Dolar 17,9331
Euro 18,4099
Altın 1.039,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 34°C
Açık
Kilis
34°C
Açık
Paz 33°C
Pts 35°C
Sal 36°C
Çar 37°C

Sosyal Medya Günümüzün Trendi

Sosyal Medya Günümüzün Trendi
A+
A-
18.09.2019
459
ABONE OL

Mehmet Şenay TAŞKENT

 

Elinde akıllı telefonu bulunan herkes, özellikle son yıllarda birer Sosyal Medya Fenomeni olarak ortalarda boy gösterip duruyor. Herkes birbirleriyle bilgi, haber, oyun ve görsellik iletişimi yarışında. Tek vatandaşlar değil, elbet. Görsel medya, yazılı basın ve sivil toplum kuruluşları, hatta iktidarı, muhalefeti ile bir cümle bu yarışın içindeler. Birbirleri hakkında acımasız eleştiriler veya tam tersine yalan, yanlış olsa da, abartılı destanlar yazarak sosyal medyanın temel unsurları oluşturmaya çalıştıkları günleri yaşıyoruz.

Bu oluşumun kimi olumsuz yanları olsa da, pek çok olumları yanları da yok değil. İnsanlar en kısa sürede istedikleri mesajı anında birbirlerine ulaştırıyor ve bilgilendiriyorlar oluşu çok güzel bir olay. Yazılı basına rağbetin azaldığı günümüzde, bırakın vatandaşları, iktidar ve muhalefet partileri bile bu yöntemle daha çok kamuoyuna ulaşma mücadelesi içindeler.

Beni en fazla etkileyen yönlerinden bir tanesi de, anında bizi haberdar edişlerine katkısının yanında, yol göstericiliği ile de toplumun her kesimine ışık oluşudur. Sorunlar dile getirilir iken, çözüm yolları bile bu sayede paylaşılıp, yetkililere ulaştırılıyor.

cep

Tam bu güzel etkilerin yanı sıra, elbette olumsuz yönleri de olabiliyor. Abartılı ve birilerini zem edici, hiciv ve eleştiriler yapılıyor, hatta fütursuzca iftiralar bile atılıyor. İşte tam bu noktada, hiçbir araştırma yapılmadan paylaşımlara taraf olunması da hiç hoş değil. Kısacası toplum aydınlatılacaksa, eğriye eğri, doğruya doğru demek genel amaç olmalıdır. Yalanda olsa, bizden olanlar doğru söyler, bizden olmayanlar ise doğru da olsa, yalan söylüyorlar demek, en büyük hatalarımızdan biridir. Maalesef, sosyal medyada bunları da görüyor ve üzülüyoruz.

Zaman zaman söz konusu sosyal medyada yapılan paylaşımların gerçekçiliğini araştırıyorum ki, hiç alakası, aslı astarı olmayan sonuçlarla karşılaşıyorum.

Dikkat etmek, doğru haber ve doğru bilgi paylaşmak gerektiğinin altını özellikle çiziyorum. Bunu sadece sosyal medyayı kullanan vatandaşlar değil, siyasi kimliği olanlarda yapıyor. Bilhassa seçim dönemlerine kadar hiç sesleri çıkmayanlar, başlıyorlar boş vaatlere. Salla da, salla… “Bu kente deniz getireceğiz, gemiler vasıtasıyla da deniz ticaretini geliştireceğiz!” vs. gibi paylaşımlar. Ya! Gerçek imzalar, ya da sahte hesaplar üzerinden bunları yapılabilmektedirler. Tamamen yanıltıcı bu nevi paylaşımlara itibar edilmemelidir. Doğruluğu tescil edilmiş bilgilere, paylaşımlara rağbet edilmelidir.

Değerli okurlarım, günümüzün neredeyse hastalığı noktasına gelmiş bu sosyal medya kullanımını doğru zaman, doğru amaç ve doğru paylaşımlarla yapmalıyız. Kişisel ego veya çıkar amaçlı kullananları derhal hesabınızdan çıkarmalıyız. Çünkü bu tür paylaşımlar sağlığımız açısından da zararlıdır. Özellikle altını çizmede yarar gördüğüm farklı bir konu da, sosyal medya kullanımının bir virüs gibi yediden yetmişe tüm insanları esir almasıdır. Zaman mevhumu olmadan her fırsatta ve her yerde ellerde bir akıllı telefon oyalanması ile sosyal hayattan kopan bir millet olduğumuzu itiraf etmek zorundayım.

Okuma, öğrenme, araştırma alışkanlıklarından bile uzaklaşır olduk. Buna en tipik örnek olarak da eğitimde uğradığımız hayal kırıklığını gösterebiliriz. Görme yetisine sahip küçük yaşta bebekler bile o günlerden oyun tuzaklarının pençelerine düşüyorlar. İşte tam bu noktada aile bireylerine büyük görevler düşmektedir. Mümkün olduğu kadar anne ve babalar çocuklarının yanında cep telefonlarıyla fazla zaman geçirmemelerine dikkat etmelidir. Abi ve kardeşlerden öyle. Zira çocukların ilk eğitim aldığı yer, kendi yuvalarıdır. Aileden neyi görür ise ilk önce onu öğrenir, gerçeğini göz ardı etmemeliyiz. Günlük yaşantımızda da cep telefonlarımızı ihtiyaç dışında kullanmamalı ve örnek bir yaşam biçimi ile onlara yaşamayı öğretmeliyiz. Aksine, ellerde 7/24 cep telefonundan sosyal medya takıntılı birisi olarak yaşarsak, o topluma da en büyük kötülüğü yapmış olacağımız unutulmamalıdır.

Kent’in yeni bir gününde yeniden buluşmak üzere esen kalın, mutlu kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.