Yarım Şair Diye Biri!-4 (Gerçek Bir Yaşam Hikâyesidir)

11 Eki 2017 Çar 9:50
ArtıYazı BüyüklüğüEksi

Mehmet Şenay TAŞKENT

 

Bazen, emekli olacağı günü düşlediğini, çocuklarının size geleceğiz dediği bir telefonla, yalnızlığını unutup, her kucağında bir sevdiği, şen kahkahalar atmayı ne çok istediğini, ne çok arzuladığını söylerdi.

Güneşi sevgi ile doğurur, sevgi ile batışını anlatırdı herkese. Bunları söylerken bile, “Gerçek yaşam budur, ne çıkar kötülükten, ne çıkar yaşamak için yaşamaktan. Her canlı bir gün nasıl olsa o son günde her şeyini bırakıp gidecek, sevgi varken, güzellikler varken, böylesi yaşamak var iken” derdi.

Önceleri parayla, mal-mülk ile hiç işi olmazdı. Hele hele Amerikan Doları, Alman Markıyla hiç mi hiç! Tanrının verdiği sağlıkla gün kazancına şükür ederdi. Ne var ki oğlunun asker ocağında kendisinden para isteyip de gönderemediği o günde, kahrolmayı öğrendiği güne kadar.

Zengin olmadığına yanar, kahredermiş yoksulluğuna. Bunu apaçık hissederdik. Ve işte bir tek o zaman sevmezdi yalnızlığını bilirdik.

Memleketim Türkiye derdi ya! Hiç anlatmadığı ama asla dilinden düşürmediği doğduğu, büyüdüğü yer olan Kilis’ten söz etmesini istedik bir gün. Sağ olsun ısrarlarımız karşısında bizi kırmadı. “Anlatmakla olur mu ki, orada yaşamak lazım, onun için sadece biraz” dedi. Bizler de buna razı olurduk tabi. Başladı anlatmaya:

“Çocukluğumdan beridir, hiç sevmemezlik yapmadım. Yıllar yılı hasretliğim, göz bebeğim, doyumsuz bir sevdam gibi kıskançlığımdan en çapkın duygulardan bile saklardım onu. O bakımdan Kilis’imi anlatmak ne mümkün! Yaz akşamlarında kayış, gündüzlerinde Gülle oynardık misket dediğimiz. Ne haz alırdık. Nasıl bir çocuksu yaşamaktı anlatamam. Hele bahar pazarlarında, kuruşların ceplerde para diye gezdiği, Karataş’taki analı-kızlı, çoluk-çocuklu seybana heyecanlarını, orada efkar dağıtan delikanlıların fiyakalarını, mısralara döksem anlaya bilir misiniz?” derdi.

“Güz aylarında sergi dediğimiz ve günlerce süren üzüm kurutmak için bağlara çıkar, evimizi taşırdık tiyekler arasına. Gündüzlerinde yediden yetmişe terler, akşamlarında yıldız dökenler saçarak etrafa yorgunluklarımızı atardık. Bu nasıl bit mutluluk tarifidir anlatamam! Kasım aylarında da bir başka heyecan sarardı bizi. Üzerimize güneş doğmadan önce, zeytin devşirmelerine giderdik. Parmaklarımıza güç vermek için yaktığımız Pir ateşi sıcaklığını ve başı ucunda peynir ekmekli kahvaltılarımızı unutmak ne mümkün, anlatmak ne mümkün” derdi.

“Küçük bir yerdi Kilis’im. Sabahın ilk ışıkları ile gün başlar, akşamın son ışıkları ile de gün biterdi. Tarihi pek çok eserlerimiz vardı. Camilerimiz bunların en ünlüleriydi. Yalnız nedendir bilmem! Kadı Camiinin sabah ezanı çok etkiler, çok dokunurdu bana. Tanrıya her zaman yakın olurdum kendimce, olurdum ya! İçim içime sığmaz, sanki o zaman daha da yakın hissederdim kendimi. Çoğu kez de ağlar, gözyaşlarımı saklardım, sessizce yatağıma. Ağıtımla kalır, dualarımla uykuya dalardım.” Tabiri caiz se; herkes pür dikkat kesilir ve Kilis’i tanımaya çalışırdık.

