Türk Polis Teşkilatının Tarihi Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

25 Nis 2017 Sal 22:45
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Türk Polis Teşkilatının Tarihi Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

Mehmet YALVAÇ
Yazımıza başlarken geçmişten günümüze şehit polislerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Ruhları şad mekânları cennet olsun. Hepsini saygı ile anıyoruz.

Türk Polis Teşkilatı’nın kıymetli elamanları… Bir ülkede yaşayan insanı tanımak için öncelikle nerede ikamet ettiği, ikamet ettiği yerde hangi aşiret, oymak ve sülaleden olduğu ve daha sonra kimin çocuğu olduğu sorularak ailesi belirlenir. Her insan kendi ailesi ile övünerek kendini tanıtır. Bu doğal bir olaydır. Sizler Türk Polis Teşkilatı’nın birer üyesisiniz. Nasıl ki bir insan kendini tanıtırken ailesinden iyilikle söz ediyorsa, sizler de bu şerefli mesleğin birer üyesi olduğunuzu iftiharla söylemeniz gerekir.

Okuyucularımızın sıkılmaması için bu yazımı üç başlık altında yazacağız:

1) Osmanlı Döneminde Türk Polis Teşkilatı,
2) Cumhuriyet Döneminde Türk Polis Teşkilatı,
3) Günümüzdeki Türk Polis Teşkilatı.

OSMANLI DÖNEMİNDE TÜRK POLİS TEŞKİLATI
Osmanlılar döneminde ilk zabıta teşkilatı yeniçeri ocağı ile birlikte kurulmuştur. Yeniçeri ocağı, Osmanlı ordusunun daimi ve ulufe (yevmiye) alan kapıkulu askeri zümresinin en önemli sınıfıdır. Kurulduğu devirlerde uçbeylerine karşı padişahın merkezi otoritesini de temsil eden yeniçeriler, eyalet kuvvetlerine karşı da bu otoriteyi devam ettirdiler. Yeniçeri ocağının kuruluşunda bilhassa Anadolu Selçuklu Devleti’nin askeri teşkilatı örnek alınmıştır.
Yeniçeri ocağı, teşkilat bakımından zaman zaman bir takım değişiklikler göstermiştir. Bu ocağın başı yeniçeri ağasıdır. Yeniçeri ağası aynı zamanda acemi ocağının da başı sayılırdı. Bu ocağın başı genel hiyerarşiye göre ocaktan seçilirken sonraları sekban başlarından tayin edilmiştir. Ancak 1515 yılından başlayarak padişahın şahsi itimadını kazanmış saray mensupları arasından da atamalar yapılmıştır.

Yeniçerilerin seferler haricinde gerek İstanbul’da gerek taşrada şehir ve kasabalarda çeşitli görevleri vardı. Divan-ı hümayun muhafızlığı, yeniçerilerin başlıca görevlerindendi. Kullukçu veya yasakçı adı altında semt inzibatı ve kale kapılarının muhafızlığı da yeniçerilere aitti. Ayrıca elçiliklerin güvenliğinden de yeniçeriler sorumlu idi.Bunlar kıdem ve hizmetlerine göre tımar sahibi olabiliyorlardı.Zaman zaman miktarında azalıp çoğalmalar da olmuştur. 17. Yüzyıl ortalarına kadar hâkim olan disiplin ve itaat,bu teşkilatı devrin en gelişmiş ordusu haline getirmişti. II.Murat devrinde padişah,ocağı saltanatın direği,vatanın bekçisi ve hazinenin sahibi olarak kabul etmiştir.Ancak bazı nedenlerden dolayı 15 Haziran 1826 tarihinde “Vakka-i Hayriyye” neticesinde yeniçeri ocağı tamamen ortadan kaldırılmıştır.

