Yağmur Duası

17 Şub 2021 Çar 8:14
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Yrd. Doç. Dr. Mehmet YALVAÇ
Emekli Öğrt. Üyesi

Sayın hemşehrilerim, Kıymetli Kent Gazetesi okuyucuları. Sizleri saygı ile selamlıyorum. Bulaşıcı ve öldürücü Pandemi KOVİD-19 hastalığı nedeniyle uzun süredir yazı yazamadık. Bu virüs; sinsi, bulaşıcı ve öldürücü olduğu için yalnız ülkemizi değil tüm dünya ülkelerini etkiledi. Yaşam şeklini değiştirdi. Hâlâ etkisini sürdürmektedir. Tek çare MASKE-MESAFE-TEMİZLİK kurallarına uymaktır. Bu virüsün bulaşmasını önlemek için geliştirilen aşı uygulanmaya başladı. Dileğimiz, tüm insanlığın bu beladan kurtularak normal yaşama dönmeleridir.

Biz yazımızın başlığı ile ilgili gerek doktoramızı yaparken ve gerekse Adıyaman ili Samsat ve Kahta ilçelerinde baraj gölü altında kalan bir kısım köylerde yaptığımız araştırmadaki yağmur dualarını aktaracağız.
Yağmur: Atmosferdeki su buğusunun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yer yüzüne düşen yağışın sıvı durumunda olanı, çok ve sık düşen. (1)
Yağmur: Hava boşluğundan yere düşen su, rahmet. Bir şeyin çok olması, bolluk, çokluk. (2)
Bilim adamları yağmurun nasıl yağacağını açıklamışlardır. Şehit Sakıp İlkokulu’nda Tabiat Bilgisi dersinde başöğretmenimiz Emin Batur bizlere yağmurun nasıl yağdığını, çaydanlıkta kaynatılan sudan buhar taneciklerinin nasıl düştüğünü göstermişti. Ortaokul yıllarında fizik dersimize gelen Ahmet Keçik öğretmenimiz laboratuvarda yaptığı deneyle bizlere gökkuşağını (ebekuşağı) göstermişti.
Dünyada yaşayan tüm insanların geçmişten geleceğe Allah’ın yarattığı bu güzel tabiata zarar verebilecek her türlü hareketleri yapmamaları gerekir. Orman yangınları Avusturalya’dan Amazonlara kadar aylarca devam etmiştir. Söndürme imkânı olmamıştır.
Ülkemizde orman yangınlarının büyük bir bölümü insan eliyle çıkarılıyor. İhmal, dikkatsizlik, kasıt, terör örgütleri ve rantçıları sayabiliriz. Son yıllardaki orman yangınlarından örnekler:
2017 yılında 2179 orman yangını, 2018 yılında 2014 orman yangını, 2019 yılında 2081 orman yanını, Temmuz 2020 yılında 2919 orman yangını. Son yılda çok artmıştır. Yangınlara ilave olarak, çeşitli amaçlar için ağaç kesme, atmosfere salınan çeşitli zararlı gazlar, nükleer atıklar, savaşlar nedeniyle kullanılan çeşitli bombaların olumsuz etkileri, doğal su kaynaklarını sağlığa zarar verecek şekilde kirletme, yok etme ve benzeri nedenleri sayabiliriz. Bu olumsuzluklar sonucu dünyada meydana gelen sıkıntıları yaşayan insanlar çekmektedir. Her ülke kendi sınırları içinde bu olumsuzlukların meydana gelmemesi için çok ciddi tedbirler alması gerekir.

70 yıl önce Kilis’in muhtelif semtlerindeki evlerde temiz sular çıkardı. Aşıt Mahallesinde Dr. Emin Bey’in evindeki bodrum (mağara) temiz su ile dolmuştu. Ayınönü Çeşmesinin yanındaki çıkmaz sokaktaki bir evin duvarının altından temiz su akıyordu. Günümüzdeki otogarın olduğu yer harman yerinin her tarafından sular çıkardı.

