Tahrir Defterlerinde Kilis Sancağı Canbolatoğulları

11 Tem 2019 Per 9:27
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Metin AKİS

Kilis 7 Aralık Üni. Fen-Edebiyat Fak. Öğretim Üyesi

 

16. Yüzyılın ilk çeyreğinin sonları Kilis’in bir Osmanlı sancağı olduğu yıllardır. Mercidabık Savaşı sonrasında Kilis ve çevresi süratle Osmanlı’nın Anadolu topraklarında iki asırdan fazla süreden beri uygulamış olduğu sistemin uyarlanmasına sahne oldu.

Osmanlı İmparatorluğu Kilis’e cebri bir yönetim anlayışı uygun görmek yerine benzer bölgelerde olduğu gibi, kısmen mevcut uygulamaları da hesaba katarak, daha çok bilindik ama yönetimsel açıdan pratik ve ekonomik yönetim anlayışının örneklerini Kilis Sancağında uygulamış oldu. Bu yönüyle Kilis zaman zaman Anadolu ve Suriye’nin eski Memlük Devleti’nin uygulamalarını da içeren bir yönetim anlayışı içerisinde ocaklık yurtluk sancak statüsünde idare edildi. (…)

Kilis ve civarının Osmanlı hâkimiyetine geçmesi en azından çeyrek asırdır devam eden Osmanlı-Memlük rekabetini bitirmiş oldu. Osmanlılar öncelikle Memlukler ile dostane ilişkiler geliştirme düşüncesinde olmalarına rağmen, Memluk Sultanlığının bölge hâkimiyetine olan iştiyakı, Osmanlı ile girişmiş olduğu düşmanca tavırlar, İran meselesine olan tarafgir tutumu nedeniyle Yavuz Sultan Selim zamanında Memluk Sultanlığına karşı bir sefer düzenleme zorunluluğu ortaya çıktı. (…)
Memluk Sultanlarının sonuncusu olan Kansuh El-Gurî’ istemeyerek de olsa yönetime geldi. Göreve gelmesi Memluk şurasının kararı neticesinde gerçekleşti. Sultanlığa başladığında oldukça yaşlı sayılabilecek yaşlarda idi. Altmış beş yaşları civarında olduğu tahmin edilmekte. Onun dönemi de temelde iç karışıklıkları önleme ve hazineyi zenginleştirme gayretleri ile geçti. Bu amaçla halka büyük oranlarda vergiler alınmaya başlandı. Halktan büyük mikyasta vergi alınması sınırlı oranda tarım gelirleri ile hayatiyetini devam ettirmeye çalışan kır ve kent ahalisi üzerinde askerî manadaki baskıların artması manasına geliyordu. Ekonominin harcamalar üzerindeki baskısı giderek artmış olması, Memluk Sultanlığını yeni yollar aramaya yöneltti. Devalüasyon ve akçe tarzı metal para kullanımından bakır para kullanımına geçmek zorunda kalınmıştı. 16. Yüzyılın ilk çeyreğinin sonları Kilis ‘in bir Osmanlı sancağı olduğu yıllardır Mercidabık Savaşı sonrasında Kilis ve çevresi süratle Osmanlı’nın Anadolu topraklarında iki asırdan fazla süreden beri uygulamış olduğu sistemin uyarlanmasına sahne oldu. Osmanlı İmparatorluğu Kilis’e cebri bir yönetim anlayışı uygun görmek yerine benzer bölgelerde olduğu gibi, kısmen mevcut uygulamaları da hesaba katarak, daha çok bilindik ama yönetimsel açıdan pratik ve ekonomik yönetim anlayışının örneklerini Kilis Sancağında uygulamış oldu. Bu yönüyle Kilis zaman zaman Anadolu ve Suriye’nin eski Memlük Devleti’nin uygulamalarını da içeren bir yönetim anlayışı içerisinde ocaklık yurtluk sancak statüsünde idare edildi.

