Dolar 32,2999
Euro 35,1037
Altın 2.411,00
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 39°C
Açık
Kilis
39°C
Açık
Cum 38°C
Cts 35°C
Paz 35°C
Pts 36°C

Sessiz Katil “Hava Kirliliği”

Sessiz Katil “Hava Kirliliği”
A+
A-
08.01.2019
400
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“UÇMUYORSA KUŞLAR, ÖLÜYORSA BALIKLAR, NASIL YAŞAR İNSANLAR?”
Hava kirliliği nedir? Canlı veya cansız her şeyin bir kalitesi vardır. İşte hava da kendi içinde bir kaliteye sahiptir. Şöyle ki, havadaki gazlar ve asılı duran katı ve sıvı halindeki gazların karışımı hava kalitesini ifade eder. Sözü edilen gazların karışımının içerisinde, insan sağlığına zararlı kimyasalların ağırlıkta olmasına sessiz katil ya da hava kirliliği denir. Hava kirliliği yer, mekân ve zaman içinde çok değişiklik gösterir. Bazen koku salar, bazen sis şeklinde ortaya çıkar. Bunları duyularımızla anlayacağımız gibi bazen de gözle görülmeyen saç telinin otuzda biri kadar ince parçacık halinde kendini gösterir.
Hava kirliliği nedeniyle her yıl binlerce insan yok oluyor. Bu konuda aldığım bilgilere göre, dünyada her yıl 7 milyondan fazla kişi hava kirliliğine bağlı olarak hayatını kaybettiği bildirilmektedir. Bunların 600’den fazlasını çocuklar oluşturmakta. Hava kirliliğinin akciğer kanserine yol açtığı ve mesane kanserinin görülme sıklığını arttırdığı kanıtlanmıştır. Türkiye’de ise her yıl 34 binden fazla kişinin hava kirliliği nedeniyle erken öldüğü tahmin edilmektedir. Bununla birlikte gerek hastalananları, gerek hastanede yatanları, ilaç kullananları ve işlerinden alıkonanları da ekleyecek olursak, hava kirliliğinin ülkemizde çok yüksek olduğu ortaya çıkacaktır.

Bazı uzmanlar ise, hava kirliliğinin insan yaşamını anne karnından itibaren etkilemeye başladığını ileri sürmektedir. Son araştırmalara göre, anne karnındaki olumsuz etkilerin sadece dolaşım ve solunum sistemlerinde değil, sinir sistemi üzerinde de görüldüğünü çarpıcı bir biçimde ortaya koymaktadır. Bunun için alınması gereken tedbirlerin başında sanayi, ısınma ve trafik kaynaklı hava kirliliğinin azaltılması ve yeni hava kirliliği kaynaklarının oluşmasına izin verilmemesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, temiz hava için alınacak olan önlemlerin başında, kentlerde toplu taşıma ve bisikletli ulaşımın teşvik edilmesi, motorlu araç trafiğine kapalı alanlar yaratılması ve arttırılması, araçlardan kaynaklanan kirletici emisyonları azaltacak yasal değişiklikler yapılması ve evsel ısınma için kömürün yerine alternatif kaynakların yaygınlaştırılması gereklidir.
Yine hava kirliliğinin sağlık etkilerinin değerlendirilmesi ve kirliliğin azaltılması ile ilgili politika geliştirilmesinde, özellikle Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlıklarının meslek ve örgütleri ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliğinde açık çalışmalar yürütülmelidir.
Şunu çok iyi bilmemiz gerekir ki, hava kirliliğinin en düşük miktarının bile sağlığa zararlı olduğunu ve güvenli bir limit diye bir şey olmadığını unutmamamız gerekir. Bu konuda atalarımız “Uçmuyorsa kuşlar, ölüyorsa balıklar, nasıl yaşar insanlar?” diye boşuna konuşmamışlardır.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.