Yalan…

19 Kas 2018 Pts 9:15
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mahmut KANMAZ

“Gözündeki ateş, kalbimi yakınca
Sandım ki aşkımız ömür boyunca
Meğer bu bir oyunmuş kolay oynanan
Beni sevdiğin var ya! O bile yalan.
Ayrılık yok artık öyle demiştin
Bilsen seni nasıl, nasıl sevmiştim
Oysa gerçek farklıymış, uyandığım an
Anladım ki bu sevgi, koca bir yalan.
Söz vermiştin bana seninim diye
Başka bir aşk bulmuşsun yine kendine
Söyle mutlu mu şimdi, kalbini çalan
Yoksa bu yeni sevgi, o da mı yalan.”

 

Selam, sevgi ve saygılarımı sunarak bir yazımıza daha başladık değerli dostlarım.
Yeliz’in seslendirdiği ve bir zamanların popüler şarkılarından olan bu eserin, söz içeriğinden de anlaşılacağı üzere, bugünkü konumuz, günlük yaşamda en çok karşılaştığımız bir davranış şekli olan, “yalan” olacak…
Yalanın, folklorumuza ve kültürel değerlerimize yansımasını ele alacağız kısmet olursa…
“Yalanlarla bir yere gidebilirsin, fakat asla geri dönemezsin” demiş birileri…
Çok doğru, bir başka kardeşimiz de, “Asla yalan söyleme, zira yalan söyleyen, yakalanmak korkusu içinde yaşayan bir hırsız gibidir” diyerek, durumu daha da belirginleştirmiş gibidir. Victor Hugo, “Az yalan söylenmez, bir kez yalan söyleyen, her türlü yalanı söyler” derken, ne derece haklı olduğu meydandadır… Bir Kenya özdeyişinde ise, “Bir yalan ne kadar hızlı olursa olsun, hakikat ona yetişip geçer” şeklinde dile gelmiştir, söylenmek istenen. Diğer bir güzel insanın da, “Bir kez yalanını yakaladığın birinin, sonrasında bin kez doğrusunu sorgularsın” demesi, konuya daha bir derinlik kazandırmıştır sanki.
Yalanla o kadar çok karşılaşır olmuşuz ki, gündelik hayatta, doğruyu bile tartar ve düşünür hale gelmişiz değerli dostlar…
Bir düşünsenize, ikili diyaloglarımızın girizgahı, hep şu minvalde değil midir:
“Doğruyu söylemek gerekirse veya bak vallahi yalan söylemiyorum.” Çünkü karşımızdakine kendimizi anlatabilmenin, başka inandırıcı yönü kalmamıştır artık. Bu telaş da ondandır çoğu zaman.
“Dürüst olduğun için kaybedebilirsin ama bu, yalan söyleyip utanmaktan daha iyidir” demiş bir bilen kişi. Ne anlamlı bir sonuç ve de çıkarım.
Burhan Bayar’ın düzenlemesini yaptığı ve Levent Yüksel’in seslendirdiği bir güzel şarkı da, konumuzla doğrudan ilişkili bir haldedir. Ama yalanın, bir başka yönünü sergiler bize bu anlamlı sözler:
“Şu koskoca âlem
İçimdeki neşe elem
Yazımızı yazan kalem
Anladım ki hepsi yalan

Şu yaşama hevesinin
İnsanların cümlesinin
Aldığımız nefeslerin
Anladım ki hepsi yalan
Çok sevip de taptığımız
Başlara taç yaptığımız
Gerçek olan bir Tanrımız
Gerisinin hepsi yalan.
Bitmeyecek sandığımız
Rüyasına daldığımız
Bile bile kandığımız
Ölüm gerçek, ömür yalan.
Hayat rüya, dünya yalan
Yalan yalan, hepsi yalan.”

 

Büyük halk ozanı, Pir Sultan Abdal da yalanla, gerçek olan ölüm arasında bir illiyet bağı kurarak, olaya bir hayli farklı pencereden bakmıştır.

