Sufi Öğretisi

04 Oca 2021 Pts 13:04
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mehmet Şükrü HÜNER (Saraç Mehmet Çavuş’un Oğlu) / Toronto-Kanada

 

2020 yılını kan ve gözyaşlarıyla geçirdik. Cam yerine gazete kâğıdıyla kapatılmış şehit evleri, ayağındaki lastik ayakkabının yarısı yok, vatan sağ olsun diyen şehit babaları, yetim ve öksüz kalmış babasının tabutuna selam duran çocukları,  gelinliği henüz sandığa konmamış dul kalan gelinleri, saçlarını yolan şehit anaları gördük.  Hani bir önceki seneye girerken birbirimize iyi seneler, huzur ve barış dilemiştik.

Kutsal dinimizi, kendi siyasi çıkarlarına alet edinen çakallar, yine yanlarına başka hayineleri bulabiliyorlar. Barış anlamında olan İslam Dini, Mevlana’ları, Yunus’ları, Hacı Bektaşı Veli’leri, Taptuk Sultan’ları, Ahmet Yesevi’leri yetiştirmiş bir dindir. Onların bize bıraktıkları Tasavvuf Felsefesi, İnsan sevgisi ve Hünamizimdir.

İkinci Hiyaseddin Keyhüsrev’in, Kösedağı Savaşında, Moğollara yenilmesiyle istila, yağma, iç karışıklıklar, yalan, gammazlık, açlık, aşırı vergiler insanları bunaltmıştır. Bu eş zamanlı yaşamış Tasavvuf ehli insanların insan sevgisi, erdemli davranışları yüceltmeleri, insanları birliye çağırmaları bu kaos ortamında çok önemli olmuştur. Onlar yalnız Tanrı’ya kavuşmak için birer sufi değildir. Bunlar haksızlığa, zulme, yalana karşı çıkmış, doğrunun, haklının yanında olmuşlardır. Çağlar boyunca da erdemin, Sevginin, barışın çağrıcısı olmuşlardır. O günün kaosu içinde Yunus barışı arar. Düşmanı ile barışacak kadar hoş gönüllüdür. “Beri gel barışalım / Yâd isen bilişelim” diyen Yunus, gönülden gönüle köprü kurmak ister. Onlarda sen ve ben gibi ikilik, ötekileştirme yoktur. Mevlana bunu Mesnevi’sinde çok güzel anlatır: “Birisi bir gün, bir tasavvuf ehli dostunun kapısını çalar. Dostu: ’’Kapıyı çalan kim?” değince, “Benim benim” diye cevap verir. Dostu: “Git şimdi zamanı değil, böyle bir sofra ham kişinin makamı olamaz, hamı ayrılık ateşinden başka ne pişirebilir, nifaktan ne kurtarabilir” der. Adamcağız gider, tam bir yıl sonra pişmiş, olmuş olarak tekrar gelir. Edeple halkaya vurur. İçeriden “Kim o?’’ deyince; “Gönlümü alan sevgili sensin’’ diye cevap verir. İçerideki, “Mademki bensin, ey ben, gel içeri gir. Ev dar iki kişi sığmaz” der. Burada anlaşıldığı gibi, senlik, benlik ve ötekilik yoktur. Bir ve tek vardır. Onlarda ne Sunni, ne Şii ne Hanifi ne Hambeli ne de Maliki vardır. Bütün insanlık tek potada eritilir.

 

“Gel, gel ne olursan yine gel

İster kâfir, ister Mecusi

İster puta tapan ol yine gel

Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir

Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel,

Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz,

Şu tertemiz tarlaya sevgiden başka bir tohum ekmeyiz biz.

Beri gel beri! Daha da beri! Nice şu yol vuruculuk

Mademki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik

Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız,

Bizim mezarımız ariflerin gönlündedir.”

(Ebu Said Ebu’l – Hayr)

 

Görüldüğü gibi, dini, mezhebi ve ırkı ne olursa olsun, en üstün bir varlık olarak yaratılmış olan insan, merkezdedir. Sen bir insansın ve en üstün bir varlık olarak yaratılmışsın. Sen, ben yok tek var.

 

“Her gün bir yerden göçmek ne iyi

Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş

Her gün bir yere konmak ne güzel

Dünle beraber gitti can cağazım

Ne kadar laf varsa düne ait.

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.” (MEVLANA)

 

Aslında ben de bugün sizlere yeni şeyler söğlemek istemiştim. Kalemimin ayağı kaydı, düştü, dolaştı beni buraya getirdi. Getirdi de iyi oldu. Böylece biraz dertleşmiş olduk. Gönülden gönüle ulaşabildikse ne mutlu bizlere. Mademki buraya geldik…

 

“Daha beri gel, daha beri, nice bu bir yol kesicilik? Değil mi ki sen bensin, ben de senim, niceye bir senlik, benlik?

