Dolar 32,8782
Euro 35,8370
Altın 2.537,54
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 39°C
Açık
Kilis
39°C
Açık
Sal 37°C
Çar 35°C
Per 34°C
Cum 35°C

Tuzak Kuranların Sonu

Tuzak Kuranların Sonu
A+
A-
14.12.2021
317
ABONE OL

Uğur KEPEKÇİ

Yaşadığımız dünyada öyle işler dönüyor ki insanın aklının sınırları zorlanıyor adeta. Haram helal, yanlış doğru, iyi kötü öyle içi içe girmiş ki anlaşılması; içinden çıkılması çok zor bir dönemi yaşıyoruz. 

Eskiden içi dışı bir olmayana ya da birkaç farklı tavır sergileyene ikiyüzlü denirdi. Şimdi insanlara sayı ile şu kadar yüzlü demek yanlış olur. Çünkü insanların her gün başka yüzlere her an başka kılıklara girmelerinden dolayı sayı ile sınırlamak zor oldu.  

Bence çok yüzlü insanın en büyük ayıbı: “Toplumda algı yönetiminde insanı aldatmak için rakibinin ya da üzerinde çalışma yaptığı kişilerin kutsalları ile oynamaktır. Çünkü her şeye rağmen toplumda saf ve temiz kalabilen az da olsa bazı kimselerin hala varlığına inanıyorum. Bu sebeple de samimi olanların ve mazlumların intikamını da Allah alacaktı.”

Bence kelimesini çok kullanmak istemem ama insan bazı konularda tecrübe sahibi olunca ya da insanın bir konuda deneyimi olunca naslarda değil de gündelik hayatla alakalı bazı konularda, bence demesinin de sakıncası olmadığına inanıyorum. 

İşimiz gereği insan psikolojisi ve sosyolojik deneyimler konusunda, sosyal hayatta normalin üstünde deneyim sahibi olduğumuza inanıyorum… 

İnsanlar öyle ya da böyle şu fani dünyada kurdukları tezgâhı çevirebilirler. Emellerine ulaşmak için her yolu deneyebilirler. Ama sonunda tezgâhı kuran da üzerinde tezgâhlar kurulanlar da ölüm denen gerçekle buluşacak ve yaptıklarından sorumlu tutulacak, hayır ya da şer bütün yaptıklarından hesaba çekilecektir.  Yüce Allah biz kullarını, gelecek bu çetin günden ayetle uyarmıştır. 

“O gün insanlar amellerini görmeleri (karşılığını almaları) için darmadağınık geri dönüp gelirler. Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.” (Tin suresi 6-7-8)

Nahl suresinde de tezgâh kurmaya kalkışanların tuzaklarının mutlaka bozulacağını, hatta kurdukları tezgâhların mutlaka bir gün başlarına geçeceğini ihtar etmiştir: 

“Kötülük tuzakları kuranlar, Allah’ın, kendilerini yere geçirmeyeceğinden veya kendilerine bilemeyecekleri bir yerden azabın gelmeyeceğinden emin mi oldular?

Yahut onlar dönüp dolaşırlarken Allah’ın kendilerini yakalamayacağından emin mi oldular? Onlar (Allah’ı) âciz bırakacak değillerdir.

Yoksa Allah’ın kendilerini yavaş yavaş tüketerek cezalandırmayacağından (emin mi oldular)? Kuşkusuz Rabbin çok şefkatli, pek merhametlidir.” (Nahl 45-47)

Bu bilgiler ışığında; tuzak kuranların kurdukları tuzaklar, mutlaka bir gün başlarına çevrileceği gibi mağdur olanların da intikamını Allah’ın alacağını unutmamak gerekir. Allah cümlemize doğru istikametimizi korumayı, yolunda bir ömür geçirmeyi, kulluk çizgisinden ayrılmadan bir hayat sürmeyi nasip eylesin.  

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.