Dolar 8,8689
Euro 10,4740
Altın 499,21
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 27°C
Az Bulutlu
Kilis
27°C
Az Bulutlu
Paz 30°C
Pts 32°C
Sal 31°C
Çar 30°C

Suriye’de İç Savaş Sürerken Gaziantep’in Muştuları veya Kilis’in Umutları-12

Suriye’de İç Savaş Sürerken Gaziantep’in Muştuları veya Kilis’in Umutları-12
REKLAM ALANI
A+
A-
12.04.2016
51
ABONE OL

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

Cerulo (1993) yaptığı bir araştırmada Türkiye ve Ekvator Milli Marşlarının çok sembollü ve süslü marşlar olduğunu ortaya çıkarıyor. En sade ise İngiliz Milli Marşı olduğunu savunuyor.

Ulusal Marşlarda kelimelere anlam yükleniyor. Mehmet Akif Ersoy’da bu husus çok barizdir. “Korkma” kelimesi bir ayetin işareti ve başlangıcıdır. Mehmet Akif konusunda yapılan çalışmalara bakıldığında yayınlanan tebliğlerin çoğunda bu özellik öne çıkar.

 

İNMEMİŞTİR HELE KUR’AN, BUNU HAKKIYLE BİLİN

NE MEZARLIKTA OKUMAK, NE DE FAL BAKMAK İÇİN

 

İnsan irade ve hürriyetine bakışı, İslam coğrafyasına ve Türk dünyasına etkisi(Muhammet Hüseyin Şehriyar, Mirza Elekber Sabir ve Bahtiyar Vahapzade, hatta Necip Fazıl’da), uzlaşma kültürü, eğit bilimsel göstergeler, hikmet cephesi, yalnızlığı, dil ve üslubu, kader meselesindeki irade ikilemi, yaratıcılığında Türk Zafer Tarihi ve istiklal duygusu, milli mücadeledeki kamuoyunu oluşturmasındaki gayretleri, insancıl dünya görüşü, hicvi, kadını, aileyi, fakirliği ve yoksulluğu anlatması, tarikat ve medreselere bakışı, ıslahatçı gücü,  İslam coğrafyasının geri kalmışlığındaki felsefi algısı, batının ilerlemesindeki değerlendirmeleri, toplumda ruhi değişimler, Kur’an tercümesi, ulus devlet anlayışı, spor ve gençlik ideali, yenilenme arayışı, giyim kuşama bakışı, devlet bütünlüğüne duyarlılığı, yayıncılığı, müellifliği, temel inanca bakışı, uygarlık anlayışı, emperyalizme, batıya ve doğuya tavrı, eşyaya hakikati öğretmek cehdi, ideal insan tipi öngörüsü, milli birlik şuuru, değerler dünyası, amaçta sanat araması, hataların nereden kaynaklandığını keşfetmesi, hayatı okuyuşu, dil ve kimliği, ıslah çabası, Batılılaşmak, ırkçılık, tefrika, kültür ve ahlak yozlaşmasına yaklaşımı,  umumi alanda denge kurması, nemelazımcılığa, taassuba, geri kalmışlığa, cahilliğe, tutuculuğa, hurafeciliğe dikkat çekmesi, sıratı müstakim yolundan sürekli yürümesi, vahdeti temini, evrenin ahengine ve çalışma disiplinine uyması, tarihi iyi bilmesi, konjonktürü titiz takip etmesi, düşmanı çok iyi tanıması, nesillere aktarılacak gezici bir mesaj taşıyıcı olması, vatanı ve dünyayı insan temalı olarak görmesi, ülkesi ve insanı için derin sancılar içinde olması, duygu birliği sağlaması hemen akla gelebilecek hususlardır. Uzakta birinin kalbi incinse içinde hissederdi. Mazlum ve mağdur, yersiz ve yurtsuz insanların hep yanındaydı.

