Dolar 17,9331
Euro 18,4099
Altın 1.039,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kilis 34°C
Açık
Kilis
34°C
Açık
Paz 33°C
Pts 35°C
Sal 36°C
Çar 37°C

Yarım Asırlık Emeğe Tek Ödül KENT Gazetesinden

Yarım Asırlık Emeğe Tek Ödül KENT Gazetesinden
A+
A-
20.08.2019
446
ABONE OL

Mehmet Şenay TAŞKENT

 

Kimilerine şaka gibi gelir ama bugün kendisine ait bir gerçeği konu edip, köşesine taşıyan belki de ilk kalem sahibiyimdir. Yazma sevdalılığına başladığım 1979 yılından bu yana, geçtiğimiz temmuz ayı ile birlikte tas tamam 50 yılı doldurmanın heyecanını yaşıyorum şimdilerde.

Dile kolay, neredeyse bir ömür sayılacak yarım asrı, tabiri caizse, mürekkep kokusuyla harmanlayıp, bir memleket sevdası ile sırtımda taşıdım yıllarca. Bu uzun süreçte önce insan olduğumla tanıştım, insanları tanıyınca. Bir yanda yaşam için verilen mücadele ve bir yanda da yürek tahtımdan hiç indirmediğim, memleket sevdasına karşı arayış ve mücadelelerimi sürdürdüm. Bir kalem deyip de geçmemek lazım. Güzel Kilis’imize verilen hizmetler bazında ilgili ve yetkililere birçok katkılar vererek (Üniversitemizin kurulmasıyla ilgili, Açık Yüksek Öğretimin Kilis’te bürosunun açılması, Kilis Katmeri ve Cennet Çamuru tatlısının tescilinin alınması, vs. daha birçok konularda) gururlar yaşadım. Tabiri caiz ise, varlıkta da, yoklukta da, illa sevdam, illa sevdam dedim, bunca yıl boyunca.

Konuşma, düşünce ve tavırlarını tasvip etmediğim insanlara karşı bile, asla negatif bir bakış açısı ve bir davranışla yaklaşmadım. Aksine iyimser ve doğruları öğretmeye çalışan biri olmaya özen gösterdim. Kısacası nasıl bir insan olmak gerekiyorsa, onun mücadelesini verdim.

Peki! Sonuçta neler kaybettim? neler kazandım! Çok şükür ki, hiçbir şey kaybetmedim. Tam tersine hep kazandım ve bunu büyük bir zenginlik olarak gördüm desem yeridir. Lakin şu itirafımı da dile getirmeden geçemeyeceğim. Söz konusu yarım asırlık bu emeğin kadrini bilen tek, gazetemiz Kent oldu. Geçtiğimiz günler sayfalarında yayınladığı Kilis’in Ünlüleri arasına beni de katarak benim için anlamı büyük bir ödül verdiler. O vesile, Kilis’imizin duayen Gazetecisi Sayın Ahmet Barutçu’ya ve emekçilerine çok teşekkür ediyorum. Sağ olsun, var olsunlar.

taskent

Geçtiğimiz Belediye Başkanlığı döneminde Sayın Hasan Kara ile bir sohbetimiz esnasında, “Bir kalem olarak gerçekten bu memlekete hizmetiniz çok!” denildiğinde, laf olsun mukabilinden “Eee! Artık bir cadde ve sokağa ismimi verirsiniz herhalde başkanım!” dediğimde, “Elbette, neden olmasın!” demişlerdi. Sağ olsunlar, 50 yıl hiçbir çıkar beklemeksizin verdiğim ışık olma amaçlı bu mücadelenin karşılığı, şaka yolu ile de olsa, tarafıma layık görülmedi. Ben de bir daha üzerine düşmedim tabi ki. En çok takdir etmesi gereken bir yerel yönetim, bu hizmeti eğer böyle taktir ediyorsa, varsın öyle değerlendirsinler demekten öte gitmedim. Kaldı ki, zaten bu mücadeleyi memleketimize olan sorumluluk duygusu ile Allah rızası için yaptığımdandır, beklentimin karşılanmamış oluşunu doğrusu çok önemsediğimi söyleyemem. Bir ülkede eğer fikir üreten yazan-çizen aydınlarının akademisyenlerin, ehil bürokrat ve eğitimcilerinin fikirlerine itibar edilmeyip, kadir ve kıymetleri bilinmiyor ise, o ülke veya memleket kendini karanlığa mahkum etmiş demektir. Aksine onlara destek verip, ışıklarından yararlanılmalı ve her bir düşüncelerine saygı gösterilerek değerlendirilmek yönüne gidilmelidir. Ancak, o zaman arzu edilen gelişen toplum olma noktalarına gelinebileceği göz ardı edilmemelidir. Ülkemiz için de böyledir, Kilis’imiz için de böyledir, böyle de olmalıdır.

Bunları dile getirişime de sakın ola ki, bir farklı anlam çıkarılsın istemem. Gördüklerimiz ve duyduklarımız kadarıyla, birçok kurum ve hatta sivil toplum kuruluşlarında bile bir yalakalık, bir yandaşlık rüzgarıdır, sürüp gidiyor. Liyakat falan hak getire. Kim neyi, nasıl, hak ediyor? kimsenin umurunda değil! Oysa söz konusu memleket olunca, gerisinin teferruat olarak düşünülmesi gerekir iken, bu uğurda çaba gösterenlerin önünü açmak, onların daha da heyecanlarını arttırmak amaçlı, kendileri beklemeseler de, yeri geldiğinde onore edilmesi gerekliliğinin usulden olduğunun, özellikle altını çizmek isterim.

Kilis’imizin ünlüleri sıralamasında Taşkent ailesi adına gururumuz olan, Türk Sanat Müziği bestekarlarından abim İbrahim Halil Taşkent’ten sonra, ikinci bir Taşkent isminin oluşu, gerçekten tarif edilemez bir gurur benim için. O vesile gazetemiz Kent’in gösterdiği teveccüh için yeniden şükranlarımı sunmayı bir görev sayıyor ve bu bana yeter diyerek, bugünkü birlikteliğimize son noktayı koyuyorum.

Gazeteniz Kent’in yeni bir gününde, yeniden beraber olmak üzere esen kalın, mutlu kalın.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.