Tarihi Sabunhane’ye Dair Bir Öneri

04 Ara 2017 Pts 20:12
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mehmet Şenay TAŞKENT

Doğduğum ve liseyi bitirişime kadar ki yaşam sürecimi Haki Efendi Sokağında şimdilerde “Sabunhane” başka bir deyişle ”Kalaycılar Masmanası” denilen mekânın giriş kapısı önündeki iki katlı evimizde geçirdim. Yani, söz konusu yerin, yarım asırdan fazla geçmişini bilen bir sokak sakiniyim. Geçtiğimiz aylarda gazeteniz Kent’te okuduğum “Tarihi Masmana Çürümeye Mahkûm Oldu” başlıklı haber beni çok etkilendirdiğindendir, söz konusu masmananın bu günlere geliş hikâyesini bir de ben dile getirip, asla çürümesine izin verilmemesi gerektiğinin önemle altını çizmek istiyorum.
Yaklaşık 1,5 yıl önce 3 milyon 171 bin 875 TL’ye ihale edilip, restorasyonu tamamlanan bu sabunhaneyi biz sokak sakinleri ‘Masmana’ diye tabi ederdik. Sabunhanenin 1880′li yıllarda sabun imal edilmek amaçlı yapıldığı rivayet edilse de bunu teyit eden bir belgenin de olmadığı sonradan edindiğim bilgilerden. Sadece iki büyük kazan ve birkaç çukur bulguların bu ihtimali güçlendirdiği, bu amaca hizmet ettiği tezi ile de kayıtlara sabunhane olarak geçtiğini öğreniyoruz.
Resmi belgeli olmamakla beraber, rahmetli dedemin babama, babamın da bize anlatılarından edindiğim bilgilere göre de yaklaşık bir asırlık hikâyesinde Sabunhane olarak kullanıldığına dair hiçbir bilgi aktarılmadı bana. İşgal yıllarında burasının Fransızları bir karargâhı olarak kullanıldığı, Kurtuluş Mücadelemiz sonrasında da bu işgal güçlerinin gitmesiyle uzun yıllar atıl bir vaziyette öylece kaldığı söylenmiştir. İşte benim ve diğer kardeşlerim tanıklık ettiği yıllar o sözünü ettiğim yıllardan sonraki yıllardır.
O yıllarda Sabunhanenin (Masmananın) asıl sahibinin bir Ermeni vatandaşı olduğu ve işgal kuvvetlerinin gidişiyle korkusundan onunda kaçtığı söylenmekte idi. Daha sonra burayı rahmetli olduğunu duyduğum Kilis eşrafından Ökkeş Canbolat’ın bir vesile kiracı gibi kullandığı ve burada ticaret yaptığı yılları biliyorum. Pamuk hasadı dönemlerinde pamukları alır, istifler ve daha sonraları da buradan kamyonlara yükletip satardı. O hayatını kaybedince de çok uzun yıllar boş kalmış ve Arabacı Cuma diye bildiğimiz köyden Kilis’e göç eden evsiz bir aileye sahip olması amaçlı barınmalarına izin verilmişti. Ve gel zaman, git zaman tarihi mekân hazineye aktarılmış idi.
Şimdiki Dergâh Unlu Mamullerinin bulunduğu dükkân ve yapılan apartman, bu masmanaya ait idi. Hatta buradan içeriye açılan bir kapısı bile vardı. Sözünü ettiğim cephede ismini hatırlayamadığım bir nalbant dahi var olup, uzun bir süre mesleğini burada icra ederdi. Yıllar içerisinde nasıl olduysa bu caddeye bakan ön cephenin imara açılmasıyla cephenin bertaraf edildiği yılları çok iyi hatırlıyorum.
Kısa satırbaşlarıyla dile getirmeye çalıştığım bu tarihi mekânın hikâyesi böyle. Gelelim, köşeme taşıyışımın esas nedeni olan habere: Büyük beklentilerle hizmete açılan bu mekânın böyle çürümeye terk ediliyor oluşunun Kilis’imiz için büyük bir kayıp ve acı olacağını ifade etmek isterim. Ancak, ne yapılabilirlilik noktasına fikir ve proje üretmek gerektiğini de düşünmeden edemiyorum. Mesela bana kalsa, böylesi yüz akı bir turistik mekânın daha ön plana çıkarılması gerektiğini dile getirebilirim. Bunun için de öncelikle girişinin dar bir sokak içinden geçerek değil de direk caddeye açılan bir giriş yolu ile açılmasını öneririm. Düşünün bir konuğunuz geliyor ve siz onca masraf edilerek restore edilmiş böylesi mekâna, sokak içinden aşarak ulaşmak zorundasınız. Bence bu giriş yolu konusu gündeme getirilmelidir diye düşünüyorum.
Yine, giriş katının Sabunhane Müzesi, üst katının da çok amaçlı toplantı, sergi ve çeşitli organizasyonlarda kullanmak istiyorsak, buna yönelik tek yaz aylarında değil, kış aylarında da kullanmak üzere çeşitli etkinlikleri burada gerçekleştirebiliriz. Kolay kolay yıpranacağını düşünmüyorum. Lakin ayakta kalmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınması da bir zarurettir. Sanırım ilgili kurum müdürlüğümüz bu tedbiri almıştır ve de alacaktır diye de düşünüyorum. Aksi takdirde zor elde ettiğimiz bu mekânı kaybetme noktasına gelişimiz her Kilisli gibi benimde yüreğimi yakacaktır.
Tarihi mekânımızın gelecek nesillere bırakabileceğimiz güzel bir miras olacağını bir kez daha hatırlatarak bugünkü birlikteliğimi burada noktalıyor ve esen kalın diyorum.

