TRT Trabzon Radyosu

04 Ara 2019 Çar 8:22
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mahmut İhsan KANMAZ

 

1 Aralık 1968’den bu yana yayın hayatını sürdüren, TRT Trabzon Radyomuzun 51. kuruluş yıldönümü sevgili arkadaşlarım. Kutlu olsun herkese öncelikle…

Hemen belirtmek isterim ki, 17 yıl orada çalışıp görev yapmaktan büyük bir onur ve gurur duydum her zaman… Çok dost ve arkadaş kazandım bu dönem içinde. Hepsine de selam ve sevgiler olsun.
Aramızdan ayrılanlara rahmetler dilerim Allah’tan. Nur içinde yatsınlar…

Şimdi durup dururken, benim malum nostalji merakım yeniden depreşti iyi mi? Gel de anlatma şimdi. Hem yeri de gelmişken üstelik. Vira bismillah o zaman.

Tarih, 1 Ocak 1992 ve ben tayinen bu radyoya, “Yayın Yönetim Şube Müdürü” olarak atanmıştım. Ankara’dan ayrılıp yepyeni bir kente ve ortama adapte olmak hiç te kolay olmamıştı bizim için inanın.
Çocuklar küçük ve ortaokul dönemleri, anneleri rahmetli Gönül’cüğüm ikinci kalp ameliyatından çıkalı daha bir yıl olmuş olmamış gibi… Ama gençliğin de verdiği bir direnç hali var yaşama karşı…

Biz eşyalardan önce, kara yoluyla gelmiştik Trabzon’a… Akçaabat Söğütlü’deki lojmana yerleşecektik sözüm ona, ama eski misafirhanenin lojmana dönüşüp hazırlanması işlemleri henüz bitmemişti. O yüzden aynı binanın alt katındaki boş bir daireye geçici olarak eşyalarımızı koyduk.
Yedi ay kadar kaldık bu yerde. İlk biz oturacaktık orada… Çok da güzeldi…

Misafirhane sorumlusu, sevgili ve rahmetli İsmail Ocak’ın ki, yiğit lakabıyla anılır kabilinden, “Baltacı” diye bilinirdi kendisi, günde en az üç kez eve gelip, o zamanlar bizim pek te alışık olmadığımız yöre şivesiyle, “Müdürüm, sular akayi mi, Kalorifer yanayi mi?” diye sorması, yıllarca evde gülme nedenimiz olmuştu ailecek…
Benim çok çok sevdiğim ve herkes tarafından da sevilen biriydi Baltacı İsmail, mekânı cennet olsun inşallah.

Çok anılarım vardır Trabzon’da ve Trabzon Radyosunda… Saymakla bitmez.
Kimler mi vardı o dönemde?
Bölge Müdürü Osman Okur vardı mesela. Kendisi Trabzonluydu ve yörenin bütün özelliklerini bünyesinde taşımış biriydi.
Radyo Müdürü sevgili Macit Eroğul idi. Ne günlerimiz olmuştu kendisiyle.
İdari İşler Müdürü Suzi İşler’di. Sonradan rahmetli oldu o da… Oldukça kilolu, ama bir o kadar da sevimli ve nüktedan biriydi. Nedense, bütün kilo fazlalığı olan kişiler, aynı özelliklere sahip oluyorlar. Ya da ben hep öyleleriyle karşılaştım kim bilir?! Yani çok neşeli ve dost canlısı oluyorlar, aynen Suzi Bey gibi.

Ben görevim gereği, spiker ve yayın şeflerinin yöneticisi konumunda idim.. Tabi, birkaç şube şeflikleri dışında.
Kulakları çınlasın, sevgili kıdemli spikerlerden Süheyla Cantürk vardı, halen görevini sürdüren Seza Turgut daha genç sayılırdı. Şimdi İstanbul Radyosunda bulunan Kerem Demircioğlu, Zafer Akçay ve Tufan Turasan kadrolu spikerlerdi.

Yıllar sonra şimdi Ankara Radyosu spikerlerinden Sevgili Mücella Karadağ ve yine İstanbul Radyosu spikerlerinden Pınar Kundakçı Temel dahil olmuşlardı kadroya. Şu an Trabzon Radyo Müdürü olan sevgili Erdoğan Topçu’da, dışardan spikerlik ve seslendirme hizmetlerinde radyomuza katkısı oluyordu. Sevgiler…

Tufan demişken, sevgili eşleri, Nazan Turasan’da prodüktör olarak görev yapıyordu Trabzon Radyosunda… Onu da genç yaşında kaybettik. Nurda yatsın.