 

CANBOLATOĞULLARI AİLESİ
Kilis’in bir sancak merkezi olarak Osmanlı döneminde öneminin gittikçe artmış olduğunu görmekteyiz. Bu yeni konumu kültürel ve ekonomik açıdan sancak merkezi olarak Kilis şehrinin önemini arttırmıştır. (Doğramacıoğlu, 2002:7) Canbolatoğulları ailesi bölgede Abbasiler döneminden beri yönetici aileler arasında yer almıştır. Canpolat Bey 1550’lerin başında Kilis Sancakbeyliğine getirildikten sonra aile artık “Canbolatoğulları” olarak anılmaya başlanmıştır. Abbasiler ve Eyyubiler devrinden beri siyasette etkin olarak yer aldılar. Bu nedenle Antakya vilayeti yakınlarındaki “Kusayr” (Konyalı: 426, Venzke: 48, Rafeq: 1515-1534) aileye iktâ olarak verilmişti. Kuzey Suriye’nin siyasi hayatında oldukça belirgin konuma gelen aile, zaman zaman faaliyet sahasını Anadolu içlerine ve Suriye geneline de yaymıştır. (…)

Canpolat Bey’in babası Kasım Bey, Memluklere bağlı siyasi yaşamını sürdürürken Memlük yönetimi ile ters düşmüş, onun yerine Yezidi şeyhlerinin evladından Şeyh İzzeddin’e Azez ve Kilis bölgesinin beyliği verilmişti. Beyliğin Kasım Bey’den alınması, bölgeye girmeye hazırlanan Osmanlı yönetimi ile Kasım Bey arasında yeni irtibatların da ortaya çıkmasını temin etmiş olmalıdır. Zaten Yavuz’un bölgeye gelmesiyle de Kasım Bey Çerkez Hayri Bey ile işbirliği yaparak padişaha bağlılığını bildirmişti. (Konyalı: 427)
Kasım Bey, Yavuz’un seferi tamamlayarak İstanbul’a dönmesi üzerine onunla İstanbul’a geldi, yanında da henüz küçük yaşta olan oğlu Canpolat da bulunmaktaydı. (Peçevi: 51) Şeyh İzzeddin Karaca Paşa ile Halep’te kalmış ve paşayı kışkırtarak Kasım Bey’in bölgeye tekrar bey olarak tayin edilmesi durumunda büyük isyanların çıkacağını söyleyerek paşayı ikna etmişti. Paşanın da Yavuz’u ikna etmesi ile de Kasım Paşa İstanbul’da idam ettirilmiş, oğlu Canpolat da müteferrika olarak sarayda eğitilmek üzere al konulmuştur.
Bu gelişmeler üzerine Kilis ve Ekrâdi Sancakbeyliği Şeyh İzzeddin Bey’e kalmıştı. Elimizdeki 1536 tarihli tahrir defterinde İzzeddin Bey “Liva-i Ekrâd Mirlivası” olarak geçmektedir. (BOA. TTD. No: 181: 51) 1519’daki ilk tahrir esnasında Kilis ve civarının bağımsız sancak merkezi olmayıp Halep Vilayetine tabi nahiye olarak kaydedilmiş olmaları nedeniyle gelirleri Halep sancakbeyine bırakılmıştı. Şeyh İzzedin Bey bu göreve 1527 civarında getirilmiş ve sancağın ilk tahrir defteri olan 1536 tarihli tapu tahrir defterinde Kilis şehrine ait vergi gelirlerinden bir kısmı ve konar-göçerlerin bir kısım vergileri sancakbeyi geliri olarak Şeyh İzzeddin’e bağlanmış idi. (Kunt:128)
Şeyh İzzeddin bölgede yaşayan konar-göçer gruplar üzerinde birleştirici olduğu söylenebilir. Kendi döneminden sonra bile Kilis ve Ekrâd Sancağına tabi olan konar-göçerlere “Ekrad-ı İzzeddinli” veya” Ekrad-ı Okçu İzzedinli” Yörükleri denilmiş olması bizlere bilgi vermektedir. (…)
Anlaşıldığı kadarıyla Canpolat Bey 1570 ile 1580 arasında vefat etmiştir. Onun ölümü üzerine yerine bilfiil sarayda müteferrika olarak
eğitilmiş olan Hüseyin Bey’in yönetime gelmesi bekleniyordu. Ancak, muhtemelen yerelde önemli bir oluşturan kardeşi Habip Bey bu durumu kabullenmedi ve güç kullanmak suretiyle dört yıl kadar sancak idaresinde kalmaya devam etti. Ancak bu yönetimi merkezin kabul etmediği ve sonrasında sancak hakimiyetini sağlamış olan Hüseyin Bey’in kayd-ı hayat şartıyla Kilis Sancağına bey olarak atanmış olduğunu görmekteyiz. Hüseyin Bey’in Osmanlı sarayı ile kurmuş olduğu yakın ilişkiler sayesinde Suriye bölgesindeki önemini gittikçe arttırmış oldu. Hâkimiyet alanını Halep- Şam ve Trablus’a kadar genişletmek istedi. Yalnız 1605’te Van Seferine askerleri ile birlikte gecikerek varması, bu esnada ağır bir yenilgiye uğramış olan Osmanlı ordusunun mağlup serdar-ı ekremi Çağalazade Sinan Paşa’nın hışmını çekmesine neden oldu. Neticede yakalattırıldı ve idam ettirildi.

