Dolar 33,0372
Euro 35,9878
Altın 2.559,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 35°C
Açık
Kilis
35°C
Açık
Paz 36°C
Pts 36°C
Sal 36°C
Çar 38°C

Tuna Yokuş Mu Çıkıyor Ne? Bu Tuna Başka Tuna-29

Tuna Yokuş Mu Çıkıyor Ne? Bu Tuna Başka Tuna-29
A+
A-
17.08.2016
394
ABONE OL

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

Turistler için birkaç yerde ayrıca küçük stantlar açılmış. Oradan da alış veriş yapılıyor. Daha da pratik… Otoparkta da böyle bir çarşı var. Arkadaşlar orayı da boş bırakmıyor alış veriş yapıyorlar. Vakit geldi, Macar otobüs sürücümüz kabak çekirdekçi Feri Nikos aracını yıkamış vaziyette direksiyonunun başına geçti, işaret everdi, yeniden yola çıktık. Kibar bir insan…
Budapeşte’ye normalde 10 dakikada gitmemiz gerek ama bir trafik sıkışıklığı var ki sormayın. Piknikten erken dönenler, hafta sonu tatilini bitirenler, Vişegrat ve Estergon’dan gelenler bağlantı yollarında trafiği kilitlemişler. Ama öyle korna çalmak, seslenmek, bağırmak, farları yakıp söndürmekle ikaz etmek gibi böyle bir şey yok. Zaten üç beş dakika sonra da açıldı yollar. Koyu sarı renkteki belediye otobüsleri de hafta sonu buralara banliyö trenleri gibi hizmet götürüyormuş. Bana İstanbul’un hafta sonu Kumburgaz ve Darıca trafiğini hatırlattı. Her hafta sonu İstanbul’da bunun birkaç misli yoğunluk yaşanır. Şehre girdik nihayet ve birkaç saatlik kent turu yapacağız.
17 BİN GENCİ KİM ÖLDÜRDÜ?
Macarları oluşturduğu bilinen 7 kavim anıtı, arkasındaki park yine piknikçilerle dolu. Budapeşte’nin en şık ve iyi bulvarı Andrassy Ut Caddesini dolaştık. Çok etkileyici bir cadde… Her binanın kendine özgü bir özelliği ve tarihi var. Çeşme, heykel, mozaik, friz, sütunlar görmek mümkün. Kent Parkına kadar devam ediyor yaklaşık 2.5 kilometre. Macar Devlet Opera Binası, Dreschler Sarayı, Yeni Tiyatro, Müzik Akademisi, Frannz Liszt Müzesi, Korku Evi, Kukla Tiyatrosu, Ferenc Hopp Uzakdoğu Sanatı Müzesi, Çin Sanat Müzesi, Şekerci Muvesz Kavehaz’ın yeri, şık cafeler, tiyatrolar hep burada.
O gün hayvanat bahçesi de doluydu. Yanında da çocukların heyecanla izlediği sirk… Karşısında da hamam ve kaplıcalar. Gölette deniz bisikletleri için sıra bekleyenler. Bölge hafta sonu her bakımdan ideal bir yer. 1894 yılından günümüze gelen bir Macar Resetorantı Gundal’da kıyafet mecburiyeti varmış. Kravat takmak mesela… Koyu renk elbise giymek… Dolayısıyla sadece aristokratlar gidebiliyor buraya. Faturası da yüklü geliyormuş.
Kahramanlar Meydanı görülmeden olmaz. 36 metrelik sütunda Prens Arpad ve Macar kabile liderleri at üzerinde, yanında Kral Istvan dâhil bütün tarihi kişilerin heykelleri yer alıyor. Heykellerin önünde Meçhul Asker Lahdi yer alıyor. 1950 yılında demokrasi ve özgürlük isteğiyle ayaklananlardan 17 bin Macar gencini Sovyetler katlediyor Lahit onların hatırasına konmuş meydana. Güzel Sanatlar Müzesi ve Sergi Sarayı da orada. Cadde üzerinde yazarların, sanatçıların, komutanların heykellerini de görmek mümkün.
Mücsarnok Sanat Sarayı’nın hemen arkasında Dünyanın En Büyük Kum Saati Macaristan’ın Avrupa Birliği’ne girişini simgelemek üzere açılmış (2004). Kum Saatinde 8 metre çapında ve 40 ton ağırlığında bir çark var.
Meydanda dolaşan çok sayıda seyyar satıcı da yok değil. Yine romanlar gelerek el işi örtü, kartpostal falan satmaya çalışıyorlar. Buraya o kadar Türk geliyor ki bu satıcılar siz sormadan Türk Lirası olarak fiyatı belirtiyor; “Lira geçer” diyorlar.
Andrassy Ut Caddesinde büyükelçilikler de sıralanmış. Türk Büyükelçiliği ve onun tam karşısında Yunus Emre Enstitümüz hemen dikkat çekiyor. Yunus Emre’nin bitişiğinde ise Terör Müzesi… Bu caddenin hatırlattığı başka bir olay da Başbakan olduğu dönemde Mesut Yılmaz’ın buradaki kumarhanede dövülmesi ve burnuna yumruk atılarak kırılması… Bu olayın faili ve gelişme daha sonra bir sır küpü gibi örtbas edilmişti.

