerekli adımlar atıldı mı, bilmiyorum.

Bence olayların nedeni hasta yoğunluğu, bazı hasta yakınlarının kendilerini özel sayarak özel muamele beklemeleri, doktorlarımızın yoğun çalışma stresi içinde olmaları, siyasetin hastanelere el atması, ömürlerinin yarısını verdikleri eğitimin yeterli parasal karşılığını tam olarak almamaları vs. gibi birçok nedenleri vardır.

Hastalığım nedeniyle Gaziantep’te üç özel hastaneyi dolaştıktan sonra Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesinde Göğüs Cerrahi Polikliniği’nde tedaviolmaya karar verdim.

İlk zamanlar endişeliydim. Çünkü basından okuduğum kadarıyla üniversite hastaneleri dolar kurundaki aşırı yükselmeden dolayı medikal firmalarından malzeme almakta sorun yaşıyordu. Bu konuda devletten yeterli desteği de alamıyordu. Ayrıca darbe sonrası akademisyen kadroların birçoğunun uzaklaştırılmış olması gibi nedenlerden dolayı endişeliydim.

Kader ve kısmet deyip ilgili polikliniğe başvurdum. Çünkü tedavimi yapabilecek özel hastaneler devlet katkısına ek olarak iki üç kat fazla ücret talebinde bulunmuştu.

Anayasamızda eğitim ve sağlık hizmetlerinin ücretsiz olduğunu belirleyen maddeler var. Üstelik birinci dereceden emekli devlet memuruyum. Buna rağmen bazı özel hastanelerde yaptırdığım tetkik, tahlil, endoskopi gibi hizmetler karşılığında devletin yaptığı ödemeler dışında, ek olarak iki bin lira para ödemek zorunda kaldım. Bu benim bir aylık maaşım…

Daha önce kısa adıyla Tıp Fakültesi Hastanesinde dört kere ameliyat olmuştum. Hepsinden de memnun kaldığım için yine aynı hastaneye yöneldim.

Çok da iyi etmişim. Çünkü Göğüs Cerrahi Polikliniği’nde iki değerli hocamızı tanıma fırsatı buldum.

Bölüm Başkanı Prof. Dr. A. Ferudun Işık ve Prof. Dr. Maruf Şanlı beyefendiler…

Ben Prof. Dr. Maruf Şanlı’nın hastasıydım. Ancak, her iki hocamızdan da sıcak ilgi gördüm.

Yazılarımı takip eden okurlarım iyi bilirler ki, ben birini kolay kolay övmem. Tarzım eleştiridir. Bu nedenle bu yazıda belirttiğim konuların gerçek olduğundan kimsenin şüphesi olmasın.

Sözünü ettiğim iki hocamızın kendi branşlarında ileri derecede bilgi, beceri ve yeteneklere sahip oldukları şüphe götürmez. Bunun yanında çok önemli bazı özelliklere de sahipler.

Tıpta kazandıkları bilgileri kendi zekâlarının hamurunda yoğurduklarına inandım.

Son derece centilmen, saygılı ve hastalarıyla ilgili insanlar. İstediğiniz zaman görüşebiliyor, istediğiniz bilgileri eksiksiz alabiliyorsunuz.

Her ikisinin de yüzleri ışıltılı, güler yüzlü, güven veren bir kişiliğe sahipler.

Doktoruna güvenmeyen hastanın tedavisi eksik kalır.

Bu iki hocamızın yanında bütün hastalar eşit. Serviste günlük kontrolleri bizzat kendileri yapıyorlar. Şikâyet varsa dinliyor, çözüm yollarını uyguluyorlar.

Kendini beğenmişlik yok. Güleryüz ve hizmet var.

Üstte yazdığım gibi hizmet aldıkları medikal firmalarla (eğer varsa) yaşanan sorunları hastalara yansıtmıyorlar. Tedavide asla eksik ve kusur yok.

Ne kadar yoğun çalıştıklarını ancak orada tedavi olanlar görüp anlayabilir. Hastaların muayeneleri, tahlil, tetkik ve bir takım cihazlardan alınan sonuçların takibi, haftanın belirli günlerinde yapılan ameliyatlar, servisteki hastalara günlük ziyaretler, tıp doktoru adayı olan öğrencilerin eğitimleri ve daha sayamadığım birçok hizmet bu iki hocamızın omuzlarında.

Hiç de şikâyetçi değiller.

Doktor olmak ayrı, insan olmak ayrı… İkisini bir arada her zaman bulmak zor oluyor. Sayın hocalarımızda her ikisi de fazlasıyla mevcut.

Tabi ki, teşekkür ediyorum.

Ancak bu yazı teşekkür yazısı değil. Özlenen, aranan, zor bulunan iki hocamızın tanıtım yazısıdır. Ve marifet iltifata tabidir.

Başarılarının artarak devam etmesini dilerim.

Benzer Haberler

SAAT Türkiye’de her saat başı bir kişi trafik kazasında ölüyormuş. Vakti, “saat”i...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, toplum ve insanlar için en kutsal değerlerden iki tanesi, bağımsızlık...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “EVLİLİK BİR GÜL BAHÇESİ DEĞİL, BİR MÜCADELE SAHASIDIR.” Hepimiz...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

SAAT Türkiye’de her saat başı bir kişi trafik kazasında ölüyormuş....

23 Nisan Kutlu Olsun

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, toplum ve insanlar için en kutsal değerlerden...

Evlilikte “Ben mi”, Yoksa “Biz mi?”

Metin MERCİMEK “EVLİLİK BİR GÜL BAHÇESİ DEĞİL, BİR MÜCADELE SAHASIDIR.”...

23 Nisan ve Ulusal Egemenlik

Bundan tam 98 yıl önce, 23 Nisan 1920 tarihinde, halkın iradesinin temsil edildiği...

HEMŞERİM

İnsanı aşiret can katar cana Akpınar suyundan iç kana kana Sucuğu, bastığı...

23 Nisan coşkuyla kutlandı

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm yurt genelinde olduğu gibi,...

“Hâkimiyet kayıtsız şartsız milleti...

Vali Mehmet Tekinarslan, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun...

Bir günlüğüne Vali oldular

Kilis’te öğrenciler 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle...

Yoldaki çukurlar sürücülere zor anl...

Kilis’te vatandaşlar, yollarının yapılmasını istiyor. Aşırı yağışlar...

Nakliyecilerin sorunları masaya yat...

Kilis Nakliyeciler Derneği Başkanı Mahmut Şahin Kara’nın verdiği yemekte...

ADD ve CHP’den alternatif kutlama

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının 98. yıldönümü etkinlikleri...

BTP’de Merkez İlçe Kongresi y...

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Kilis Merkez İlçe Kongresinde, Zekeriye Bülent...

MHP Genişletilmiş il istişare topla...

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kilis İl Başkanlığı tarafından Genişletilmiş...

Yıllık işletme cetveli bildirimi 30...

Kilis Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Ercan Dadlı, 2017 Yılı Yıllık...

“Ebeler hayatı tutan ellerdir”

Kilis İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Metin Demir, 21-28 Nisan Ebeler Haftasını...

Yeniden Doğuşun Müjdesi: 23 Nisan...

Ahmet BARUTÇU Mustafa Kemal, 23 Ağustos 1923’te geriye bakarak bir değerlendirme...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

HAK Türkiye, orman katliamında ilk 10’daymış. Birinciliği elimizden kim...

23 Nisan 1920… 23 Nisan 2018

Nejat TAŞKIN    TBMM’nin kuruluşunun 98. Yılını kutlamanın heyecanını...