Dolar 17,9331
Euro 18,4099
Altın 1.039,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 34°C
Açık
Kilis
34°C
Açık
Paz 33°C
Pts 35°C
Sal 36°C
Çar 37°C

Suriyeli Sığınmacılar ve Olası Bir Sağlık Sorunu!

Suriyeli Sığınmacılar ve Olası Bir Sağlık Sorunu!
A+
A-
01.08.2019
438
ABONE OL

Mehmet Şenay TAŞKENT

 

“Hariçten gazel okumak güzel” diye bir söz var ya… Bugün ben de bu deyişten hareketle, bir kez daha Kilis’teki Suriyeli sığınmacılara dair, dikkate alınmayacağını bile bile Gazel mukabili, Suriyelilerin memleketlerinden getirebilecekleri kaygısını taşıdığım bir sağlık konusunu siz okurlarım ile paylaşmak istiyorum.

Gazelime konu, yine Kilis ve ülkemizde bulunan Suriyeli sığınmacılar. Görünen ve yaşanan gelişmelerle artık öğrendik ki, Suriyeli sığınmacılar, sadece Kilis ve çevre illerimiz için değil, ülkemiz adına acil çözüm alınması gereken önemli bir memleket meselesi haline gelmiştir. Gerek Kilis’te ve gerekse diğer tüm illerdeki asayiş olayları giderek artmakta, yerli halk da bir o kadar bizar olmuş durumdadır. Bunların yanı sıra, fütursuzca artan doğum oranları neticesinde oluşan nüfus yoğunluğu ve şaşkınlıkla yurdun dört bir yanından gelen cinsel taciz sapkınlık haberleri, yerli halkın sinirlerini tahrip eder noktasına gelmiştir. Baş edilemez, işin içinden çıkılamaz noktasına gelen bu Suriyeli sığınmacı sorununa son günlerde iktidar partisi milletvekili ve belediye başkanlarının da seslerini yükseltmeye başladığını takip etmekteyiz.

Kesin bir rakam elde edilememesine rağmen, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün en son verdikleri bilgilere göre, kayıt altına alınan ve geçici koruma kapsamındaki Suriyeli mülteci sayısı ülke çapında 3 milyon 613 bin 644 imiş. Bu verilerin dışında da en az 500 bin sığınmacının daha kayıt altına alınmamış vaziyette ülkemizdeki varlıklarını sürdürüyor oldukları dile getirilmektedir. Edindiğimiz son bilgilere göre, hükümetimiz tarafından alınan yeni bir kararla, kayıtlı oldukları illerin dışına çıkmış olanları toplayıp, tekrar kayıtlı oldukları il merkezlerine göndermeye başladığı haberidir. Dahası, bununla da yetinmeyip suça karışanlara hukuki yaptırımların geleceği açıklandı ki, bunun, son derece yerinde alınmış bir karar olduğunu söyleyebilirim.

Kilis’te yerleşik halk nüfusu 90 bin iken, Suriyeli sığınmacı sayısının 120 bin civarında olması dolayısı ile bilindiği gibi Kilis, kendi nüfusundan daha fazla Suriyeli sığınmacıyı barındıran tek İl’idir. Azınlık konumuna düşmüş olan Kilis halkı, neredeyse kültürünü, örf ve adetlerini kaybetme noktasına gelmiştir. İlk başlarda Kilis’te zaten var olan işsizliğe, ticari alışverişler nispi bir canlılık getirmiş ve boş olan evler kiraya verilerek yarar mülahaza etmiş sayılsa da aradan aylar, yıllar geçince işin rengi değişmiş ve sona eren ensar-muhacirlik olayı ile bugünlere gelinmiştir. Bir kısım esnaf hâlâ Suriyeli sığınmacıların Kilis ekonomisine ister istemez katkı verdiğini söylese de büyük bir çoğunluğun ise bu düşünceye katılmadıklarını dile getirerek memnuniyetsizliklerini ifade etmektedirler.

Olaya kişisel bakmamak gerektiğini düşünenlerden biri olmuşumdur her zaman. Ülkemizde olduğu gibi, Kilis te de günümüze kadar yaşananlar ve gelinen noktalar objektif bir bakış anlayışının da üzerine çıkarak artık, enine boyuna sorgulanması gereken noktalara gelmiştir.