Yayın şefimiz Tülay Sakarya idi, şimdi emekli oldu kendisi. Selamlıyorum…
Bütün büro işlerini yürüten, çalışkan memur Çetin Özörsel’imiz vardı.
Günlük yayın çizelgelerini, aylık yayın raporlarını ve telif hakları tutanaklarını da o hazırlıyordu. Benim de katkılarımla haliyle…

Bizim için, yani Yayın Yönetim için en zor dönemler, Ramazan ayı olurdu…
Neden derseniz, fazladan iftar ve sahur programları ve bantları olurdu ki, onları da dakikası dakikasına yayın çizelgesine oturtabilmek, hem bir deneyim ve hem de bir hüner işiydi. Övünmek gibi olmasın o işi ben kimseye bırakmaz, bizzat kendim yapardım. Odamdaki dev Ampex adını verdiğimiz okuma cihazında, kılı kırk yararcasına bantların dinlenmesi, süre tutulması ve son kağıtlarının konması işini büyük bir titizlikle sürdürürdüm.
Yoksa maazallah millete önceden oruç açtırabilir veya gecikmeli olabilirdi. Ama hiçbiri olmadı çok şükür. İşte o da titiz çalışmanın neticesi olmaktaydı.

Tabi o zamanlar kadro dardı, azdı.
Sonradan, Mustafa Güler, Yavuz Üçüncü, Serkan Eyüpoğlu, Teoman Gören “Yayın şefi” olarak katıldılar benim üniteme.
Yapım Yayın elemanı Seher Evren de sonradan dahil olmuştu Yayın Yönetime… Birlikte çok işleri başardık… Hepsine teşekkür eder, selam ve sevgilerimi iletirim.

İzin dönemlerinde veya tayinler dolayısıyla sayılar azaldığında, hemen hemen bütün kardeş radyolardan geçici görevlerle spiker takviyeleri olurdu.
İstanbul başta olmak üzere, Ankara, İzmir, Antalya, Çukurova radyolarından çok sayıda spiker gelip gitmişlerdi. Hepsiyle de yakın mesai ilişkimiz olmuştu. İsimleri o kadar çok ki, saymakla bitiremem. Hepsine selam ve sevgiler olsun diyorum.

Sonradan bir dört yıla yakın süre, Yayın Yönetime ek olarak, bir de Radyo Müdürlüğüne vekaletim olmuştu.
İşte o dönemleri unutmam mümkün değildir. Koca radyonun bütün yükü omuzlarımdaydı. Sonradan İstanbul Radyosu Müdürlüğü de yapmış olan Cem Temel, Olgu Şimşek Taşdemir, Yiğit Yavuz, yeni atanmış gencecik Yardımcı prodüktör idiler. Gerçi İstisna akitli olarak görev yapan, Özgül Yanar Kömürcü ve Zeynep Yılmaz Yıldırım’da varlardı ama iş de çoktu o zamanlar. Yeni yayın prototip değişiklikleri olsun, hizmet binası taşınması nedeniyle olsun, geçici görevle gelip gidenler olsun, bir aşırı yoğunluk ve görev trafiği vardı. Şimdilerde TRT Radyo Dairesi Başkanı olan sevgili Ahmet Akçakaya kardeşimle az kafa yormuşluğumuz yoktur hani. Zira o günlerde o da prodüktör olarak, Trabzon’a geçici görevle gelmişti.

trt

Öylesine fazlaydı ki işler, ben hemen yan binadaki evimize, yani lojmana bile geç saatlerde gidiyor, erkenden de tekrar hizmete dönüyordum. Hatta Gönül demişti ki bir gün, “Mahmut, çocuklar seni hafta içinde hiç göremiyorlar, bu kadar çok çalışacak ne var… Biraz da çocuklara zaman ayırsan!…”
İşte öyle bir tempo vardı herkeste.

Sevgili Emel Akyurt ablamız denetçi idi. Önceden o da benim gibi bir süre radyo müdürlüğüne vekalet etmiş.. Birgül Aksoy’umuz vardı örneğin. Büro işlerini kotaran… Sevilay Bayraktar, bizim karışmasın diye ayırdığımız, küçük Funda adıyla bilinen Funda Demiray ve büyük Funda’mız, Teknik Müdürümüz Funda Ofluoğlu, birlikte görev yaptığımız can arkadaşlarım idiler. Funda Hanımın elemanları, teknisyen ve uzmanlar çok sayıda idi. Şimdi tek tek isimlerini saysam çok zaman alır ve unuttuklarım olur diye de üzülürüm. O yüzden beni bağışlasınlar.