53
700 ODALI TÜRK OTELİ
Budapeşte metrosu da çok eski(1846). Londra metrosu daha tarihi ama Avrupa katısı içinde olmadığı için ilk metro Budapeşte olarak değerlendiriliyor. Budapeşte’nin yaklaşık iki milyon nüfusuna karşılık kayıtlı 800 bin köpeği bulunuyor!
Cemaatin okullarını bulunduğu Budapeşte’de hükümet Türkiye’nin hem Avrupa Birliği’ne girmesine karşı ve hem de mülteciler konusunda Ankara’ya verilmesi taahhüt edilen yardıma.
Budapeşte’de ilginç bir yer de sekizgen meydan. Burada imparatoriçenin sevgilisin de anıt heykeli bulunuyor bize pek garip gelse de. Eşinin yani imparatorun değil de sevgilisinin! Budapeşte’de olduğumuz hafta operada Thomas Ades’in Vihar adlı eseri oynuyordu. Yeni Otogar da eski parkın yerine yapılıyormuş.
Otobüsümüz öyle yavaş hareket ediyor ki her yanı görmemiz için, mihmandarı beklemeden biri parladı; “Bakın Atila Caddesi!…” Gerçekten öyle Jsef Atilla Ulca STR. Four Seans Hotel’in önünden geçerken de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın burada kaldığını öğrenmiş olduk. Almanya’da yaşayan ve batıda 17 Amedia zincir otelleri olan Türk işadamının Budapeşte’ye de 700 odalı bir otel yapacağını öğrendik. İşadamımız bir eski tarihi binayı alarak otel yapmak üzere kolları sıvamış bile. Ayrıca Fethiyeli bir başka müteşebbisimiz de Budapeşte’de bir başka oteli hizmete açmak üzere imiş.
Macaristan’ın 12 Nobel ödüllü ilim adamı olması gençlerinin gurur kaynağı. Buna karşılık Macar gençleri her nedense intihar konusunda sıralamada ilginç bir yere gelmişler. Dünya altıncısılar. Norveç ve İsveç’in çok önündeler. 2011 İstatistiklerine göre ilk ondaki dünya intihar sıralaması şöyle; Litvanya, Rusya, Belarus, Letonya, Estonya, Macaristan, Slovenya, Ukrayna, Kazakistan ve Çin. 100 ülke arasında ABD 38. Sırada. Türkiye sıralamada çok şükür yok. Macaristan’da Tuna Nehri üzerindeki köprülerden atlayarak intihar edenlerin sayısı her geçen gün dikkat çekiyormuş.
Öte yandan tatile gidemeyen sabit gelirli Macarlara yönetim değişik festivaller düzenleyerek onların ihtiyacını böylece karşılamaya çalışıyormuş. Avusturyalı müteahhitler Macaristan’da yol inşaatlarının vazgeçilmezi olmuşlar. Çünkü elleri ceplerine diğer ülkelerden daha seri ve suratlı gidiyormuş. Rüşvet genelde bazı ülkelerin olmazsa olmazlarından…
TÜRKİYEM
Akşam Vadaspark’ta yemeğimiz var. Sürücümüz Feri Nikos mihmandarımız Engin Emeklican aracılıyla bu geceye eşini de getirip getiremeyeceğini sormuş. 10 gündür evinden ayrıydı Feri. “Eşini de getir. Memnun oluruz” deyince o da geldi. Milli parkın içinde bir mekân Vadaspark Restorant. Budapeşte’nin banliyösü gibiydi. Otobüsle orman içinden epeyi bir süre gittik. Park yerinde bizim gibi gelen önemli kısmı Türk gruplardan oluşan turistlerdi. Girerken hoş geldiniz ikramında bulundular. Masalar her gruba göre ayrı ayrı ayarlandığından herkesin yeri belliydi ve tümü de sahneye yakındı. Orkestra içeri girdiğimizde Çigan müziği çalıyordu. Grup yine romanlardan oluşmuştu. Keman ve klarnetin sesi daha fazla duyuluyordu. İçerisi tamamıyla nostaljik bir ortam haline getirilmişti. Masalar ve oturaklar kalın keresteden imal edilmişti. Yemeklerin ikram edildiği kap kacak da değişikti. Önce gulaş (kul aşı) geldi. Yemeklerde domuz olup olmadığını hemen hemen herkes sordu. Yokmuş. Gelen gruplara göre duyarlı davranıyorlarmış Vadaspark yöneticileri… Hemen bitti gulaş, lezzetliydi.

(Devam edecek)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.