“Yalan dünya sana bel mi bağlarım
Hani benim önüm sıra gelenler
Ölüm var derlerdi ben inanmazdım
Duydum essah imiş öldü diyenler
Yaratmıştır insan ile hayvanı
İnsanda emanet koydu bu canı
Üç yüz altmış altı peygamber hanı
Bizi kor mu ya onları alanlar

Şöyle bir günahkar kul türemişem
Bilemem ben feleğe neylemişem
Feleğin burcunu çok aramışam
Bel mi bağlar şu dünyayı görenler
Pir Sultan Abdal’ım gezerek gelir
Elinde defteri yazarak gelir
Sıra dolanarak bize de gelir
Ölmez imiş bizim için ölenler.”

Bazen de insan gönlünü kaptırıverir bir yalancının tekine. Daha o kişinin keyfi kalır mı ki, bundan gayrı. Yaşamı bile katlanmaz olur giderek. Ne diyelim, Allah cümlemizi böylesi yalancılardan korusun.

“Yalancının birine
Kapıldı kaldı gönül
İnandı yandı yine
Çekilmez oldu ömür

Ne gözlerin yeşili
Ne saçların sarısı
Geçti yolun yarısı
Çekilmez oldu ömür
Ne esmerinde vefa
Ne kumralında sefa
Hepsinde türlü cefa
Çekilmez oldu ömür”

 

Yalana inat, “Dürüstlük, pahalı bir mülktür, ucuz insanlarda bulunmaz” demiştir Hz. Ömer… Peygamber Efendimiz de, “Kim bir kardeşinin malını ele geçirmek maksadıyla, bilerek yalan yere yemin ederse, Allah’ın gazabına uğramış olarak, onun huzuruna varır” buyurmuşlardır.
“Senin yalan ve ihanete ödediğin bedelin, çok daha fazlasını, ben dürüstlüğüme ödedim” demiştir, bir bilge kişi. Hani sınavlarda, dört yanlış bir doğruyu götürür gerçeği vardır ya, sevgili arkadaşlarım. İşte o mantıkla, şunu da ileri sürebiliriz pekâlâ… “Bir yalan, dört doğruyu götürür…” Nedir bu giden dört doğru derseniz de, rahatlıkla şöyle diyebiliriz: “Giden doğrular, iyilik, güven, sadakat ve huzurdur. Ne kaldı ki geriye, doğruya dair!…”
“Öyle insanlar vardır ki, ne söylediği yalanlar biter, ve ne de söylediği yalanlar vicdanını rahatsız eder” diyen Laedri, bana göre yerden göğe kadar haklıdır.
Birileri de olaya gayet ironik olarak yaklaşmıştır: “Şu, ‘nasılsın’ sorusuna, ‘iyiyim’ demekten çarpılacağız bir gün…”
Devam ediyoruz ironiye: “Bana yalan söyleyen insanlara kızmıyorum. Yeter ki beni inandırsınlar. Zira sanata saygım sonsuz” demiş biri.
“Yalancının cezası; kendine inanılması değil, onun kimseye inanamamasıdır” diyen, G. B. Shaw gibi, büyük edebiyatçı Honore De Balzac da yalanla ilgili duygularını açıklarken, yine ironiye başvurmuştur. “Yalancılık meslek dalı olarak ilan edilmeli artık… Çünkü ortalık yerde, çok fazla ustası var.”
“Hayat doğru cevapları olmayan, bir sınavdır” demiştir Josef Bruer…
William Shakespeare de “Nice üstün görünümler altında, nice yalan dolan vardır” şeklinde yerinde bir uyarıda bulunmuştur. Büyük din âlimi ve düşünür Hazreti Mevlana, yalanı şöyle dile getirmiştir: “Ayran içinde yağ nasıl gizliyse, doğruluk cevherinde de yalan öylesine gizlidir.”
Halk müziğimizin genç ve yetenekli sanatçılarından Ayfer Vardar, çalıp söylediği bir Mahzuni türküsünde, bakın neler diyor yalana dair:

“Seher vakti evinize
Vardım varmaz olayıdım
Geçiyordum bağınızdan
Geçtim geçmez olayıdım
Yalancısın inanamam
Gayrı sana güvenemem
Yalancısın yalancısın sen
Bozkaya’dan pınar akar

Ondan içen çile çeker
Azgın yarama kim bakar
Sardım sarmaz olayıdım
Yalancısın inanamam
Gayrı sana güvenemem
Yalancısın yalancısın sen
Mahzuni Şerif’in hali
Aramızda karaçalı
Gittiğin erkânın yolu
Vardım varmaz olayıdım
Yalancısın inanamam
Gayrı sana güvenemem
Yalancısın yalancısın sen.”