Osmanlılar 18.yüzyılın sonlarında, askerlik ve idare sahasında gerilik ve düzensizliklerine bir çare olmak üzere, III. Selim’in tahta çıkması ile Nizamıcedit fikri ve hareketi ortaya atıldı.Nizamıcedit ordusu önce İstanbul’da, sonra Anadolu’da kuruldu.Bu ocak büyük ölçüde geliştirilerek adına sekbanı cedit denildi.Güvenliğin sağlanması da valilere verildi. II.Sultan Mahmut’un emri ile Asakir-i Mansure-i Muhammediye adlı yeni bir askeri teşkilat kuruldu.Bu teşkilat da zabıta hizmetlerini üstlenmiştir.Bu dönemde teşkilatın başında yeniçeri ağasının yetkilerine sahip serasker bulunmaktaydı.Seraskerler İstanbul’un en yetkili zabıta amiri sıfatını taşıyordu.Bir ara Bab-ı Seraskeriye’ye bağlı olarak kurulan Anadolu ve Rumeli Zaptiyesi Teşkilatı,ihtiyaçları karşılayamadığı için kaldırılmıştır Şehir içinde görev yapan polis teşkilatı ise ilk defa 1845 yılında faaliyete geçmiştir.

Meşrutiyet ile birlikte diğer kuruluşlarda olduğu gibi,polis teşkilatının da ıslahı çareleri aranmış ve Emniyet-i Umumiye Müdüriyetine yeni yetkiler tanınmıştır. 192O yılında Ankara’da yeni bir Emniyet-i Umumiye Müdüriyetikurulunca bu teşkilat yalnız İstanbul’un emniyet ve asayişi ile meşgul olmuş,Milli Mücadelenin kazanılmasını müteakip kaldırılmıştır.1922 yılında da tarihe karışmıştır.
CUMHURİYET DÖNEMİNDE TÜRK POLİS TEŞKİLATI
1932 yılında 2049 sayılı Polis Teşkilat Kanunu çıkarılmış olmakla birlikte teşkilat, 1908 yılında çıkarılan polis nizamnamesinin verdiği görev ve yetkilerle hizmetleri yürütmüştür. 14 Temmuz 1934 tarihinde yayınlanan2559 sayılı “Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun” 1.maddesinde polisin görevleri belirtilmiştir.Nihayet 12 Haziran 1957 tarihinde yayınlanan 3201 sayılı kanunla İçişleri Bakanlığı bünyesinde yeniden kurulmuştur.Türk Polis Teşkilatı devletin siyasi emniyeti ile ilgili işleri de görmektedir. Ayrıca karayollarındaki trafiği düzenleme ve kontrol görevi de bu teşkilata aittir. Günümüz Emniyet Genel Müdürlüğü; Merkez teşkilatı ve taşra teşkilatı olmak üzere iki kısma ayrılır. Bu birimler hepinizin bildiği gibi kendi içinde bir takım alt birimlere ayrılmaktadır.

Türk Polis Teşkilatı elaman ihtiyacını eskiden çeşitli kaynaklardan temin ederdi.Daha sonra bu ihtiyaç polis okulları,polis enstitüleri ve polis akademisinden karşılanmaktaydı.Teşkilatın çağın ihtiyaçlarına göre yapısal ve fonksiyonel yönden güçlendirilmesi gerekir. Bize göre bir teşkilatta eğitim düzeyi ne kadar arttırılırsa o teşkilattaki hizmetle ilgili problemler en alt düzeye iner.Bu uygulama sınıf öğretmeni yetiştiren kurumlarda uygulanmaktadır.

Eskiden okuyamayan çocukları için,“Köy öğretmeni olsa yeter” derlerdi.Budurum ortadan kalktı. Öğretmen olacaklar 4 yıllık lisans eğitimi almaktadırlar.Türk Polis Teşkilatında da benzer uygulamanın başlaması elbette hem ülkemiz hem de teşkilat çalışmalarında daha yararlı olacaktır.Polis teşkilatının çalışmalarında halkla kaynaşması yönünde Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yoğun bir çalışma içinde bulunduğunu zaman zaman gördük.Bir yıllık polis okullarında polis adaylarının daha iyi yetişebilmeleri için gerekli çabaları nasıl gösterdiklerini zaman zaman izlemiştik.

