Dolar 16,8853
Euro 17,8334
Altın 992,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 30°C
Açık
Kilis
30°C
Açık
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 34°C
Per 34°C

Sevgide Vefa-2

Sevgide Vefa-2
A+
A-
20.05.2022
36
ABONE OL

Mahmut İhsan KANMAZ

İki kural vardır bu dünyada: Zehirden şifa, zalimden vefa beklenmez…(Anonim)

Merhaba sevgili arkadaşlarım!

Geçenlerde, SEVGİDE CESARETİ ele almıştık. Umarım hatırlamışsınızdır. Bugün de çok önemli bir başka insani özellikten ve erdemli bir davranış halinden söz etmek istiyorum izninizle.

“SEVGİDE VEFA…”

Bir bakıma, hem sevdadan ve hem de, genel manada vefadan ve vefalı olmaktan bahsedeceğim aslında.

Peki nedir vefalı olmak, ya da bu hasletlere sahip olmak?

Öncelikle, hepimiz günlük sosyal yaşam ve ilişkiler karmaşası içerisinde karşılaşırız böylesi hallerle.

Vefayla, ya da vefasızlıkla…

Onu bulduğumuzda mutlanır, tersi durumda hayal kırıklığı ve üzüntü yaşarız.

Bir kere şunu vurgulamak isterim ki, dostluk ve arkadaşlık gibi yüce kavramlarda sürekliliği sağlamanın adıdır vefa.

Arkadaşını yarı yolda bırakmamanın ve onun güvenine sahip olmanın da.

Dahası, arayıp sormanın, iyi veya kötü günlerde dostun yanında olmanın ve hal hatır sormanın da…

Bir kere vefalı insan herkesin güven ve emniyet duyduğu kimsedir.

Onun karakterinde yalancılık, sahtelik, yapmacıklık ve farklı görünme gibi şeyler yoktur.

Doğrusu, ahde vefa göstermek onun şiarındandır.

Dürüst olmak ve itimata mazhar olmak da öyle.

Sahi neydi vefa?

Unutmamaktı dostunu…

Zor günlerinde sırtını dönmemek ve gönül kapılarını örtmemekti yüzüne karşı.

O ağlarken gülmemek,

Her acıya birlikte göğüs germekti

Kısacası, boş laf üretmemekti.

Çünkü vefa, ne İstanbul’da bir semtin adı ve ne de bir futbol takımıydı.

Vefa, dostla hemhal olmaktı yalnızca.

Yarası olana merhem, susuza su olmaktır vefa.

Bir diken için, koparmamaktır gonca bir gülü dalından.

Güle gösterilen vefadan ötürü.

O yüzden zordur vefayı bir yüreğe sığdırmak.

Onun yükünü taşımak.

Kadri kıymetini bilmek…

O sıfata sahip olmak.

Bu mevzuda şöyle buyurur Mevlana hazretleri:

“Dostlarını daima vefa ile hatırla ey can!

Arayan sen ol, bulan da sen.

Taşıyan sen ol, kucaklayan da sen.

Zira kula vefası olmayanın, Hakk’a da vefası olmaz.”

Vefanın içinde birikmiş anılar ve onca ortak yaşanmışlıklar da vardır.

Bir bilge kişi der ki: “Ölüler toprağa gömülür, hatıralar ise yüreğe…💖

Şimdi toprak mı daha vefalı, yürek mi? Bilemedim.”

Vefanın olmadığı yerde, hayal kırıklığı vardır.Kahrolmuşluk ve üzüntü vardır.

Büyük şairlerden rahmetli Özdemir Asaf, bu dediklerimizi çok güzel özetlemiş kendi üslubunca: “Bunca vefasızlıktan sonra, bazılarının hiç ederi kalmadı artık gönlümde…Pazara götürüp de, kaça deseler, Hiçe sayarım.”

Vefa, sevgide de önemlidir değerli arkadaşlarım…

Hatta sevdanın bütünü bile, vefadan ibarettir bana göre.

Bir kere yar, sevdasını taşıyabilmeli ve sevdiğini şaşırtmamalıdır.

Ona güven vermeli ve ihanet nedir bilmemelidir.

Tabi, karşı taraf için de öyle.

Demiş ya bir bilge insan,

“Biz dosta selamı da biliriz.

Yâre sevdayı da…💜

Yeter ki dost, yürekli,

Yar, vefalı olsun…”

Bunlar çok güzel kelamlar.

Başka ne deniyordu vefaya dair?

Sözgelimi, “Geride bıraktığını, yabana atmamaktır” mesela.

Çünkü bilinir ki,”Cömertlik olmayınca malın,Vefa olmayınca da, arkadaşın hayrı yoktur hiçbir zaman…”

Hani büyüklerimiz hep derdi ki: “Eskiden vefa denilen bir şey vardı azizim. Kötülük nedir bilmezdik. Hatırlamak, arayıp sormak, gönül almak, yaraya merhem olmak vardı. Ha bir de, gönülden sevmek vardı…Pazara kadar değil, mezara kadar sürecek olan…Şimdiki sevdalar da bir tuhaflaştı sanki.

Mezarı bırakın, ilk dönemeçte bitiveren sevgiler peydah oldu yüreklerde.Güven azaldı. Tahammül kalmadı.Sevgi de, vefa da öyle…Allah sonumuzu hayreyleye.”

Bir kardeşimiz sitem eder sevdiğine,”Vefa beklerdim ben senden.

Oysa sen, veda edip gittin.”

Çok zor bir durum tahmin ediyorum.

Ama şunu da iyi biliyorum ki,”Bir insanda vicdan duygusu ve merhamet olmayınca, o yürekte vefa da olmazmış, sevda da…”

Dahası, vefalı bir dost, yabancı da olmazmış insana.

Hatta yıllarca göremese bile…

Onun için, dostu ve arkadaşı iyi seçmek lazımdır canlar.

Güven duyulan, sevilen ve vefa nedir bilenleri almak lazımdır gönüllere.

Çünkü şurası muhakkaktır ki,”Vefalı bir dost, hayırsız bin arkadaştan daha iyidir.”

Ona sebep,”Hayatına yeni yeni insanlar almanıza gerek yoktur” der birileri ve devam eder: “Ben daha hayatımda olanları henüz iyi tanıyamadım ki?”

Evet, vefa adına söyleyeceklerimin sonuna yaklaşırken, bu kez yine önemli şairlerimizden Can Yücel’in ironik bir sözüyle noktayı koymak isterim…

“Kırılmasın diye üzerine titrerdim,Hâlbuki o beni üşüyorum sanırdı.”

Bir başka mevzuda yeniden birlikte oluncaya kadar, her şey gönlünüzce olsun.

Yollarınız hep vefalı insanlarla kesişsin inşallah.

Yürekleriniz sevgi dolu, bedeniniz de sağlıklı olsun her daim…

Hoşça kalın ve Allah’a emanet olun sevgili arkadaşlarım.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.