Dolar 32,2652
Euro 34,9292
Altın 2.426,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Açık
Kilis
28°C
Açık
Per 27°C
Cum 31°C
Cts 34°C
Paz 36°C

Tevazu, Mütevazılık, Kibir ve Ötesi

Tevazu, Mütevazılık, Kibir ve Ötesi
A+
A-
13.09.2022
606
ABONE OL

Sabahattin YARAR

Başlıkta yazılmış olan kelimelerin, bugünün Türkçesindeki karşılıklarının herkesçe bilindiği inancındayım. Ancak; bugün kullanılan karşılıklarını yazarsak, konunun anlaşılmaması için bir neden kalmaz. “Tevazu” alçakgönüllülük, “mütevazılık” gösterişsizlik, yalınlık, “Kibir” ise bunların tam tersi, eski deyimle zıddı kendini beğenmişlik, kendini üstün görme anlamlarını içermektedir. Yazın ve konuşma dilimize Arapçadan girdiği belirtilmektedir.

Bu konuya dokunma isteği, çevrede ve genel yaşamımız içinde zaman zaman gördüğüm çarpıklıklar, böbürlenmeler, yalancı kahramanlar nedeniyledir. Yaşam sürecimiz içinde bu özelliklerin örneklerini sayısız kez görmüş, okumuş veya izlemişizdir.

Konunun kahramanlarını saymak, örneklemek çok uzun bir süreyi kapsar sanırım. İş, yazın, yaşam, düşünce, konularını kapsadığı gibi, davranış ve konuşma düzeyimizin de bu özelliklerden etkilendiği her zaman görülebiliyor. Yaptıkları, başarıları ile övünmek hemen her kişinin hakkıdır. Ancak bu övünme ve başarının aşırıya kaçması, yani, alçak gönüllülük, gösterişsizlik, böbürlenme sınırlarını aşması hiç de hoş karşılanmayan bir davranış şeklini alır.

Takdir edilmek, övülmek olgularının devamlılığı, ancak başarı sahibinin hoşgörü, gösterişten uzak, yalın bir davranış içinde olması ile sağlanabilir. “Ne oldum delisi olmak” demesinin sınırlarına girmek, hele de kibirlenmek, elde edilen başarıların zarar görmesine neden olur. Özellikle kibre kapılmak, tüm çaba ve başarıların özelliklerini kaybetmesi demektir. İşte hoşgörü ve alçak gönüllük kavramları kibrin panzeri gibi bir görünümü o zaman alır.

 “Halk adamı olmak”, büyükle büyük, küçükle küçük olabilmenin özelliklerini taşımak, hoşgörü ve alçak gönüllülük erdeminin varlığı ile olasıdır. Yapılan tüm işlemlerin takdiri ve övgüsü başkalarına aittir. Kendi kendini övmek, böbürlenmek, kendini dev aynasında görmek

Yapılabilecek en büyük yanlışların başında gelen davranışlardır. Tüm başarı ve kazanımlara karşın, sevimsiz, kendini beğenmiş, ukala bir görünüm ilgi ve sevginin kaybolmasının en büyük kaynağı olur. Başarı ikinci, üçüncü plana düşebilir.

Tarihte büyük başarı ve övgü kazanmış kişilerin, bu özelliklerini, tevazu ve mütevazılıkla süsledikleri hep görülmüştür. Bu iki özelliğin baş düşmanı kibir bulaştığı kimselerin baş belâsıdır. Tüm emek ve başarıların boşa gitmesine, ilgi ve takdir duygularının ölmesine neden olur, yapılan işleri sıradan işler düzeyine indirir.

Sonuç olarak her başarının mutlaka mütevazılık, (gösterişsiz) ve tevazu (alçakgönüllülük)ilkeleri göz önünde bulundurularak dillendirilmesi gerekir. Kibir ve gösteriş, bencilik her olumlu girişimin zedelenmesi sebebidir.  Bu arada, gösterilen bu alçakgönüllülük ve gösterişsizliklerin kötüye kullanılmak istenmesi de olasıdır. Bu güzel davranışların uygulanmasında oluşacak olumsuzlukları da giderecek önlemler alınmalıdır şüphesiz…

Güzel, aydınlık ve hoşgörülü günlerde buluşmak üzere…

Yeniden buluşalım.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.