Dolar 8,0837
Euro 9,6757
Altın 453,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 16°C
Çok Bulutlu
Kilis
16°C
Çok Bulutlu
Çar 18°C
Per 21°C
Cum 22°C
Cts 24°C

Sularımız Bitmesin!

Sularımız Bitmesin!
REKLAM ALANI
A+
A-
24.03.2021
7
ABONE OL

A. Filiz GÖKDEMİR ÖZARSLAN

 

Merhabalar güzel insanlar bugün bir başka yazımla sizlerle yeniden birlikte olmak çok güzel. Her birinize ayrı ayrı sevgilerimi ve saygılarımı yolluyorum. Malumunuz 22 Mart Dünya Su Günü. Gündemde olan bir konuyu kaleme almak istedim sizlere. Yazımı gazetede okuduğunuz tarih birkaç gün sonraya denk gelecek çünkü baskısı ve tasarımı hazırlanıyor gazetemizin kıymetli editörü ve emektarları tarafından sizlere sunulmadan önce.  Güne çok takılmak istemiyorum bence her gün dünya su günü ilan edilmeli aslında. 22 Mart, 1993’te Birleşmiş Milletler tarafından suyun hayatımızda giderek artan önemini vurgulamak için “Dünya Su Günü” olarak ilan edilmiş.

Olmazsa olmazımızdır su, hava gibi ekmek gibi. Damarlarımızda akan kan bile suyun sayesinde. Can verir bizlere.  Yokluğu harap eder vücudumuzu. Uzmanlar genelde en az ortalama iki litre su içmemizi öneriyorlar bizlere. Çok faydalı bir mucizedir su. “Su gibi aziz ol!” deyimini çok duyarız hani, büyüklerimize su getirdiğimizde hep böyle cevap verirler. Aslında onun anlamı: “Sen de getirdiğin nimet gibi kıymetli ol, mutlu ol” demektir.

O kadar bilinçsizce su tüketiyoruz ki hepimiz öyle değil mi? Birçok çeşmelerden sular boşu boşuna akıp gidiyor çoğu zaman da… İnsanın içi gidiyor gerçekten bu savurganlığa. Gün gelecek bir bardak suya muhtaç kalacağız bu gidişle. O günler de çok uzak değil, geldi çattı bile. Acilen çözüm yolları bulunmalı. Öncelikle tasarrufla başlamalıyız tedbir almak için. Bu kurala da uymak öyle çok kolay değil tabi ki…

Coğrafi bakımdan ülkemiz diğer dünya ülkelerine göre çok daha şanslı. Fakat bizim de sınırlı kapasitede artık su kaynaklarımız. Tamamen tükenmeden bir an önce önlemler almalıyız. Dünya üzerindeki 1 milyara yakın insan temiz suya erişemiyor maalesef… Su o kadar gerekli ki… Özellikle Afrika’da su problemi en çok görülen yerlerden… Suyun bol olduğu ülkelerde yaşayanlar, kurak bölgelerde yaşayan insanların ne sıkıntılar çektiğini anlayamazlar maalesef…

80’li ve 90’lı yıllarda ne çok su kesintileri olurdu sizlerde hatırlarsınız. Biz yaz aylarında Adana’dan memleketim Kilis’e gelirdik hep ben çocukken o yıllarda… Rahmetli babaannem ve dedemlere geldiğimiz o günlerde su günleri olurdu çok iyi hatırlıyorum. Belirli günlerde su verilirdi çünkü evlere. Hatta son yıllara kadar bu sıkıntılar bazı mahallelerde devam etti. Şu an sanırım kesintiler artık olmuyor. Babaannem nurlarda uyusun adeta borunun sesini beklerdi su mu geldi acep diye diye… En çok o dönemlerde yaşayanlar bilir suyun kıymetini diye düşünüyorum. Büyük su varilleri olurdu o eski havuşlu Kilis taş evlerinde… Suda hep gece yarısı gelirdi çok geç saatlerde… Hortumlar atılıp doldurulurdu variller, su bidonları… Uyumaz büyükleri izlerdik bizlerde… İşimiz hep macera keşke o günlere yeniden gidebilsem… Belirli günlerde olurdu su günleri o zamanlar… Herkes tedbirini almak zorundaydı yoksa evin tüm bireyleri hele küçük çocukları susuz kalırdı iki üç gün maalesef… Biz çocuktuk işin oyun kısmındaydık hep o zorlukları çok anlayamazdık. Su çok kıymetliydi suyun akmadığı o günlerde çeşmeli varillerden su alır ve elimizi yıkardık. Çeşmeyi biraz fazla akıtırdık kıymetini bilmeden kardeşlerim ile, aklımız Adana’daki evimize giderdi haliyle…Unuturduk biriktirilmiş su olduğunu devamı gelecek sanırdık hep.  Babaannemin sesi hâlâ kulaklarımda “aman kapat kapat hanin kızım nence akıttın genni… Su gelmezse işimiz harap olur kele derdiSuyun geldiği gün çamaşırlar yıkanır, banyo sobaları yakılırdı… Tüm zorluklara rağmen herkes o kadar mutlu ve huzurluydu ki…

