Dolar 8,8689
Euro 10,4740
Altın 499,21
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 27°C
Az Bulutlu
Kilis
27°C
Az Bulutlu
Paz 30°C
Pts 32°C
Sal 31°C
Çar 30°C

Suriye’de İç Savaş Sürerken Gaziantep’in Muştuları veya Kilis’in Umutları-6

Suriye’de İç Savaş Sürerken Gaziantep’in Muştuları veya Kilis’in Umutları-6
REKLAM ALANI
A+
A-
06.04.2016
59
ABONE OL

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

Daha 5 yaşında iken Kilis’te Sitti Hoca’nın mahalle mektebine gitmiş. İlk mektebe 7 Birinci Kanun-i Sani’de (7 Aralık İlköğretim Okulu) başlamış. Çok iyi bir öğrenci olmuş, okumayı keyifle sürdüren, yorumlayan bir talebe. Daha sonra ezbere kabiliyetli orta mektep talebesi Nihat Ferah’ı babası Ahmet Efendi tarla işleri yüzünden okuldan çekip almış. Bu yetmezmiş gibi bir de köşker çıraklığına başlatmış. Sonra askerlik gelip çatmış. Gelibolu Bolayır’a gitmiş. Sağ gözündeki görme özründen dolayı 210 gün sonra terhis edilmiş. Yaşı olmuş 25. Bütün siyasi, edebi, fikri, ilmi dergileri, yayınları takip ediyor, hatta abone oluyor. Kitap hastalığı ve Türk Sanat Musikisi tutkunluğu artarak sürüyor. Açılan imtihanla Kilis Hasan Attar Camii’ne müezzin olmuş (1947) sonunda.

Nihat Ferah’ı fikri, edebi, sosyal olarak en fazla Mehmet Akif Ersoy ve Safahat ile hocası, şair Hafız Kamil Kıdeyş ile Ankara ve Gaziantep Müftülüğü yapan Hacı Mahmut Öğütçü (Halipçi) etkiliyor.

Kendisi “eşkıya darbesi” dese de siyasi yorumculara göre bir “cunta darbesi”, Fransız Akademisyen Duverger’e göre “diktatörlük” olarak nitelediği 27 Mayıs Askeri Darbesini sordum yemekte. O günlerde ben Kilis orta mektebinde son sınıf öğrenciyim. Bir grup arkadaşımla birlikte Şıh Camii Müezzini Nihat Ferah’ın odasında sohbetler ediyor, tartışmalar yapıyor, kitaplar okuyoruz.

8

DARBEYİ AFİŞLE PROTESTO EDEN ADAM

– Askeri darbe oldu. Sen müezzinsin. Hemen o gece afişler yaparak duvarlara yapıştırmışsın. Neden?

Nihat Ferah’ta aynı zamanda Nabi’deki lezzeti bulabilir, Şair Eşref’teki ince mizahı yaşayabilir, Neyzen Tevfik’teki okkalı küfürleri “ağzından baklayı çıkardı” diye keyif alabilirsiniz! 27 Mayıs Darbesini öyle anlattı önce. İçinden geldiği gibi yansıttı.

– Eşkıya darbesi bu… Ben değil hiçbir sağduyulu Türk vatandaşı içine sindiremedi. Halkın seçtiği bir siyasi iradeye karşı yapıldı darbe. Darbecilerin hepsi de demokrasi dışı cuntacılardı.

– Ne yazdığınız caddelere astığınız afişlerde?

– Halkı seçtiği kişilere, demokrasiye, hukuka sahip çıkmaya, cuntaya direnmeye çağıran sloganlar yazdık ve astık.

– Sanırım bu kadar yumuşak olmasa gerek. Çünkü o gün Kilis semalarında sizin olayınız üzerine savaş uçakları sindirme uçuşları yapmıştı.

– Doğru.

– Kimlerle yaptınız bunu?

– Öğretmen İhsan Kayabaş, Tıp Fakültesi öğrencisi Yaşar Akıncı ile yaptık ama yetim büyüyen Turgut Kurt da o gün Yaşar Akıncı ile birlikte sinemaya gittiği için tutuklandı. Suçu birlikte olmak…

– Nasıl yakalandınız?

– Gelip evlerimizden teker teker topladılar.

– Sonra?

