Dolar 32,2043
Euro 35,0774
Altın 2.526,17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 31°C
Az Bulutlu
Kilis
31°C
Az Bulutlu
Sal 32°C
Çar 30°C
Per 25°C
Cum 25°C

Şeb-i Arus “Vuslat Gecesi”

Şeb-i Arus “Vuslat Gecesi”
A+
A-
22.12.2020
358
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“İNSAN İKİ KEZ DOĞAR, BİRİNCİSİ ANNESİNDEN İKİNCİSİ DE KENDİ BEDENİNDEN. ASIL DOĞUŞ İSE KENDİ BEDENİNDEN OLANIDIR.”
Günlerimiz, aylarımız, yıllarımız, hatta ömrümüz geçse de bizler Büyük  Düşünür Hazreti Mevlana’nın görüş ve düşüncesinden, sevgisinden, ilkesinden velhasıl hakikat felsefesinden durmaksızın feyz ve ilham almakta devam etmekteyiz.
Şeb-i ARUS düşüncesine geçmeden önce varoluşun amacı nedir? görüşüne bir göz atalım. Varoluş, insanın kendi var olmasını hissettirmektedir. Her yeni doğuşta var olmanın tatmini yaşanır. Tanrı’nın varlığı tüm varoluşlarda araştırılır ve görülür. Yaşamın kendisinde Tanrı’nın isteği vardır. Çünkü her zaman O’na sığınır, Ondan yardım ister ve O’na şükrederiz. Bu istek, insana hem kendini hem de değerlerini hissettirir. Bunlar Tanrı aşkı, doğa aşkı ve sevgili aşkı gibi…
Şeb-i ARUS nedir? Şeb-i ARUS, Büyük Düşünür Hazreti Mevlana’nın ölüm günü anısına yapılan bir törendir. Aynı zamanda ‘düğün gecesidir’, ‘vuslattır’, ‘hakikattir’, ‘Yaradan’a varıştır’. Ölümünün gerçekleştiği günün ikindi vaktinden sonra Kur’an okunarak yapılan bu anma törenine, “Leyletül ARUS” da denilir. Aslında Şeb-i Arus, ayrılığın değil kavuşmanın günüdür. Mutlu bir düğün gecesidir. Mevlevi inanışına göre, insan iki kez doğar. İlkinde annesinden, ikincisinde bedeninden. Asıl doğuş ise bedeninden olanıdır. Mevleviliği de şöyle yorumlayabiliriz: “Bir Pir’in önderliğinde, prensipleri olan ortak bir hayatı yaşamayı gerektiren inanış biçimidir.”
Bir türlü Tanrı’ya ulaşamadığından yakınan Mevlana, Şems’in yardımıyla Tanrı’yı her yerde bulmaya başlar. Gün gelir Şems O’nu yine yollara bıraktığında, Mevlana İlahi aşka adanan ünlü rubailerini yazar. En önemli eseri olan Mesnevi’yi yazarken insanları aydınlatmayı, onlara doğru yolu göstermeyi amaçlar. Mesnevisini  bitirdiği sırada, hayli yaşlanan Mevlana, 1273 yılı Aralık ayının 17.nci günü, gün geceye kavuşurken, O’da Hakkı’na kavuşur.
1273 yılında aramızdan ayrılan Büyük Düşünür Hazreti Mevlana’nın, gerek sema törenlerinin yapıldığı, gerekse yerli ve yabancıların ziyaret ettiği türbe Konya ilinde bulunmaktadır. Sözü edilen türbe, 1926 yılına kadar tekke ve zaviye olarak devam etmiştir. 1925 yılında bu tekkelerin kapatılmasından sonra, 1926 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün isteği üzerine müze olarak açılmış, günümüzde ise “Mevlana Müzesi” olarak hizmet vermeye başlamıştır.
Mevlana Allah’a öylesine bağlanmış ki, sevgi ve dostluğun en yücesini elde ederek, nereye baksa O’nu görmüş, nereye gitse O’na ulaşmış. Her zaman gönlü Allah’ın sevgisiyle dolmuş, günü O’nun yıldızlarıyla nurlanmış. işte tüm bu güzelliklerle gerçek mutluluğa eren Mevlana, Hakka kavuşmayı göz yaşı olarak değil, düğün gecesi olarak bilinmesini istemiştir.
İşte Büyük Düşünür Hazreti Mevlana’yı, vuslat gecesi olarak anılan Şeb-i ARUS düşüncesinde rahmetle anıyor ve onun muhteşem felsefi görüşlerinin bir başka güzelliğinde yeniden buluşalım diyorum.
Hoşça kalın.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.