Seki

04 Kas 2019 Pts 20:44
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

 

Gözlerim kapalı, bu güz akşamında
Kilis anılarım bir film şeridi gibi geçti…

Küçükken yolda susayınca İpşir Kasteli’nden kana kana su içtiğimi,
Soluğu Ayşecik Parkında salıncaklara koşup, kırmızı olanını seçtiğimi,
Kemaliye Okulu’nun yanındaki türbeye fatihalar gönderip, mum diktiğimi,
Bayramlarda bayram yerinde nearbaya binip, haytalya yediğimi,
Cumhuriyet Bayramlarında İskoç takımında okulu temsilen takımda flüt öttürüp yürüdüğümü…
Ve özlemini çektiğim tarih kokan taş yapı Kilis evimi…

***

SEKİ

Dostlar, bugünkü yazıma, içinde doğup büğüdüğüm, saraylara değişmediğim Kilis’teki taş evimizin ailece en keyifli anlar geçirdiğimiz “SEKİ” bölümünden söz edeceğim. Hemşehirlilerim tarihi Kilis evlerindeki seki bölümünü çok iyi hatırlar ve bilirler. Taş yapı havışlı(bahçeli) evlerinde sokak kapısından içeri girince havışta ilk göze çarpan şey, havışın tam ortasında fıskiyeli tek ve çift katlı, beyaz kesmelik taştan yapılmış süs havuzudur. Onun etrafını süsleyen birkaç tane portakal ya da turunç ağaçları olur. Her iki yanında duvar boyunca havışı süsleyen ekinliklerdir. Rengârenk açan gül ağaçları, beyaz ve mavi yesminler havışta bir bahar havası estirir. Genelde mutfak kapısıyla lavaboya yakın yerde ağzı kapalı, iki siyah lastik kovalı kuyular olur. Ya da santrafiş denilen su pompaları. Havışa açılan kuş tağalarının (pencerelerin) olduğu 6-7 dereçle (taş merdiven) çıkılan ve her merdivenin kenarı kısımlarında demirden yapılmış korkuluklar. Duvarları oylum oylum süslemeleri olan tabakalar dublex ev görevini yapan, genelde misafirlerin kabul edildiği oda, ya da yeni evlenmiş oğlanlarının yatak odası yerine kullanılan pencereleri dantel perdeli tabakalar. Tabakaların tam altında bir ağacın altında pekmez yapılırken ya da domates salçası çıkartılırken üzüm veya domatesin ezip suyu çıkartıldığı taş curunlar. Nehese dediğimiz her tarafı delik alüminyum iki saplı büyük süzgeç olur. Veee… Havışın karşı duvarının bir köşesinde toprak veya üstü çimento ile sıvanmış seki dediğimiz bölüm vardır.
Bizimkisi taşlık havışın oda büyüklüğünde, üzeri bir metre yüksekliğinde toprakla basılıp yükseltilmiş toprak seki idi. Kalın bir çamur katmanının adeta betonlanmış, etrafı begonya veya ful çiçeği saksıları ile süslü ya bir dut ağacı altına, ya da bir asma altına, gölgelendirilerek oturma ve dinlenme alanı olarak yapılmış bir bölümdü. İkindi vakti, toz kalkmasın diye toprak seki, ıbrıkla sulanır, bir güzel çöp süpürgeyle süpürülürdü. Sonra üstüne düz ya da çakmaklı (kareli) bir şal açılırdı. Onun üstüne yer minderleri dizilir, arkaya yaslanmak için uzun yün yastıklar sıra sıra konurdu. Akşam evin herifi eve gelmeden naylon sofra bezi şalın orta yerine açılır, kıymalı küfte yapılmışsa yanına bekmez şerbeti, dolma, küfte,tamatuslu aş, miceddere(mercimekli pilav) bişirilmişse bir böyük satıl köpüğü bol, içine bir kalıp buz atılan ayran hazırlanırdı. Evin horantası işten, okuldan geldiğinden, alayı sufraya ‘Bismillah’ deyip bağdaşı kurar, sehene (büyük metal tabak) kaşşığı iştahla çalallardı. Evde dede, nene, yoksa baba, o da yoksa böyük abi evvel yimeğe başlardı. Üstüne kavın, karpız kesilirdi bir böyük mecmeğe(Alüminyum ya da bakırdan yapılmış tepsi büyüklüğünde tabak). Bağdan kesilen horuz karası, inek memesi bal kimi üzümler de sufraya düzülürdü. Yimeğin üstüne gelen mısafır yahut konu, komşu kim gelirse, “Allahisen yi… Duz ekmek olsun” diye zordan gelene de yidirilirdi.
Komşular samimi insanlardı. Habersiz de gelebilirlerdi.
Bir komşumuz vardı. Hedduç Deyza! Her akşamüstü biz yemek yerken gelirdi. Hepimiz horantaca sofranın etrafında halka halde oturup yemek yerken gelirdi. Annem ve ninem onu buyur ederlerdi.
Ninem:
- Hoşgeldin Heddüç bacı. Buyur sofraya gel.
- Sağol Hafize. Karnım dok!
-Deee…Kele! Çök şu sufraya!
- Kele sen henek(söz) annamog mu?
Karnım ac olsa niye utanıcım mı?
Ne’blim, mabalı(vebali) boynuga anam. Duz ekmeğin mabalı böyük, sen biling.
- Böyün ne bişirding?
- Aman vallah, şaşırdık ne bişireceğimizi biz de! Sebeh akşam ne bişireceğimizi bilmoruk. Böyün de herif düğenden(dükkândan) beyaz balcan getirmişti. Bir kaşşık müsekkee (patlıcan müsakkası) bişirdim.
-Kıymalı mı?
- Yoğ anam yok! Kıymayı kim yitirmiş de biz bulucuk. Kilosu şunca para! Zeytten (zeytinyağı ile) bişirdim.
-Be’ zeytten de misekkee mi olurmuş sası sası kokar taman!
Heddüç Deyza yağlı yüzlü bir yimekse oturur, evi gibi rahatca karnını doyururdu.
Yemek öncesi arvatlara ve uşaklarına ayrı bir yer sofrası serilirdi. Böyükler sofradan kalkmadan küçükler kalkamazlardı. Onlar susmadan, biz küçükler izinsiz konuşmazdık. Yimeğin ve meyvenin üstüne tavşankanı çay demlenir ya da kahve içilir yerenlik edilirdi. Yaz aylarının yemekhane görevi gören bu sekide ninem ve dedem namazlarını kılarlardı. Geceleğin yemekten sonra bizimle aynı evde yaşayan kuzenlerimle ablalarım, abilerim şalı silkeler, döşeklerini serer, gökyüzünde yıldızları seyrederek uyurlardı. Ergenlik çağında olan kuzenler, kızların güzellik kremlerinin içine domates salçası katarlardı. Kızlar da karanlıkda bilmez sürer, sabah olunca ablamlar uyandığında birbirlerinin salçalı yüzüne bakıp bakıp gülerlerdi. Yorgan yastık kıpkırmızı salça olurdu. Kızlar da oğlanlardan intikam almak için, oğlanlar uyuyunca yüzlerine
kazan karası çalarlar, sabah olunca oğlanların yüzlerine çaldıkları islere bakar bakar kahkahayı basarlardı. Hey Allah’ım ne güzel bir ev, ne tatlı insanlar, ne kadar güzel günlerdi o günler…
Satlığa koyduğumuz o evimizde hevışta halen o seki durur. Sekiye her baktıkça o günleri anımsarım. İçimde garip bir özlem, buruk, mayhoş duygular çöreklenir.
Hepinize sağlıklı ve mutluluk dolu günler dilerim.