Mesela, Suriyeli sığınmacılarla ilgili, bugüne kadar hiç gündeme getirilmeyen farklı bir konu da, yerleşik halka yükledikleri varsayılacak sağlık sorunudur. Geçtiğimiz günler Savan Günay adlı bir doktor, ülkemize gelen Suriyelilerin ile ilgili bu insanların büyük ihtimalle aşısız ülkemize giriş yaptıklarını, buna paralel olarak, kızamık hastalığının hortladığını, binde 2’ye kadar düşmüş olan su çiçeği hastalığının yüzde 4’lere çıktığını ve el, ayak, ağız hastalıklarının da 10 binlerde 1 iken, yüzde 2’lere tırmandığına dikkat çektiğini öğrendik. Bu bilgileri göz önüne alacak olursak, nüfusundan fazla Suriyelinin Kilis’te barınıyor olması dolayısı ile de bu sorundan payını almış olabileceği varsayımını ister istemez akıllarımızdan çıkaramıyoruz. Bir Kilisli vatandaş olarak, söz konusu bilgiden tedirginlik yaşadığımı itiraf etmeliyim. O vesile iledir ki, bahse konu Suriyelilerin bizlere sağlık sorunu yaşatıp, yaşatmadıkları da merak konusudur. Lakin konunun önemine binaen, İl Sağlık Müdürlüğümüzün gerekli önlemleri almış olabileceğini düşünüyor olsam da, yine de dile getirme ihtiyacı hissettiğimi belirtmeliyim.

Hiç hesaba almadığımız, ancak, son derece önemli bu konunun üzerine topyekûn gidilmesi ve gerekiyor ise, vatandaşların bu konuda sık sık uyarılmaları gerekmektedir. Suriyeli sığınmacıların büyük bir kesimi göründükleri kadarıyla, temizliğe hassasiyet göstermekten uzak yaşayan bir görüntü vermektedirler. Yukarıda sözünü ettiğimiz doktorumuzun özellikle vurguladığı aşıları yaptırıp yaptırmadıkları da bilinmemektedir. Dolayısı ile olası hastalıkların önce kendilerinde, sonra da yaşadığı kente, oradan da tüm ülkemiz insanlarına sirayet ettirebilecekleri ihtimali, bizleri büyük bir sağlık sorunu ile karşı karşıya bırakabilir, diye düşünüyorum. Hal böyle iken, Kilis’imizde verilen sağlık hizmetlerinin ne denli yeterli olup olmadığı da merak konusudur. Umarım İl Sağlık Müdürlüğümüz bu konuda gerekli önlemleri almıştır. Kilis’te yaşayanların kafalarında ki soru işaretlerinin bertaraf olması için de müdürlüğümüzün yapacağı bir bilgi paylaşımına şiddetle ihtiyaç vardır.

Niçin gazel okuduğuma gelince: Yüreğinde gerçek anlamda memleket sevdası olan biz yazar-çizerler, Kilise katkı olsun diye birçok konuları böyle dile getiriyoruz ya! Ancak ne var ki, bizler yazıyor, bizler okuyoruz. Sağ olsunlar, hiçbir ilgili ve yetkilinin bu yazılanlara gereken ilgiyi maalesef göstermemektedirler. Zaten gazel okuma benzetmesi yapışımda bu nedenledir, diyebilirim.

Sözün özü, Suriyeli sığınmacılar giderek, her yönleri ile bizlere mutlak önlem alınması gereken sorunlar yumağı şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Temennimiz odur ki, hükümetimizin şimdiden sonra alacağı önlem ve uygulayacağı politikalarla inşallah bu sorunların üstesinden gelinmiş olduğumuz günleri görürüz. Bu noktada yerel yöneticilerimizin de alacağı kararlar son derece önemlidir. Başkan Av. M. Abdi Bulut ve ekibi eğer Kilis’i daha yaşanabilir bir kent haline getirmek istiyorlarsa, hizmet bazında birinci öncelikleri, Suriyeli sığınmacı konusunu her yönüyle stabil hale getirmeleri olmalıdır. Aksi taktirde, beklentilerimizin asla karşılanmayacak olduğunu düşünmek zorunda kalacağız. Başkanımızın özellikle belirttiğimiz sağlık sorunu konusunda inisiyatif kullanarak çok ama çok çalışması gerektiğinin özellikle altını çiziyor ve bugünkü birlikteliğimi de burada noktalıyorum.

Kilis adına her şeyin güzel olacağı yeni günlerde buluşmak üzere, esen kalın…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.