Polis eğitim ve öğretim bakımından iyi yetiştirilmelidir.Bize göre dersler kadar pratik uygulamalar da çok önemlidir.Açık veya kapalı atış poligonlarında hiçbir kısıtlama yapılmaksızın her zaman atış yapabilme imkânı verilmelidir.Kültürfizik hareketleri, yakın boğuşma teknikleri vb. gibi hareketler yalnız eğitim döneminde değil,meslek yaşamında da tekrarlanmalıdır.

Bütün bu açıklamalardan sonra aklımıza gelen soru polis nedir? 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 1.maddesine göre polis;Asayiş, amme,şahıs tasarruf emniyetini ve mesken mesuliyetini korur.Halkın ırz, can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatini temin eder.Yardım isteyenlere,yardıma muhtaç olan çocuk ve acizlere yardım eder.Bu tanım polislere düşen görevin ne kadar kutsal olduğunuaçık olarak göstermektedir.

Çocukluk ve gençlik yıllarımızda polisler milli bayramlarımızı izlemeye gelen halkı copla geriye iterlerdi.Halk arasında,“karakola düşeni (götürüleni) döverler” sözü yaygındı. Üniversite öğrencilik yıllarımızda polis mahalle muhtarından karakola gitmemizi istemiş.Muhtar seni karakoldan istiyorlar yarın git demişti.O gece uykum gelmemişti, beni niçin istiyorlar diye.Sabah saat 7’de karakola gittik.Beni istemişsiniz diye sorduğumda,“O polis şu anda yoktur.Bekle gelir” demişlerdi.Saat 8.30’da beklediğim polis geldi. “Askerlik tecil belgen gelmemiş,askerlik şubesine git” dedi. Oraya gittiğimizde,“İstanbul’a gidince öğrenci işlerine söyle askerlik tecil belgeni göndersinler” demişlerdi.Biz meslek yüksekokulu müdürlüğü yaptığımız yıllarda tüm öğrencilerimizin tecil belgelerini bekletmeden zamanında yollardık. O yaşa gelinceye kadar hiç karakola gitmemiştik. Daha sonraki yıllarda bu imaj değişti. Dayak olayı en alt düzeye indi. Meslek hayatında bu teşkilatın her kesiminden çok yakın dostlar edindik.

O yıllarda polis araç ve gereç bakımından çok yetersizdi. Kilis’te bir araç vardı. Bir olaya giderken araç arıza yapar, yolda kalırlardı.Şoför tamir etmek için uğraşırdı.Genelde polise verilen tabancalar tutukluk yapardı.Anarşistlerde ise en modern silahlar vardı.Polis bir operasyona gittiğinde şehit olurdu.Anarşistler ise kaçarlardı. Bu duruma çok üzülürdük. Daha sonraki yıllarda polis teşkilatımıza yeni araçlar verilirken tüm polislerimizin silahları da değiştirilmiştir.

Toplumsal olaylarla ilgili eski İçişleri Bakanlarından Faruk Sukan zamanında ilk defa “Toplum Polisi Teşkilatı” kurulmuştu. 1968 öğrenci olaylarında toplum polisleri görev yapmıştı.Anarşist ve teröristlere karşı çok iyi eğitim görmüş ve modern silahlarla donatılmış “Özel Harekât Polis Teşkilatı”kuruldu. Özel harekâtçılar anarşist ve teröristlerin korkulu rüyaları idi.Şehir içindeki operasyonlarda yine onlar tarafından yapılırdı.