Kilis civarındaki derelerden uzun süre devamlı sular akardı. Kırsal kesimlerdeki su kuyularının bir kısmından eğilerek su alındığı gibi, Boz Tepenin arkasındaki Asım’ın kuyusu taşardı. Günümüzde bunların hiçbiri kalmadığı gibi yer altı suları da azaldı.
Kilis’in kuzeyindeki Resul Osman Dağı eskiden ormanlarla kaplıyken, ceylanların yaşadığı anlatılırdı. Çocukluğumuzda bir akrabanın evinde ceylan başı derisi ve av tüfeği (çifte) asılı dururdu. Bizlere bu ceylanı Resul Osman Dağında avladığını anlattı. Büyük karda o hayvanların yok olduğunu anlattı. Bizlerin çocukluk ve gençlik yıllarımızda o dağda var olan meşe ağaçlarının önce dalları, sonra kökleri sökülerek uzun yıllar köylerde yakılınlar hariç Kilis’e getirilerek satıldı. Hiçbir yetkili bunlara dur demedi. Görmezlikten geldiler. Gençlik yıllarımızda evimizin yakınındaki fırının önünde yeni kesilmiş meşe dalları vardı. Nereden aldığını sordum. Kaymakam Beye durumu anlatmaya gittim. Şikâyette bulundum. Kaymakam Bey bize siyasi yetkililerin bunlara sahip çıktıklarını anlattı. Bu dağ uzun yıllar çıplak kaldı. Günümüzde yeniden çam fideleri dikilerek ağaçlandırıldı. Üst kısımlar yeşil olarak görünmektedir. Aynı şekilde Kilis-İslahiye yolu civarında Beşenli köyünden sonra bazı yerler ağaçlandırılmıştır. Oralarda da çamlar büyümektedir. Bu ağaçların dikilmesi için karar alanlar başta olmak üzere tüm emeği geçenleri saygı ile anıyoruz. Gaziantep Dülükbaba mesire yerinde ağaç yoktu. 1960’dan sonra o alan ağaçlandırıldı. Gaziantep-Kilis yolu üzerindeki Tugay o civara taşındı. Onlar da hızlı bir şekilde ağaçlandırma işine başladılar. O civar Türkiye’nin en büyük yapay ormanlık alanlarından biridir. Malatya’da İnönü Üniversitesi kampüs alanının 40 bin dönüm arazisi vardır. Bu arazide ağaçlandırma binaların çevresinden başlayarak Beydağı eteklerine kadar devam etti. Her rektör imkanları ölçüsünde 2. ordu ve daha sonra kurulan polis okulundan destek alarak üniversitenin tüm öğrenci akademik, idari ve diğer çalışanları ile birlikte her yıl ağaç bayramlarında büyük törenler düzenlendi. En büyük çalışmayı eski rektörlerden Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu yaptı. Biz de çevre düzenleme komisyonlarında görev aldık. Üç yıl önce üniversiteye ziyarete gittiğimde ağaçlar büyümüştü, üniversiteyi tanıyamadım. Çok güzel olmuş. Güzel bir atasözümüz var; “Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur” derler. Burada da tüm emeği geçenleri saygı ile anıyoruz.

Malatya Belediyesi Kent Kurultayı’nı kurdu. Bu kurultaya bizim de girmemizi istediler. Maalesef gidemedik. Daha sonra iki ayrı Malatyalı hoca bizimle görüşerek bu kurultaya katılmam ricasında bulundular. Biz de gittik. Toplantı, vali yardımcısı başkanlığında yapılıyordu. Organizasyonu belediye başkanlığı yapmıştı. Beydağlarını, Malatya çevresinden başlamak üzere ağaçlandırıyorlardı. Halkın katılımıyla yapıyorlardı.

