Dolar 32,1928
Euro 34,8443
Altın 2.460,13
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 31°C
Az Bulutlu
Kilis
31°C
Az Bulutlu
Per 23°C
Cum 24°C
Cts 26°C
Paz 28°C

Şair – Yazar Üzerine

Şair – Yazar Üzerine
A+
A-
29.08.2023
105
ABONE OL

Göher GÜLER

Öncelikle belirtmek isterim ki; şair ya da yazar değilim. Kendi çapımda dilim döndüğünce bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Elbette ben de isterim, şair/yazar olmayı. Şair ya da yazar olmak “kırk elekten geçmek” ister. “Ben yazarım, şairim” demekle şair/yazar olunmuyor. İncelikleri var bu işin. Bilgi donanımı ister. Edebiyatı A’dan Z’ye bilmek ister.

Edebiyat öğretmeni değilim lakin bu yazıyı yazma gereği hissettim. Edebiyat öğretmenlerimin affına sığınıyorum bu nedenle…

Geçenlerde sosyal medyadan biri arkadaşlık isteği gönderdi, profilini inceledim, kabul ettim.

Özelden yazdı, “beni tanıyor musun” diye? Ben de tanımadığımı ve tanımak zorunda olmadığımı söyledim. “Vay efendim, beni nasıl tanımazsın, ben ünlü bir yazarım, beni tanımayan yok. Şu kadar adet kitabım var, şu konu üzerine yazıyorum. Eğer beni tanımıyorsan, hiç kitap okumuyorsun!” demez mi?

“Yazarım” diyen Zat-ı Muhterem ile yazışmamızı aklımda kaldığı kadarıyla aktarıyorum:

– Gogıla gir bi bak bakim, kaç kitabım varmış.

– Gogıl değil Beyefendi, Google.

– Neyse önemli değil, diyor beyefendi.

– Sen ordan bak ben kim mişim? Ayrıyetten başka konularda da yazıyorum. Ayrıyetten şunu şunu da yazıyorum. Ayrıyetten şu yeteneklerim de var. Bazenleri de şiyir yazıyorum diyor.

Sayfasını tekrar inceledim, “fake hesap” mı diye; değil. Google baktım, evet, bahsettiği kitaplar var…

Ünlü yazar olduğunu söyleyen bu zat-ı muhterem’e, cevap yazdım: “Ben ünlü bir yazarım” diyebilmeniz için, önce hitap şeklinizi düzeltmeniz gerekir. Bana “sen” diye hitap edemezsiniz. “Gir bi bak” diyemezsiniz. Yani, hitaptan bîhabersiniz ve çok kabasınız. Yazar ince ruhlu ve nazik olur. İmlâ kuralı hiç yok. “Ayrıyeten, bazenleri, deyil, şiyir, şayir vb.” gibi kelimeleri kullanan ve “ben ünlü bir yazarım” diyen biri yazarlık vasfı taşımaz, benim gözümde. Önce bunları bir öğrenin, sonra sizin ünlü yazar olup/olmadığınızı tartışalım.

“Ben imlâya hataya bakmam, yazımı yazar geçerim. İmlâya bakma, yazı ne anlatıyor ona bak. Bu arada şiyirlerin de fena deyil.”

Şiyir değil beyefendi, şiir. “Deyil” değil, “değil” olacak. Noktalama işaretleri doğru kullanılmayan yazılar okunmuyor. Yazı birbirine giriyor beyefendi.

“Sen ne anlarsın yazardan şayirden” deyip noktayı koydu. Yazdıklarını sildi ve beni engelledi…

Efendim; ben edebiyat öğretmeni değilim. İmlâ kuralları konusunda da pekiyi değilim; ancak, nokta nereye konur, virgül nereye konur, soru işareti nereye konur, az buçuk bilirim. Yani demem o ki; yazılarda ve şiirlerde imlâ kuralına hiç önem verilmiyor. İmlâ hatası olunca yazıları ve şiirleri okumak oldukça güçleşiyor. “Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp” demiş, atalarımız.

Ben, bu konuda Uğur Elhan Öğretmenime müteşekkirim. Yılmadan bıkmadan, usanmadan benden desteğini esirgemiyor. Sizler de bir edebiyat öğretmeninden ya da imlâ kurallarını iyi bilen bir yakınınızdan destek alabilirsiniz; zira imlâ kuralına uymayan yazılar; elini yüzünü, gözünün çapağını yıkamadan dışarı çıkan insanlar gibi görünüyor bana göre. Yazı birbirine giriyor ve anlam kayması oluyor. Yazı ya da şiir özelliğini kaybediyor…

Özellikle bazı gruplarda; imlâ kuralı nerdeyse sıfır, paylaşımlar yapılıyor. Altına, “şair falanca”, “yazar filanca”, “yazar-şair falanca” gibi unvanlar yazılıyor. Yorumlarda da “kalemdaş” sözcüğü kullanılıyor sık sık. Üstelik “kalemdaş” kelimesi doğru bile yazılmıyor. Kalem daş şeklinde ayrı yazılıyor…

Dedim ya; ben öğretmen değilim. Sadece Edebiyat heveslisiyim!

Sürçi lisan ettiysem affola…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.