Dolar 32,9142
Euro 35,3447
Altın 2.466,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 37°C
Açık
Kilis
37°C
Açık
Sal 38°C
Çar 37°C
Per 36°C
Cum 33°C

Uzaklara Bir Bakış

Uzaklara Bir Bakış
A+
A-
21.08.2019
425
ABONE OL

Mahmut İ. KANMAZ

 

“Şimdi uzaklardasın
Hayallerdesin, rüyalardasın
Yalnız kendi derdinle
Kendi halinle, derinlerdesin…”
Başarılı popüler sanatçılarımızdan Orhan Ölmez’in seslendirdiği güzel bir şarkının söz içeriğinden ve de yazımızın başlığından da anlaşılacağı üzere, bugünkü konumuz, mesafeler, uzaklıklar ve aradaki engeller hakkında olacak sevgili arkadaşlarım.

Tanımına gerek olmayacak tarzda bir kavramdır, uzaklıklar ve mesafeler…
Kimler arasındadır dersiniz, aşılmaz denilen mesafeler? Bence, tabi ki öncelikle sevenler arasındadır. Ana ile evladı arasındadır veya memleket ile yaşanılan yer arasındadır sorunun yanıtı.
Bir kere hasret vardır özünde, özlem yüklüdür gönüller ve vuslatlara gebedir aradaki mor sümbüllü yalçın dağlar…

Adına gurbet denilen, ayrılığın acısı ve yarası vardır özünde. Bazen de bacalarında ince ince duman tüten ana ocağı ve sıla özleminin, derdi vardır yüreklerde…
Ama hepsinden de önemlisi, ‘mavi gözlü’, ince belli ve sırma saçlı birilerinin sevgisi, hiç eksik olmaz gönüllerde…

Ayrılık ve gurbet demişken, bunu en iyi ozanlar bilir ve onlar anlar demek lazımdır değerli dostlarım…
İşte gurbet ellerde çaresiz kalmış ve derdini türkülerle ve şiirlerle dile getirme gayretinde olan büyük halk âşıklarımızdan Karacaoğlan da, bu hal ve ahvalini bir koşmasında, turnalar üzerinden anlatmaya çalışmıştır:

 

“Katar katar olmuş, gelen turnalar
Şu halime, şu gönlüme bak benim
Şahin pençe vurdu, tüyüm ağırttı
Kanadıma bir ok vurdu, berk benim.
Gökyüzünde turnam, bölüktür bölük
Ayrılık elinden, ciğerim delik
Önü muhabbet de, sonu ayrılık
Depreştirmen, eski yaram çok benim.
Gittim gurbet ele, geri gelinmez
Kim ölüp te, kim kaldığı bilinmez
Ölsem gurbet elde, gözüm yumulmaz
Anam, atam, bir ağlarım yok benim.
Karac’oğlan der ki, bire erenler
Ben gidiyorum, mamur olsun örenler
Kavim, kardaş, konuştuğum yarenler
Söyündürüp çıracığım, yok benim.”

 

Aşığımız böyle söyleyedursun, büyük İslam alimi ve mütefekkir Hazreti Mevlana da, uzaklık metaforuna biraz da ilahi ve tevekkel bir açıdan bakmaya çalışmıştır.
“Uzaklık deyip te dert ettiğin nedir ki ey sevgili!… Biz Yaradan’ı da görmeden sevmedik mi sanki!” Çok güzel…
Devam eder sözlerine Allah dostu: “Gönülden isteyene, uzaklık diye bir şey yoktur.” Ne kadar derin bir kelam değil mi?
Bu kez benzetmelerle yola çıkar Hazreti Mevlana… Aşkla ateşi sevgiliyle, aradaki uzaklığı da rüzgârla bir tutar ve der ki. “Aşk ateşe benzer, mesafe de rüzgâra. Eğer ateş küçükse, rüzgâr onu kolayca söndürür… Şayet büyükse, bu sefer de büyütür de büyütür.”

Önemli yazarlarımızdan İskender Pala, sevda-uzaklık arası ilişkiler üzerine, hem ironik ve hem de çarpıcı bir tespitte bulunur ve şöyle buyurur: “Ey yar, benden ne kadar uzaklaşırsan uzaklaş, yüreğimin ta dibine kadar yolun var bilesin.” Çok manidar olmuş gerçekten de…
Benzer mealde bir duygusal çıkarım, bir zamanların hit şarkısı, “Taht kurmuşsun kalbime…” adlı şarkının içeriğine de yansımıştır sevgili dostlarım.
Hatırlarsınız belki, o dönemlerin fantezi sanatçılarından, rahmetli Esengül seslendirmişti bu güzel ve ölümsüz eseri:

 

“Uzaklarda aramam
Çünkü sen içimdesin
Taht kurmuşsun kalbime
En güzel yerindesin…”
Nurlarda yatsın inşallah…

Öğrenciliğimden hatırlarımda, “Olmayana ergi metodu” diye bir kavram vardı, bilmem anımsayanlarınız olacak mıdır? Gerçi bilim bilimdir, hoş eski de olsa, yeni de olsa bilgiler tazedir her daim.
İşte o hesap, bir bilgemizin şu sözünü görünce bilmem, birden o yıllara gidiverdim nedense… Diyor ki uzmanımız: “Aramızda uzun mesafeler olabilir, ama aynı gökyüzüne bakıp ta hayal kurabiliyorsak, sen yanımdasın demektir.”
Azla yetinme ve kanaat, bu olsa gerek…
Bir başkası, biraz da ironi kokan bir kelamında şunları söylemiş: “Şunu iyi anladım ki, aradaki uzun mesafeler güzel bir şeydir. Zira, ne düşündüğünü, ne yaptığını hiç kimse sorgulayamaz ve kararlarına da asla ve asla karışamazlar.” Ne ala değil mi?

