Şükür-Hamd

11 Tem 2019 Per 9:29
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mahmut İhsan KANMAZ

 

“Niye olmadı diye yakındığın bir duaya, gün gelir, iyi ki olmamış diye şükredersin.” (Şems-i Tebrizi)

Selam, sevgi ve saygılarımı arz ederek, bir yazıma daha başlamanın mutluluğunu duyuyorum sevgili arkadaşlarım.
Büyük İslam alimi Şems’i Tebrizi’nin, güzel bir sözünden de anlaşıldığı üzere, bugünkü mevzumuz, tevekkül ve sabrın ayrılmaz parçası olan, şükür veya hamd üzerine olacak.
Allah’a duyulan minneti dile getirme, övgü, teşekkür ve minnettarlık gibi hamde yönelik duyguları içeren şükür, el ulvi değerlerden biridir. Bünyesinde derin bir kabullenmişlik, inanmışlık, rahatlık, gönül huzuru ve Yaradan’a bağlılık vardır. Onun içindir ki, her kul şöyle dua eder Yaradan’a, sabah gözünü ilk açtığında, “Beni uyandırdığın her güne, verdiğin her bir nefese, binlerce şükürler olsun.”
Zira biliriz ki, “Dil şükre yönelmezse, kalp hüzne düşer.”
Bize verilenlere hamd etmeliyiz, aldıklarına da. Demeliyiz ki, her şeyi en iyi bilen odur. O ne derse o olur. Yoksa büyük mütefekkir ve alim Hz. Mevlana’nın işaret buyurduğu gibi bir hale razı olmak zorunda kalırız… Yani, “Sahip olduklarına şükretmeyi bilmeyenlerin, kaybettiklerine isyan etmeye hakları yoktur” durumunda oluruz.

“Hayatı sevmek, şükretmek o kadar da zor değil… Aldığımız nefes, güneşli bir gün bile, yeter şükretmek için… Hatta içtiğimiz temiz su, giydiğimiz güzel şeyler, öyle büyük nimetlerdir ki aslında, biz daha fazlasını ararken, elimizdekilere şükretmeyi unutur oluruz. Hamd etmek aklımıza gelmez pek, oysa “Hamd, şükür ve şükran, en büyük mutluluktur” demiş bir güzel kardeşimiz.

Bazen yeise kapılır insan… “Hep dua ediyorum, hiç gerçekleşmiyor” diye boşu boşuna yakınır durur. Oysa, ”Eğer bir duan varsa, mutlaka onu bir duyan da vardır” sözündeki anlam ve derinliğin, pek te farkında değilmiş gibidir sanki.
Hatta der ki bazen: “Nereye elimi atsam elimde kalıyor, hiçbir şey istediğim gibi olmuyor. Hâlbuki bilmez ki, “Bazen Allah bütün kapıları kapar üzerine, nedendir anlayamazsın… Belki de bu, dışardaki fırtınalardan seni korumak içindir..” Onun için kabul etmeliyiz ki,
“Şükretmek, bütün kapıları açan tek anahtardır.” Böyle buyurmuş, söyleyen…

Bir bilge insan, ömür denilen kısacık süreci mercek altına almış ve şöyle bir senteze ulaşmıştır en sonunda…
“Üç günlük dünyadır burası… Birini çektiklerine say, öbürünü sevdiklerine ve diğerini de özlediklerine…
Çektiklerine imtihan de!… Sevdiklerine şükür, beklediklerine ve özlediklerine de, ya sabır!…”
Şükür ve hamdle dua ve dilekler, iç içe olurlar hep… Birinin olduğu yerde bir diğeri de mutlaka vardır sevgili arkadaşlarım.
“Allah’ım bize, inşallah olur diye dua edip, hayalini kurduğumuz her şeyin, çok şükür oldu, sevincini yaşat ne olur” diye el açan bir kardeşimiz gibi, büyük din alimi Mevlana Hazretleri de şöyle hamd ve dua eder Yaradan’ına, “Umudumu canlı tutan Allaha hamdolsun. O ummadık yerden, en güzel kapılar açan fettahtır.”

