Dolar 32,3094
Euro 35,0341
Altın 2.421,81
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 28°C
Açık
Kilis
28°C
Açık
Per 27°C
Cum 31°C
Cts 34°C
Paz 36°C

Türkiye’de Bir Nokta Kazıklı

Türkiye’de Bir Nokta Kazıklı
A+
A-
27.07.2022
298
ABONE OL

Turgay MUTLU

Doğan Cüceloğlu; “Bir insanın anavatanı çocukluğudur. Çocukluğunu yaşamamış bir insanın mutlu olması çok zordur” der. Sevgili yazar arkadaşım Nejla Özşahin Demirci’nin doğup büyüdüğü yaşamını sürdürdüğü ve kitabına adını verdiği “Kazıklı” köyü adlı eserini okurken aklıma rahmetli yazar Doğan Cüceloğlu’nun bu sözleri geldi. Ayrıca şunu da ilave eder: “Bir anne babanın en temel görevi çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamalarına olanak sağlamasıdır.’’

Nejla Hanım, mutlu bir çocukluk ve gençlik dönemi geçirmiş belli. Ailesine ve köyüne karşı borçlu hissettiği için de bu güzel kitabı yazmış. Ayrıca kitabın satışından elde edilecek geliri Kazıklı köyü İlkokulu ve Ortaokuluna bağış olarak bırakacaktır. Bu nedenle de bu güzel kitabı mutlaka satın alın okuyunuz derim. Gelin hep beraber destek olalım. Nejla öğretmenim de herhalde yaşanmış, duyulmuş ancak kayda geçmemiş anılar, gözlemler ve saptamalar yazılı belge haline geçmediği sürece tarihin karanlık dehlizlerinde kaybolup gideceğini öngörmüş olacak ki “Kazıklı” eserini yazmış. İyi yapmış. Bunların hepsi tarihi bilgi ve belge niteliğinde olup gelecek kuşaklara ışık tutacaktır.

Çocuklukta masal dinleyerek hayata adım atıyoruz ve ona göre yaşam biçimimiz belirleniyor. İşte bu kitapta öykü tadında olduğu için de zevkle, keyifle okunuyor. Okudukça kendi yaşamınızdan kesitlerde bulabiliyorsunuz. Yerel dille yazıldığı içinde herkesin rahatça okuyacağı ve haz duyacağı bir eser. Mutlu bir memleket özlemiyle okudum. Aynı yörenin insanı olduğumuz halde bilmediğim bazı konuları okudukça bilgilendim.

Nejla öğretmenim, bu güzel eserini adıma imzalayıp adresime gönderince soyadım gibi çok mutlu oldum ve bir çırpıda okudum. Teşekkür ederim. Kitabı okudukça zaman zaman benzer bilgilerin tekrarlandığı görülebilir ancak konu içinde bilgilerin neden tekrar edildiğini sayfalar ilerledikçe anlayacaksınız. Yazarın yalın ve akıcı dili kitabın zevkle okunmasına neden oluyor.

Nejla Özşahin Demirci, 16.08.1957 Muğla Milas Kazıklı (Köyü) Mahallesi doğumludur. Evli iki çocuk annesidir. İlkokulu Milas Merkez Ortaokulunda bitirdi. Muğla Öğretmen Lisesinden öğretmen olarak mezun oldu. (1975) öğrenimini iki yıl daha sürdürerek Afyon Eğitim Enstitüsünü bitirdi. (1977) MEB’na bağlı Ankara ve İzmir ilkokullarında 21 yıl görev yaptıktan sonra, İzmir ve Bodrum’da özel okullarda çalışarak 34 yıl sınıf öğretmenliği görevinde bulundu. Sonraları daha da çok sevdiği öğretmenlik görevini unutmayarak, yeri geldikçe öğrencilere kollarını gönüllü açmaya devam etmektedir. Yaşamını doğup, büyüdüğü Kazıklı Mahallesi’nde sürdürmektedir. Yazarın 2021 Ocak ayında yayınlanmış “İki Şarkılık Zamanlar’’ adında bir şiir kitabı bulunmaktadır. Bu şiir kitabını yine buradan siz sevgili okurlarıma geçen sene tanıtımını yapmıştım.

Kitabın her bölümü elbet çok güzel… Emeklerine sağlık. Ayrı ayrı bilgilerin ve anıların yer aldığı bölümlerden en çok etkilendiğim ve sevdiğim bölüm şu oldu: “Her Yemeğe Zeytinyağı Konur Mu?”

Rahmetli anam, hemen hemen her yemeğe zeytinyağı koyardı. Işıklarda uyusun. Ruhu şad olsun. Sebze, et yemekleri, börekler, keşkek, pilav dâhil her yemeğe zeytinyağı konur. Keşkek, pilav, makarna gibi yemeklere ve baklava gibi tatlılara tereyağı ilave edilir. İlave edilir diyorum, yani zeytinyağına biraz tereyağı ilave edilir. Bizim bu yörenin zeytin ağaçları “Memecik” türü olup diğer zeytin ağaçlarından farklıdır. Zeytinyağının aroması tamda bizim damak tadına uygun olup çok lezzetlidir. Yağ içinde zeytin yeriz. Yağlı zeytinin tadını hiçbir coğrafyada bulamazsınız. İlaç ve gübre verilmediğinden de doğaldır. Organiktir. Hani gurmeler hep söylerler ya “Ne yediysen O’sun’’ diye. Nejla Özşahin Demirci Öğretmenim kaleminize sağlık…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.