havus

 

Benzer Haberler

OYSA Bozuk tavuktan 30 kişi zehirlenmiş. Bozuk ekonomiden ölenlerin hesabını tutmaya kalksak...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, bugün 10 Kasım. Türklüğümüzün kurtarıcısı, Cumhuriyetimizin...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “Hatasız dost arayan dostsuz kalır.” (Büyük Düşünür Hazreti Mevlana)...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

OYSA Bozuk tavuktan 30 kişi zehirlenmiş. Bozuk ekonomiden ölenlerin hesabını...

Atatürk’ü Arıyoruz, Anıyoruz!

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, bugün 10 Kasım. Türklüğümüzün kurtarıcısı,...

‘İyi Gün Dostu’ ve R...

Metin MERCİMEK “Hatasız dost arayan dostsuz kalır.” (Büyük Düşünür...

TRT Ustalara Saygı Gecesi… Ödül-Vef...

Mahmut İhsan KANMAZ Selam, sevgi ve saygılarımı sunarak bir yazıma daha başlamak...

TAKVİMLERDEN SİLİN ON KASIMLARI

Takvimlerden silin on kasımları Bu günü yaşamak istemiyorum Açmasın krizantemler...

Kilis’te 60 bin fidan dikildi

Zeytin Dalı Harekâtı’nın üs bölgelerinden olan Gülbaba köyünün...

Atatürk Kilis’te törenlerle anıldı...

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının...

Atatürk için mevlidi şerif okutuldu...

Kilis Gelişim ve Kalkınma Topluluğu tarafından Mustafa Kemal Atatürk ve Şehitleri...

Kaybolan çocuğu bulan jandarma aile...

Kilis’in Musabeyli ilçesinde ailesi zeytin hasadı yaparken, aniden ortadan...

Ankara Kilis Kültür Derneği’nin gen...

Ankara Kilis Kültür Derneği’nin olağan genel kurulu dernek genel merkezinde...

İşadamı Hafız Sinanoğlu’ndan Mehmet...

Kilisli hayırsever işadamı Hafız Abdurrahman Sinanoğlu, Barış Pınarı...

Kilis’te fakir öğrencilere kı...

Kilis Kızılay Kan Merkezi ve 112 Çağrı Merkezi işbirliğiyle fakir öğrencilere...

Kilis’teki Filistinliler efsanevi l...

Filistin eski Devlet Başkanı ve Filistin Kurtuluşu Örgütü (FKÖ) ile El...

Çadır kentlere meyve dağıtıldı...

İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, Suriye’nin kuzeyindeki...

GEÇMİŞ ZAMAN ZENE’ATLARI

Kilis Şirinlemeleri…   GEÇMİŞ ZAMAN ZENE’ATLARI   Cülhe...

Kilis Belediyespor ilk puanını aldı...

Türkiye Bölgesel Amatör Lig 2. Grup’ta mücadele eden Kilis Belediyespor,...

Fatih Kur’an Kursu’na bina bağışı...

Kilisli hayırsever işadamlarından M. Yüksel Dülger, Fatih Kur’an Kursu’na...

Polateli’nde Atatürk’ü Anma t...

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 81. yıldönümü nedeniyle,...