“Biz Kilisliler hayatı çok zor kazanır ve yaşar ama mutluluğu çok kolay bulurduk. Akpınar’daki bir parmak suyu okyanus edasıyla sever, kurbağa ötüşlerinden en yanık türküleri çıkarırdık. Nasıl mutlu olur, nasıl haz alırdık büyük küçük demeden.” Anlatırken, tekrar hüzünlenir ve gözlerindeki süzülenleri saklamak istese de biz yine de görür, görmemezlikten gelmeye çalışırdık. Yeter ki o devam etsin isterdik. (Devam edecek)

 

Benzer Haberler

DİZİ Yayınına son verilen dizi sayısı 20′yi geçmiş. Onu da dizi yaparlar!… ***...

Yorum 
0

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ   1950’li yılların ortasında çiftçinin ürünü para ediyordu....

Yorum 
0

Metin MERCİMEK “VÜCUDUMUZ BİR KALE, ASKERLERİ GÜÇLENDİRMEK ELİMİZDE, SAĞLIKLI BESLENMEK...

Yorum 
0


Yorumlar

İsim: E-posta: Yorumunuz:
*


SON EKLENEN HABERLER

79. BOYUT / Ahmet BARUTÇU

DİZİ Yayınına son verilen dizi sayısı 20′yi geçmiş. Onu da dizi...

Benim Evlerim, Benim Şehirlerim-3

Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ   1950’li yılların ortasında çiftçinin...

Ne Yiyoruz ve Nasıl Besleniyoruz?

Metin MERCİMEK “VÜCUDUMUZ BİR KALE, ASKERLERİ GÜÇLENDİRMEK ELİMİZDE,...

Akıllı İnsanlar İyi Yaşar

M. Yahya EFE   Sevgili okurlarım, dünyanın en zor işi yaşamaktır. Bazı...

Kilisli Emekli Bir Öğretmenin Unutu...

Gurbette Bayram-32   Aysel MASMANACI BEŞOĞLU   GAZİANTEP-MALATYA Gaziantep...

ELLİLİ YILLARDA UŞAK OLMAK

Kilis Şirinlemeleri… ELLİLİ YILLARDA UŞAK OLMAK Siyah önlük, beyaz yaka...

Kilis Vakfı’ndan muhteşem genel kur...

İstanbul-Kilis Vakfı 2018 Yılı genel kurulu İstanbul Laleli’deki Zurich...

BİRLİKLER TEYAKKUZDA!

Suriye sınırında bulunan Kilis’te, sınır birlikleri teyakkuz halinde bekliyor....

İlçelerde hala hastane yok

Kilis’te Elbeyli ve Polateli ilçelerinden hâlâ hastane yok. İki ilçeye...

Gaz zehirlenmesinden 6 kişi baygın ...

Kahramanmaraş’ta mutfak tüpünden sızan gazdan zehirlenerek hayatını...

UMKE’den kırmızı kod ile toplanma t...

Kilis Ulusal Medikal kurtarma (UMKE) ekiplerinin olağanüstü durumlarında yapacağı...

“Köyleri yaşanır bir hale getireceğ...

Kilis İl Genel Meclis Başkanı Metin Karakuş, köylerde çalışmaları yerinde...

Alagöz Kapalı Spor Salonu’nu yerind...

Kilis İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alagöz, İlimizde yapımı tamamlanmak...

Halciler kayıt dışı satıştan rahats...

Sebze Hali esnafı, “Kilis’e günde 100-150 ton kaçak sebze ve meyve giriyor....

Kilis’te güldüren, düşündüren mahal...

Kilis ve ilçelerindeki bazı mahalle, köy ve mezra isimleri, duyanları bir...

Kilis Keçisi’ne büyük bir talep

Kilis Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Cırnavuk,...

TIR’da kaçak sigara

Kilis Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube...

İkinci yarıya galibiyetle başladık...

Türkiye Bölgesel Amatör Lig 5. Grup’ta mücadele eden Kilis Belediyespor,...