Bu örnekleri şunun için verdik: Yağmur ormanlık alandan başlıyor. Gaziantep’te yağmurun Dülükbaba’dan başladığını birkaç kez izleme imkânı bulmuştuk. Çocuklarımıza, gençlerimize ağaç sevgisini muhakkak vermemiz gerekir. İlkokul hatta ana sınıfından itibaren bu sevgi verilirse çocuk küçük yaştan itibaren ağaç veya çiçek dikerek bakımını yapması öğretilirse o çocuğun büyüdüğü zaman ağaç katletmesi mümkün değildir. Ortaokulda tarım dersinde diktiğimiz ağaç fideleri kocaman ağaç olarak hâlâ yaşamaktadır.

İLMİHAL 1’DE YAĞMUR DUASI (3)
Bir bölgede kuraklık olması durumunda o bölge sakinlerinin mümkünse topluca bölge dışına, açık bir alana çıkıp tövbe istiğfardan sonra Cenab-ı Allah’tan bolluk ve berekete vesile olacak yağmur göndermesini istemeleri, bunun için dua etmeleri, yalvarıp yakarmaları sünnettir. Bu duaya “istiska duası” denir ki, su isteme, yağmur isteme anlamına gelir. Yağmur duasına çıkıldığında duadan önce iki rekat namaz kılınabilir.
Rivayet edildiğine göre Peygamberimiz bir cuma günü hutbe okurken bir adam gelip, “Ey Allah’ın elçisi, hayvanlar telef oldu, dua et de Allah bize yağmur versin” demiş. Peygamberimiz de bunun üzerine ellerini kaldırarak, “Ey Allah’ım! Bize su ver, yağmur ver! diye dua etmiş ve bu duanın ardından gökte hiçbir yağmur belirtisi yokken birden bulutlar görünmüş ve ardından yağmur yağmaya başlamıştı. Bu durum bir hafta sürdü. Ertesi cuma bir adam gelerek, “Ey Allah’ın elçisi, yağmur sebebiyle, mallarımız telef oldu, yollarımız kapandı. Allah’a dua etseniz de şu yağmuru durursa” dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz, “Allah’ım, üzerimize değil, çevremize, Allah’ım, dağlara, tepelere vadilerin içlerine ve ağaç biten yerlere” diye dua etti ve yağmur hemen kesildi.
Bazı rivayetlerde, yağmur duasına çıkıldığında Peygamberimizin iki rekat namaz kıldırdığı, namazda açıktan okuduğu, namazdan sonra ridasını çıkarıp ters çevirerek giydiği ve kıbleye dönüp ellerini omuz hizasına kadar kaldırarak dua ettiği belirtilmiştir.
Yağmur duası, sulamak ve bol yağmur almak için başka tedbirler almaya engel değildir. Müminler hem tabii ve teknik tedbirleri alır, hem de her şey iradesine bağlı bulunan Rablerine dua ederler.

İSLAM İLMİHALİ’NDE YAĞMUR DUASI (4)

İstiska: Sözlükte birinden su istemek anlamındadır.
Yağmur yağmaması nedeniyle meydana gelen kuraklık zamanında Allah’tan yağmur istemek demektir. Buna Türkçemizde, “yağmur duasına çıkmak” denir.

İçecek ve kullanacak suyu olmayan, hayvanları, bahçe ve tarlaları sulayacak kuyu ve nehir suları bulunmayan veya suları ihtiyacı karşılamaya yeterli olmayan bir yerdeki halkın, yağmur vermesi için Allah’a yalvarması, dua etmesi caizdir. Yağmur duası Peygamber Efendimiz ve onun halifeleri tarafından da yapılmıştır.

Hz. Aişe’den nakledilmiştir.
Bazı kişiler, yağmur yamadığı için kuraklıktan sıkıntıya düştüklerini Peygamberimize söylemişler. bunun üzerine Peygamber Efendimiz;
Yağmursuzluktan şikâyet ediyorsunuz. Hâlbuki Allah Taala, kendisine dua etmenizi emretmiş ve duanızı kabul edeceğini de belirtmiştir, dedikten sonra ellerini göğe doğru açarak dua etmiştir. Bundan sonra Allah’ın izniyle yağmur yağmıştır.