Madem ünlü düşünür ve mütefekkirden söz açıldı, yine onunla sürdürelim sözlerimizi. Hazreti Mevlana, bir gün sevgili eşine, yani hayat yoldaşına şöyle seslenir: “Sen benim bugünüme şükür, yarınıma dua edişimsin… Azla yetinişim ve çoğa tamah etmeyişimsin.” Temenni ve iç huzurun, huzur-u vuslata erdiği haldir bu kelamlar…
Devam ediyor büyük âlim: “Kusur bulmak için bakma birine… Eğer bulmak için bakarsan, illaki bulursun bir şeyler. Ancak, kusurları örtmeyi marifet edin kendine… İşte o zaman, kusursuz ve kâmil insan olursun.”
Ne güzel öğütler, ne güzel yol kılavuzu sözler bunlar değil mi?
Son İslam halifesi Hz. Ali’de der ki: “Eline bir nimet geçince şükret. Sakın şükretmeyip de Allah’ın verdiklerini elinden kaçırma ve o verdiklerinden de olma…”
“Allah, haşa bizim derdimizden çok daha büyüktür. Onun içindir ki, şükür ve hamd, her kapıyı açan bir anahtardır” diye buyurmuş birileri… Bir başkası da “İmtihanın adı aşk olunca, dile şükür yakışır” deyivermiştir.
Sanırım en güzel dua şu olmalı: “Varlığına şükür dediğimiz kişileri, sen koru Allah’ım.”
“Cennete ilk girecek olanlar, bollukta ve darlıkta, her daim Allaha hamd ve şükredenlerdir” buyurmuştur sevgili peygamberimiz, bir Hadis-i Şeriflerinde…

Sır dolu bir sözünde, bir bilge kişi şöyle demiş: “İnsanoğlu, verilene şükretmeyi unuttuğu için, haşa Allahtan alacaklı gibi davranıyor. Çünkü imtihanı, hep verilmeyen şey zannediyor.”
Her insanın bir kader çizgisi vardır değerli dostlarım. Kimi öyle, kimi böyle yaşar ömrünü. Onu yazan kalem ne derse o olur, külli iradeye göre. İş odur ki, buna rıza göstermektir, isyan etmek değil oysa.
“Kaderimi ben seçmedim ki, ben bileyim geleceğimi… Onu bana veren Allah’a hamdolsu.” demektir işin en doğrusu… Bunun da adı tevekküldür, sabırdır, rızadır, teslimiyet ve inanmışlıktır.
İmanın da şartlarından değil midir, kadere olan inanç bütünlüğü…
Bir uzman kişinin belirttiğine göre de, hep şu olmalıdır yaşam felsefemiz…
“Az şikâyet, çok şükür… Bunlardır insanları mutluluğa ulaştıran faktörler…”
Bir bakıma, “Üç bileşkenli bir denklem gibidir yaşam dediğimiz şey… Yani, sabır, şükür ve dua” aslında, özetlediğim bu formülden başka bir şey de değildir, huzurlu yaşamın ta kendisi…

Ne güzel bir dua ve dilektir şunlar: “Her sabah uyandığınızda, şükretmeyi sakın unutmayın…. Verdiği her şey için ona yönelin ve hamd edin… Çünkü o Allah sizi her sabah uyandırmayı unutmadı ki, siz onu unutasınız.” Ve deyiniz ki: “Verdiklerine de vermediklerine de şükürler olsun…”
Peygamberimizin en sevdiği kişilerden ve onun vefatının ardından, ilk İslam halifesi olan Hazreti Ebubekir der ki: “Sabrediniz, biliniz ki her iş sabırla sonuçlanır…”
Burada, şükrün ve hamdın içinde, sabır gücünün ne denli önemli olduğunun altı çiziliyor, hem de kalın bir çizgiyle…

İstekler ve imkânlar da insan yaşamının en belirgin öğeleri arasındadır sevgili arkadaşlarım. Her insan imkânları oranında arzu ve istek sahibi olmalıdır.
Hani bir söz vardır; “Olmayacak duaya âmin demek” diye. İşte ona sebep, arzular da eldekilerin üstünde olmamalıdır. Yoksa maazallah, işin sonunda hayal kırıklığı yaratır ki, bu da hoş bir durum değildir insanlar için… Tabi her işin yolu da mutlak şükürden geçiyor. Nefsine hâkim olan ve azla yetinmeyi bilen herkesin arzu ve istekleri de, bir o kadar mütevazı boyutlarda olacaktır diye düşünürüm.
Bakınız Benjamin Franklin, tam da bu söylediklerimizi kanıtlamak istermiş gibidir sanki bir kelamında…
“Mutlu olmanın iki yolu vardır. Ya isteklerimizi azaltmak, ya da imkânlarımızı çoğaltmaktır.” Çok doğru…

