Dolar 8,5649
Euro 10,1000
Altın 485,73
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 29°C
Parçalı Bulutlu
Kilis
29°C
Parçalı Bulutlu
Cts 32°C
Paz 33°C
Pts 34°C
Sal 34°C

Sarı Gelin Söyleyip Alabalık Tutmak

Sarı Gelin Söyleyip Alabalık Tutmak
REKLAM ALANI
A+
A-
28.07.2021
34
ABONE OL

Mehmet KILIÇOĞLU

Yine bu mevsimdi. Çığşar Yaylası’nda biz dört dost, Karasu’ya alabalık tutmaya gidecektik. Başkanımız, abimiz Ahmet Çığşar, ben, bacanak Hüseyin ve Durmuş abinin damadı Feridun.

Biz üçümüz enişte ve öğretmeniz. Ahmet abi, kayınçomuz. Ama bizim çok kıymetlimiz. Çevrede, herkes O’nu Mayk Ahmet olarak bilir. Mayk adını Ona, Yılmaz Güney Karacaoğlan’ın Kara Sevdası filmini çekerken, çevikliğine, koşmasını sevmiş ve takmış (1958).

Ahmet abinin arabası var. Bize tatlı tatlı anlatıyor. “Karasu’da çok güzel alabalık var. Su ve doğası çok güzel… Biz altmışların başında beş on arkadaş jiple gittik. Bir hafta kaldık. İyi alabalık yedik, içtik, eğlendik” diyor. Hüseyin bacanak, “İlle gidelim, Karasu’yu görelim. Alabalık tutalım, demlenip söyleşelim”diyor. Feridun ve ben de “Tamam” diyoruz.

Bir gün önceden hazırlıklarımızı yapıyoruz. Ekmek, olta, sebze ve diğer malzemeleri hazırlıyoruz. Ahmet abinin arabasının arkasında her şey tamam. Mangal, şişler, bardaklar, şişeler tamam.

Sözleştiğimiz gibi sabaha karşı Çığşar’dan çıkıyoruz. İki saatten fazla gideceğiz. Yolu Ahmet Abi biliyor. Andırın’a girmeden, orman dairesinden Göksün yoluna dönüyoruz. Bir süre gittikten sonra, sağa sapıyoruz. Yol biraz bozuk. Epey gidiyoruz. Bir köyden geçiyoruz. Karasu’yun çıkış gözesi başlıyor. Bütün yol boyunca, Ahmet abi bize yaşadığı birçok farklı olayı anlatıyor. Yılmaz Güney dendi mi her şey değişiyor. “O başka bir adam. Yiğit bir insan, ben Yılmaz Güney’i çok severim. “diyor.

Biz, çevreye bakıyoruz. Güneş çevreyi aydınlatıyor. Bir dereye iniyoruz. Sağ tarafımızda gürültülü su sesi geliyor. Karasu çok coşkun akıyor. Bir kilometre kadar dereyi takip ederek daha düz alanlara ulaşıyoruz. Su belli bir durgunluğa ulaşmış, göletler oluşmuş. Ahmet abi “Biz geçmişte buraya kamp kurmuştuk. Alabalıkları bu göletlerde tutmuştuk” diyor. Büyük bir göletin yanında duruyoruz. Eşyalarımızı, arabadan çıkarıyoruz. Koyu gölgeye yerleşiyoruz. Hüseyin ile Feridun balık peşine düşüyor. Ben ateş yakacak yeri ayarlayıp, odun topluyorum. Sebzeleri yıkıyorum. Ahmet abi arabadaki teybi ayarlıyor. Muazzez Abacı, Orhan Gencebay ve sevdiğimiz şarkıları çalmaya başlıyor.

Bir süre sonra Hüseyin ve Feridun eli boş dönüyor. Koca Karasu’da alabalık kalmamış. Bir kişiye rastlamışlar. “Gübre kullanarak bütün balıkları öldürdüler” demiş.

Biz yanımızda götürdüğümüz malzemelerle bir sac kavurma yaptık. Bu işi en iyi Feridun yapar. Masamız yere serilmiş gazeteler. Teypte “SARI GELİN” çalıyor. O sıralar, Yavuz Bingöl söylüyor. Yeniden ünlenmiş. Feridun “Salkım Hanımın Taneleri” filmini izlemiş. Bu türkü orada bir sürgün tarafından söyleniyormuş. Ama Feridun anlatınca daha etkili oluyor. Gölge koyu, ayağımız Karasu’yun içinde biz hem demleniyoruz hem de SARI GELİN’i hep birlikte söylüyoruz. Bu hoş söyleşme alabalık bulamayışımızı bile unutturuyor.

Zaman akıp gidiyor. Mayk Ahmet abimiz, çocukluğunu, şoförlüğünü, fırtına gibi geçen gençliğini anlatıyor. Ara bir gölete girip serinliyoruz. Zaman ikindiyi bulmuş, başımız bir hoş dumanlanmış. Eşyalarımızı topluyoruz. Arabaya yerleşiyoruz. Ahmet abi daha güzel kullanıyor arabayı. Hep bir ağızdan SARI GELİN’i söylüyoruz. Çığşar’a dönüşümüz muhteşem oluyor.

İşte bize bu güzellikleri yaşatan güzel insan MAYK AHMET abimiz, 2008/15 Şubat’ta ansızın bizi bıraktı, uçtu gitti. Allah rahmet etsin. Huzur içinde yatsın. Bizler artık Karasu’ya gidemiyoruz. O güzel piknikleri yapamıyoruz. SARI GELİN türküsünü söyleyemiyoruz.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.