Üç gün peş peşe cemaatle birlikte köy ve kasaba dışına çıkıp yağmur duası yapmak müstahaptır. Duadan önce fakirlere sadaka vermek, herkesin günahlarından tövbe ve istiğfar etmesi, haksız yere alınan şeyler varsa sahiplerine verilerek helalleşmesi gerekir. Yağmur duasına giderken mütevazi ve boynu bükük bir durumda olmak, ihtiyarları ve çocukları, yavruları ile birlikte hayvanları da götürmek müstehapdır.

Yağmur duasında kıbleye dönülür, imam ayakta ellerini yukarıya kaldırarak dua eder, cemaat da oturduğu yerde “amin!” der..
Peygamberimizden nakledilen yağmur duası:
“Allah’ım. Bize bol, faydalı, her tarafa akıp giden, her tarafı sulayan, umumi bir yağmur ihsan et!
Allah’ım. Bize yağmur ver. Bizi ümitlerini kesenlerden eyleme.
Kullarda, beldelerde ve yaratılmış şeylerde öyle darlık vardır ki Senden başkasına arz edemiyoruz.
Allah’ım. Bizim için ekinlerimiz yetişsin, sağmal hayvanlarımız süt versin, göğün bereketleri ve yeryüzünün bereketleri ile bizleri sevindir, nimetlendir.

Ey yüce Allah’ım. Biz senden mağfiret, bağışlanma dileriz. Şüphesiz Sen çok mağfiret edensin. Bize semadan bol ve hayırlı yağmurlar indir.”

 

Yağmur yağınca, yağmur, lüzumundan fazla yağıp zarar vermesinden korkulduğu takdirde de, “Ya Rabbi, bunu zarar vermeyecek yerlere yağdır, bizim üzerimize yağdırma!” diye dua edilir. İmam A’zam’a göre yağmur duasında kılınacak sünnet bir namaz yoktur. Ancak, cemaatin ayrı ayrı namaz kılması caizdir. Dua ederken elbiseyi ters çevirip giymek de gerekli değildir.

Mehmet Yalvaç’ın araştırmasında YAĞMUR DUASI: (5)
İklim gereği, köye ve yöresine pek sık yağmur düşmemektedir. Bu nedenle, eskiden sık sık yağmur duasına çıkılırmış.
Yağmur duasına çıkılmadan önce, yapılacak yemeklerin erzakları köyden toplanır. En çok da bulgur pilavı pişirilirmiş. Duaya çıkılacak gün, köyde hiçbir kimse kalmaz. Çoluk çocuk köyün merasında (harman yeri) toplanırlarmış. Hayvanlar da getirilir ve grup grup ayrılırlarmış.
İbrahim Hoca’nın deyimiyle dua için “yalın ayak, baş kabak” gidilirmiş. Hoca yağmur duasına başlamadan önce “ey cemaat herkes birbiri ile helalleşsin” dermiş. İnançlara göre helalleşme olmazsa yağmur yağmazmış. Helalleşmeden sonra, hoca yağmur duasını okumaya başlar. Parmaklarını yere dik olarak sarkıtırlarmış. Hocanın duasına da “amin” diye katılırlarmış. Duadan sonra yemek yenirmiş. Bazen dua okunurken yağmur yağmaya başlarmış.

