Sinemanın Altın Çağı

02 Eyl 2020 Çar 9:43
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Harika ÖREN

 

Reklamların sinema sahnesinde yer almasıyla beyaz perde eğlence amacının dışına taşar. Satış yapmaya yardımcı bir etki alanı olarak kendine ticari piyasada büyük bir yer bulur.

Sinema seyircisi bir film karşısında üç saat oturmakta; bir nikel karşılığında sinemada bir gece geçirmek moda olmaktadır. Müzik vardır ama seslendirme yoktur. Bu da yüzyılın başlarında doğru dürüst İngilizce bilmeyen, çok sayıda göçmen nüfusa sahip Amerika için büyük bir avantaj oluşturur. Amerika’da sessiz sinema seyirci sayısı çok fazladır. Çünkü halkın büyük bir bölümü eğitimsizdir. Artık, sinemada basit öykülü filmlerle zaman geçirmek, eğlenmek yaşamın bir parçası olmaya adaydır.

1896 yılında, George Melies “Star Company” şirketiyle film yapımına başlar. 1897’de Paris dışında Montreuil’de stüdyosunu kurarak; 1012’ye kadar yüzlerce film üretir. 1903’te Augusto ve Louis Lumiere kardeşlere ciddi rakip olur.

İngiltere’de 1901’de “Fire!-Yangın’’ kurgulu film; Fransa’da Georges Melies tarafından yapılan, dünyanın iki makara uzunluğundaki ilk filmi “Voyage a Travers l’impossible-İmkânsız Yolculuk’’; 1912’de Sarah Bernhartdt’ın başrol oynadığı, dört makara uzunluğundaki “Kraliçe Elizabeth’’; aynı yıl İtalya’da sekiz makaralık Enrico Guazzoni’nin ‘’Quo Vadis’’; 19032de Giovanni Pastrone’nin üç saat süren “Cabiria’’ isimli filmleri seyirciyle buluşurlar.

Sinemanın Altın Çağı

Başlangıçta star sistemi yoktur. Gerçek adı Mary Pickford olan Florence Lawrence şirket değiştirince; yeni şirketi tanıtım amaçlı asılsız ölüm haberini yayar. Gerçek açıklanınca, bu tip sansasyonların filmlerin  seyirci sayısını arttırdığı keşfedilir. Yapımcılar arasında sansasyon ve reklam dönemi başlar. Böylece star sistemine geçilir.

Birinci Dünya savaşı nedeniyle Avrupa’da film yapımının zora girmesi, Amerika’nın film üretimine öncelik vermesine neden olur. Hollywood’da kurulan Paramount içinde dokuz büyük stüdyo barındırır. De Mille Flagstaff, The Squaw filmi için Hollywood’da bir depo kiralar ve filmi burada çeker.

Gerçek anlamda ilk stüdyonun 1915’de Universal tarafından kurulduğu kabul görür. Hollywood stüdyolarında çalışan yıldızlardan Henri Fonda ve Audrey Hepburn 1981 yılında On Golden Pond-Altın Göl filminde oynayana kadar tanışmadılar. Oysaki Henry 1953, Hepburn ise 1932 yılından beri Hollywood’un farklı  stüdyolarında film çekmektedirler. Varın, Hollywood’un dönümlerce arazisinin görkemini siz hayal edin.

1920’lerin başında Amerika film üretiminde liderdir. Sanatla değil, parayla ilgilenmektedir. Hollwood için sinema bir endüstri dalıdır. Sinemayı, seyircisi, salonları, yapımcı, dağıtımcısıyla göstericilerin ceplerini dolduracak bir eğlence aracı olarak görür. Sinemanın sanatsal yönünün gelişimini başkalarına bırakır.

Charlie Chaplin gibi son derece yaratıcı bir sanatçı star sahibiyken bile Hollywood O’nu çok tanınan çok para kazandıran bir star olarak değerlendirir. Oysa Chaplin, sadece komedyen değildir. Hayatın gerçekleriyle çok erken yaşta tanışan Charlie sadece komedyen değildir. Kendisine birçok kimlik yaratmış, oyuncu, yazar, yönetmen, komedyen, kurgucu ve  bestecidir.