Büyük şairlerimizden rahmetli Cemal Süreya, mesafeler üzerine çok güzel ve anlamlı bir kelam ederek şöyle demiştir: “Tamam, mesafeler aşka engel değil onu anladık ama, eğer ben burada ağlarsam, oralarda senin de yanakların ıslanır mı?” derken, sanki telepatinin önemine ve de gücüne vurgu yapmak istemiştir, kim bilir.

Bakınız konu hakkında belki de en doğru ve en çarpıcı sözlerden birini, Prison Break adlı bir uzmanımız sarf etmiştir sevgili arkadaşlarım. Ne demiş biliyor musunuz bu zat-ı muhterem: “Yakınlık uzaklıktan daha sıkıntılıdır… Çünkü her yakınlıkta kaybetme korkusu yaşanırken, her uzaklıkta ise, kavuşma ümidi vardır daima…”

Yine levha kıvamında bir kelam ve defalarca okunup içselleştirilmesi gereken bir yaşam anahtarı var sırada.

“Bir şehirlerarası uzaklık vardır, bir de gönüller arası derin mesafeler…
Şehirler arasındaki uzaklık kolay aşılır da ancak gönüller arasındaki uzaklığı atlatmak çok zor ve neredeyse imkânsızdır…” Söyleyenin diline sağlık…

Bir başkası da şöyle deyivermiştir mevzu hakkında: “En uzak mesafe, birbirini anlamayan iki yürek arasındadır.” Çok doğru.

Yine nefis bir çıkarım ve yorum…
Konu aynı, alt başlık ise biten bir ilişkinin hal-i pür melali: “Bir ilişkiyi, ne aradaki aşılmaz denilen mesafeler ve ne de özlemler bitirir. İlişkiyi sona erdiren en büyük sebep, nedeni olmayan bahanelerdir.”

“Bilmelisin ki, gerçek arkadaşlıkların ve dostlukların arasına mesafe girmez. Tabi gerçek aşkların da…” Büyük şair Can Yücel etmiş bu kelamı. Ona da rahmet olsun.
Bir başka önemli şairlerden Ümit Yaşar Oğuzcan da şöyle der konuya dair: “Bana gel dediğin zaman, mesafeler bile anlamını yitirmeli.” Çok güzel…

Birileri de uzaklık hakkında daha farklı şeyler söylemiştir değerli arkadaşlarım…
Demiştir ki: “Uzaklık zor şeydir… Özlüyor mu seni, yoksa unutmuş mudur, bilemezsin hiç…” Aslında ne kadar doğrudur bu ifadeler, öyle değil mi?
“Mesafelerin büyüklüğü bazen iyidir.
O takdirde kimi elinde tutacağını ve kimin bırakılmaya değer olduğunu daha iyi fark edersin” diye buyurmuş bir diğeri de.

Mevlana Hazretlerinin oğlu Sultan Veled de der ki bir kelamında:
“Ey manaya aşina olan kimse, itimat eyle ki, uzaklık sadece şekilseldir.
Bilesin ki canın cananı, sana manen daha yakındır.” Tabi buradaki canan ifadesi, maddi olmaktan çok, ilahi bir aşkın tam karşılığıdır.

Kafası bir hayli karışık olan bir kardeşimiz, ırak mesafelerle ilgili düşüncelerini, biraz ütopik ve biraz da sis bulutları arkasından, dile getirmeye çalışıp şu şekilde yol vermiştir duygularına…
“Bir dostum olsun istiyorum, bir vefalı arkadaşım, belki de bir sevgilim… Ama hiç tanımadığım, görmediğim ve de bilmediğim… Hem de aramızda yüzlerce kilometre olsun. Aşılmaz karlı dağlar kessin yollarımızı… Ama her şeye karşın beni anlasın, beni sevsin karşılıksız ve tek bir soru bile sormadan, halimi bilsin istiyorum.” Biraz zor gibi sanki böylesi hayal ve istekler, bana öyle geldi. Yine de her şeyin gönüllerce olmasını dilerim herkes için…

Mesafeler ve aradaki uzaklıklar hakkındaki sözlerimin sonuna yaklaşırken, güzel ve güzel olduğu kadar da içinde yaşanmış acı deneyimleri gizleyen bir formülle, noktayı koymak istiyorum.
Şöyle buyurmuş bir kardeşimiz: “Bazen o kadar kırılırsın ki uzaktaki birilerine, onu sevdiğine ve özlediğine bin pişman olursun.” Allah böyle dedirtmesin hiç kimseye diyorum ve her şeylerin gönlünüzce olmasını dileyerek, benden hepinize selam, sevgi ve saygılar gitsin istiyorum.

Hoşça kalın ve sağlıklı olun her daim sevgili arkadaşlarım ve değerli dostlarım.

 

kanmaz

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.