GÜNÜMÜZDEKİ TÜRK POLİS TEŞKİLATI
Türk Polis Teşkilatının kıymetli elamanları, iki binli yıllara doğru yaklaşırken dünyadaki büyük gelişme ve değişmelere paralel olarak ülkemizde de sanayileşme,teknoloji alanındaki hızlı gelişme daha doğrusu çağımızın bilgi çağı olması ve bizim de bu çağ içinde yaşamamız,ülkemiz için hızlı nüfus artışı,kırsal kesimlerden şehirlere özellikle büyük şehirlere göçler,buna bağlı olarak ortaya çıkan sağlıksız kentleşme,şehirlerin her türlü imkândan yoksun gecekondu kesimleri dış etkenler,çağımızın bilgi çağı olması nedeniyle basın-yayın ve televizyon vasıtasıyla dünyanın çeşitli ülkelerinde meydana gelen olumsuz olayların izlenmesi ve benzeri nedenler toplumun her kesiminde suç işleme eğilimini arttırmaktadır.Yine bu gelişmelere paralel olarak suç ve suçlu türü devamlı bir değişim göstermektedir.Türk Polis Teşkilatının da bu hızlı yapı değişimine paralel olarak,hatta daha da ileri giderek her yönden kendisini devamlı yenilemesi gerekir.Bu yenilenme zamanında yapılmaz veya çok yavaş bir şekilde yapılırsa polisin olaylar karşısında göstereceği yetersizlik devlet otoritesinin zedelenmesine neden olur. Bu yetersizlikler geçmiş yıllarda açık olarak görünürken günümüzde azalmıştır.Bize göre teşkilatın ihtiyaçlarının hiç bir kısıtlamaya gerek duymaksızın zamanında karşılanması gerekir.

Yine bu gelişmelere paralel olarak suç ve suçlu türü devamlı bir değişim göstermektedir.Türk Polis Teşkilatının da hızlı yapı değişimine paralel olarak,hatta daha da ileri giderek her yönden kendisini devamlı yenilemesi gerekir.Bu yenilenme zamanında yapılmaz veya çok yavaş bir şekilde yapılırsa polisin olaylar karşısında göstereceği yetersizlik devlet otoritesinin zedelenmesine neden olur.Bu yetersizlik geçmiş yıllarda açık olarak görünürken günümüzde polisimiz her türlü araç ve gereçle donatılmıştır.

Günümüzde yukarıda açıkladığımız toplumsal değişme ve hizmetin götürüldüğü yerlerin her türlü fiziki ve sosyal durumu dikkate alınarak hizmet gereklerine uygun hale getirilmesine çalışılmaktadır.Bugün hepinizin bildiği gibi ülkemizde değişen suç türlerine göre yetiştirilmiş özel tim elamanları vardır.Geçmişte operasyonlarda devamlı şehit veren teşkilat bu elamanlar vasıtasıyla suçluyu çok kısa bir süre içinde etkisiz hale getirmektedir.Bu da bize Türk Polis Teşkilatının devamlı olarak günün şartlarına göre kendisini yenilediğini göstermektedir.Kullandığı araçlarla helikopterlerin miktarları arttırılarak yaygınlaştırılması gerekir.

Günümüz polis teşkilatı eskisi gibi değildir.Her yönden kendini devamlı olarak yenilemektedir.Bir defa öğretime eğitim düzeyi ve kültür seviyesi eskiye göre çok yükselmiştir.Bir yıllık polis okulları iki yıllık polis meslekyüksekokuluna dönüştürülmüştür. Bu okullara ÖSYM puanına göre öğrenci alınmaktadır.Yine günümüzde öğretmenlik sınavlarını kazanamayan 4 yıllık üniversite mezunları da polis olabilmektedir.Ayrıca üst düzey yöneticiler polis akademisinden mezun olmaktadırlar. Polisin vatandaşa karşı davranışları ve yaklaşımları olumlu yönde değişmiştir.Eskiden çok sert ve kaba davranan bu teşkilatın mensupları,günümüzde vatandaşa her türlü kolaylığı ve yardımı da yapmaktadırlar.Eskiden anneler yaramazlık yapan çocuklarını susturmak için seni polise veririm diye korkuturken günümüzde kendi çocuğumuza servisi kaçırırsan polis amcana git demekteyiz.Yaşamımız boyunca bu olumsuz ve olumlu örneklerle karşılaştık.Daha önce belirttiğimiz gibi sizlerin her zaman haklının yanında olmanız gerekir.