– Sonrası şu; önce bir dayaktan geçirdi askerler beni. 4.5 saat sürekli vurdular. Üstelik ellerine ne geçerse… Vur Allah vur canımızı çıkarmaya çalıştılar, yüce Rabbim vakti gelmediği için onlara müsaade etmedi.

– Her sopada da bol bol sinkaflı cevap vermişsin?

– ………………………………….

– Ne soruyorlardı darbeciler?

– Kiminle hazırladık bu afişleri, nerelere yapıştırdık, kim yapıştırdı? Arkamızda kimler var? Daha çok da bu hususu aradılar.

– Nasıl cevapladın bütün bu soruları?

– Doğruyu söyledik hepimiz? 7 afiş yapmıştık, dördünü ben astım.

– Ne kadar tutuklu kaldınız Kilis’te, sonra ne oldu?

– 12 gün tutuklu kaldık, her gün sopalarla haşatımızı çıkarmaya çalıştılar. Sonra ne olacaksa Malatya’ya gönderdiler. Biraz da Malatya’da kaldık. Sonra uçakla Sivas’a naklettiler. İlk defa böylece uçağa bindim!…

– Sivas Cezaevi toplama kampı gibiydi her halde. Çünkü herkesi orada “temerküz kampında bir araya getiriyorlardı” Ne dersin?

– Dayak faslı bitti. 8 ay Sivas’ta kaldık. Sonra serbest bırakılınca Kilis’e geldim.

– Sivas’ta sizin gibi “dosyası kırmızı damgalı potansiyel mücrimler” diye vasıflandırılan ünlü darbe mağdurları vardı. Kimlerdi bunlar?

– Yazar, fikir adamı Sait Çekmegil, Demokrat Parti’nin ileri gelenlerinden Sedat Güldoğan, Hüseyin Doğan, Şeyh Sait’in çocukları Ali Rıza, Selahattin, Alaattin, Maraş’tan Belediye Başkanı Sait Emir Mahmutoğlu, Mustafa Ramazanoğlu, Avukat Selahattin Aydın, yaşayan Yunus diye bilinen Mevlana Halit’in halifesi Seyit Efendi, Eğin’den arkadaşlarımız vardı sonra… İçlerinde Demokrat Parti yöneticileri, avukatlar, müellifler, kanaat önderleri, bilge kişiler olmak üzere toplam 180 kişiydik. Aradan 66 sene geçmiş. Türkiye’nin örnek, maruf ve aydın insanlarıydı bunlar. Onlarla tanışmaktan ve birlikte olmaktan büyük bir haz duydum.

HER MÜDAHALEDE TUTUKLANAN ŞAİR, YILMAZ GÜNEY’LE TANIŞIYOR

– Askerlerin Sivas’taki tavrı nasıldı?

Nihat Ferah güldü, acı acı tebessüm ederek anlatmayı sürdürdü:

– Bir Recap Onbaşı vardı. Bizi görünce hemen yanımıza gelir “bakma, konuşma, söylenme, dinleme” der dururdu.

– Yoksa?

– Gerisini kimse tahmin edemiyordu. Ancak nasıl işkence yapacaklarını biliyorduk.

– Peki ailenizin ve arkadaşlarınızın tavrı nasıldı? Yani annenizin, babanızın falan?

Nihat Ferah’ın tebessümü bu defa daha acıydı?

– Önce işime son verildi, işsiz ve parasız kaldım. Sonra arkadaşlarımın bazıları beni görmezden geldi, yolunu değiştirdi. Aileme gelince, onlara deniyormuş ki “Senin oğlunun yaptıkları Menemen’deki Teğmen Kubilay’ın başını kesen Derviş Vahdetlerden farksız? Tamı tamına bir irtica olayı” Bunları duyan bir aile nasıl perişan olur bir düşünün. Bari yakından uzaktan alakası olsa…

Nihat Ferah’ı ben ve Mehmet Çetin’in dışındakiler ilk defa tanıyorlar ve dikkatle izliyorlardı. Üstelik Kilis Tavası ve üzerindeki tırnak ekmeklerin de hala ateşi yüzümüze vuruyordu. Bir yandan yiyor, diğer taraftan da derin sohbetimizi sürdürüyorduk.

