Dolar 32,3565
Euro 34,4292
Altın 2.435,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 21°C
Hafif Yağmurlu
Kilis
21°C
Hafif Yağmurlu
Paz 24°C
Pts 27°C
Sal 28°C
Çar 29°C

Sivrisinek Takipte

Sivrisinek Takipte
A+
A-
18.08.2021
336
ABONE OL

Adviye ERTEKİN YÜKSEL

O kış henüz evimizde doğal gaz tesisatı yoktu.

İster istemez kovalı kömür sobası ile ısınıyorduk. Koca kovayı taşımak, sobaya yerleştirmek zordu. Bir de bu iş bana kalınca…

Boyun fıtığım azmıştı.

Doktor iğne, merhem, boyunluk vermişti ve ağırlık kaldırmayacaksın, dedi kesinlikle.

Tabii çok doğru da, ev işi, çocuklar, bunlarla kim uğraşacaktı.

Ben bunları düşünürken karşı dairede oturan yöneticinin hanımı geldi.

– Hocahanım! Geçmişler olsun sana.

-Teşekkür ederim Hasibe Hanım! Dedim demesine de kadıncağız çok iyi Türkçe bilmediği için onu anlatmak işi bana kaldı.

– Eee doktur ellaç verdi? İyi olursun inşallah.

– Evet verdi komşum da iğne için kim var buralarda yakın acaba?

-Uuu ne düşündün onu. Kolaydır lee! Bizim üst kat komşininkızı hemşiredir. Hem çıkar oturur kahvanı içersin. Hem de iğneni yaparsın haaa!

Ben:

– Komşum yaparken mi acaba?

– Yeyy niye yapamaz, biz değil mi ciran?

Ehh buna çare bulduk. Soba kovasını kim dolduracak? Kim sobayı yakacak diye düşünürken;

– Bakasın sen soba için yaktırmak istiyorsan, kapıcının hanımı ona taliptir. Yaksın sobayı sana heee.

Aman bir sevindim bir sevindim ki:

– Sana kahve pişireyim komşum, dedim.

– Sen otur. Söyle bene yerini, uuu ben onu pişireyim.

Biz daha böyle konuşurken kapının zili çaldı.

Kapıyı açtım gelen üstteki komşu Şerife Hanım.

– Yaaciranne geçmiş olsun sana!

Gelen komşu, ben ve diğer komşu kahveleri içtik. Bu kış Diyarbakır’da ikinci kışı yaşayacaktık. Çok soğuk olmasa da kömür sobası ile ısınıyorduk. O tarihte normal kalorifer olayı vardı. Doğalgaz yaygın değildi.

Fakat çok candan ve yardım sever insanları ile sıcak ilişkiler içinde komşuluk yapıyorduk. Konuşmaları çok hoştu, “mi” soru edatı kullanmak yerine kelimeyi uzatmakla soruyu soruyorlardı.

“O top senin mi?” yerine, “O top seninnn?” gibi…

Birinci sınıf okuttuğum yılda, “KAPI” fişini 90 mevcutlu sınıfta ancak 25 kişi “kapı” diyor,diğerleri “kapi” diyordu.

Ben biraz daha iyileşiyordum iğne ve ilaçlar sayesinde.

Bugün iğnemin son günü idi. Komşumun hemşire olan kızı her iş dönüşü kapıyı tıklatır, “Hocam geldim iğneni yapayım” derdi.Bugün kapım haberdar edilmeyince, akşamdan önce bu işi bitireyim diye yukarı çıktım.

Kapıyı hacı bey açtı.

– Buyurasın hocahanım!

İçeride telaşlı bir hal sezinledim.

– Yaz geldi uu sinekler vızlayıp duruyorlar hele, dedi Hacıbey.

Elinde bir havlu, pencereler açık. Hanımının elinde de bir bez. Sallayıp duruyorlar.

Ben şaşkın şaşkın bakarken, onlar koşuşup duruyorlar.

En son hanımına:

– Hanim hanim sinek nerdedir?

Şerif’e hanım ona dönerek:

– Hacııı! Sinek vız vız etti uuugudbay diyerek takadan çıkmıştır haaa!

Aman Allah’ım gülsem olmuyor. Gülmemek için dudağımı ısırıyorum olmuyor. Artık katıla katıla gülüyordum. Onlar da gülmeye başladılar.

O arada kapı açıldı. Kızları geldi. Kızcağız neye güldüğümüzü bilmediği için bakıp duruyordu. Arapça annesine sorunca o da anlattı. O da gülmeye başladı. Yıllar yıllar oldu benim onlarla olan dostluğum devam ediyor. Hatta iki yıl önce öğretmen olan kızı, eşi ve torunu bana geldi ve bir hafta misafirim oldular. Yine bu (İngilizce konuşan) sineği anlatarak güldük.

Haaa bugün bu İngilizce bilen sinek nasıl hatırlandı demeyin sakın.

O da ayrı bir konu.

Kısaca sineğin biri vızıldıyordu.

Bizler de balkondayız.

Ben bu sinek hangi dilden vızıldıyor deyince bana güldüler.

Ehhh ben de tabii bu anıyı anlattım!…

Eyvallah, hoşçakalın!

Bu günlük de bu kadar… Sağlıkla mutlulukla kalın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.