Dolar 32,2020
Euro 35,0069
Altın 2.504,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 30°C
Az Bulutlu
Kilis
30°C
Az Bulutlu
Paz 30°C
Pts 32°C
Sal 32°C
Çar 30°C

Sanal Âlemden Biraz Uzaklaşalım

Sanal Âlemden Biraz Uzaklaşalım
A+
A-
12.07.2018
360
ABONE OL

Uğur KEPEKÇİ

 

Bir önceki yazımızda, sosyal medyanın bizlere ne kazandırdığı, ne kaybettiği noktasında bazı tespitler yapmıştık. Faydasından daha ziyade, zararlarını dile getirmiştik.
İletişim çağında, elbette sosyal medyanın ya da akıllı telefonların hayatımızdan çıkarılması, ya da uzak durulması imkânsız ama biz burada ölçülü davranmanın gerekliliğini dile getirmek istedik.
Yaşadığımız sosyal hayat; insanları daha kolaycı, daha bencil bir yapıya kavuşturduğu için insanımız daha az çaba ile elindeki cihazla, sözüm ona dünyayı avucunun içine almakta, işin erbabından doğru bilgeye ulaşmak yerine; hem cehlini gizlemek, hem de nefsini tatmin etmek yoluna gitmektedir. Bu yolla zihni bilgi kirliliğiyle dolmakta; gönlü yanlış sevdalara, boş uğraşlara kaymaktadır.
Geçtiğimiz Cuma günü, Cuma namazı için camideyim. İmam vaaz ediyor ancak cemaatin gençleri, bazı iş adamları; ellerinde cep telefonu, imamın nasihati yerine kendi âlemlerinde seyrediyor, elindeki cep telefonuyla…
Ezan okundu, cumanın ilk sünneti kılındı. İmam hutbeye çıktı tekrar eller cebe, telefonlarla uğraşa devam…
Bir cenaze merasimindeyim; bir yandan vefat eden defin oluyor, tefekkürün en mükemmelinin yapılacağı yerde; yine eller, gözler ve zihin telefonda. İmam bağırıyor; “Cemaat Allah için okunan Kur’an’ı dinleyin.”
Gelelim işyerlerine… Personel elinde cep telefonu, kendi halinde her biri bir köşeye çekilmiş, işyeri sahibi aman müşteri gelsin para kazanalım diye çırpına dursun, müşteri ilgisizlikten alışveriş yapmadan dükkânı terk etmekte.
Evler daha mı iyi? Daha kötü, daha kötü…
Babanın âlemi farklı, annenin gündemi farkı, kızın gündemi farklı, oğlanın gündemi farklı; her biri evin bir köşesinde, elinde cihazı kendi âleminde. Küçük bebeler zaten güvende(!) doğduğundan beri telefon ve tabletle çok yakın ilgisi var. Dili henüz yeni dönmeye başlarken çizgi filim kahramanlarının adını çok güzel söyleyebiliyor.
Sokaklar daha mı farklı? Allah muhafaza, araba falan kullanıyorsanız cadde ve sokak aralarından her an elinde telefon olan biri çıkabilir. O sizi fark etmez. Siz onu fark edecek ve koruyacaksınız yoksa kazaya kurban gidecek.
1,5-2 yaşlarında bir çocuk caddede bağırarak ağlıyor. Ama avazı çıktığı kadar… Biraz yaklaştım. Çocuk yeni konuşuyor. Anlamaya çalıştım.  “yutubumu açın!” Babası, “yavrum burada internet bağlantısı yok” diyor. Çocuk ağlamaya bağırmaya devam: “ben yutubumu isterim, yutubumu açın!”
Beyler, bayanlar; gençler, ihtiyarlar; en azından çoluk çocuk evlerinizdeyken, telefonlarınızı bir süre diğer odaya koyun, sessize alın ya da kapatın. Kendinize ve ailenin diğer fertlerine zaman ayırın. Bu kadar koparmasın sizi sanal âlemler, gerçek âlemlerden… Sonra acısını hep birlikte çeriz haberiniz olsun.
Birazcık tefekkür edebilmenizi sağlayabildikse ne mutlu bize, sağlıcakla kalınız.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.