Yağmur duasını, köylülerden dinlediğimiz ve tespit ettiğimiz biçimde aktarıyoruz:

“Allah’ım bize yardım eden, içimize sinen, ferahlık veren, bol, yararlı, her tarafı kaplayan, her tarafa akıp giden, her tarafı sulayan, yaygın bir yağmur ihsan eyle. Tanrım bizi yağmurla sula. Bizi, ümitlerini yitirmiş kimselerden eyleme. Allah’ım kullarda, diğer yaratıklarda öyle bir güçlük, öyle bir darlık var ki, senden başkasına arz edemeyiz.
Ey yüce yaratıcımız, bizim için ekileni bitir. Bizim için ekileni bitir. Bizim için memeleri sütle doldur. Bizi göğün bereketlerinden sula. Bize yeryüzünün bereketlerinden ihsan eyle. Ey kerem sahibi Tanrımız. Biz senden mağfiret dileriz. Şüphe yok ki sen çok bağışlayıcısın. Bize gökten bol bol yağdır ey bağışlayıcı merhametli Rabbimiz!
Bir başka yakarış da şöyle:
“Bir cuma namazından sonra köyün tepelik yerinde erkekler ve kadınlar ayrı ayrı gruplar halinde toplanıyorlar ve yerden küçük taşlar topluyorlar. O taşlara dua okuyarak bir torbaya doldurup, bir akar suya, karaya raptederek (bağlamak) atıyorlar. Eğer yağmur çok yağar, seller olursa torbayı akar sudan çekip alırlarmış.”

Obalıların yağmur duaları da, aynen köydeki gibi… Fakat son zamanla da yapılan yağmur dualarında, yaşlı bir köylünün söylediğine göre, herkesin birbirine borcu olduğundan, helalleşemiyorlarmış. Helalleşme olmayınca, yağmur yağmayacağına inanıldığı için de artık yağmur duası yapılmıyormuş.

 

Mehmet Yalvaç GAP. Adıyaman İlinde Su Altında Kalan Yerlerde Sosyolojik Bir Araştırma. (6)
Bilhassa ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde uzun süre yağmur yağmasa köylü büyük bir güçlükle karşı karşıya kalır. Elde edeceği ürün miktarının çok düşük ve hiç olmayacağından korkar. Eline ektiği tohumun geçmediği yıllar da olmuştur. Bu yüzden bilhassa ilkbahar mevsiminde uzun süre yağmur yağmazsa, yağmurun yağması için duaya çıkılır. Bu dua bir veya daha fazla olabilir. Yağmur duası için hemen hemen her köyde bir ziyaret veya türbe vardır. Oraya gidilir. Bir kısım köylerde ise Fırat Nehri kenarına gidilerek dua yapılmaktadır. Samsat ilçesinde “Küçük Hasan” ziyaretine… Tepeönü köyünde “Hazreti Sefan” ziyaretine. Kovanoluk köyünde “Şeyh Muhammed” türbesine. Sütbulak köyünde “Küçük Hasan” türbesine. Kumluca köyünde adı bilinmeyen ziyaret yerine. Balcılar köyünde “Şeyh Muhammed” türbesine. Kâhta Karatepe köyünde Fırat Nehri kenarına… Urganlı köyünde “Ömeris” mağarasına. Yığınak köyünde cami avlusunda… Çakıreşme köyünde “Hacı Baba” ziyaretlerine ve nihayet Alaköprü köyünde bir ağaç altına gidilir. Genelde yemekler evlerde yapılır. Öğle vakti oraya gidilir. Namaz kılındıktan sonra yemekler yenir.
Köyün tamamı gider. Yemekler erkekler için ayrı, kadılar için ayrı ve çocuklar için ayrı hazırlanır. Çoban köyün hayvanlarını da oraya getirir. Yemekler ayrı gruplar halinde yendikten sonra çocuklar annelerinden, hayvanların yavruları da analarından ayrılarak grup grup toplanır. Hoca yönünü kıbleye dönerek ayakta yağmur duasını okur. Diğer köylülerin hepsi oturdukları yerde ellerini yukarı kaldırarak hocanın duasına amin derler. Bu arada çocuklar annelerinden ayrı olduğu için çağrışır. Hayvanların yavruları meler. Herkes çağrışarak yağmur yağması için Allah’a yalvarırlar. Sofrada herkes birbirinin yemeklerinden yerler. Bu dua yapılırken kadınların katılmadığı köyler de vardır. Yağmur bazen dua okunurken yağar. Yağmadığı zamanlar da olmuştur. Böyle durumlarda tekrar duaya çıkılır.