Savaş sonrası Almanya’da resim, edebiyat, tiyatro ve sinema alanlarında ortaya çıkan dışavurumculuk 1920’lerde sinema sanatı açısından devrim yaratır. İngiltere’de 1927’de çıkarılan Sinema Kota Yasası’yla gösterimdeki filmlerin %5’inin İngiliz yapımı olması zorunluluğu gelir. Fransa’da sinema okulları ve Abel Gance gibi yönetmenlerin gayretleriyle sinema; müzik, edebiyat, tiyatro gibi ciddiye alınması gereken bir sanat dalı olduğunu ispat eder.

Bu arada Rus sinemacılardan özellikle Sergey Ayzenştayn kurgu ve montajda duygudan çok bilgi-düşünce öğelerini vurgulamak için yeni teknikler geliştirir.

Amerika ise  Sinema Endüstrisi’ne teknik alanda gelişim sağlar. 1927’de Warner Brothers’ın The Jazz Singer- Caz Şarkıcısı filmiyle sesli film dönemi başlar. 1930 yılında Avrupa ve Amerika’da sessiz film dönemi neredeyse tamamen kapanmıştır.

Açılan yeni dönemde ise bir başka sıkıntı var olur. Sinema Uluslararası bir iletişim aracıyken, seslendirmeyle dil farkı sorun yaratır. Altyazılar çözüm değildir. Seyirci okumak değil, dinlemek ister. Ve devreye Dublaj girer.

Renkli filmlerin gelişimine öncülük eden Hollwood’la sinema serüveni devam edecek.

 

Benzer Haberler

Metin MERCİMEK “COVİD-19′A KARŞI MÜCADELEDE ÜÇ ÖNEMLİ FAKTÖR TEMİZLİK, MASKE...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Atatürk; tarihin şahit olduğu en büyük komutan ve devlet...

Yorum 
0

Kilis Tarihi Akcurun Çarşısından Sayfalar   Ahmet Rami Atan (Müştak-i Hürriyet)  ...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Covid-19 Virüsüne Karşı Ruhumuzu Gü...

Metin MERCİMEK “COVİD-19′A KARŞI MÜCADELEDE ÜÇ ÖNEMLİ FAKTÖR...

Atatürk’ün Balıkesir Hutbesi

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Atatürk; tarihin şahit olduğu en büyük...

Ahmet Rami Atan (Müştak-i Hürriyet)...

Kilis Tarihi Akcurun Çarşısından Sayfalar   Ahmet Rami Atan (Müştak-i...

Bumerang Serisi-14

Vicdan & Merhamet ve Acımasızlık   Mahmut İhsan KANMAZ   “Bütün...

Ehl-i Beyt’in Tevbe Anlayışı

Uğur KEPEKÇİ   Kişinin işlediği hatalara günah, hatalardan dönüp...

İSTEM

Neden gönlün ahûzar? Efil efil esmekte bu sabah rüzgâr. Halden anlayanın...

AŞK OLSUN

Günler gelip geçiyor tükenip giden ömür Bu gönül sana hasret gel de adın...

BEN BİR “İĞDE”

…ve böyle geçiyor bütün günlerim, Dalımda, yeşilden eser kalmadı....

Piyasadaki durgunluk esnafa 2001 kr...

Kilis’te yaz mevsimi başından bu yana yaşanan alış-veriş durgunluğu giderek...

Kilis’te koronavirüsten ölenlerin s...

Kilis’te bugün itibariyle koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden kişi...

Silahla intihar eden şahıs hayatını...

Kilis’te silahla ağır yaralanan şahıs kaldırıldığı hastanede hayatını...

Üzüm pekmezi 15 TL’ye

Kilisli vatandaşların soğuk kış aylarında özellikle tahin ile birlikte...

7500 ton patlıcan üretimi yapıldı...

Kilis genelinde yaklaşık 1500 dekar alanda 7500 ton civarında patlıcan üretimi...

Suriyeliler birbirlerine girdi [ASA...

Kilis’te Suriye uyruklu iki grup arasında çıkan kavgada 6 kişi yaralandı....

Kaymakam, köy okullarını denetledi...

Kilis’in Musabeyli İlçe Kaymakamı Sertaç Kırçuval, eğitim-öğretime...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

İŞE BAK Türkiye’de bir kişi, 3 kişiye bakıyormuş. Devlet ise bir...

Yeteneklerimizi Değerlendirelim

Metin MERCİMEK “HER ALIŞKANLIK ELİMİZİ DAHA BECERİKLİ, AKLIMIZI İSE...

Türk Musikisine Sahip Çıkalım

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, milli kültürün taşınmasında, en önemli...