Kadro yalnızca bunlardan ibaret değildi tabi ki. Yurdagül Aydın, Esra Yavruoğlu, İdris Kamçı, Haydar Aydın, Hatice Zengin, Müzik Yayınları Şube Müdürü sevgili Enver Candan, İbrahim Karaca, Osman Çepni, Uğur Ayyıldız, Atilla Kurt, Hasan Sağlam, Kaan Yıldırım, Mehmet Erdemir, Hikmet Nemutlu, Osman Koltuk, Murat Çelik, Mehmet Yıldız, Meriç Davutoğlu, Söz Yayınları Şube Müdürü Mustafa Davutoğlu, benimle, Erdoğan Topçu arasında Radyo Müdürlüğü yapan, sevgili Mehmet Bayraktar ve Uğur Pirpir.
Unuttuklarımdan çok çok özür dilerim. Tabi ben yalnızca kendi dönemim ile ilişkili bir zaman dilimini ve sadece Radyo Müdürlüğü personelini baz aldım…
Yoksa Vericiler, İdari İşler, Muhasebe, Korunma, Haber Müdürlükleri saklıdır. Onları da yeri geldikçe anmak isterim seve seve. Ama bugünlük hem günün anlam ve önemine binaen ve hem de kendi anılarım kapsamında bu kadarına yer verebildim. Tekrardan affola diyorum.

Evet, bu özet nostaljik yolculuktan sonra, yeniden TRT TRABZON RADYOSU’nun, kuruluş yıldönümünü bir kez daha kutlar, bugüne kadar emeği geçmiş olan herkesi sevgi, saygı ve selamlarımla kutlamak isterim.

Halen görevlerini yürütmekte olan sevgili arkadaşlarıma da Radyo Müdürü Erdoğan Topçu’nun şahsında, selam ve sevgilerimi ifade etmeyi bir borç biliyorum. Sizleri kutluyor, seviyor ve gözlerinizden öpüyorum. Radyoya hizmetleriniz daim olsun inşallah diyorum.

Allah’a emanet olmanızı ve daha nice başarılı yıllara ulaşmanızı diliyorum.
Hoşça kalın.

 

Benzer Haberler

UMUT Gençlik gelecekten umutsuzmuş. Umut, Kaf Dağı’nın ardında!… *** MEZAR  ...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “KİLİS İNSANI, SADECE FRANSIZLARA KARŞI DİRENİŞ GÖSTERMEKLE KALMAMIŞ,...

Yorum 
0

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Kuvay-i Milliye adının bilinip duyulmadığı kara bir günde,...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

UMUT Gençlik gelecekten umutsuzmuş. Umut, Kaf Dağı’nın ardında!…...

Kilis’in 24 Ay Süren Karanlık...

Metin MERCİMEK “KİLİS İNSANI, SADECE FRANSIZLARA KARŞI DİRENİŞ GÖSTERMEKLE...

7 Aralık Kutlu Olsun!

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, Kuvay-i Milliye adının bilinip duyulmadığı...

BUGÜN 7 ARALIK KUTLU OLSUN GÜNÜN…...

Kalkar bir gün sisler boşuna sorma, Güneştir her zaman karanlık boğan Tutsaklık...

Kilis’in Kurtuluş ve Gurur Günü...

Uğur KEPEKÇİ   7 Aralık Kilis’imizin düşman işgalinden kurtuluş...

KİLİS İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ- MERKEZİ ...

12 AY SÜRELİ LİKİT OKSİJEN (TIBBİ GAZ SIVILAŞTIRILMIŞ OKSİJEN %995 SAFLIK)...

BİLGE KİLİS’İM

Gövdeniz yolları summaklı taşlı Zeytin ağaçları zümrüt nakışlı İnciri...

7 ARALIK DESTANI

Seher vakti yine Cengin yolunda, Yurdu kurtarmaya koştu ÇETELER. Müslüman...

Vali Soytürk’ten 7 Aralık Kurtuluş ...

7 Aralık Kilis’in düşman işgalinden kurtuluşunun 98. yıldönümü nedeniyle...

Kilis’in Kurtuluşu ve Ağlayan Anala...

Ahmet BARUTÇU   Kilis ve yöresi işgal kuvvetleri komutanı General Guobot,...

Kilis’te ‘Kurtuluş’ yürüyüşü...

Kilis’in düşman işgalinden kurtuluşunun 98. yıldönümü nedeniyle kortej...

Vali Soytürk Musabeyli’de vatandaşl...

Kilis Valisi Recep Soytürk, Musabeyli ilçesi ile köylerinde ziyaretler yaparak,...

“Terörü Hep Birlikte Durdurabiliriz...

Kilis’te emniyet birimleri, resmi kurumda görevlilere “Terörü Hep Birlikte...

Kilisli şairlerden şiir dinletisi

Kilisli şairler, 7 Aralık Üniversitesinde bir araya gelerek şiir dinletisinde...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

ÇAT Gürültü kirliği mercek altına alınmış. Merceği de çatlatırlar!…...

Kışın Doğa Yatar, İnsan Düşüncesi İ...

Metin MERCİMEK “KIŞ MEVSİMİNDE DOĞA TAMAMEN UYKUYA YATARKEN, DUYGU...

Türkü Şairi

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, yaşarken büyük işler yapmak ve yaşarken...

Engelli Bir Çocuğun Öğretmeni Olmak...

Gülseren FEDAKÂR YALAZA   Empati kurarak başlamak istiyorum sözlerime....