Bugün haberlerde izledim çok güzel bir empati günü yapıldı İstanbul’daki Formula 1 pistinde 22 Mart Dünya Su Günü adına… Afrika’daki insanlar malumunuz temiz suya erişmek için ailelerine bir bidon su getirebilmek adına en az 6 kilometre yürümek zorunda kalıyorlar hep izliyoruz belgesellerde. Onların ve kuraklık çeken tüm ülkelerin çektiği bu sıkıntıları dile getirip empati yapmak adına bugün yani dünya su gününde birçok ünlü, sporcu ve gönüllüler ellerinde su dolu bidonlar ile 6 kilometre yürüdüler… İDEA Universal Derneği Proje Geliştirme Direktörü Hakan Girginer amaçlarının bu etkinliği geleneksel hale getirip, su konusunda elden geldiğince büyük bir farkındalığı dalga dalga her yıl yayabilmek olduğunu ifade etti… Hakan Girginer verdiği bir röportajında da dünyada kalan suyun son 15-20 sene daha yeteceğini belirtince aslında etrafımızdaki bu krizin yeterince farkında olmadığımızı bir kez daha anladım… Umarım her şehirde bu empati yürüyüşleri yapılır. Çok geçte olsa suyun yaşantımızda ne kadar önemli olduğunu anladık ve daha da bilinçlendik bu konuda diye düşünüyorum… Diş fırçalarken boşu boşuna akıttığımız o suları bir gün gelecek bulamayacağız bu gidişle… Herkes bir şeyler yapmalı artık kendi üzerine ne düşüyorsa… Çünkü bizim ve arkadaşlarımızın suyu doğru şekilde kullanması tek başına yeterli değil başkalarının da doğru kullanması lazım ki el birliği ile çözüme ulaşabilelim. Bol bol akıtırken bir kez daha vicdanen düşünmeliyiz güzel insanlar…

Yazımın sonlarına gelirken güzel bir şarkının sözleri ile bitirmek istiyorum bugün yine… Plak dönsün pikapta ve Zeki Müren söylesin yine bizlere buyurunuz:

 

Çatlayan dudaklara sararan yapraklara

Kuruyan topraklara yağdır Mevla’m su

 

Toz duman savrulurken gül çimen kavrulurken

Can tenden ayrılırken yağdır Mevla’m su

 

Suya hasret güllere sana açık ellere

Tutuşan gönüllere yağdır Mevla’m su

 

Alev saracak kadar yandım yanacak kadar

Suya kanacak kadar yağdır Mevla’m su…

 

Çok güzel bir şarkı oldu ve temamıza da uydu… Evet, yağmurlar eksik olmasın, güzel dünyamız çöle dönmesin, kuraklar olmasın hiç inşallah… Ormanlarımız, dağlarımız, ağaçlarımız yeşil yeşil filizlensin. Göllerimiz, nehirlerimiz, denizlerimiz kurumasın… Suyumuz, havamız, sağlığımız eksik olmasın inşallah. Bir de şu illet virüs terk etsin hepimizi… Sularımız bitmesin dedik bugün de… Konu çok derin ve uzun aslında burada kâğıtlara sığacak gibi değil. Başka bir yazımda yine değinirim, sizleri çok sıkmak istemiyorum okurken çünkü. Tekrar başka bir konuda sizlerle olmak dileklerimle. Hoş kalın, hoşça kalın ve sağlıkla kalın. Sevgiler, saygılar…

 

susuzluk

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.