 

Eskiden yağmur yapması için gavur kafaları mezardan çıkarılır suya atılırmış. Ayrıca yağmur yağması için iki kadın kara sabanla çifte koşulur. Üzerlerine yağmur yağması için su atılırmış. Yine köyün gençleri yağmur yağmadığı zaman içlerinden biri kadın ve diğeri yaşlı bir erkek kılığına girer. Diğer gençlerle birlikte sabaha kadar yakın çevrede birkaç köy dolaşırlar. Köylerden bulgur ve yağ topladıktan sonra sabah ziyarete gidilir. Kendi köylerinden ve diğer köylerden topladıkları bulgur ve yağ ile pilav pişirir yerler. Bu köy gezmelerine davul-zurna ile köyden 25-30 kişi katılır. Gençler topladıkları bulgur ve yağla ziyaret yerinde pilav yaptıkları zaman hayvanlar da oraya getirilir. Yemekten sonra dua yapılır. Bugün bu adet hemen hemen tamamen kalkınmıştır.
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI: YAĞMUR DUASI
Diyanet İşleri Başkanlığı, Aralık 2020 ayı içinde cuma namazından sonra Türkiye genelinde tüm camilerimizde “yağmur duası” yapılacaktır, duyurusunu yaptı. Gerçekten yılımız çok kurak geçti. Cuma namazını kılanlar bu duaya katılmışlardır. Cuma namazından sonra hoca yağmur duası yapacağını söyledikten sonra ayağa kalkarak yönünü kıbleye döndü. Ellerini omuz hizasına kaldırarak yağmur duasını Arapça ve Türkçesini okudu. Cemaat aynı şekilde yönü kıbleye elleri aç omuz hizasında kaldırarak Arapça ve Türkçe okunan yağmur duasına katıldı. Dua fatiha süresi tüm cemaat tarafından içten okunarak tamamlandı. 2-3 gün sonra batıdan yağmur geldi.
Biz yaşam süremiz boyunca; Kilis, Gaziantep, İstanbul, Ankara, Bilecik ve Malatya’da cuma namazından sonra böyle bir yağmur duasına denk gelmedik. Yaptığımız ve okuduğumuz kitaplarda yağmur dualarının köy ve açık yerlerde yapıldığını okuduk ve dinledik.
DUA: Tanrı’ya yalvarma, yakarış, ibadet veya yakarma amacıyla okunan dini değeri olan metin. (7)
DUA: Allah’a yalvarma, niyaz; Ellerini kaldırıp dua ediyordu. Birinin iyiliği için Allah’a yalvarma.
DUA: Kul ile sonsuz güç ve kudret sahibi olan Yüce Allah arasında kurulan manevi bir bağdır, dertlerin devası, kırık gönüllerin gıdasıdır. Dua kulluğun göstergesi, Peygamberimizin beyanı ile ibadetin özüdür. Dua: Sözlükte çağırma anlamındadır. Kur’an’da ise “ibadet”, “bir şey istemek”, “yardım dilemek” anlamında kullanılmıştır. Terim olarak da insanın kendi ihtiyaç ve güçsüzlüğünü, Allah’ın Ululuğunu bilerek ondan bir şey istemektir. Dua, bir yönüyle Allah’ın varlığını, birliğini övme (tevhid) olduğundan, aynı zamanda önemli bir ibadet de sayılır. Kur’an’da ve hadislerde, kabul edileceğine dair birçok vaatler ve teşvikler bulunduğu için duaya çok fazla ilgi gösterilmiştir. Örnek verecek olursak: Rabbimiz buyurur ki, “Bana dua edin, kabul edeyim.” İnsanlar sevdikleri kimselere iyi temennilerde bulunmak için birtakım güzel sözler söylerler. Bu sözleri söylerken genellikle Allah’ın adı anılır. Bütün iyiliklerin Allah tarafından yapılması istenir. Bazen Allah kelimesini kullanmadan söylenenler de vardır. İşte bu güzel sözlere, iyi temennilere dua diyoruz.
Yüce Allah her şeye kadirdir. İnsanlara Kur’an’da oku demiştir. Allah bilime ve bilim insanına değer vermiştir. Günümüzde meteoroloji ilmi o kadar gelişmiş ki hava durumu raporlarına baktığımızda nerelerde ne miktar yağmur, kar, rüzgâr vb. gibi olabilecek olaylar hakkında önceden isabet oranı doğru tahminler yapmaktadırlar.
NASA: Uydulardan alınan verilerle oluşturulan haritaları yayımladı. Türkiye’nin yüzde 80’inden fazla kısmında şiddetli bir şekilde kuraklık yaşandığına dikkat çekildi. Emekli olmadan önce okuduğum bir yazıda