İdam haberi Kilis’e ulaştığında Halep’te vali olarak görev yapan Hüseyin Paşa’nın yeğeni Ali Paşa’da Sadrazam Çağalazade Sinan Paşa’nın kararına tepki olarak büyük çapta isyan başlattı. Kuzey Suriye’de Halep merkezli bağımsız bir devlet kurmak istedi. Bu amaçla Taskona dükü Ferdinand ile irtibata geçti. Ali Paşa’ya Dürzi Emir Fahreddin bin Maan da yardımda bulundu. İsyan 1608’de Kuyucu Murat Paşa idaresinde Osmanlı ordusunun
Canpolatoğlu Ali Paşayı Uluç Ovasında bozguna uğratması ile neticelendi. (29 Cemaziü’l-âhir 1016/21 Ekim 1607). İsyanın bastırılmasından sonra Canpolatoğlu ailesinin büyük kısmı şehirden çıkarıldı. (Griswold, 1983:60-154, Rafeq: 1515-1534, Qoralli 1939: 1-100)

Canpolatoğlu Ali Paşa padişah tarafından affedilerek Budin’e sancakbeyi olarak görevlendirildi. Ama Kuyucu Murat Paşanın idamını istemesi nedeniyle Budin’de boğduruldu. Ailenin geri kalan üyeleri Lübnan taraflarında Dürzilerin arasında siyasi etkilerini devam ettirmeye çalıştılar. Hatta bu sahadaki faaliyetleri günümüze kadar devam etmiştir. (Griswold: 156)

Osmanlı devleti fetih metodu olarak birbirinden farklı iki tavır sergilemiştir. Bunları; ilk önce muhtariyet daha sonra da bu ülkeler üzerinde direk kontrol yolunu seçmek şeklinde özetleyebiliriz. Direk kontrol tımar sistemini uygulamak anlamına gelmekteydi. Tımar sistemi ise, metotlu bir şekilde ülkenin nüfus ve gelir kaynaklarının tahrir defterlerine kaydedilmesini gerektiriyordu. Tımar sistemine geçilmesi eski yönetime ait sosyal ve ekonomik düzenin izlerinin tamamen silinmesi veya ortadan kaldırılması şeklinde değil, yerel faktörlerle uyum içerisinde gerçekleştirilmekteydi. (İnalcık, 1943:489-505)
Elimizdeki en eski tahrir defteri İnalcık tarafından neşri yapılan 835 H ve 1431-1432 M. tarihli olanıdır. İnalcık’a göre Osmanlı’da tahrir çalışmaları çok daha öncelerden beri yapılmaktaydı. Onu bu yargıya götüren ise ilk tahrirde kullanılan dil ve defterin sistematik yapısı uzun yılların tecrübeleri neticesinde oluşmuş olduğu izlenimidir. Nitekim tahrir defterleri gerçekten de en eski tarihli olanlarından başlayarak en yoğun olarak karşımıza çıktıkları 16. Yüzyıla kadar yaklaşık iki asır süresince hiç değişmeden aynı tarzda tutulmaya devam edilmiştir. Defterdeki Farsça unsurlara bakarak bu sistemin Iran-İlhanlı veya Selçuklu menşeli olabileceği de düşünülmektedir. (İnalcık, 1954:110)
SONUÇ OLARAK
Kilis Sancağı Osmanlı yönetimi boyunca Halep Vilayetine bağlı olarak idare edildi. Sancağa ait tapu tahrir defterlerinde hem Arap bölgelerinin, hem de Anadolu’nun özelliklerine rastlamak mümkündür.
Osmanlılar Kilis’te yurtluk-ocaklık sancak yönetimini, bölge gerçeklerine daha uygun bir yönetim tarzı olarak uyguladılar. Bu yönetim biçimi hayat boyu sancakbeyliği görevinde kalmayı mümkün kıldığı için yönetim açısından süreklilik te sağlanmış oldu. 16. Yüzyılın uzun bir bölümünde ve 17. Yüzyıl başlarında sancağın yönetimi Canpolat ailesine verilmişti. Kilis Sancağı bazen Kilis ve Azez, bazen de Kilis ve Ekrad Sancağı olarak adlandırılmıştı. İki nahiye ve bir merkez kazadan oluşmaktaydı. Nahiyeler Azez ve Com nahiyeleri, kaza merkezi ise Kilis kasabası olarak tanzim edilmiştir. Kilis şehir merkezi evvelinde Azez’e bağlı köy iken daha sonra sancağın yönetim merkezi durumuna gelmiş ve 16. Yüzyıl boyunca da sancağın nüfusu en çok artan ve ekonomisi en canlı olan yeri olmuştur.

