Dolar 18,5819
Euro 18,3859
Altın 1.025,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 30°C
Açık
Kilis
30°C
Açık
Per 28°C
Cum 25°C
Cts 24°C
Paz 27°C

Yalnızlık ve Boşluk Duygusu

Yalnızlık ve Boşluk Duygusu
A+
A-
19.03.2017
158
ABONE OL

Metin MERCİMEK

“TAŞIDIĞIMIZ EN AĞIR YÜK İÇİMİZDEKİ BOŞLUKTUR.”
Yalnızlık ve boşluk duygusu, eski çağlardan bu yana konuşulur ve yazılır. Karmaşık bir duygu olan yalnızlık, aynı zamanda yıkıcı ve problem yaratıcı tarafı da vardır. Hatta bir bilge kişi bakınız, “Taşıdığımız en ağır yük içimizdeki boşluktur” diye ne güzel tarif etmiştir.
Çevremize baktığımız zaman, boş kalan her şey nedense bizlere anlamsız gelir. Örneğin, boş kasa, boş ev, boş cep, boş insan gibi boşluklar, hayata bağlanmamızı engellemekte hem de geleceğimizin önüne bir duvar örmektedir. Ayrıca içi dolu olup da hiçbir işe yaramayan nesnelere de boş gözle bakılmaktadır.
İçimizde oluşan öylesine değişik boşluklar var ki, bu boşluklar bizleri eninde sonunda bir mutsuzluğa götürmektedir. Şöyle ki, Allah insanların bu dünyadaki sınavını zorlaştırmak ve gelişimini hızlandırmak için büyük servet, şöhret, güç verebilir. Ancak bizler bunlara dayanarak bencilliğimizi büyütür, haksızlıklara kucak açarsak yaralarımız daha derinleşir, hayatımızın anlamsızlığı daha belirginleşir ve içimizde bir boşluk oluşur. Çünkü dünyasal değerlere dalarak, insan doğasına aykırı biçimde yapmış olduğumuz her iş bizleri etkiler. Bu arada suçluluk duygusuna, korkulara ve evhamlara kapılırız. Bu durumda kaybetmek korkusu bizi hasisleştirir, ileri geçme hırsı kıskançlaştırır, kavga ve mücadeleler ise kinimizi arttırır. Böylece içimizde bir çöküntü, harabiyet ve büyük boşluklar oluşturur.
Yalnızlık ve boşluk duygusu, insanların başka davranışlarında da kendini göstermektedir. Örneğin, kazanma hırsın verdiği tepkiyle günün yarısını kumar masalarında geçiren kumarbazlar, kusurlarını unutup sızabilmek için durmaksızın içki tüketen alkolikler, bazı parçalanmış ailelerin yarattığı büyük acı ile sevgi açlığını tinerle kapatmaya çalışan çocuklar kendilerinde büyük bir boşluk bulurlar. Yine bir türlü doymak bilmeyen bu zavallı kişiler, kendi kendileriyle baş başa kalmaktan korktukları için, içlerinde doğan boşlukları bağımlılıklara sığınarak doldurmaya çalışırlar.
Bu itibarla, hayatı yalnızca dünya yaşamı olarak gördüğümüz, tüm kararlarımızı dünyaya göre verdiğimiz ve kendimizi dünyasal yaşama göre biçimlediğimiz zaman, boşluklara düşmeme olanağımız yoktur.
Yalnızlık ve boşluk duygumuzu yok etmek için önce, ruhsal zenginliğimize ulaşmamız gerekir. Daha doğrusu sağlıklı bir barış oluşturmadan, sorumluluklarımızı bilmeden ve Yaradan’a ulaşmak için O’nun yoluna girmeden içimizdeki boşlukları kapatamayız.
Yine insanlar yalnızca  dünyaya ve dünyasal şeylere odaklanırsa, Allah’ın varlığından ve verdiği ruhsal zenginliklerden uzaklaşmış olurlar. O zamanda içindeki boşluklar da büyümüş olur.
Şunu unutmamalıyız ki, yaşadığımız yalnızlık ve boşluk duygusunun içinde boğulmaktansa, bu duyguları kabullenip nedenlerini araştırmamız daha doğru olacaktır. Çünkü düşünen varlık olan bizler, değişme gücü ve becerisine sahibiz.
Hoşça kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.