 

kuraklıkla ilgili benzer uyarılar vardı.
Yaşam süremiz içinde benzer kuraklıkları yaşadık. Dua edelim. Dua kadar da Yüce Allah’ın yarattığı bu dünyaya zarar vermekten kaçınalım.

Çocukluk yıllarımızda yağmur yağmadığı zamanlar iki tahta parçası veya değnekten “çömçe gelin” yapılırdı. Baş tarafına bir iki dal çiçek de bağlanarak sokaktaki kapıları tek tek çalarak ev sahibi kim o deyince “Çömçe gelin ne ister? Allah’tan rahmet ister?” diye hep beraber söylerdik. Ev sahibi üzerimize doğru bir tas su serperdi. Böylece yağmur yağacağına inanılırdı. Bazı yörelerde ev sahibi bir miktar bulgur verir. Toplanan bulgurla pilav pişirilerek genç ve çocuklar yerler.

Patlat Yağmur Bombasını Kuraklık Hemen Bitsin (8)
1973 yılında kuraklık bugün olduğu gibi o zaman da bütün etkisini şiddetiyle hissettiriyor.
Barajlar boşalmış, göller ve nehirler kurumuş. Kentlere su verilemiyor. Çiftçi ektiğinden verim alamıyor. Tarlalar kuruyor.
O sırada Milli Selamet Partisi Yozgat Senatörü olan Süleyman Ergin, “Efendim bu kuraklığın tek çaresi YAĞMUR BOMBASI atmaktır. Atarız bombaları, hemen yağmur yağdırırız hem da kar. Barajlarımız ve göllerimiz dolar. Çiftçimiz rahat bir nefes alır, büyük kentlerimiz yeniden suya kavuşur.”
Bu sözlerini meclis kürsüsünden ifade etmeye çalışıyor. 20 Kasım 1973 günkü tutanaklarda vardır. (9)
Biz de kuraklığın etkisini hatırlamaktayız. Yağmur bombası olayı basında da günlerce tartışılmıştır.
Kıymetli okuyucular, yağmur duası ile ilgili dini kaynaklardaki açıklamaları, bizim yaptığımız araştırmaları ve Diyanet İşleri Başkanlığının emriyle camilerde yapılan yağmur dualarını açıkladık. Saygılarımla arz ederim. Allah’a her zaman dua edelim. Doğaya da zarar vermemek için her türlü tedbirleri alalım.

