Dolar 31,5702
Euro 34,3146
Altın 2.147,70
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 17°C
Az Bulutlu
Kilis
17°C
Az Bulutlu
Sal 13°C
Çar 15°C
Per 14°C
Cum 13°C

Vaat Yorgunu Halkımız!

Vaat Yorgunu Halkımız!
A+
A-
01.09.2015
416
ABONE OL

M. Yahya EFE

Sevgili okurlarım, ülkemiz 1 Kasım’da erken seçime gidiyor. İki aylık seçim hükümeti kuruldu.

Siyasi partiler seçim kampanyalarına tüm hızıyla başlayacaklar. Seyredin gümbürtüyü.

Vaat yorgunu halkımız ise seçimde oy vereceği günü bekliyor.

”Her toplum layık olduğu şeklide yönetilir.” Yaklaşık üç yüz yıl önce söylenmiş ve tarihte defalarca sınanarak doğrulanmış bir söz bu.

İnsanlar her zaman layık oldukları yönetim tarzıyla yönetilirler, kendileri iyi olurlarsa yöneticileri de iyi olur, kötü olurlarsa yöneticiler de kötü olur.

Zira yöneticiler halkın içinden çıkarlar ve onların bir parçasıdırlar. Bizim toplumumuz da hak ediyor bu sözü.

Ülkede; yalan gerçeği boğmuş, vicdan yok edilmiş, adaletin cenazesi kaldırılmış ve kurunun yanında yaşlar yanarken, kimsenin kılı bile kıpırdamıyor…

Hükümetle Cemaat’in çıkar çatışmasına seyirci kalan bir toplum…

Kendine güvensiz, örgütsüz, cahil ve korkak bir toplum, her şeyi başka güçlerden bekler.

Nietzsche ne güzel söylemiş: “Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi, hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder.

Cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır!

Böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir!”

Acaba yöneticiler iyi ve dürüst olunca mı toplum sağlıklı ve iyi olur, yoksa halk iyi ve dürüst olunca mı yöneticiler adil ve ehliyetli olur?

Bu sorunun cevabı; yönetici halka göre, halk da yöneticilerine göre olur. Her ikisi de birbirini olumlu ve olumsuz yönde etkileyebilir.

Toplumdaki kötülüklerin, haksızlıkların ve yolsuzlukların sorumlusu olarak sadece yöneticileri ve aydınları görmek yanlıştır.

Kötü gidişattan herkes sorumludur.

Ülkemizde, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ayyuka çıkmış vaziyette.

Bu iddiaları yargıdan kaçırmak için, yargısal düzenlemeler yapıldığı ve basın-yayın üzerinde baskı uyguladığı iddiaları da var.

Bütün bu iddiaların yankıları ise, dış basına da yansıyarak ülke sınırlarını aşmış durumda.

Müslüman’ın görevi toplumları ayakta tutan değerleri, özellikle ahlak kurallarını ve Allah korkusunu, hak ve hukuka saygıyı tabana yaymaktır.

Toplumu düzlüğe çıkarmanın yolu budur.

Düzelen bir toplumda ister istemez, yöneticiler de düzelir.

”Her toplum layık olduğu şeklide yönetilir.”

1 Kasım’da oyunuzu, parti farkı gözetmeden, ülkenin geleceğini düşünerek, elinizi vicdanınıza koyarak kullanın!

Dünkü yazımda da belirttim; Eğer Türkiye’yi seviyorsak, bu ülkenin insanını seviyorsak, Türkiye’nin gelişmesini, büyümesini, güçlenmesini istiyorsak bölünmeyelim, birleşelim, ülkenin geleceğini düşünerek, oyumuzu kullanalım!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.