Dolar 13,3183
Euro 15,0914
Altın 763,88
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 15°C
Sağanak Yağışlı
Kilis
15°C
Sağanak Yağışlı
Per 13°C
Cum 14°C
Cts 14°C
Paz 14°C

Seyfettin Başcıllar’ın Kilisli Divan Şairleri Antolojisi’nden Bir Alıntı

Seyfettin Başcıllar’ın Kilisli Divan Şairleri Antolojisi’nden Bir Alıntı
A+
A-
28.10.2014
120
ABONE OL

Şimdi şu soruyu sorabiliriz: “Divan Şiiri geleneğine bağlı, çoğu medrese kökenli Kilis şairlerinin şiirlerinde görülen genel özellikler nelerdir?

1) Yukarıda belirttiğimiz üzere dil eskidir. Arapça, Farsça sözcükler ve tamlamalarla doludur. Zaman zaman bölgesel deyişlerin kullanıldığı da olmuştur.

2) Ruhi Efendi’nin Tarihi İbretnamesi, Zelzele Manzumesi, Mehmet Sezai Efendi’nin bir kasidesi ve daha birkaç manzume dışında, çağının olaylarını yansıtan şiir yoktur. Aşk, şarap, kadın gibi divan edebiyatının genel konuları işlenmiştir hep.

3) Abdullah Sermest Efendi, Zihni Baba, Cezzarınoğlu H. Ahmet tasavvuf yolunda şiirler yazmışlardır. Tasavvufa bağlı olma yanların birçoğu ise Münacaat, Nat-i Şerif, Miraciye gibi dini şiirler yazmışlardır.

4) Gerçek ve doğal güzellikler ve aşklar pek göze çarpmaz, hayali güzellikler ve sevgi/er dile getirilir.

5) Yer yer mizah ve taşlama havası görülür.

6) Kendini yenileme ve çağın yeniliklerini izleme çabası yoktur.

Burada Hafız Krnil Kıdeyş ‘le Orhan Veli’nin çağdaş olduklarını hatırlatmak isteriz.

İkinci soru: “Eski Kilisli şairlerin, bağlı oldukları divan şiiri geleneği içindeki yerleri nedir?

Bizce, birçok büyük şairler yetiştirip çağını doldurmuş bir edebiyatın son temsilcilerinden, o edebiyat çerçevesi içinde kalarak her hangi bir atılım, herhangi bir yeni deyiş beklemek haksızlık olur. Fuat Köprülü’nün Şeyh Galip gibi büyük bir şair için yazdığı su satırlar, sanırım genellikle Kilisli şairler için de geçerlidir:

“Mevcut çerçeveleri parçalamak ve onların üstüne fırlamak lazımdır; hâlbuki Galip için buna imkân yoktu; bütün yüksek kabiliyetlerine rağmen, içinden yaşadığı muhit, böyle bir şeye müsait değildi.” Bu durumda, ancak şu kadarını söyleyebiliriz: Kilisli divan şairlerinin şiirleri arasında ülke çapında divan şiiri antolojilerine girebilecek örnekler vardır.

Bu kitabın hazırlanışında en çok rahmetli Kadri Timurtaş’ın Kilis Tarihinden yararlandım. Mehmet Sezai ve Ahmet Muhtar Yavaşça’nın şiirlerinin derlenmesinde büyük yardımını gördüğüm rahmetli Galip Yavaşça’yı saygıyla anarım. Ayrıca şiirlerin derlenmesinde bana yardımcı olan Mustafa Baytaz’a İbrahim Ceylan’a, Dr. Alâeddin Yavaşça’ya, Selahattin Çolakoğlu’na, Şinasi Çolakoğlu’na, Yahya Efe’ye, Cemalettin Güçdemir’e, Avni Keçik’e, Dr. Fazıl Kıdeyş’e, Hasan Şahmaranoğlu’na, Haluk Timurtaş’a, Orhan Tokuz’a, Adil Türköz’e, Dr. İsmail Ünver’e, Mithat Yaşar’a, Muhtar Yavaşça’ya teşekkür ederim. (S.B)

 

RUHİ EFENDİ

Mustafa Ruhi Efendi, bildiğimiz ilk Kilisli şairdir. Çelebioğullarından olup, 1720 yılında Kilis’te doğmuştur.

İlk öğrenimini bitirip Çekmeceli Hocadan dersler alarak medrese öğrenimi tamamlamıştır. Daha sonra Güllü Camii Medresesinde ders vererek zamanının bilimlerine büyük katkılarda bulunmuştur. Kadri Timurtaş, Ruhi Efendi’nin Arapça ve Farsçayı o dillerde şiir yazacak kadar iyi bildiğini kaydetmektedir. Ruhi Efendi, ders okutmakla kalmamış, bir takım, zamanı için önemli sayılacak eserler de yazmıştır. Auh-i Şuruh, Tabirnâme ve Kur’an-ı Kerim Havası adlarını taşıyan bu eserleri basılmamıştır. Bu eserlerin el yazması olarak mirasçılarında bulunduğu saptanmıştır. Ayrıca Hasan Şahmaran’ın bildirdiğine göre Ruh-i Şuruh ve İnşa adlı el yazmaları Kilis Kitaplığında bulunmaktadır. Divanı ele geçirilememiştir. Ancak elde bulunan şiirleri derlenebilmiştir

Ruhi Efendi, yalnız zamanın bilimleriyle ve şiirle uğraşmakla kalmamış bazı işaretlerle gaipte haber veren remilcilik de öğrenmiştir.

Kadri Timurtaş, Ruhi Efendi’nin ününün Kilis sınırlarını aştığını, ‘…her taraftan birçok şairlerin kendisini ziyaret geldiklerini’ yazmakta “Hatta İstanbullu şair Zati de mumaileyhin gıyaben tanışıp seviştiği ve mektuplaştığı dostlarından idi, demektedir. Burada adı geçen Zati’nin Kanuni zamanının tanınmış şairi ve Baki’nin yetişmesinde emeği geçen Zati olması düşünülemez. Çünkü bu Zati, 1471-1546 yılları arasında yaşamıştır. Bu hesaba göre Ruhi Efendi, Zati’nin ölümünden 171 yıl sonra doğmuştur. Kadri Timurtaş’ın sözünü ettiği İstanbullu şair Zati, Ruhi Efendi ile çağdaş İstanbul’da yetişmiş üçüncü beşinci dereceden şairlerden biri olsa gerek, 18 inci Yüzyılın tanınmış divan şairleri arasında böyle bir ada rastlayamadık.

Ayrıca Ruhi Efendi’nin Zıddızâdelerden 5 yaşındaki Abdurrahman adlı “Küçük Hafız”a yazdığı manzume kaybolmuştur. Şiir, “Ah bu hayrül Eşrefi Zıddızâde” diye başlıyor. Beş yaşında Kuran-ı hıfz eden ve bu yaşta yakalandığı hastalıktan ebediyete göçen Hafız’ın kurtulması konusunda tüm Kilis halkının günlerce dua etmesine duygulanan Ruhi Efendi’nin bu kıymetli manzumeyi yazdığı bilinir:

Ruhi Efendi, uzun ve dolu bir ömür geçirip 1797 yılında 77 yaşında öldü. Baş taşına Kilisli şairlerden Hakii Kadim’n şu tarihi yazılmıştır:

Ab-i rûy-i serfiraz-ı şüera
Yani Hacı Ruhi tab-ı rayiha
İlmini, fazlını beyandan aciz
Olsa hep hamey-i âlem meciha
Hükm-ü Halikle meşam-ı canı…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.