Bölgede kanunlaşma başlangıçta Memlük kanunlarına bağlı kalmış, daha sonra gerek görüldükçe bazıları genel fetih politikasına uygun olarak Anadolu ve Rumeli’ye benzetilmiştir. Ama yine de Kilis Sancağının kendine özgü hususiyetleri ilk tahrirden son tahrire kadar korunmuştur. (ZeytinDalı Dergisi)

Benzer Haberler

NORMAL Türkiye’de 353 kişiye 1 cami düşerken, 60 bin kişiye 1 hastane düşüyormuş. Bu...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “BANA BİR BALIK VERECEĞİNE, BİR BALIK TUTMASINI ÖĞRET.” Yapılan...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, hayat tek pencereden ibaret değildir. Hayatın birçok penceresi...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

NORMAL Türkiye’de 353 kişiye 1 cami düşerken, 60 bin kişiye 1 hastane...

YEMEK HİZMETİ ALINACAKTIR

KİLİS İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ-MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI BAKAN...

Sağlık İksiri “Balık”

Metin MERCİMEK “BANA BİR BALIK VERECEĞİNE, BİR BALIK TUTMASINI ÖĞRET.”...

Hayatın Pencereleri

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, hayat tek pencereden ibaret değildir....

Dil Yarası ve İbret-i Âlem Haller-1...

Mahmut İ. KANMAZ   Kim bilecek daha neler neler bekliyor ikimizi…...

BU GECE

Sen gecemde, gündüzümde bir ece İsmin dudağımda bal, tadı hece Çözülmedi...

SEN BEN

Sen rengârenk çiçek, ben de arıyım, Sen içi boş petek, ben de balıyım....

Kilis’e 9500 mülteci gönderil...

Harran Konteyner Kamp kapatılıyor   Kilis’e 9500 mülteci gönderiliyor!...

“Kilis, inanç turizminin merkezi ol...

Kilis Kent Gazetesi yazarı Hasan Şahmaranoğlu, Hasan Bitken ve muhabir İbrahim...

Kurbanlık fiyatları belli oldu

Kurban Bayramı’na 20 günlük bir süre kalırken, besi tesislerinde hazırlıklar...

Kilis’te yerli ve organik sebze yet...

Kilis’te çiftçi Erdal Akkurt, organik olarak salçalık, dolmalık biber ve...

Suriyelilerin bayram yolculuğu başl...

Kurban Bayramı’nı ülkelerinde geçirmek isteyen Suriyeliler, Kilis’teki...

“Kilis Karası Üzümü kurutarak satın...

Kilis Ziraat Odası Genel Sekreteri M. Ümit Deli, üreticilere Kilis Karası...

Öncüpınar Konteyner Kent kapatılıyo...

Kilis’te Suriyelilerin barındığı Öncüpınar konteyner kent kapatılıyor....

Kilis’te “Tarım Şurası” düzenlenece...

Kilis’te bugün Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından “Tarım Şurası”...

Vatandaşlar caddeye çıkarak alışver...

Kilis’te vatandaşlar, Cumhuriyet Caddesinde ve Cumhuriyet Meydanında her cumartesi...

Herkes 2. el otomobil satamayacak

Kilis Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (KESOB) Başkanı Şevket Memiler,...

Kilis’te Üniversite Tercih Danışma ...

YKS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte Kilis İl Milli Eğitim Müdürlüğü...