 

KAYNAKÇA
1) Türkçe Sözlük C.2, Türk Tarih Kurumu Basım Evi. Ankara-1988.
2) Temel Türkçe Sözlük. Kamus-ı Türki. Tercüman Gazetesi Tesisleri. Topkapı/İstanbul-1985-1986.
3) İlmihal. C.1, İman ve İbadetler. Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları. Yenimahalle /Ankara-2002.
4) İslam İlmihali. Lütfi Şentürk-Seyfettin Yazıcı. Diyanet İşleri Başkanlığı. Ankara-2010.
5) Yalvaç Mehmet. Türkiye Örf ve Adet Değişmeleri Açısından Küçük Yerleşme Birimlerinin Sosyoloji Görüntüsü. İnönü üniversitesi Basım Evi. Malatya-1999.
6) Yalvaç Mehmet. GAP. Adıyaman İlinde Su Altında Kalan Yerlerde Sosyoloji Bir Araştırma. Nizam Matbaası. Malatya-1999.
7) Karagöz İsmail. Doç. Dr. Dualar, Diyanet İşleri Başkanlığa, Ankara-2011.
8) Milliyet Gazetesi. 20 Ocak 2021. NASA raporu. Mehmet Çınar. Antalya.
9) Sözcü Gazetesi. Emin Çölaşan. Patlat Yağmur Bombasını, Kuraklık Hemen Bitsin. 12 Ocak 2021.

Benzer Haberler

YALAN Yalancı yaz gelmiş. Zararı yok, yalancı politikacılar gelmesin de!… *** MANŞET Türk...

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “BİR KADININ FARKINDALIK VE GÜÇLENMESİ DEMEK, BULUNDUĞU VEYA HAYATINI GEÇİRDİĞİ...

Yorum 
0

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, İnsan olarak, günümüzde barış, huzur ve güvene hasretiz. Bir...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

Gebze Teknik Üniversitesi’ne ...

Gebze Teknik Üniversitesi Çayırova Kampüs alanı içerisinde bulunan Kocaeli...

Organize Sanayi Bölgesi altyapı işi...

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının kredi desteği ile Müteşebbis Heyet Başkanlığı...

KİLİS BELEDİYE BAŞKANLIĞI TARAFINDA...

Basın İlan Kurumu ilan portal ilan.gov.tr internet sitesinde yer alan ilana...

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

YALAN Yalancı yaz gelmiş. Zararı yok, yalancı politikacılar gelmesin de!…...

Kadın Dayanışması

Metin MERCİMEK “BİR KADININ FARKINDALIK VE GÜÇLENMESİ DEMEK, BULUNDUĞU...

Hangi Yüzle Geliyorlar Meclise?

M. Yahya EFE Sevgili okurlarım, İnsan olarak, günümüzde barış, huzur ve...

Ali Gibi Kahraman, Zülfikar Gibi Kı...

Alaiddin ÖZKAR   Bedir Savaşı’nda öldürülen 70 müşrikten 24′ü...

Anıların İçinden-9

Tülay SARICABAĞLI ŞİMŞEK   Annemle babam evlendikten hemen sonra Döne...

Yengem Aşıyı Çözmüş ve De Olmuş...

Adviye ERTEKİN YÜKSEL   Bizim semtin pazarı kurulur perşembe günleri....

DİZELERİNİZ…

GÜL BANA YETER   Yeter ki olmasın kinin nefretin İçten uzatılan el bana...

İşletmeler yeniden açıldı

Kilis’te yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında geçici olarak...

ATM’ler arızalı, banka önleri kalab...

Kilis’te ATM’ler arızalı olunca banka önlerinde kalabalıklar oluşuyor....

Kilis’te tarımsal kuraklık çalışmal...

Kilis İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından tarımsal kuraklık çalışmaları...

Evlere giren hırsızlar aranıyor [AS...

Kilis’te girdikleri evlerden para ve eşya çalan hırsızlar her yerde aranıyor....

Olea Otel çalışanları kan verdi...

Kilis’in tek 4 yıldızlı ve tek güvenilir turizm sertifikalı oteli olan...

Köylerde tavuk besiciliği yeniden g...

Kilis’te köylerde köy tavuğu besiciliği yapan köy sakinleri, kuş gribi...

Rektör Karacoşkun, Yavaşca’nı...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun,...

Kilis’te taze soğan ve sarımsak ucu...

Kilis’te son günlerde taze soğan ve sarımsağın bollaşıp ucuzlaması ile...