İşte bunun için de taklitten uzak, yeniliğe açık, milleti için her türlü fedakarlığı yaparak Türkçeyi yüceleştiren Safahat Şairi Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşı aynı zamanda İslam Coğrafyasının bir manifestosudur.

ciftci4

BİRKAÇ BATI ve BİRKAÇ DOĞU DİLİNİ BİLMEK

Toplantımız iki saat sürdü. Gençlerimize mutlaka soru sormalarını ve sorgulamayı öğrenmelerini tembih ettim. Sorular başladı sonra. Sevindim. Bir hanım gazeteci Safahat’ın başka dillere tercüme edilip edilmediği sordu. Mehmet Akif Ersoy Fikir ve Sanat Vakfımızın İstiklal Marşımı ve Akif’ten dizeleri 27 dile tercüme ettirdiğini, bunların kitaplaştığını anlattım. Son olarak da Safahat’ın Özbek Türkçesi’ne Prof. Dr. Hamidullah Boltabayev ve Şair Mir Aziz Azam tarafından tercüme edildiğini söyledim. Tercüme edilen dillerde üç kitabı hanım gazeteciye hediye ettim. Gençlerimize son olarak şöyle dedim;

-Mesleğinizde ve söylemlerinizde iddialı olun. Dünyanın en iyisi olun. Birkaç batı, birkaç doğu dili bilin. Sektörünüzün aranılan ismi olun. Yurt dışında da dostlarınız olsun. Gezin ve okuyun. Oku emrine kesinlikle okuma diye almayın. Akıllı telefonların ötesini artık siz icat edin. Behçet Hastalığını bulan bir Türk hekimdir ve tıp literatürüne de aynı isimle geçmiştir. Artık size sıra geldiğinize göre bu imtihanı başarı ile verin.

Diğer konuşmalardan sonra Rektör M. Yavuz Coşkun teşekkür konuşması yaptı. Hep birlikte öğrencilerle resim çektirdik. Bir genç hanım yaklaştı “Mehmet Bey babam hep sizden bahsederdi. Ben Doktor Abdullah Sadakaoğlu’nun (Orkun) kızıyım!” demez mi? Dört çocuk annesi ve Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya’nın eşiymiş. Sevindim. Rahmetli Doktor Abdullah Kilis’te sınıf ve İstanbul’da oda arkadaşımdı. Ruhuna fatiha okudum. Annesi Fransızca Öğretmeni Gülay Hanım da bizim sınıftaydı.  Hatay Erzin’e yerleşmişlerdi. Hemen aradım telefonla Gülay Hanımı, azıcık sohbet ettik, nostalji yaptık. Sonra kızına verdim telefonu. Benim için güzel bir tevafuk olmuştu.

AYDINLAR MECLİSİNDE SICAK MUHABBET

Rektörlük konuşmacı konuklara üzeri yazılı sarı tenekeli plaket falan vermedi daha güzelini yaptı. Sedef işlemeli mini bir sandık hediye etti. Hem Türk süsleme sanatlarına ve sanatçılarına katkı sağladı, hem de kullanılabilecek, faydası olan bir armağan vermiş oldu. Ülkemizde son günlerde artan terör olayları dolayısıyla akşamki konser iptal edildi.

Akşam yemekte buluşmak üzere vedalaştık. Sayıştay eski üyesi, yeminli mali müşavir kadim bir dostumuz Abdurrahman Serdar da davetli. Heyetimiz için Gaziantep ev yemekleri hazırlatmıştı Abdurrahman Serdar ama kendisi Seyirtepe’ye gelmek durumunda kaldı. Gece 10.00’da başlayan sohbet gece yarısına kadar devam etti. Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya ve Rektör Prof. Dr. Yavuz Coşkun hastanelerin acil servislerine nezaket ziyareti yapmışlar. Yavuz Bey dolayısıyla geç katıldı sohbetimize.

Kalabalıktık. Ankara, İstanbul nostaljileri yaptık. Nargile ve sigara dumanlarını yükseldiği edebiyat, kültür sohbetlerinin yoğunlaştığı Başkent’te İzmir Caddesi’ndeki kıraathaneleri hatırladık ve anlattık. Şiirler okuduk. Necip Fazıl Kısakürek,  Nuri Pakdil hep yanımızda oldu o gece. İnsan, ahlak, maneviyat ve kültür üzerine odaklandı çıtası yüksek muhabbetimiz. Aydınlık lezzetli keyif muhabbeti oldu o gece. Nasıl da özlemişiz? Keşke yarın uçmasak yahut bu muhabbete İstanbul’da, Ankara’da devam edebilsek…

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.