 

Benzer Haberler

İKTİDAR Siyasiler, “Basınla uğraşan iktidarın ömrü fazla sürmez” demiş. Tecrübe konuşuyor!…...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “ÇOCUKLARIMIZ YAZ DÖNEMİNDE MUTLAKA SOSYAL AKTİVİTELERE, SPOR VE MÜZİK...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, ülkemizde büyük bir güven bunalımı var. Seçim yaklaştıkça...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Ramazan Bayramı coşkuyla kutlandı...

Kilis Valiliği ve Belediye tarafından organize edilen bayramlaşma, Cumhuriyet...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

İKTİDAR Siyasiler, “Basınla uğraşan iktidarın ömrü fazla sürmez”...

Okullar Kapandı, Çocuklar Ne Yapaca...

Metin MERCİMEK “ÇOCUKLARIMIZ YAZ DÖNEMİNDE MUTLAKA SOSYAL AKTİVİTELERE,...

Ülkemizde Güven Bunalımı Var

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, ülkemizde büyük bir güven bunalımı...

Re’si Osman Kalesi

Hamit MOLLAHAMİT   Kilis’te Zoppun suyunun kuzeyindeki büyük tepe üzerine...

ELVEDA

Pek çok şey kayıp gidiyor ellerinizden, Paramız, zamanımız, Gençliğimiz,...

Kilis Ak Parti döneminde büyük yatı...

AK Parti Seçim Koordinasyon Merkezi’nde bayramlaştı   Kilis Ak Parti döneminde...

Vali Tekinarslan şehit ailesini ziy...

Kilis Valisi Dr. Mehmet Tekinarslan, Zeytin Dalı Harekâtı’nda PYD/PKK terör...

Suriyeli küçük çocuğun haykırışı yü...

Suriye’de PKK’lı teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu...

Bayram namazında camiler doldu

Kilis’te Ramazan’ı idrak eden vatandaşlar, bayram sabahı erken saatlerde...

Bayramda mezarlar ziyaret edildi

Kilis’te vatandaşlar Ramazan Bayramı vesilesiyle mezarlıkları ziyaret ederek...

Çocukların bayram keyfi

Kilis’teki çocuklar, bayramda bayram yerinde gönüllerince eğlenme fırsatı...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KRİZ Bakkallar, vatandaştan alacaklıymış. Veresiye “vermiyese” oldu sonunda!…...

Ramazan Bayramınızı Kutluyoruz

Nejat TAŞKIN Sıcak yaz günlerinin başladığı Ramazan ayında oruç tutmak...

Bayramların Toplum Üzerindeki Önemi...

Metin MERCİMEK “DARGINLIKLARIN UNUTULDUĞU, İNSANLARIN BARIŞTIĞI VE...

Ülkede Yitirilen Geleneklerimiz

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, günümüzde eskiyle yeni arasındaki...

Bayramlarımız

Şükran Demirler YAVŞAN   Ramazan’ın sonuna yaklaştığımız şu günlerde...

RAMAZAN

Hoş geldin onbir ayın sultanı. Aylardır bekledik acaba nasıl geçer diye...