 

Levent Yüksel’in, Yıldız Usmanova ile birlikte okuduğu bir şarkıda da konu yine yalandır, yalanın mistik boyutudur.

“Geri döndüren gördün mü geçmişi?
Boşa soldurdun o nazlı gençliği
Bir avuç toprak için yor kendini
Dünyada ölümden başkası yalan.
Zaman kendine benzetmez herkesi
Hesapsız açar baharlar pembeyi
Açmadığın dalda sözün geçer mi?
Dünyada ölümden başkası yalan
Sitem etme haberi yok dağların
Gözlerini ellerinle bağladın
Faydası yok geç kalınmış figanın
Dünyada ölümden başkası yalan
Yalan başkası yalan
Dünyada ölümden başkası yalan…”

Yalanla ilgili söyleyebileceklerimiz burada sona eriyor, bir başka konuda yeniden birlikte oluncaya kadar, doğru ve güzel insanlarla birlikte, sağlık ve mutluluklar dilerken, bir küçücük şiirle veda etmek istiyorum sizlere.

“Geçti artık uslu durmam
Yaktığın yer külle duman
Varsa kalbinde bir ses
Büyük bir şeye yorma, yalan.
Hepsi kocaman bir yalan…”

 

Hoşça kalın sevgili arkadaşlarım, değerli dostlarım.

Benzer Haberler

KANA-KANA Kahkaha ile gülmek 13 hastalığa iyi geliyormuş. Keşke güldürseler de gülsek!…...

Yorum 
0

Yrd. Doç. Dr. Mehmet YALVAÇ 30 Nisan 2019 tarihli Kent Gazetesi baş sayfada “Atatürk Heykeline...

Yorum 
0

Ramazan Düşünceleri: “İlahi Plan” Metin MERCİMEK “ALLAH, BU EVRENDE OLAN HER...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

KANA-KANA Kahkaha ile gülmek 13 hastalığa iyi geliyormuş. Keşke güldürseler...

Atatürk Heykeline Çirkin Saldırıyı ...

Yrd. Doç. Dr. Mehmet YALVAÇ 30 Nisan 2019 tarihli Kent Gazetesi baş sayfada...

“İlahi Plan”

Ramazan Düşünceleri: “İlahi Plan” Metin MERCİMEK “ALLAH,...

FOX Televizyon Spikeri Fatih Portak...

Nejat TAŞKIN   Hafta içinde televizyonu açtığımda ve saat 19.00 haberlerine...

MEMLEKET SEKME (SEK SEK)

60-70 Yıl Öncesi Çocukların Okulda ve Sokakta Oynadıkları Oyunlar   MEMLEKET...

Beklenti

Mahmut İhsan KANMAZ “Yaşamın altın formülünü veriyorum!… İnsan,...

SANEM

Sevdanın yükünü aldım eynime Divane aşığım gezerim Sanem Hasret ateşini...

NEYLEYİM

Neyleyim dünya malını, Bana nimetin yeter, Neyleyim parayı pulu, Bana sevgin...

Kilis Müzesi taşınıyor

Kilis Müzesinin tarihi Sabunhane binasına taşınarak, eserlerin artık burada...

Polisten sokakta dolandırıcılık uya...

Kilis İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü...

Biçerdöverle ürün hasadı kontrol ed...

Kilis İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, hububat alanlarında...

Tamir olan oyuncaklar yola çıkmaya ...

Kilis Barosu ile Kilis Offroad Kulübünün katkılarıyla düzenlenen “Atma...

Öğrenciler hayalet fener tasarladı...

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Elektrik-Elektronik...

Dünya Hipertansiyon Günü etkinliği...

Kilis’te, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından iftardan sonra Dünya hipertansiyon...

Başarılı öğretmenler ödüllendirildi...

Kilis’in Musabeyli Kaymakamı Ertuğrul Avcı, başarılı öğretmenleri ödüllendirdi....

Engelli bakım merkezinde kalan çocu...

Kilis’te Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde, Engelsiz...

İşyerinde uyuşturucu ele geçirildi ...

Kilis’te bir işyerinde yapılan aramada, uyuşturucu metamfetamin maddesi ele...

Oylum’da Ramazan Şenliği

Kilis Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Merkezi Birimince “Ramazan...