Soyadımızın Kaynağı Olan Masmana (3. Bölüm)

04 Eki 2017 Çar 9:42
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Aysel MASMANACI BEŞOĞLU

 

MASMANADA YAŞLI BİR KADIN
Artık her gün okula gidip gelirken, herkesin Hame (Hamide) Teyze dedikleri yaşlı teyzeyi masmananın kapısının önünde aynı saatte görüyordum. Önceleri korkup çekindiğim bu güler yüzlü yaşlı kadına karşı içimde bir yakınlık, tuhaf bir nine sevgisi duymaya başlamıştım.
Her sabah mutlaka yaşadığı alanı ve masmananın önünü toz-toprak kalkmasın diye bakır ibriği ile hafifçe yerlere serpiştirerek sular, sonra da çöp süpürgesi ile bir eli belinde eğilerek süpürürdü. Masmananın önünden geçerken o çok sevdiğim mis gibi sulanmış toprak kokusunu içime çekerken, ben de O’na gülümseyerek, “Günaydın Hame teyze. Nasılsın?” derdim. O da beyaz, pembe gülümseyen nurlu yüzünü bana çevirerek, “Günaydın kızım. Allah zihin açıklığı versin, çok çalış adam ol. Benim gibi sürünme” derdi.
Köşeyi dönünceye kadar arkamdan bakardı.
Bir iki hafta sonra mahallenin kadınları ile arkadaş olmuştu. Komşu teyzeler her gün Hame Teyze’nin buz gibi serin kabaltına koyduğu tahta sedirin üzerine oturur, onunla sohbet ederlerdi.
Bizim mahallenin insanları çok iyi, fakir babası insanlardı. Her gün sıra ile Hame Teyze’ye annem ve yengem dâhil komşularımız yemek, kendilerine dar gelen ya da giymedikleri hırka, yelek, elbiseler verirlerdi. O da hiç kibirlenmez alır, seve seve giyerdi.
Bir gün ben de Hame Teyze’yi mutlu etmek istedim. Çünkü komşuların ona verdikleri şeyleri alırken yüzündeki o mahcup, biraz da minnettar gülümseyen ve mutlu yüzünü görmek ve herkese ettiği gibi bana da dua etmesini istiyordum. Çocukluk işte…
Annem ve ablam giymedikleri kışlık giysilerini tahta bir dolabın içine naftalinleyip bohçalar, ya da içine lavanta kokulu küçük sabun parçacıkları koyarak kaldırırlardı. Beyaz bir bohçayı açtım ve elime siyah bir ceket geçti. Bana biraz küçülmüş gibi geldi. Ablam artık bunu giymez. Küçülmüş zaten… Hame Teyze de zayıf… Bu ceket ona olur… Önümüz kış giysin garibim, sevinsin bari.
Ceketi O’na uzattığımda görmek istediğim o yüz ifadesini görüp çok sevindim ama endişe vardı biraz gözlerinde. Daha elini uzatıp almadan, “Kızım annenin haberi var mı?” diye sordu. Doğrusu böyle bir şey hiç aklıma gelmemişti. O’na yalan da söylemek istemiyordum. Onu mutlaka mutlu etmeliydim.
- Aman Hame Teyze giymiyorlar işte. Al hadiiii…

Galiba çok içten ve yalvararak ceketi uzatmışım ki beni kırmamak için elimden ceketi aldı.
- Allah razı olsun kızım. Allah seni aziz etsin. Şansın, bahtın açık olsun!  Ama sen yine de annene söyle. Annenden habersiz olmaz, dedi.
- Tamam söylerim, dedim.