Nihat Ferah her darbeyle, cunta girişimleri ve muhtıralarda evinden alınarak tutuklandı. Öyle ki darbe olunca daha ilk günden eşine valizini hazırlatarak askerlerin gelip kendisini götürmesini bekliyordu. Her seferinde de aynen öyle de oluyordu. 8 defa tutuklandı.  373 gün tutuklu kaldı. Bir davada ise savunduğu görüşünden dolayı 6 ay hapse mahkûm oldu. Ülkücü Muharrem Şemsek ve sinema sanatçısı sosyalist Yılmaz Güney ile Ankara Kapalı Cezaevi’nde birlikte yattı.

– Yılmaz Güney’e Türkçe bir Kur’an-ı Kerim Meali hediye ettim. Hazreti Ömer’in kölesi ile birlikte Kudüs’ün fethi olayını anlattım. Deveye bir Hazreti Ömer, bir köle biniyordu. Adil bir şekilde sıraya koymuşlardı. Şehre girerken sıra köleye gelmişti. Kölenin ısrarına rağmen Hazreti Ömer deveye binmeyi kabul etmedi. Şehre köle devenin sırtında, Hazreti Ömer devenin ipini çekerken girdiler. Yılmaz Güney’e “Biz 1400 sene önce eşitlikçiydik” dedim.

– Yılmaz Güney ne dedi böyle söyleyince?

– Ne diyecek?… “Böyle bir hayat tarzı olduktan sonra bütün ‘izm’leri çöp sepetine atıyorum” dedi.

Yeni nesillere keşke bunlar anlatılsa da birkaç nesil öncekilerin nasıl bir hayat sürdürdüklerini iyi algılasalar? Dahası var… Nihat Ferah Türkiye İşçi Partisi Kilis Temsilcisi Avukat Nafiz Sanlı’nın da çok iyi arkadaşı. Sosyalist Nafiz Sanlı’yı ailesi reddetmiş. Nihat Ferah onunla memleket ve millet meselelerini tartışıyor. Biri İslam, diğeri “İslam sosyalizmi” diye aktarıyor görüşlerini. Kimse kimsenin görüşünü kabul etsin diye de zorlamıyorlar birbirlerine. Bu da tepki görüyor taşrada. Ancak Nafiz Sanlı vefat ettiğinde duasını Nihat Ferah yapıyor.

BAŞBAKAN DAVUTOĞLU’NU SELAM VAR; TREN SÖZÜ HATIRLATILIYOR

Kilis Tavası bereketli çıktı. Yaklaşık iki tepsiyi bitiremedi 12 kişi. Arttı kaldı. Çaylar geldiğinde sohbet daha da keyifli oldu. Yemek duasından sonra hep birlikte resim çektirdik. Çünkü Nihat Ferah’ın birkaç nesil üzerinde muallimlik yaptığı ve gençlere sahip çıktığı biliniyor. Üç nesil bir araya gelerek bir fotoğraf çerçevesine girdi. Öğretmenleri ve öğrencileri diye. 84 yaşındaki Nihat Ferah biri kız diğeri erkek iki evladı var. Bağkur emeklisi olarak hayatını kitaplarla, kültür etkinlikleriyle sürdürüyor. Vedalaşırken bir şey söyledi:

– Başbakan Ahmet Davutoğlu Kilis’e geldiğinde halkımızın Suriyeli mültecilere nasıl sahip çıktığını gördü ve etkilendi. Kilis’in ekonomik kalkınması için de bir tren sözü verdi. Çobanbey tren istasyonu buraya çok yakın. Demiryolu buraya kadar uzayacak. Hepsi bu. Kilis’e kadar uzatılacak üç-beş kilometrelik tren yolu hem Kilis’in, hem de Halep’in ekonomik silkinmesini sağlayacak. Muhterem Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’na bu dileğimizi lütfen ilet.

Hepimiz etkilendik bu yaklaşımdan.

Birçok sivil toplum kuruluşunda görev alan, bürokratik otoriteye, militarist zihniyete, demokratik olmayan her şeye karşı amansız mücadele veren ve geçinmek için en son hurdacılık yapan 84 yaşındaki bu şair, bu aydın, bu bilge kişi Nihat Ferah memleketinin hala sorunlarıyla alakalı olarak düşünüyor, değerlendiriyor ve iletiyor. Herkese anlayacağı dil ile konuşan Nihat Ferah’ın ayrıca 300 sahife tutarında bir de divanı var. Bunun birkaç misli kadar da henüz yayınlanmamış şiirleri mevcut.

(Devam edecek)

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.