Tanrı aşığıyız, Tanrı sırçası, neden kendimizle bunca inat? Aydınlık, neden aydınlıktan kaçar?

Hepimiz de bir olgun kişiyiz, fakat neden böyle şaşı olmuş kalmışız?  Neden zengin yoksullara hor bakar?

Sağ el ne diye kendi solunu hor görür? İkisi de senin elin değil mi?

Uğurlu ne demek, uğursuz ne demek?

Hepimiz de bir inciyiz, aklımız da bir, başımız da ama şu beli bükülmüş gök kubbenin altında iki görür olmuşuz.

Şu beş duygudan, altı yönden pılunı pırtını birlik yanına çek, niceye bir birlik selvisinin sözünü edecek onu övmekle yetineceksin?

Haydi, kalk, şu benlikten geç de, herkesle karıl, uzlaş.

Kendin de oldukça habbesin, ama herkasle birleştin mi madene dönersin.

Erkek arslan ne yaparsa yapar, köpek de köpekliğini eder durur. Tertemiz can yapacağını yapar, beden de bedenliğini eder.

Dünyada nice diller var, mana bakımından hepside bir.

Kapları kırdın mı, su bir olur gider.

Birliğe ulaştın da gönlünü sözden kestin mi, can artık her görüş sahibine haber yollar.’’

MEVLANA: DİVAN-I KEBİR

 

NOT: Kaynaklar, Mevlana’ya ait olarak bilinen “Gel, gel, ne olursan ol yine gel” şiirinin Mevlana’ya ait olmadığını, Ondan üç yüz yıl önce yaşamış başka bir tasavvuf ehli olan Ebu said Ebu’l-Hayr’a aitir olduğunu yazmaktalar. Onun için olsa gerek bu şiir ne Mesnevi’de ne de Divan-ı Kebir’de vardır.

Birlik, dirlik, kardeşlik ve huzur içinde yaşam dilerim. Kalın sağlıcakla.

Benzer Haberler

YALAN Yalancı yaz gelmiş. Zararı yok, yalancı politikacılar gelmesin de!… *** MANŞET Türk...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “BİR KADININ FARKINDALIK VE GÜÇLENMESİ DEMEK, BULUNDUĞU VEYA HAYATINI GEÇİRDİĞİ...

Yorum 
0

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, İnsan olarak, günümüzde barış, huzur ve güvene hasretiz. Bir...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Gebze Teknik Üniversitesi’ne ...

Gebze Teknik Üniversitesi Çayırova Kampüs alanı içerisinde bulunan Kocaeli...

Organize Sanayi Bölgesi altyapı işi...

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının kredi desteği ile Müteşebbis Heyet Başkanlığı...

KİLİS BELEDİYE BAŞKANLIĞI TARAFINDA...

Basın İlan Kurumu ilan portal ilan.gov.tr internet sitesinde yer alan ilana...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

YALAN Yalancı yaz gelmiş. Zararı yok, yalancı politikacılar gelmesin de!…...

Kadın Dayanışması

Metin MERCİMEK “BİR KADININ FARKINDALIK VE GÜÇLENMESİ DEMEK, BULUNDUĞU...

Hangi Yüzle Geliyorlar Meclise?

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, İnsan olarak, günümüzde barış, huzur ve...

Ali Gibi Kahraman, Zülfikar Gibi Kı...

Alaiddin ÖZKAR   Bedir Savaşı’nda öldürülen 70 müşrikten 24′ü...

Anıların İçinden-9

Tülay SARICABAĞLI ŞİMŞEK   Annemle babam evlendikten hemen sonra Döne...

Yengem Aşıyı Çözmüş ve De Olmuş...

Adviye ERTEKİN YÜKSEL   Bizim semtin pazarı kurulur perşembe günleri....

DİZELERİNİZ…

GÜL BANA YETER   Yeter ki olmasın kinin nefretin İçten uzatılan el bana...

İşletmeler yeniden açıldı

Kilis’te yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında geçici olarak...

ATM’ler arızalı, banka önleri kalab...

Kilis’te ATM’ler arızalı olunca banka önlerinde kalabalıklar oluşuyor....

Kilis’te tarımsal kuraklık çalışmal...

Kilis İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından tarımsal kuraklık çalışmaları...

Evlere giren hırsızlar aranıyor [AS...

Kilis’te girdikleri evlerden para ve eşya çalan hırsızlar her yerde aranıyor....

Olea Otel çalışanları kan verdi...

Kilis’in tek 4 yıldızlı ve tek güvenilir turizm sertifikalı oteli olan...

Köylerde tavuk besiciliği yeniden g...

Kilis’te köylerde köy tavuğu besiciliği yapan köy sakinleri, kuş gribi...

Rektör Karacoşkun, Yavaşca’nı...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun,...

Kilis’te taze soğan ve sarımsak ucu...

Kilis’te son günlerde taze soğan ve sarımsağın bollaşıp ucuzlaması ile...