Bir ülkenin insan kaynağı yaşlı-genç bütün insanları,o ülkenin en değerli varlığını meydana getirmektedir.Onlar,bütün bilim ve tekniğin de bizzat kaynağını oluşturur.Kalkınmada insan unsurunun etkisi hem toplumsal yapı ve hem de kişisel yaratılışı bakımından değişmektedir.İnsanların mutlu olmaları,ancak toplum halinde mutlu olmaya bağlı bulunduğu çağımızda insanları ve milletlerin mutlu yaşatmak için ne gerekir diye bir soru ile karşılaşmış olsaydık, hiç düşünmeden,herşeyden önce,herkesin yeteneklerini eri iyi bir şekilde geliştirebilecek öğretim ve eğitim imkânlarını sağlayınız. Sonra da herkesi bilgi ve görgüsüne en uygun işte çalıştırınız derdik. Eski Yunanlıların bir atasözünde “siteyi site yapan insanların kalitesidir. Yoksa duvarlarının kalınlığı veya gemilerinin sayısı değildir” denilmektedir. Bizde “Akıl ve Zekâ Eğitimin Bir Meyvesidir” sözü, eğitim ve öğretimin kişinin bütün yaşamı boyunca taşıdığı önemi en iyi bir şekilde belirtmektedir.

Türk Polis Teşkilatının kıymetli elemanları; meslek ve özel yaşamınızda iyilik yapmak, kötülükten kaçınmak hususunda birbirinizle yardımlaşın. Dinimiz de iyilik yapmayı, kötülüğü ve taşkınlığı yasaklar. Dinimizde üç hareketin yapılmasını emreder. 1- Adalet, 2- İhsan (bağışlama) 3- Yardımlaşmadır. Yine dinimiz üç hareketin yapılmasını yasaklar. Bunlar; 1-Yalan, iftira ve zina, 2- Örf, adet ve ahlakın kurallarını yerine getirmeme, 3- Zulüm ve kibir olmadır. İçinde yaşadığımız demokratik düzenin temeli bu esaslara dayanmaktadır.

Suçsuz ve dürüst insanlar hakkında gereği gibi araştırma yapılmadan herhangi bir hükme varmak ve karar aşamasına gelmek çok büyük sakıncalar doğurabilir.Namuslu ve dürüst insanları iftiranın pençesinden kurtarmak ve aynı zamanda onları korumak bir görev olduğu gibi, iftiracı durumda olanlarda kesin olarak cezalandırılmalıdır.Bu konuda sizlerin meslek yaşamı boyunca çok dikkatli olmanız gerekir. Ne pahasına olursa olsun her zaman devletin,namuslu ve dürüst insanların yanında olmalısınız.Devletin ve halkın sizlerden beklediği budur.Adaletli davranmaktan kaçınanlar insanlıktan da uzaklaşmış sayılırlar.Bir millet veya bölge halkı bu duruma düşecek olursa anarşi doğar, zayıf güçlünün elinde yok olur.İçlerinde adaletin eserini bile kabul eden kalmaz.Adaletin herkese işlerinde uyulması gerekli bir özlem olduğu gibi,insanların problemleriyle ilgilenen siz sorumluların,her zaman göz önünde tutmanız gerekli ve onu yerine getirmeye gayret göstermeniz gereken çok önemli bir rehber olmalıdır.Biz toplu öğrenci olaylarının soruşturmasını yaparken bizzat ilgililerden olayla ilgili bilgi alırdık.Hiçbir zaman suçlu olmayana ceza vermediğimiz gibi suçlularada disiplin yönetmeliğine göre gerekli cezayı teklif etmekten çekinmedik.

