Dolar 32,7682
Euro 35,0901
Altın 2.459,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 38°C
Açık
Kilis
38°C
Açık
Cts 36°C
Paz 35°C
Pts 37°C
Sal 38°C

Sokakta İki İnsan: Erkek Özgür, Kadın Kısıtlı

Sokakta İki İnsan: Erkek Özgür, Kadın Kısıtlı
A+
A-
09.02.2019
397
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“ÖZGÜRLÜK BİR KİŞİNİN DEĞİL, HERKESİN HAKKIDIR.” (Herbert SPENCER)
“Sokakta İki İnsan, “Erkek Özgür, Kadın Kısıtlı” başlıklı konumun önem ve mahiyetine geçmeden önce, özgür ve kısıtlı sözcüklerine kısa olarak değinmek istiyorum. Özgürlük, genel anlamda her türlü dış etkiden bağımsız olarak kendi istencine, kendi düşünce ve davranma durumudur. Kısıtlılık ise, özgürlüğünün bağlanması, yani kısıtlılık halidir.
Kadınların geçmiş yıllarda toplumdaki yaşam konumuna bir göz attığımız zaman, daha çok ataerkil zihniyete, yani erkek egemenliğine dayalı bir toplumsal düzenin var olduğunu görmekteyiz. Günümüz koşullarında bile sokağa çıkan kadın yüzyıllardır toplumların düzenine tehdit olarak algılanmıştır. Bu itibarla yaşamımızı içinde sürdürdüğümüz toplumsal düzende, cinsiyetçi biçimde bir ayrışım ortaya çıkmıştır. Bu ayrışım, büyük kentlerde daha çok kendini göstermiş olup, erkekler kentin hemen hemen her yerinde tam bir güvenlik içinde, yani kısıtlama çekincesi olmaksızın istedikleri mekân ve sokaklara gidebilmişler. Kadınlar ise mahalle içi veya AVM (belirli bir sosyal ve kültürel çevresi olan mekânlar) gibi kısıtlı olan yerleri kullanmışlardır.
Ayrıca kentlerde öylesine ıssız mahalle ve sokaklar var ki, çoğu kadınlar buradan korku ve bunalım içinde geçmekteler. Yeterli aydınlatması olmayan, kuytu ve tenha olan bu sokak, park gibi yerlerde erkeklerin çoğu şiddet ve tacize maruz kalmadan yürüyebilmekte… Ancak sözü edilen bu yollar kadınlar için tehlikeli bir ortam yaratmaktadır. Bu durumda kadınların, gerek parklarda, gerek sokaklarda, gerekse meydanlarda öne çıkan düşüncelerinde bir taciz, şiddet ve güvensizlik hissi ortaya çıkmaktadır.
Kadınların rahat bir şekilde dışarı çıkabilmeleri ve kendilerini güvende olabilmeleri için bazı fiziksel düzenlemeler yapabiliyorlar. Öncelikle kadınlar, kendileri için güvenli olmadığı zaman, evin dışında daha güvenli bir alan kullanmayı ya da mecbur kaldıklarını da kendi bildiği yolları tercih ediyorlar. Örneğin, güvensiz bir sokak veya yolu kullanmak zorunda kalan kadınlar, mutlaka bir erkeğin kendilerine eşlik etmesine gerek duyuyor ve bu durumda sokağa çıkabiliyor.
Peki, çocuklarıyla birlikte vakit geçirmekte olan kadınların, sözünü ettiğimiz bu ıssız yollardan ve sokaklardan nasıl geçecek ve parklarda nasıl dinlenecek? Bu konuda mevcut olan park yerlerinde ve sokaklarda eksik halde olan aydınlatma ve araçların yerine getirilmesi gerekiyor. Kadınların bebek arabasını sürebildiği, güvenlik tarafından gözetildiği yarı kamusal alanların oluşturulması başta gelmektedir. Burada rahat yürüyebilmelerini sağlayacak bir alanın ve her yeri oldukça aydınlatacak ve de görünebilir olması, ayrıca çocuğa oyun alanı sunabilmesi gerekmekte. Bu durumda kentlerde, yeterli sayıda park olursa, kadınlar boş zamanlarını bu yarı kamusal yerlerde rahat bir şekilde geçirtebileceklerdir.
Görüldüğü üzere erkeklerin hiç bir kısıtlama olmaksızın sokakları, parkları ve yolları özgürce kullanmaları, ancak kadınların ise bu yerlerden korkarak geçmeleri, onlarda bir güvensizlik duygusunun ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.