Dolar 32,2921
Euro 35,1061
Altın 2.410,15
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 39°C
Açık
Kilis
39°C
Açık
Cum 38°C
Cts 35°C
Paz 35°C
Pts 36°C

Şehirler-Sesler-Anlar

Şehirler-Sesler-Anlar
A+
A-
17.03.2019
458
ABONE OL

Metin MERCİMEK

 

“ŞU BENDEKİ NEREYE GİDERSEM BENİ TERK ETMEYEN SEVGİ, YÜREĞİMİ SÖKÜP ATMADAN NASIL YOK OLABİLİR? KİLİS ZATEN BENİM YAŞADIĞIM ŞEHİR OLMASI YÖNÜYLE DEĞİL, BENDE YAŞAMASI SEBEBİYLE RUHUMUN ŞEHRİDİR.”
(Prof. Dr. Mustafa Doğan KARACOŞKUN-Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü)

23 Temmuz 1966 yılında Kilis’te dünyaya gelen yazar, akademisyen ve ilahiyatçı Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun, ilk ve orta öğrenimini Kilis’te, yüksek öğrenimini Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde yaptı. Doktorasını ise Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Din Psikolojisi Anabilim Dalı Psiko-Sosyal Açıdan Dini İnanç-Dini Davranış İlişkisi tez çalışmasıyla bitirdi.
21 Ocak 2017 tarihinde Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan Prof. DR. Mustafa Doğan Karacoşkun, bu tarihe kadar tam 6 yıl 7 Aralık Üniversitesi’nin çeşitli kademelerinde görev yapmıştır.
Değerli Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun’un dört bölümden oluşan “Şehirler-Sesler-Anılar” kitabını zevkle okudum. Bir taraftan şehir hayatının bizlere kazandırdığı ahlak erdeminin neler olduğunu, bir taraftan Kilis’in bilinmeyen manevi atmosferinin yüceliğini, bir taraftan seslerle ezanın bir özgürlük simgesi olduğunu, diğer taraftan aşkın derinliğine inerek onun yaşamımızda gerçek bir değer taşıdığını, tüm bunların yanı sıra bizlere doyulmaz bir ilham ve bilgi verdiğini gördüm.
Yazarımızın doğup büyüdüğü, çocukluğunun ve gençlik yıllarının geçtiği yer kuşkusuz Kilis’tir. Çünkü hayatının en önemli yıllarını, 18 yaşına kadar olan dönemini Kilis’te geçirmiş. Suyunu içmiş, havasını solumuş, ekmeğini yemiş… Kilis onun hayatının bir nevi ban teli olmuş ve yüreğinin de en titrek anları burada gizlenmiş.
Aslında onun Kilis sevdasını kaleme almak hiç bir zaman yetmez, daha doğrusu satırlara sığdırmak yeterli olamaz. Bir taraftan Kilis’in serin tepelerini ele alırken, bir taraftan kadirkıymet bilen mert ve yürekli insanların misafirperverlik duygularını anlatmakta. Diğer taraftan dar sokakları, taş yapılı evleri ve adım başı sıralanmış camilerini ve ihtişamlı türbeleri dile getirmekte. Yine başka bir taraftan Şeyh Muhammed Bedevi Türbesi’nden ve Şürahbil Bin Hasene’nin şehre kattığı manevi atmosferi, yazarımıza tam anlamıyla bir şükran duygusu katmıştır.
Yüksek öğrenimini Samsun Üniversitesi İlahiyet Fakültesi’nde yapan yazarımız, barınma, korunma ve ihtiyaçlarını giderme bakımından Samsun’da geçen yıllarını da kaleme almış ve bıraktığı izleri de bizlere aktarmıştır. Ayrıca yine görevlerini devam ettirdiği Sivas ve İstanbul’dan da söz etmeden geçmemiş. Hatta çocuklarını büyüttüğü, deneme ve şiirlerini ortaya koyduğu Sivas’ı geniş anlamda ele almıştır.

10728

Kitabın diğer bir bölümünde, bizlere özgürlüğü çok anlamlı bir şekilde anlatmış.  İnsanın var olmasıyla başlayan özgürlüğü, bakınız şu düşüncesiyle, “Özgürlük, kimilerinin anlattığı yahut anlamak istediği gibi kesinlikle bir anarşizm değil, tercihlerimizi kendi irademizle yapabilme isteğimizdir” diye yorumlamıştır.
Bir başka bölümde kıymetli yazarımız huzurdan söz eder. Özellikle Ramazan ayının başlamasıyla sofralara bereketin geldiğini belirten üstadımız, bu konuda, “Rahmet yüklü bulutlar hep üstündeydi başımızın. Öyle bir sağanak boşaldı ki üstümüze, sulanmadık toprak kalmadı kuraklaşan gönüllerde. En verimsiz yürekler bile çiçek açtı anlayamadan” diye muhteşem bir yoruma imza atmıştır.
Diğer taraftan aşk, asla düşünmenin zıddı değildir diyen yazarımız, bakınız bu konuda neler söylüyor: “Aşkı laboratuvara soksanız bütün ilim araç-gereçleri çatlar, ama yine de anlamaz aşkı. Kompütürler iflas eder aşkı duyunca. Bilim ve aşk…” diye ne güzel dile getirmiştir. Yine üstadımız, “Düşünmek âşık olmaktır, düşünmek kalbin kapılarını gittikçe daha fazla açmaktır. Düşünmek, aşka düşen pervane olmaktır. Düşünmek, hayatın anlamıma ilişkin yolculuğa çıkmaktır” derken aşkla düşünmeyi de bir filozof edasıyla bizlere açıklamış ve düşünce ufkumuza güzellikler katmıştır.
İşte “Şehirler-Sesler-Anlar” kitabıyla, bizleri bilgilendiren, ruhumuza renk, düşüncelerimize huzur katan değerli yazarımız Prof. DR. Mustafa Doğan Karacoşkun’u yürekten kutluyor ve bizlere bilgi damlaları serpiştiren başarılarının devamını diliyorum.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.