Ülkemizin doğusunda,batısında,kuzeyinde ve güneyinde yaşayan tüm vatandaşlarımız bu ülkenin birinci sınıf vatandaşlarıdır.Türk Polis Teşkilatı elamanları da bu ülkenin vatandaşlarıdırlar.Hemen hemen hepsi mütevazı ailelerin çocuklarıdır. Terör örgütlerinin güvenlik göçlerimize karşı eylem türleri,onlara destek veren emperyalist güçlerin planları olduğunu düşünmekteyim.Güvenlik güçlerimiz bu alçakça ve kalleşçe yapılan saldırılardaşehit olduklarında millet olarak büyük üzüntü duymaktayız. Cenaze törenlerindeki anne, baba, eş ve çocuklarının feryatları yüreklerimizi dağlamaktadır. Tüm şehitlerimizin ruhları şad, mekânları cennet olsun.

Polislerimiz toplumsal olaylara karşı verilen emirleri yerine getirmektedirler.Bu emirler yerine getirilirken vicdanı elden bırakmamak gerekir. Zaman, zaman polislerimizin bir kısmı toplumsal olaylara karışanlara karşı caydırıcı silah kullanma veya kaçan eylemcilere ağır darp sonucu meydana gelen ölüm olayları sonucu yargılanıp ağır hapis cezaları almaktadırlar. Onları ağır darp etme yerine yakalayıp adalete teslim etmek doğru olan yoldur.Tesadüfen olay yerinden geçen mütevazı insanlar da zarar görebiliyorlar. Onlara yardımcı olmak da polisimizin görevleri arasındadır.

Kilis’in nüfusu Suriye’den göç edenlerin gelmesiyle birlikte çok artmıştır.Bugün Kilis merkez ilçenin nüfusu 95 bindir Suriye’den gelenlerin nüfusu ise 135 bindir.Türkiye’nin hiçbir yerinde nüfus kısa sürede bu kadar artmamıştır.Şehrin alt yapısı bu nüfusa göre yapılmamıştır.Bu husus ayrı bir yazı konusudur.

Bu kadar nüfusa rağmen Kilis Emniyet Müdürlüğü aldığı tedbirler sayesinde meydana gelen olaylar yok denecek kadar azdır.Kilis halkı genelde teravih namazından sonra yatar.Çünkü sahura kalkacağı gibi sabah da işine gidecektir.Kahvehaneler ise sahura kadar açık olur.Suriyeliler Ramazan boyunca her gece Cumhuriyet Caddesine çıkarak gece saat 02’ye kadar ailece dolaşmaktadırlar. Kilis halkı da onlara uyarak geç saatlere kadar caddelerde gelmektedirler. Cumhuriyet Caddesi bir panayır durumundaydı. Emniyet Müdürlüğümüz öğretmenevi yanından caddeyi trafiğe kapattığı gibi tüm kavşaklarda resmi ve sivil polisler tarafından her türlü tedbir alınmıştı. Yine polis ve askerlerimize karşı terör örgütlerinin yaptıkları kalleşçe tuzaklar sonucu çok sayıda polisimiz ve askerlerimiz şehit olmuşlardı.Kilis Ülkü Ocakları bu saldırıları protesto etmek için Cumhuriyet Caddesinin başlangıcından Cumhuriyet Meydanına kadar bir yürüyüş düzenlemişti.O yürüyüşe bizde katıldık.Gönül arzu ederdi ki böyle bir yürüyüşün Kilis Valiliğinin başkanlığında tüm resmi ve gönüllü kuruluşlarla siyasi partilerimizin katılımı ile yapılsa daha iyi olurdu. Bu yürüyüşte de Kilis Emniyet Müdürlüğü her türlü saldırı veya provokasyona karşı gerekli tedbirleri almışlardı.Yine şehrin güvenliği için polis devriye araçları sabaha kadar şehrin muhtelif caddelerinde dolaşmaktadırlar.Başta Kilis Emniyet Müdürümüz olmak üzere tüm teşkilatın Polis Haftasını kutlar, başarılarının devamını dilerim.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra polis meslek yüksekokulları ve polis akademisi kapatılmıştır.Daha sonraki yıllarda bunların yeniden açılabileceğini düşünmekteyim. Polisin kendi meslek yüksekokulu ve akademisinde daha iyi yetişebileceğini düşünmekteyiz.Açıldığı takdirde alınacak öğrencilerin güvenlik soruşturmaları farklı bir şekilde yapılır ise eski olaylar yeniden yaşanmaz.

