Dolar 32,2924
Euro 35,1002
Altın 2.409,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 39°C
Açık
Kilis
39°C
Açık
Cum 38°C
Cts 36°C
Paz 35°C
Pts 36°C

Sıcağı Sıcağına Zeytinciliğimiz

Sıcağı Sıcağına Zeytinciliğimiz
A+
A-
20.11.2019
381
ABONE OL

Sabahattin YARAR

 

Biz kendimizi bildik bileli, eski deyimle “kalubeladan beri” Kilis halkı geçimini ve tüm yaşantısını zeytincilik ile devam ettirmiştir. Tarihin belirli evrelerinin dışında, bağcılık ve özellikle zeytincilik Kilis’in simgesi haline gelmiştir.

İlkel ve zorlu aşamalarla elde edilen zeytinyağımız, bugün ulaşılan teknolojiye karşın, hiçbir zaman gerçek değerini ve pazarını bulamamıştır. Aklımızın yettiği zamanlardan bu yana küçük işletmeler ve ticarethanelerle yürütülen zeytinyağı üretimimiz, halkımızın yaşam sürecinin nedeni olmuştur.

Cumhuriyet alanındaki eski sebze hali içinde bulunduğunu bildiğim, Hüseyin Yargı  “zeyt” ticarethanesi ilk işyeri olarak anılarımda kalmış. İsimlerde yanılgım olabilir. Sabah pazarında, satıllarla, tenekelerle günlük nafaka için satılan zeytinyağlarını çok görmüşümdür. Tüccar tarafından alınan bu azar azar “zeytler” bir yerde toplanırdı. Bir kısmı, bir türlü aşama göstermeyen, SABUNCULUK sektöründe kullanılırdı.  Sonraları da toptan dış şehirlere pazarlanırdı. Debboy Mahallesinde rahmetli Orhan KOLTUK ve Neşet Efendi Konağı civarındaki, Şerif Mercimek son zamanların zeytinyağı tüccarları olarak anımsadıklarımdır. Başka firma ve ticarethanelerin bulunduğu da yadsınamaz.

Sınırlar belirlendiğinden bu yana, kendi kaderi ile baş başa bırakılan Kilis, inat ve çalışkanlığı, alçak gönüllülüğü, azla yetinme özelliği ve zeytini ile bugünlere gelmiş bulunmaktadır. Öykü nelerle doludur. Yazmakla bitecek bir basit geçmiş değildir zeytinciliğimiz. Ancak günün koşulları, artık zeytinciliğimizi bir nafaka olayı olmaktan çıkarıp, her kesimin bildiği, tanıdığı, tercih ettiği bir ürün olarak değerlendirmemiz gereğini zorunlu  kılmaktadır. Geç kalınmıştır ama zaman çok geçmiş değildir.

Nihayet ciddi bazı girişimlerle, önce Organik yağ üretim tesisleşmesi ile başlayan hareketlilik, “Kilis Zeytin Tanıtım Günleri” etkinliği ile start almış bulunuyor. İlk modern tesisi kuran Nur Zeytinyağı (Ali Servet NUR) uzun yıllardır tanıtım çalışmaları içinde idi bildiğim kadarı ile. Bu etkinliğin ilk kez yapılmış olması Kilis ve zeytinciliği için atılım yılı olarak tanımlanabilir. Zeytinyağı tanıtımlarının sembolü haline gelen Prof. Dr. Canan KARATAY’ın katılımı da etkili olabilecek bir düşüncenin ürünüdür diyelim.

karatay

Konumuzun yazanı, sorunları dillendirenleri, önerilerde bulunanı epeyi fazla… Bu da memnuniyet verici bir durumdur. Zeytin ağacı dikme, bağcılığımızın katliama uğraması ile daha önemli bir hale gelmiştir. Üzümümüzü değerlendiren bir fabrikanın düşüncesizce satışı, işletmesinin kapatılması, tarım sektörümüzün önemli bir dalını koparıp atmıştır. Ne yazık ki bu duruma, halkımız seyirci kalmış, tepki bile koymamıştır.

Şimdi gördüğümüz kadarı ile zeytincilik ve Antep Fıstığı tarımı önem kazanmaktadır. Burada bir öneride bulunmak gereksinmem var. Dikilen zeytinlerin, geleneksel yağlık ağaçlar olması gereklidir diye düşünüyorum. Salamuralık olanların yağ oranları ve lezzet farklılıkları Kilis Zeytinyağına uygun düşmeyebilir. Verim ve devamlılık açısından yağlık zeytin ağaçları tercih edilmelidir.

Bu arada bağcılığımızın da tamamen göz ardı edilmesi yerine, sofralık ve günlük satışa uygun üzüm çeşitlerine yönelerek devamı sağlanmalıdır. Binlerce yıldır devam eden bağcılığımız, ürün çeşitlemesi ile yaşamasını sürdürmeli, bu konuda söz sahibi olmalıdır. Bu önerilerin, ilgili tarım görevlilerimizce çiftçimize, üreticimize anlatılması yararlı olur inancındayım.

Tüm ülkede değil, tüm dünyada aranan bir marka olmuş KİLİS ZEYTİNYAĞI hayalimizin gerçekleşmesine katkıda bulunan ve bulunacaklara sonsuz teşekkürlerimi sunuyor, çaba ve çalışmalarında başarılar diliyorum. Gelecek günlerden umutlu olduğumu, girişimlerin aynı hızla devamının güzel sonuçlar alınmasına katkıda bulunacağına inanıyorum. Bu arada organikliğimizi de kaybetmeyelim diyorum.

Yeniden buluşalım.

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.