Sırtımda çantam, zıplayarak, sekerek okul yolunu tuttum. Anneme söylemesem de olurdu, giyecekleri bohçalar dolusu giysileri var zaten… Amaaan ne olacak canım, annem farkında bile olmaz…
Artık iyice havalar ısınmış, yaz gelmişti. Okullarımız tatil olmuştu. Masmananın önüne koca halleler (çok büyük altı isli kazanlar) kuruluyor, altı kor alevlerle cayır cayır ateşler yakılıyor ve hallelerde hedik pişiriliyordu. Mahallenin gelinleri aralarında şakalaşacak, “Ala sana hedik kaynana, dişleri gedik kaynana, oğlun çerez getirmiş… Sensiz yedik kaynana…” türküsünü söyler, gülüşerek hallenin başında yarenlik eder (şakalaşırlar), elleri yana yana kaynamakta olan hediği avuç avuç atıştırırlardı.
Sokağımız dar olduğu için en geniş yer masmananın önüydü. Hame Teyze komşularımıza elinde şapşak (uzun saplı çok büyük bakır kepçe) ile arada bir hediği karıştırıp, kıvamında pişip pişmediğini kontrol ederdi.
Pişen hediklerin bir tencere kadarı tabaklara konuşup komşulara göz hakkı olarak dağıtılır, kalan hedikler damlara açılan şallara (büyük çarşaflara) serilir, iki-üç gün kurutulur. Sonra değirmenlere götürülür, orada köftelik ince bulgur (simit) birazı da pilavlık bulgur, sitti simidi (çok ince köftelik simit) çekilir. Evlerimizdeki tahta sandıklara konurdu. Sokakta hedik kaynatan her komşumuz Hame Teyze’nin kışlık bulgur ve simidini verirlerdi.
Hame Teyze’nin çayı yoktu. İkindi vakti olunca komşular çayı demler, çaydanlıkla masmananın o serin dehlizine indirir, diğer komşular da gerebiç (içi cevizli veya fıstıklı bayram kurabiyesi ), kek poğaça gibi yiyecekleri çayın yanında yemek için getirirlerdi.
Artık masmana komşularımızın çay içip sohbet ettikleri bir nevi kadınlar kahvesi olmuştu. Hame Teyze’yi kadın-erkek, çoluk-çocuk çok seviyor ve güveniyorlardı. Öyle ki kocası ile arası bozulan komşu teyzeler ona dert yanıyorlardı. O da onlara nasihat ederdi. Hatta kocasından dayak yiyenler bile masmanaya koşar, Hame Teyze’ye sığınırlardı. O da büyük bir olgunlukla onları teskin eder, kocalarını çağırır onları masmanada barıştırırdı. Yani masmana hem mahallenin kafesi, o zamanların kadın sığınma yeri ve de huzurevi görevini de görüyordu. (Arkası Yarın)

Benzer Haberler

BANYO Ömrün 7 yılı banyoda geçiyormuş. Batıda yıkanmakla, bizde suyun gelmesini beklemekle...

Yorum 
0

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri: Hocamızın Haseki Hastanesi...

Yorum 
0

Nejat TAŞKIN Uzun zamandan beri sizi yazmak ve gündeme taşımak istiyordum.Çünkü zaman zaman...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

BANYO Ömrün 7 yılı banyoda geçiyormuş. Batıda yıkanmakla, bizde suyun...

Hocamızın Haseki Hastanesi Başhekim...

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri:...

Sayın Bayan Dudu Erol

Nejat TAŞKIN Uzun zamandan beri sizi yazmak ve gündeme taşımak istiyordum.Çünkü...

Doğumunun 100. Yılında Türk Âlimi v...

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ   Türk Dünyasının gururlanacağı, yeni...

HAYAT

tramvay beklerken, iki kişilik iskender beklerken, akşamı ya da sabahı beklerken,...

MİNNET ETMEM

İstemem eksik olsun eksik olsun istemem Ufak menfaat için takla atmayı bilmem...

Suriye ile ticareti geliştirme topl...

Kilis Ticaret ve Sanayi Odası (KİTSO) ve Azez Ticaret ve Sanayi Odası’na...

Barutçu Dünya Gazeteciler Günü’nü k...

Kilis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Barutçu, 21 Ekim Dünya Gazeteciler...

Yeşil alan pislik içinde

Kilis’te Şehit Sakıp Mahallesinde, Karakuşlar binasının arkasında bulunan...

Sınır kapısı kapatıldı!

Kilis’te bulunan Suriye sınırındaki Öncüpınar Sınır Kapısı geçici...

Elbeyli’nin içme suyu güçlendiriliy...

Kilis’in Elbeyli İlçe Belediyesi, ilçenin içme suyunu güçlendiriyor. Açtığı...

‘Duvar yazıları’na tepki!

Kilis’te binaların duvarlarına sprey ve boyalarla yazılan yazılar, vatandaşın...

“Meme kanserinde erken teşhis hayat...

Kilis İl Sağlık ve Halk Sağlığı Müdürü Dr. Turgay Happani, ekim ayının...

“Kültür Varlıklarını Koruma ve Kaça...

Kilis İl Jandarma Komutanlığı personeline; İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne...

Uyuşturucu toz esrar yakalandı [ASA...

Kilis’te iki ayrı olayda uyuşturucu toz esrar maddesi ve iki adet ruhsatsız...

Aramızdan Ayrılanlar

İzzettin KARTAL (74) M. Şahin KUDEYTOĞLU (53) Saliha ANTAKYALI (85) Mehmet...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KART Çalıntı kredi kartları, internette satılıyormuş. Olmaya oldu, ihaleye...

Kilis Vakfı’nda 2017 Ders Yılına Ki...

Nejat TAŞKENT Kilis Vakfı Erkek Öğrenci Yurdu 20. yılını doldururken yüzlerce...