Polisin 15 Temmuz öncesi suçsuz insanlara kumpas kurarak onları suçlu göstermeleri aklın ve mantığın alabileceği bir iş değildir.Yanlış yapanlar yaptıklarının cezasını hem bu dünyada hem de öte dünyada hesabını vereceklerdir.Günahların en büyüğü kul hakkı yemektir.

Yazımızı sonlandırırken Türk Polis Teşkilatının haftasını içtenlikle kutlarım.Tüm teşkilat mensuplarına özel hayatlarında mutluluklar dilerim. Yüce Allah’tan tüm güvenlik güçlerini şemsiyesi altında korumasını niyaz ederim.Tüm şehitlerimizi rahmetle anarken ruhlarının şan, mekânlarının cennet olması dileğimle yakınlarına sabırlar versin. Saygılarımla.

 

Benzer Haberler

OKUMA Bush, “İngilizceyi zor konuşuyorum” demiş. Dünyanın canını iyi okudu ama!…...

Yorum 
0

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri: Hocamızın Hüzün...

Yorum 
0

Gurbette Bayram-6   Aysel MASMANACI BEŞOĞLU   AYVALI DÜĞÜNÜ Tekinlerin düğününün 1. günü...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

OKUMA Bush, “İngilizceyi zor konuşuyorum” demiş. Dünyanın canını iyi...

Hocamızın Hüzün Dolu Eseri: Ağlar G...

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri:...

Kilisli Emekli Bir Öğretmenin Unutu...

Gurbette Bayram-6   Aysel MASMANACI BEŞOĞLU   AYVALI DÜĞÜNÜ Tekinlerin...

ÇANGALIM OL

Kilis Şirinlemeleri…   ÇANGALIM OL   Sen yağmur ol yağ, Ben çörtenin...

KURARSIN GÖNÜL

Gönül ne gezersin sen yücelerde? Tökezler ayağın düşersin gönül Dünyaya...

Büyüküstün Kilis’te okul açtı...

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger ve UNICEF’in...

Balıkçı Aygün kazada hayatını kaybe...

Kilis’in balıkçı esnaflarından Yılmaz Aygün (43) geçirdiği trafik kazasında...

Kilis’te cinayet: 1 ölü

Kilis’te Suriyeli bir şahıs eşine sarkıntılık ettiğini iddia ettiği...

MHP İl Teşkilatı çalışmalarına hızl...

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kilis İl Teşkilatı çalışmalarına hızlı...

Üniversite ile İKA arasında teknik ...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nin İleri Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi...

Polis suçluların korkulu rüyası hal...

Kilis İl Emniyet Müdürlüğü, şehrin huzur ve güvenini sağlamak için gece...

“Diyabet ciddi bir hastalık”

Kilis İl Sağlık ve Halk Sağlığı Müdürü Dr. Turgay Happani, “Diyabet,...

Vakıflar Bölge Müdürü Güven Karatep...

Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü İsa Güven, Kilis İl Müftüsü Mahmut...

Aramızdan Ayrılanlar

Meliha ÜZÜMBALI (85) Fatma GÜVEN (61) Emine ÖZDEMİR (74) Mecit ÇOBAN (52)...

Ahmet Özuymaz vefat etti

Nüfus Müdürlüğünden bir süre önce emekli olan Ahmet Özuymaz vefat etti....

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

JETON Siyasiler Amerikalılara, “Bizi AB’ye almayacaklar” demiş. Nihayet...

Kilis’te İlk Musiki Cemiyeti&...

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Hocamızın Kilis Sevgisi ve Muhteşem Eserleri:...

Kilis’ten Kuvayi Milliye Ruhu İstan...

Nejat TAŞKIN   Birkaç gün önce Kilis İlimizden İstanbul’a gelen ve...