Dolar 13,3183
Euro 15,0914
Altın 763,88
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 15°C
Sağanak Yağışlı
Kilis
15°C
Sağanak Yağışlı
Per 13°C
Cum 14°C
Cts 14°C
Paz 14°C

Türkiye’de İlk Devlet Operası

Türkiye’de İlk Devlet Operası
A+
A-
18.05.2015
56
ABONE OL
Metin MERCİMEK

“TÜRKİYE’NİN İLK DEVLET OPERASI, 2. ABDÜLHAMİT TARAFINDAN İSTANBUL YILDIZ SARAYI’NDA KURULMUŞTUR.”
Hepimizin bildiği üzere OPERA, genellikle tarihi veya mitolojik konulu bir drama eşliğinde ortaya konan müzikal ve teatral bir sahne eseridir.
Operanın tarihi gelişimine bir göz attığımız zaman, ilk defa Avrupa’da 1600 yıllarında ortaya çıktığını görmekteyiz. Anavatanı İtalya diye kabul edilir. Müzikli ve oyunlu bu dramatik-lirik sanat hızla bu kıtanın diğer ülkelerine yayıldı. İtalyan, Fransız, Alman ekolleri oluştu. 19. yüzyılda Rus Operası da bu kervana katıldı. Sözü edilen bu milletler kendi yerli opera kompozitörlerinin eserlerini sahneledikleri gibi, diğer ülkelerde yaratılan operaları da icra ediyorlardı. Hatta bazı eserler, kendi ülkesinden önce, başka yerlerde de oynanıyordu. Yani opera, İngiltere’den Rusya’ya, kuzeyden güneye bütün Avrupa’da yayılmış ve izleyici bulmuştur.
Osmanlı Sultanlarının yenilikçi görüşlerine gelince, başta 3. Selim olmak üzere, 2. Mahmut, 1. Abdülmecid, Abdülaziz ve 2. Abdülhamid ön sırada gelmektedir. Çünkü geleneksel toplum yapısının, zihniyetin, alışkanlıkların faydasızlığını, bunların geri kalmışlığın ve yıkıntı sebebi olduğunu kavramışlardı. Bunun yanı sıra ellerindeki kurtuluş olanakları da sınırlıydı. En güçlü dayanaklarının özeleştiri yapıp, iyi niyetle reformlara girişmeleri olduğunu söyleyebiliriz. Ama çoktan iş işten geçmişti.
Bugünkü Türkiye’de operanın gelişimine baktığımız zaman, ilk Devlet Operası’nın 2. Abdülhamid tarafından Yıldız Sarayı’nda kurulduğunu görmekteyiz. Almış olduğum bilgilere göre Sultan Abdülhamid Batı müziğine düşkün olduğu söylenmektedir. Özellikle müzik tarihçisi olarak bilinen Mahmut Ragıp Kösemihal’ın naklettiğine göre, “GÜZEL NOTA BİLİR, İYİ PİYANO VE BİRAZ DA KEMAN ÇALARDI. BİLHASSA OPERA VE OPERETLER PEK HOŞUNA GİDER” diye ifade etmiştir. 2. Abdülhamid, Yıldız Sarayı’nda bir opera binası yaptırmış ve daha önemlisi İstanbul’da opera temsilleri vermekte olan Napolili Sinyor Stravolo’nun kumpanyasını çeşitli rütbeler vererek sarayda istihdam etmiştir. Ödeneği devlet tarafından karşılanan ilk opera topluluğu Yıldız Saray Operası’dır. Stravolo oyuncuları, İstanbul’da kalmışlardır. Bu arada Padişahın en sevdiği eserler olan, Rigoletto, 2 Travatore, Norme, La Traviata’yı ve elbet birçok operayı temsil etmişlerdir. İzleyicilerin başında mutlaka 2. Abdulhamid geliyordu. Özellikle Sultan, opera gecelerine İstanbul’daki pek çok ileri gelen kimseyi, yabancı elçilik mensuplarını davet etmiştir.
İşte müzikte çok sesin imkânları, seslendirme teknikleri ve enstrümanlarının mükemmelliğiyle ifade zenginliğine olanak sağlayan Batı Müziği ve Opera da, Saray’ın destek ve himayesi ile Türkiye’nin hayatına girmiştir.
Hoşça kalın.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.