Tevekkül ve irade güçlülüğünün en belirgin karşılığı olan, şükür ve hamd gibi değerlerin de bütünleyicisi durumundaki sabırla ilgili söylenmiş bir güzel kelamla, bugünkü yazımızı noktalayalım istiyorum.
Ünlü şair ve edebiyatçı ve de tiyatro yazarı William Shakespeare buyurmuş: “Sabır en büyük değerdir, buna sahip olmayana da acımak lazımdır.” Nokta.

Bir başka konu ve başlıkta yeniden birlikte oluncaya kadar, her gününüz bir öncekinden daha mutlu ve daha sevgi dolu olsun.
Kalın sağlıcakla sevgili arkadaşlarım ve değerli dostlarım.

Benzer Haberler

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, ABD Başkanı Barack Obama, 06 Nisan 2009 tarihinde Ankara’daki...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “14 YILDIR KAPALI OLAN İSTANBUL SİLOSU, HAYDARPAŞA LİMANI PROJESİNİN BİR...

Yorum 
0

Mahmut İhsan KANMAZ   Selam, sevgi ve saygılarımı sunarak, bir yazıma daha başlıyorum...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Obama, Anıtkabir Özel Defterine Ne ...

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, ABD Başkanı Barack Obama, 06 Nisan 2009...

Karagün Dostu Silolarımız

Metin MERCİMEK “14 YILDIR KAPALI OLAN İSTANBUL SİLOSU, HAYDARPAŞA LİMANI...

Kadirli’nin Can Suyu: Savrun

Mahmut İhsan KANMAZ   Selam, sevgi ve saygılarımı sunarak, bir yazıma...

Zannın Çoğundan Sakınmalıyız

Uğur KEPEKÇİ   İnsanoğlunun sosyal hayatta en çok düştüğü yanlış,...

İBRAHİM HALİL

Kilis Şirinlemeleri…   İBRAHİM HALİL   Karabaşlar sokağından...

Tarihi şehitliğe Vali Soytürk sahip...

Kilis Valisi Recep Soytürk, sınır hattında şehit olan askerlerin defnedildiği...

Karatay üniversitede zeytin ve zeyt...

Kalp ve iç hastalıkları uzmanı, fikirleriyle toplumun büyük kesimi tarafından...

Ünlü dağcı Nasuh Mahruki Kilis’te k...

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kilis Şubesi organizasyonunda AKUT Eşkurucusu...

“Bantçı İbo” son yolculuğuna uğurla...

Kilis’in Evliya Çelebi’si İbrahim Halil Işıklar son yolculuğuna...

Kilis Belediyespor şeytanın bacağın...

Kilis Belediyespor, Pazar günü karşılaştığı Nizipspor’u 3-2 yenerek...

El Bab saldırganı yakalandı

Kilis’in karşısındaki El Bab ilçesinde meydana gelen bombalı saldırı...

Şifa kaynağı nar üreticisini sevind...

Kilis’te iki yıl önce bahçeden 80-90 kuruş, geçen yıl 90 kuruş satılan...

Köylerde dere ıslah çalışmaları sür...

Kilis’te derelerde, İl Özel İdaresi tarafından ıslah çalışması yürütülüyor....

’Kamulaştırma Hukuku’’ konulu semin...

Kilis Barosu tarafından meslek içi eğitim kapsamında “Kamulaştırma Hukuku’’...

Öğretmenler birbirleriyle yarıştı...

Kilis’te, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle düzenlenen Bocce müsabakalarında...

Mustafa Kemal Atatürk (19 Mayıs 188...

Ahmet BARUTÇU Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

ACABA? Türkiye çöplüğe dönüşüyormuş. Siyasi olarak mı?!… ***...

Aile İlişkileri

Metin MERCİMEK “AİLESİNE BAĞLI OLAN VATANINA DA BAĞLI OLUR.”...